02 Aralık 2021, Perşembe
Son Dakika

Abu Kalam Abdul Momen: Türk yatırımcılara özel ve cazip teklifimiz var

Türkiye ve Bangladeş, iki yakın dost ülke. Son yıllarda uluslararası yatırımcıların büyük ilgisini gören Bangladeş’te Türk firmaları dayatırım yapmaya başladı. Bangladeş Dışişleri Bakanı Abu Kalam Abdul Momen yabancı yatırımcılar için sunulan yatırım imkanlarını ve teşvikleri İttifak Gazetesine anlattı.
22.11.2021 00.31.42

HAYREDDİN TURAN

Türkiye ve Bangladeş,tarihi, kültürel ve dini açıdan iki yakın dost ve kardeş ülke... Kurtuluş Savaşı’nda Türkiye’ye büyük destek veren Bangladeş ile Türkiye arasındaki ilişkiler, son yıllarda gerçekleştirilen ikili ziyaretlerle daha da gelişti. Genç nüfusu, cografik konumu ve vergi başta olmak üzere birçok konuda büyük imkanlar sunan Bangladeş, uluslararası yatırımcıların yoğun ilgisini görüyor. Bangladeş Dışişleri Bakanı   Abu Kalam Abdul Momen, yabancı yatırımcılar için sunulan yatırım imkanlarını ve teşvikleri anlattı. 

Bangladeş, bağımsızlığının 50. Yıl dönümü ve ülkenin kurucusu “Ulusun Babasının” 100. Doğum Gününü kutluyor. Bangladeş'in gelişim yolculuğundaki başarılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

MOMEN- Bangladeş 26 Mart 2021’de, mükafat ve başarılarla dolu pek çok kilometre taşını geride bırakarak, bağımsızlığının Altın Jubile'sini kutladı. Ülke bağımsızlığını, 1971 yılında Pakistan’a karşı verilen kanlı bir savaş sonucunda kazandı. Ulusun tarihindeki en önemli kilometre taşlarından biri bağımsızlığın altın jübilesidir. Ülke ve ülke halkı, Güney Asya'nın etkin gücü konumuna ulaştığı yolculuk boyunca birbiri ardına gelen birçok engelin üstesinden gelmeyi başarmıştır. Ülkenin ekonomik performansı bugün “Bangladeş Sürprizi” olarak tanımlanmaktadır. Birleşmiş Milletlerin Bangladeş'i “en az gelişmiş ülke” statüsünden “gelişmekte olan ülke” statüsüne yükselttiğini açıklaması tam da uygun zamanda gelmiş ve kilometre taşı niteliğindeki bu kutlamaya ayrı bir anlam kazandırmıştır. 

Bangladeş halkını tebrik ediyoruz!

Bangladeş, çeşitli kısıtlamalara rağmen son elli yılda kayda değer bir sosyo-ekonomik ilerleme kaydetmiştir. Gayri safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH)’nın büyüme oranı son derece etkileyicidir. Bangladeş'in GSYİH’sı 1970'lerde ortalama yüzde 3 iken 2010’lu yıllarda yüzde 7’ye yükselmiş ve Covid-19 pandemisinin başlamasından hemen önce yüzde 8’in üzerine çıkmıştır. Pandemi nedeniyle Bangladeş'te büyümenin yavaşlamasına karşın yine de GSYİH oranının diğer ülkelere kıyasla daha hızlı bir artış göstereceği öngörülmektedir. Yüksek büyümenin etkisiyle 2020 yılında kişi başı gelir, 1973 yılındaki seviyenin 23 katına ulaşmıştır. 2008-09 Mali Yılında GSYİH 103.5 milyar Amerikan Doları olarak kaydedilirken 2018 - 2019 Mali Yılında 330.2 milyar Amerikan Dolarına ulaşmıştır. Bangladeş, kalkınma amaçlarına sorunsuz bir şekilde ulaşmak için birçok hedef belirleyerek bunları istikrarlı bir şekilde uygulamaya koydu. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları 2030, orta gelir seviyesine ulaşan ülkeler arasına girebilmek için uygulamaya konan 2031 Vizyonu, gelişmiş ülke statüsüne erişmek için uygulamaya konan 2041 Vizyonu ve 2071 yılında bağımsızlığın 100.yılını müreffeh ve gelişmiş bir ülke olarak kutlamak için hazırlanan son derece iddialı Delta Planı 2100 bu hedeflerden bazılarıdır. Hükumet tarafından hazırlanmış olan sekiz farklı “5-yıllık plan” da bu amaca hizmet eden uygulamalardandır. Ülke, şu anda iktidarda bulunan hükümetin 2009 yılında yönetime gelmesinden bu yana Başbakan Sheikh Hasina'nın pragmatik liderliğinde, kalkınmaya yönelik muazzam adımlar atmaktadır. Bangladeş'in en uzun köprüsü olan Padma Köprüsü, ülkenin en büyük limanı olacak Payra Limanı, viyadüklü ekspres kara yolu, ilk uydu Bangabandhu Uydusu-1, düzinelerce Teknopark, Rooppur Atom Enerjisi Santrali, Chattogram’daki Karnaphuli nehrindeki Karnaphuli Tüneli ve bunun gibi birçok mega projesinin tamamlanma aşmasına gelinmiştir. Söz konusu ilerleme bir çok kuruluş tarafından gözlemlenip, onaylanmıştır. Şubat 2021'de Bangladeş, 2018 yılından bu yana ikinci kez, en az gelişmiş ülke (LDC) statüsünden gelişmekte olan ülke (DC) statüsüne yükselmek için gereken üç kriteri de yerine getirdi. Birleşmiş Milletler Bangladeş'in statüsünün 2026 yılına kadar yükseltilmesine yönelik tavsiye kararı almıştır. Ayrıca, 2015 yılında, Bangladeş, Dünya Bankasının ülke sınıflandırmasında, düşük gelirli ülke statüsünden düşük-orta gelirli ülke statüsüne yükseltilmiştir. 2020 yılında ülkede kişi başına düşen gelir 2000-

