09 Ağustos 2020, Pazar
Son Dakika

Adnan Menderes’i İnönü idam ettirdi

Eski parlamenter ve hukukçu Rasim Cinisli’nin ‘’Bir Devrin Hafızası’’ isimli kitabı Türkiye’nin yakın siyasi tarihine ışık tutuyor. Kitabında 27 Mayıs 1960 darbesini İsmet İnönü’nün azmettirdiğini yazan Rasim Cinisli, kayıtlara geçmiş delillerle ayrı bir bölüm halinde bunu ispat ettiğini, fakat bugüne kadar konunun muhataplarından hiç bir ses çıkmadığını söyledi.
29.04.2020 16.30.58

DURSUN EKER

Hukukçu, siyasetçi ve edebiyatçı Rasim Cinisli’nin kaleme aldığı ‘’Bir Devrin Hafızası’’ isimli hatıra kitabı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihine ışık tutuyor. Cumhuriyetin ilk dönemlerinden günümüze kadar pek çok önemli hadiseyi mercek altına alan kitapta, özellikle Adnan Menderes ve arkadaşlarının idamıyla sonuçlanan 27 Mayıs 1960 darbesine giden süreçte İsmet İnönü ve CHP’nin oynadığı kışkırtıcı rol delilleriyle izah ediliyor.

Tarihçi-Yazar Dr. İbrahim Pazan’ın moderatörlüğünde, muhabirimizin de aralarında bulunduğu bir grup gazeteciyle Zoom programı üzerinden sohbet eden Rasim Cinisli, kaleme aldığı ‘’Bir Devrin Hafızası’’ isimli hatıratında yer verdiği konulara açıklık getirdi.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan ve uzun bir dönem aktif siyaset yapan eski milletvekili Rasim Cinisli, bu kitapta Cumhuriyet döneminin karanlıkta kalmış noktalarına ışık tutmayı amaçladığını söyledi.

Erzurum’un köyünden başkent Ankara’ya

Doğan Kitap’tan çıkan ve Osmanlı Hanedan Reisi Osman Selahaddin Osmanoğlu’nun özel bir sunuş yazdığı kitapta Cinisli, çocukluğunun geçtiği Erzurum’un Cinis köyündeki ailesinin yaşantısından başlayarak, özellikle dedesi Fevzi Bey’in şehadeti ve kendisinin üniversitedeki öğrencilik yıllarında ve sonrasında siyasi hayatında karşılaştığı olayları anlatıyor. Kitapta, yazarın çocukluğundan itibaren son dönem siyasi hayatına kadar birçok önemli anekdot bulunuyor. Annesinin babası Kırbaşzade Fevzi Bey’in Rus işgali ve Milli Mücadele yıllarındaki direniş öncüsü olarak oynadığı rolden de bahseden Rasim Cinisli, üniversite talebesi olduğu yıllarda Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) başkanlığı yaptığı zamanları ayrıntılı olarak anlatıyor. 1960 darbesi ve sonrasında meydana gelen olaylara yakından tanıklık eden ve Yassıada duruşmalarına hukuk talebesi olarak katılan Cinisli; darbelerin hukuksuzluğunu çok net bir biçimde gözler önüne seriyor. Cinisli kitabında, bu ülkeye 10 yıl başbakanlık yapmış Adnan Menderes’in darbeciler tarafından idam edilmesiyle ilgili önemli bilgiler paylaşırken darbecilerin emrine giren dönemin medyasına dair eleştirilerini sıralıyor.

İsmet İnönü’nün 27 Mayıs'taki rolü

Av. Rasim Cinisli, Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam edilmeleriyle sonuçlanan 27 Mayıs 1960 darbesine giden süreç ve sonrasında İsmet İnönü’nün rolü konusunda kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. Kendi yazdığı kitaptan örnekler veren Rasim Cinisli, bu konuda şunları hatırlattı:

Sayfa: 139

Darbe lideri Orgeneral Cemal Gürsel, İzmir’den MBK Başkanlığı'na getirildiği gün İsmet Paşa'yı telefonla arayarak "Emirleriniz bizim için daima Peygamber buyruğudur Paşam!" teminatını vermiştir.