ABD doların üzerine çıkmıştır. Covid-19'a rağmen, döviz rezervlerinin 2020 yılı sonunda 43 milyar ABD dolarının üzerine çıkmasıyla yeni bir rekora imza atılmıştır. Bangladeş, başarılı sonuçlar veren ihracat odaklı gelişime modeliyle Güney Asya'da önemli bir konuma ulaşmıştır. İhracat gelirleri 1980'lerden bu yana Bangladeş ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır. Son derece büyük bir hızla gelişen hazır giyim endüstrisinin etkisi ile, Bangladeş'in ihracatı geçtiğimiz on yıl içerisinde %80 civarında artış göstermiştir. 2018-19 Mali yılında ülkenin toplam ihracat geliri 40.5 milyar ABD doları olarak kaydedilmiştir. Bangladeş şu anda dünyanın en büyük ikinci giysi üreticisi durumundadır. Farklı alanlara yönelen ekonomide, ilaç, temel çelik, çimento, seramik ve diğer çeşitli sektörler gelişme potansiyeline sahiptir. Bangladeş'in döviz rezervleri, 2020 yılı sonunda 43 milyar ABD dolarının üzerine çıkarak yeni bir rekor seviyeye ulaşmıştır. Başka bir şekilde açıklamak gerekirse bu, ithalat faturalarının 10 aydan uzun bir süre ödenmesine yetecek bir tutardır. Yurtdışında çalışanların ülkeye gönderdikleri meblağlar, döviz rezervlerinin arttırılmasında kritik bir rol oynamaktadır. Merkez Bankası ve hükumet de yurt dışından para gönderme işlemlerini kolaylaştırarak, ülkeye para aktaranlara teşvikler sunmaktadır. Genel bilançoda bakiye fazlasının olması da döviz rezervlerinin yüksek seviyede tutulmasına yardımcı olmuştur. Bangladeş’in, hem kamu hem de özel sektör yatırımları ekonomik büyümeyi canlandırmada önemli bir role sahiptir. Özel sektörden %23.4, kamu sektöründen ise sadece %8.13 olarak gerçekleşen yatırımların GSYİH’ya oranı 2018-19 Finansal Yılında %31.6 olmuştur. Ayrıca ülke, Kamu Özel Ortaklığı (PPP) programlarının geliştirilmesi ve “Ekonomik Bölgeler” olarak adlandırılan 100 büyük organize sanayi bölgesinin inşa edilmesi konularına da ağırlık vermektedir. Diğer etkili yatırım alanları ise enerji sektörü, iletişim altyapısı ve dijitalleşme olarak sıralanabilir. Bangladeş telekomünikasyon, İnternet bağlantısı ve hızı, dijitalleşme ve medya gibi birçok sektörde teknolojik açıdan önemli gelişmelere imza atmıştır. Hükümetin 2009 yılından bu yana dile getirdiği Dijital Bangladeş vaadi, Bilişim ve İletişim Teknolojileri (ICT) alanında önemli bir gelişme kaydedilmesine katkıda bulunmuştur. Bangladeş, 2030 Küresel Kalkınma Gündeminin (SDG) hazırlanması sürecinde aktif rol alan katılımcılardan biri olmuştur. SDG'lerin açıklanmasından bu yana Bangladeş, 17 Küresel Amacı, Ulusal Kalkınma Planına dahil ederek Küresel Kalkınma Gündemini sahiplendiğini ortaya koymuştur. SDG konuları; 8. Beş Yıllık Plan (8FYP), Delta Plan 2100 ve Perspektif Plan 2041 gibi ulusal planlara da dahil edilmiştir. Bağımsızlığının 50. yılını geride bırakan Bangladeş'in önünde hala ulaşılması gereken pek çok kilometre taşı bulunmaktadır. Ülke artık, 2041 yılına kadar yoksulluğun ortadan kaldırılması ve ekonominin geliştirilmesi hedefi için çalışacak konuma ulaşmıştır. Yolculuk boyunca karşılaşılacak zorluklar çetin olsa da aşılması imkansız değildir. Bangladeş hali hazırda güçlü liderlik, sağlam politikalar ve kararlı çabaların bir ülkeyi ne kadar ileriye götürebileceğini kanıtlayan başarılarla dolu köklü bir geçmişe sahiptir. Özgürlük Savaşının temel ilkeleri olan eşitlik ve adalet anlayışı, ülkenin bundan sonraki yolculuğunda hedeflediği kilometre taşlarına nasıl ulaşılacağını gösteren kılavuz ilkeler olarak kabul edilmelidir.

İki ülkenin güçlü tarihsel ve kültürel bağlarını göz önüne aldığınızda aralarındaki mevcut ilişkiyi nasıl değerlendirirsiniz? Sizce iki ülke arasındaki ilişki hangi açılardan geliştirilmelidir?

MOMEN- Bangladeş ve Türkiye, tarihsel, kültürel ve dini bağlarla örülmüş, derin köklere sahip ve birbirine güçlü bir şekilde bağlı ve her geçen gün büyüyen ilişkilere sahiptir. Bangladeş halkının bağımsızlık savaşı sırasında Türkiye halkına karşı sergilediği duyarlılık, verdiği destek, iki ülkenin halkları arasında sağlam bir dostluğun temelini atmıştır. Bağımsız ve egemenliğini kazanmış Bangladeş'in babası ve mimarı, Bangabandhu Sheikh Mujibur Rahman, Mustafa Kemal Atatürk'ün cesareti ve nezaketinden ilham almıştır. Bangladeş'in bağımsızlığını kazandığı günden bu yana, iki ülke halkı karşılıklı sevgi, saygı ve güvene dayalı olarak kardeşlik ilişkilerini büyütmeye ve geliştirmeye devam etmektedirler. Yakın tarihte Rohingya krizine yönelik sürdürülebilir bir çözüm getirme konusundaki karşılıklı çaba ve anlayışımıza da yansıdığı üzere, Bangladeş ve Türkiye ilişkilerini yeni bir seviyeye taşımışlardır. Bangladeş, Türkiye halkı ve hükumetinin bu konuda sergilediği samimiyet ve bağlılığa her zaman şükran duymakta ve değer vermektedir. Ayrıca, Türkiye'nin Rohingya meselesi çerçevesinde sunduğu manevi ve maddi desteği de takdir ettiğimizi belirtmek isterim. Ankara'ya yaptığım ziyaret ve akabinde geçen yıl Türkiye Dış İşleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu'nun Dakka’ya ziyareti sırasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin tümünü gözden geçirme ve değerlendirme fırsatı yakaladık. Siyasi anlayışı pekiştirmenin yanı sıra, ülkeler arası işbirliği, başta ticaret ve yatırım alanlarında olmak üzere diğer alanlarda gözle görülür bir ilerleme kaydetmiştir. Arçelik ve Aygaz gibi Türk firmalarının Bangladeş'e yaptığı önemli yatırımlar ülkelerin ekonomik işbirliğinde yeni bir sayfa açmıştır. Her iki taraf da ticaret hacmini mümkün olan en kısa sürede 2 milyar Amerikan dolarına yükselteceklerini taahhüt etmişlerdir. Ulusun Babasının 100. Doğum Yılının kutlaması ve aynı zamanda bağımsızlığın Altın Jübilesi, sadece Bangladeş'in imajını ve profilini Türkiye'ye tanıtmak için değil, aynı zamanda ülke hakları arasındaki anlayışı, etkileşimi ve bağlantıları pekiştirerek dostluğumuzu derinleştirmek için de önemli fırsatlar sağlamıştır. 