CHP lideri İnönü darbeden önce İstanbul’daki göstericileri savunarak "Tanklar altında ezilmişler ve alınlarından kurşun yemişlerdir. Böylece bu masum gençler hürriyet mücadelesinin öncüleri olmuşlardır." diyerek gençleri coşturmuş, azdırmıştı.

MBK üyesi Numan Esin, Aksiyon dergisinden Cemal Kalyoncu ile yaptığı röportajda "İhtilal, Cumhuriyet Halk Partisi'nin muazzam tazyiki ve propagandasıyla doğmuştur. Ordu üzerinde de İsmet Paşa büyük bir fenomendi. Ve çok büyük bir güçtü." diyor.

Rasim Cinisli

Sayfa: 140

27 Mayıs'tan bir hafta önce Ankara Palas'ta verilen bir yemekte General Sıtkı Ulay'ın yanına oturan Amerika'nın askeri ataşesi, "İhtilal yapacağınızı biliyoruz. Bize gününü ve saatini söyleyebilir misiniz?" diye soruyor. Sıtkı Ulay, bu olayı 27 Mayıs 1986’da Milliyet gazetesine anlatırken "İhtilalin saatini İsmet Paşa’ya, bile söylememiştik." diyerek İsmet Paşa'nın ne kadar işin içinde olduğunu açıklamış oluyor.

Darbeden önce, kıyma makineleri dedikoduları üzerine CHP araştırma komisyonu kurmuştu. Komisyon böyle bir şeyin olmadığını rapor etti. O yıllarda CHP Genel Sekreterliğini yapan Kâmil Kırıkoğlu, raporu İsmet Paşa'ya sunuyor. Bu raporu okuyan İsmet Paşa, Kırıkoğlu'nu azarlayarak "Olmaz. 'Yoktur' demeyeceksiniz. ‘Vardır' imajı vereceksiniz!" diyor.

Sayfa: 141

Uzun siyasi hayatını İsmet Paşa ile beraber yaşayan, CHP'nin kurmaylarından Nihat Erim; günlüğüne 27 Şubat 1962 tarihinde -22 Şubat Talat Aydemir kalkışmasından beş gün sonra- şu notu düşmüş:

İnönü’nün bu işte büyük sorunu var. 27 Mayıs’ı teşvik etti. Askeri politikaya teşvik etti. İhtilale azmettirdi. Şimdi onlar bir darbe ile TBMM hükümetini, devlet reisini yıkıverince işin kolay olduğuna hükmettiler. Yeni hevesliler çıkıyor. Şimdi İnönü, zaman kazanmaya ve askerleri bölüp tesirsiz kılmaya çalışıyor. Bakalım ömrü yetecek mi?

Prof. Dr. Turan Güneş, Milliyet gazetesinde 24 Ocak 1979 tarihli “Politikada Çeyrek Yüzyıl" başlıklı röportajında diyor ki: "İsmet Paşa’nın 27 Mayıs'a karşı iki ana amacı vardı. Birincisi 27 Mayıs'ı ordu içindeki bir cuntanın malı olmaktan çıkartıp bunu tüm Silahlı Kuvvetlere mal etmek istiyordu. İkinci amacı da bir an önce seçimlere gidilmesini sağlamaktı." MBK üyesi Numan Esin de hatıratında "İçimizde ihtilali yaptıktan sonra iktidarı, Cumhuriyet Halk Partisi'ne devretmekten yana olan kişiler vardı." diye anlatıyor.

Sayfa: 142

CHP'nin ileri gelenlerinden Avni Doğan "İhtilali biz hazırladık, ordu yaptı!" demiştir.

Darbecilerin Devlet ve Adalet Bakanlığını yapmış Amil Artus'un, 19 Mayıs 1987'de Milliyet gazetesinde yayınlanan hatıralarındaki şu bölümü aktaralım: Amil Artus İnönü’yü ziyarete gider. Maksat komite ve hükümet adına bilgi sunmaktır. Tarih Haziran 1960. Yani ihtilalden birkaç gün sonra.

İsmet Paşa soruyor: "Öldürüldüğü iddia edilen üniversiteliler hakkında yeni bir bilgi elde edebildiniz mi?"