Türkiye'deki üniversitelerde çok sayıda Bangladeşli öğrenci eğitim almaktadır. Türkiye, Bangladeş gençliğinin ilgi gösterdiği ülkelerden biri. Ülkeler arasında eğitim alanındaki işbirliği, bu iki unsur göz önüne alınarak nasıl genişletilebilir?

MOMEN- Türkiye'de şu anda burslu ve kendi imkanlarıyla farklı üniversitelerde okuyan yaklaşık 600 Bangladeşli öğrenci var. Öğrenciler, İslami çalışmalar, İslam Finansmanı, Teoloji, Sosyal Bilimler, Doğa Bilimleri ve Mühendislik dahil olmak üzere çeşitli dallarda yüksek öğrenim görmektedirler. 2013 yılında Bangladeş ve Türkiye arasında imzalanan, eğitim, bilim, kültür, sanat, medya, gençlik ve spor alanlarına yönelik işbirliği anlaşmasına ek olarak, UGC, Bangladeş ve Türkiye Yüksek Öğrenim Konseyi (YÖK) arasında 2017 yılında bir anlaşma imzalanmıştır. Bu anlaşma çerçevesinde, Bangladeş devlet Üniversitelerinden başvuran genç akademisyenlerin her yıl Türkiye’de 15 doktora programına kabul edilmesi öngörülmektedir. İki ülkenin Üniversiteleri arasında yakın zamanda imzalanan mutabakat anlaşmaları (MOU), akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler için Türkiye’ye aşağıdaki hususları dikkate almasını önermek isterim: 

i. Lisans ve lisansüstü eğitimlerde devlet tarafından verilen burs sayısı arttırılabilir. (Bangladeş'e her yıl ortalama 50’nin üzerinde burs verilmektedir, bunu ikiye katlayarak burs sayısı 100’e çıkartılabilir) 

ii. Türkiye'de konaklayan Bangladeş öğrencilerine özel burs paketlerinin hazırlanması (finansal avantajlar dahil sağlanacak olanaklar) 

iii. Bangladeşli öğrencilere proje bazlı, yarı zamanlı iş fırsatlarının yaratılması

iv. mühendislik (tekstil, kimyasal, sivil, havacılık), tıp (moleküler biyoloji, radyoloji, organ nakli) arkeolojinin yanı sıra, Türkiye’nin uzmanlık alanına giren ve üstün başarılar sergilediği turizm ve konaklama dallarında daha fazla burs verilmesi.

v. iki ülkenin akademik kurumları arasında yürütülen proje bazlı ortak çalışmaların/işlerin araştırılması. 

Bangladeş ve Türkiye, özellikle ilaç ve savunma sanayi gibi son derece gelişmiş ve teknik alanlarda kurulmuş olan güçlü ticari ilişkilerden memnuniyet duymaktadır. Bangladeş ile Türkiye arasındaki ticari ilişkileri geliştirmek için her iki ülke uhdesinde atılan adımlar nelerdir?

MOMEN- Başbakanımızın sağduyulu liderliği altında Bangladeş, pandemiden hemen önce GSYİH yüzde 8.15 oranında bir büyüme kaydetmiştir. Bangladeş, pandemi sırasında bile yaşam ve geçim şartlarına aynı şekilde önem vermeye devam ederek, 2020 yılında yüzde 5.2'lik bir büyüme performansı sergilemiştir. Bildiğiniz gibi, Bangladeş ve Türkiye'nin en önemli siyasi liderleri, uzun zamandır iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri daha da güçlendirmeye ve ticaret hacmini ikiye katlamaya ağırlık vermiştir. Savunma sektöründe mükemmel bir işbirliği sağlanmıştır. 2021 yılında üç anlaşma imzalanmıştır. Bangladeş şu anda Türkiye'den en çok silah ve mühimmat satın alan dördüncü ülkedir. Bangladeş'in tanınmış ilaç şirketlerinden biri olan Incepta, Türkiye'den İyi Üretim Pratiği (GMP) satın almıştır ve Pantonix enjeksiyonluk çözelti ihraç etmektedir. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan GMP sertifikası bekleyen birkaç başka patent dışı ilaç da var. Bilgi Teknolojileri (IT) sektörü de muazzam bir potansiyel taşımaktadır. 'Dijital  Bangladeş' inşa etme yolunda yıllar boyunca birçok kayda değer başarı elde edilmiştir ve daha birçok yeni girişim yoldadır. Bangladeş yakın gelecekte yazılım ve bilgisayar hizmetlerinden yüksek bir ihracat geliri elde etmeyi hedeflemektedir. Dakka ile İstanbul arasında her gün direkt uçuş olduğu için turizm sektörü de yeni fırsatlar sunmaktadır. Ülkelerin karşılıklı menfaati için turizm sektörünün desteklenmesi gerekmektedir. Tüm bunlara ek olarak, şu anda iki ülke arasında jüt iplik, raylı gezer vinç (RMG), seramik, kimyasallar ve bazı elektrikli makineler gibi birçok ürün ithal-ihraç edilmektedir. Pandemi sonrasında her iki ülke de ticaret hacmini artırmak için ihracat ürünlerini çeşitlendirme gayretine girebilir. Bu listeye kauçuk ve kauçuk ürünler, plastikler, elektronik parçalar, işlenmiş gıdalar, dondurulmuş gıdalar, gübreler, inşaat ve inşa malzemeleri ve diğer ürünler de eklenebilir. Her iki ülkenin de gündeminde yer alan Pakistan Telekomünikasyon İdaresi (PTA) hususu bu yıl Dakka'da yapılacak 6. Ortak Ekonomi Toplantısında (JEC) ayrıntılı olarak görüşülecek. 

Bangladeş ile Türkiye arasındaki yatırımlarda mevcut pozisyon nedir? Bangladeş'te yatırım yapılabilecek potansiyel sektörler nelerdir? 

MOMEN- Türkiye'nin en büyük global holdinglerinden Koç Grubundan Arçelik ve Aygaz’ın Bangladeş'te yaptığı büyük yatırımlar sayesinde iki ülke arasındaki ekonomik işbirliği önemli bir ivme kazanmıştır. Bu gelişmeler, şüphesiz diğer Türk firmalarının Bangladeş'teki fırsatlara daha ciddi bir şekilde yönelmesini sağlayacaktır. Ekonomisi hızlı gelişen Bangladeş, diğer tüm büyük ikili ve çoklu kalkınma ortakları gibi Türkiye'nin de Bangladeş'teki yol ve demir yolu ulaşımı, köprü, elektrik, enerji, sağlık, tarım, limanlar, hava alanları ve bunun gibi mega projelerde yer almasını arzu etmektedir. Eylül 2020'de Ankara'ya yaptığım ziyarette Cumhurbaşkanı Ekselansları Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme ayrıcalığına sahip oldum ve kendisi hükümetinin Bangladeş'te büyük bir hastane inşa edilmesi konusunda istekli olduğunu belirtmişti. Ayrıca Aralık 2020’de Dakka’ya ziyareti sırasında Türkiye Dışişleri Bakanı, kardeşim Sayın Mevlüt Çavuşoğlu da bu isteklerini teyit etti ve kendisiyle bu konuyu daha detaylı görüşme fırsatımız oldu. Bangladeş, jeostratejik ve jeoekonomik avantajlar, demografik yapı, rekabetçi ücret, vergi avantajları, tamamen yabancı sermayeli mülkiyet ve en önemlisi de yatırım dostu hükümet politikaları ve programları gibi pek çok nedenden dolayı Güney Asya'daki en liberal ve dostane Doğrudan Yabancı Yatırımları (FDI) teşvik eden bir iklime sahiptir. Halihazırda Bangladeş’te 100 adet özel ekonomik bölge geliştirilmesi gayretleri devam etmektedir. Yalnızca Türk işletmeleri ve yatırımlarına özel bir ekonomik bölge sunmaya hazır olduğumuzun altını çizmek isterim.

Türkiye ve Bangladeş, Rohingyalar sorununa uygun bir çözüm getirmek için uluslararası camia ile çalışmaya devam etmektedir. Bangladeş ile Türkiye arasında özellikle bölgede ve genelde dünyada barışı sağlamak amacıyla kurulan işbirliğini güçlendirmek için hangi adımlar atılmalıdır? 

MOMEN- Bangladeş uzun zamandır uluslararası camiayı, Rohingya sorununun siyasi dinamiklerinin çözümünde, sorunun altında yatan temel nedenlerinin ele alınmasında ve en önemlisi de halkın temel hakkı olan güvenli, korkusuz ve onurlu bir şekilde evlerine dönme isteğinin yerine getirilmesinde aktif rol almaya davet etmektedir. Bu minvalde, Sayın Bangladeş Başbakanı Sheikh Hasina'nın, Myanmar'daki zulümlerden kaçan bir milyondan fazla Rohingya Müslümanına sığınma hakkı verilmesi yönündeki cesur kararını ve insani yardımını ve hükumetin, ciddi kaynak ve alan kısıtlamalarına rağmen Rohingyaların refahını sağlama çabalarını hatırlamak isterim. Güvenlik Konseyinin gayretleri her zaman somut yaptırımlar uygulamakta aciz kalsa bile Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ve Genel Kurulunun da aralarında yer aldığı uluslararası camianın Rohingya meselesini gündemde tutmaya yönelik çabaları devam etmektedir. Yine de, Konseyin Tüzüğündeki yükümlülüklerini yerine getirmesini ve Rohingya halkının güvenli, korkusuzca ve onurlu bir şekilde evlerine dönebilmesi için Myanmar'daki koordinasyonu, güvenlik ve asayişin sağlanması, yerlerinden edilen insanların yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve ülkeye kitlesel akının yarattığı olumsuz etkilerin azaltılması konularında kendi kaynaklarından her yıl milyonlarca dolar harcamaktadır. Sayın Cumhurbaşkanı Ekselansları Erdoğan’ın önderliğindeki Türkiye Hükümetine, Bangladeş'in yanında durarak Rohingya krizinin çözümüne verdiği destek ve taktire şayan insani yardımlarından dolayı derin saygılarımızı sunuyoruz. Her iki ülke de Rohingya krizinin Myanmar’dan kaynaklanan temel nedenlerinin ele alınması ve Myanmar'daki insan hakları ihlallerinin kurbanlarına adaletin sağlanması için devam eden hak ihlali sorumluluğu süreçlerinin desteklenmesi gerektiğinin farkındadır. Türkiye Cumhurbaşkanının eşi Sayın Emine Erdoğan, 25 Ağustos 2017'de Bangladeş'e mülteci akını başladığında, Türk siyasetçilerinden oluşan büyük bir grup ve ekibindeki diğer kişilerle birlikte ülkemize geldi. O zamandan bu yana Türkiye, yerlerinden edilen insanlara cömert insani yardımlar sağlamaya devam etmektedir ve kamp alanında bir sahra hastanesi göndermiştir. Bu yıl çıkan ağır yangın sonrası zarar gören sahra hastanesinin tekrar hizmete girmesi için Türk Hükümeti aradan bir gün bile geçmeden hastanenin yeniden inşasına başlamıştır. Türk Hükumetinin çeşitli uluslararası platformlarda Rohingyalar meselesinde verdiği tam siyasi destek, 2017 yılındaki toplu göçe kadar devam etmiştir. Türkiye, uluslararası hesap verilebilirlik inisiyatiflerinde de aktif rol oynamaktadır. Türkiye, Gambiya liderliğindeki Rohingyalara karşı İnsan Hakları İhlallerine Karşı kurulan Bakanlar Komitesi’nin de en önemli üyelerinden biridir. Türkiye, Uluslararası Ceza Mahkemesinde (ICJ) Soykırım davasına büyük destek vermektedir. krizi çözmek adına acil tedbirler almasını umut ediyoruz. Bölge ülkelerini ve diğer paydaşları da bu konuda sorumluluk üstlenmeye davet ettik. Türkiye Hükumetinin Rohingyalara verdiği tam desteği önümüzdeki günlerde de sürdüreceğinden eminiz. Türkiye Hükumeti, yerlerinden edilen insanların ana vatanlarına güvenli ve onurlu bir şekilde erken dönmesi için sarf ettiği çabaları ileride daha da arttırmayı düşünebilir. Bangladeş, yerlerinden edilmiş yaklaşık 1.1 milyon Rohingyaya mümkün olan en iyi insani yardımı sağlamak amacıyla, uluslararası camianın da yardımıyla azami gayret göstermektedir. Bangladeş hükumeti, geniş çaplı insani yardım operasyonlarının. 

Bangladeş, coğrafi lokasyonları ve arazi yapısı nedeniyle iklim değişikliğine karşı bilhassa savunmasız durumdadır. Bangladeş hükümetinin bu konuyla ilgili, ulusal ve uluslararası mecralarda girişimleri ve aldığı önlemler nelerdir? 

MOMEN- Bangladeş, İklim Değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı en savunmasız konumda olan  ülkelerden biridir. Ülke, hidrolojik ve jeo- morfolojik yapısı nedeniyle afete meyilli konumdadır. Alçak seviyede konumlanmış bir ülke olarak 42 milyon nüfuslu 19 kıyı bölgesi, iklim değişikliği ve sonrasında deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle hala savunmasız durumdadır. Bangladeş, uluslararası toplumun geniş ölçüde kabul etmiş olduğu, iklim değişikliğine direnci artırmak için tasarlanmış bir dizi uyum ve etkilerin hafifletilmesine yönelik faaliyetler gerçekleştirmektedir. Bangladeş İklim Değişikliği Stratejisi ve Eylem Planının formülasyonuna ve kendi kaynaklarından İklim Değişikliği Tröst Fonunun oluşturulmasına ek olarak, Bangladeş yakın zamanda aralarında 2030’a dek Mujib İklim Refah Planının da bulunduğu Ulusal Güneş Enerjisi Yol Haritası, 2021-2041, Temiz Pişirme Ulusal Eylem Planı, 2020-2030, 2030'e kadar Enerji Verimliliği ve Tasarrufu Ana Planı, Yenilenebilir Enerji Girişimleri, Yeşil Teknolojisi teşvik Etme vb. iklim değişikliğinin yarattığı olumsuz etkilere yönelik çok sayıda önemli girişim başlatmıştır. Bangladeş, İklim Değişikliğinin yalnızca ulusal düzeyde değil, aynı zamanda yerel ve bölgesel düzeyde de kolektif çabalar ve yenilikçi çözümler yoluyla ele alınması gereken bir sorun olduğuna inanmaktadır. Bangladeş, Paris Anlaşmasının hızlı ve etkili bir şekilde uygulanmasının önemini vurgulayarak, bunun, önemli iklim eylemlerinin sürdürülebilir bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için ulusal, bölgesel ve küresel olmak üzere tüm seviyelerde koordinasyon ve gayretlerle başarılabileceğinin altını çizmektedir. Bu bağlamda iklim finansmanı kilit role sahiptir. Paris’teki görüşmede kararlaştırıldığı şekilde gelişmiş ülkelerin, öne çıkarak gelişmekte olan ülkelere erişilebilir, yeterli ve öngörülebilir iklim finansman sağlaması gerekmektedir. Bangladeş Başbakanı Sayın Sheikh Hasina, ABD'nin Nisan 2021’de ev sahipliği yaptığı İklim Liderleri Zirvesinde yaptığı açıklamada da bu konuyu gündeme getirmiştir. Bangladeş şu anda 48 ülkeden oluşan İklime Karşı Savunmasız Ülkeler Forumuna (CVF) ve Savunmasız 20 Ülke (V20) Maliye Bakanları Grubuna liderlik etmekte ve iklime karşı savunmasız ülkelerin endişe ve görüşlerini global platformda ortaya koymaktadır.

Bangladeş şu anda D 8’e Başkanlık etmektedir. Bu önemli örgütün başkanı olarak Bangladeş'in hedefleri ve vizyonu nedir?

MOMEN- Bangladeş Başbakanı, Sayın Sheikh Hasina D-8’in kurucu üyeleri arasında yer alır. D-8 1997 yılında kurulduğunda kendisi Hükümet Başkanı olarak İstanbul’daki ilk zirveye katılmıştır. Sheikh Hasina aynı zamanda 1999 yılında Dakka’da düzenlenen ikinci D- 8 Zirvesine de başkanlık etmiştir. Yakın zamanda ise 8 Nisan 2021’de sanal olarak düzenlenen onuncu D-8 Zirvesine başkanlık etmiştir. D-8 Teşkilatına Başkanlık eden Sheik Hasina, D-8 Üye Devletlerinin halklarının yaşam standartlarının iyileştirilmesi gayesiyle D-8’in diğer üyeleriyle özellikle ticaret, halk sağlığı, verimlilik ve iklim değişikliği gibi alanlarda işbirliğini geliştirmeye yönelik çabaları arttırmayı hedeflemektedir. Onuncu D-8 Zirvesinde Sheikh Hasina, D-8 Üye Devletlerinden ticari işbirliğine daha fazla odaklanmalarını istemiştir. D-8 Sekreterliğine ise ticaret ve yatırım konularındaki diyalogu geliştirmek adına Grup içindeki potansiyeller hakkında bilgi vermesi ve “Ticaret ve Yatırım İşbirlikleri Anlaşmalarının” kapsamını araştırması yönünde tavsiyelerde bulunmuştur. Başbakanımız ayrıca ticaretin lokomotifi özel sektör olduğu için D-8 Üye Devletlerindeki iş adamlarına seyahat kolaylığı tanınmasının önemine de dikkat çekmiştir. Başbakan aynı zamanda toplantıda, D-8 işbirliği noktasında aşağıdaki dört hususun önemine dikkat çekmiştir:

i. Becerilerin geliştirilmesi yoluyla gençliğin gücünden yararlanılması 

ii. Bilişim ve İletişim Teknolojileri’nin tam potansiyelinin

kullanılması

iii. Gerekli yasal, kurumsal ve altyapı çerçevesinin oluşturulması ve 

iv. Ticaret ve yatırımı kolaylaştırmak için bağlantıların geliştirilmesi Sayın Sheikh Hasina aynı zamanda D-8 Üye Devletlerini, iklim değişikliğine uyum ve etkilerin hafifletilmesi konusunda acil ve anlamlı bir iş birliği zeminini oluşturmaya davet etmiş ve Paris Anlaşması’nın uygulamaya konulması noktasında D-8 Üye Devletleriyle çalışmaya hazır olduklarını ifade etmiştir. 

İklim Değişikliğine Karşı Savunmasız Ülkeler Forumuna (CVF) şu anda başkanlık eden Sheikh Hasina’nın da gelişmekte olan ülkelerin haklarının kırılganlığını azaltmak için dile getirdiği gibi, D-8 Liderleri de “Dakka Deklarasyonu-2021” ile iklim değişikliğinin çağımızın en büyük zorluklarından biri olduğunun vurgulayarak iklim değişikliğine direncin arttırılarak etkili bir şekilde uyum sağlamaya yönelik çabaları birleştirilecekleri taahhüdünü vermişlerdir. Bangladeş aynı zamanda D-8 Üye Devletlerinin ilgili paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirilecek, gelişmekte olan ülkelerin haklarının kırılganlığının azaltılmasında İklim Değişikliğine Uyum ve Etkilerin Hafifletilmesinin rolüne odaklanan bir seminer/workshop planlamaktadır. Ayrıca Bangladeş, ticaret ve yatırım alanında süregelen zorlukların tanımlanması ve bu zorlukların üstesinden gelmeye yönelik önerilerde bulunulması ve pandemi sırasında ve sonrasında karşılaşılan zorlukların ele alınmasına yönelik tavsiyelerin ortaya koyulması yoluyla COVID-19 pandemisinin yarattığı ekonomik olumsuzlukların üstesinden gelinmesi gayesiyle çalışmalar yapılması için bir D-8 Çalışma grubu oluşturulmasını önermiştir. Bangladeş yakın zamanda bir toplantı düzenlemeyi planlamaktadır, bu toplantının  konusu ise D-8 Üye Devletlerinin COVID- 19 pandemisinin yarattığı ekonomik zorlukları minimuma indirmek hedefiyle yapacağı etkin işbirliği için yol haritasının çizilmesi olacaktır. Bu yıl düzenlenen onuncu D-8 zirvesinde, D-8 Ticaret ve Sanayi Odaları Başkanlığını da Bangladeş üstlenmiştir. D-8 Ticaret ve Sanayi Odaları Başkanlık görevini alarak Bangladeş D-8 Üye Devletlerinden ticaret ve yatırım çekebilmek için muazzam bir fırsat yakalamıştır. Bu etkinliklerin yanı sıra Bangladeş, Başbakanımızın, D-8 Başkanlığı görevi süresince aşağıdaki toplantıları düzenlemeyi planlamaktadır; D-8  Başbakanlar Konseyinin 20. Oturumu, D- Komisyonunun 44. Oturumu, D-8 Konsolosluklar 4. Toplantısı, D-8 Ziraat ve Gıda Güvenliği Bakanlık Toplantısının yedincisi. Bangladeş, Bangladeş tarihinde kritik bir anda D-8 Başkanlığı görevini üstlenmiştir. Bangladeş bu sene hem Ulusun Babası Sheikh Mujibur Rahman’ın 100. Doğum yılını hem de bağımsızlığın Altın Jübilesini aynı anda kutlama şansına erişmiştir. Ayrıca bu yıl CDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Politikası Komitesi), Birleşmiş Milletler’e Bangladeş’in “en az gelişmiş ülke” statüsünden “gelişmekte olan ülke” statüsüne yükseltilmesi yönünde nihai bir tavsiyede bulunmuştur. Böylesine tarihi bir yılda Bangladeş’in D-8 Başkanlığını üstlenmesi bizi daha da çok sevindirdi. D-8’in başkanı olarak Bangladeş, D-8 Üye Devletlerinin ortak gayesi olan müreffeh bir geleceğe ulaşma hedefi yolunda devletlerin potansiyellerinden en iyi şekilde faydalanacağı bu yeni dönemi dört gözle beklemektedir.



Yorum Ekle