Bakan Artus: "Hayır! Sekme kurşunla ölen ile tank altında kalan bir kişiden başka birinin izine rastlayamadık."

İsmet Paşa: "Biz bu konuyu ihtilalden evvel çok araştırdık. Fakat iki şehitten başka bir şey tespit edemedik. İki şehit verilmiş olması ilgililerin sorumluluğu için yeterlidir. Fakat daha fazla ölü olduğu iddia edilir de sonradan bunun gerçek olmadığı, anlaşılırsa sizin için iyi olmaz. Onları suçlamak için iki şehit yeter. Buna dikkat edin."

İnönü istemeseydi idamlar olmazdı

İdamlardan önce Berin Menderes, küçük oğlu Aydın Menderes'in elinden tutarak İsmet Paşa'dan kocasının idam edilmemesi için yardım diledi. Türk töresine göre kadının çocuğu ile yardım dilemesinin karşılıksız kalmayacağını düşünüyordu. Eşi Mevhibe İnönü’yü ağlatan bu rica, İsmet İnönü’yü etkilemedi. Harekete geçirmeye yetmedi.

İsmet Paşa'nın basın militanlarından Bedii Faik Akın, aradan yıllar geçtikten sonra İsmet Paşa'nın tutumuyla ilgili; "İnönü’nün idamların önlenmesi konusunda samimiyetle çalıştığını zannetmiyorum. İnönü 'nün mektubu üzerine yapmaya çalıştığı geciktirme teşebbüsü, yerleri ve şahısları tamamen ters tutulmuş bir telefon çabasından ibarettir. İstanbul’u çok iyi bildiği halde 1. Ordu'ya telefon etmiştir. Oysa idamı önlemek istiyorsan başında olduğun MBK'nın Dolmabahçe’deki irtibat bürosuna telefon edeceksin.’’ diyerek Paşa'nın siyasi manevralarını ifşa ediyor.

Sayfa: 143

14 Nisan 2015 tarihli Sabah gazetesi de "Cemal Gürsel’den Tarihi Menderes İtirafı" başlığı altında yayımladığı mektupta, Cemal Gürsel'in şu sözlerine yer veriyor: "Menderes'in yargılanmasında tarafsız olmaya çalıştım. İnönü ve CHP’den gelen baskılara sesimi çıkartamadım. İnönü Menderes'in ve yanındaki bakanların mutlak surette idam edilmesi gerektiğini mahkeme heyetine ve MBK'ya sürekli telkinde bulunuyordu."

Başka bir itiraf daha

Aynı şekilde bir itirafı da eski MBK üyesi Mustafa Kaplan yapıyor: "İsmet Paşa gerçekten karşı çıksaydı, idamlar gerçekleşemezdi."

Nitekim 22 Şubat 1962 Talat Aydemir ve Fethi Gürcan'ın darbe girişimini İsmet Paşa rahatlıkla engelleyebilmişti. İdamla yargılanmaları gerektiği halde Meclis'ten af kanunu çıkartarak yargılanmadan serbest kalmalarını sağlamıştır. Aynı İsmet Paşa, Talat Aydemir ve Fethi Gürcan'ın 21 Mayıs 1963'teki ikinci darbe girişimlerine çok öfkelenmiş ve Meclis'te idamlarına karar çıkartmıştır. İdama karşı olmasıyla bilinen Bülent Ecevit de idam edilmeleri yönünde oy kullanmıştır. Talat Aydemir ve Fethi Gürcan, 27 Haziran 1964 günü idam edilmişlerdir. Bu örneklerden hareketle görülüyor ki İsmet Paşa isteseydi, Menderes ve arkadaşlarının idamını da önleyebilirdi.

Rasim Cinisli kimdir?

Rasim Cinisli, 1939 yılında Erzurum'un Aşkale kazasına bağlı Cinis köyünde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Erzurum'da yaptı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.

27 Mayıs 1960 darbesi öncesi ve sonrası öğrenci olaylarının tanığı oldu. 18 Mart 1965'te Bursa'da yapılan Milli Türk Talebe Birliği Kongresi’nde Genel Başkan seçildi. MTTB Genel Başkanlığı görevi Kasım 1966 tarihine kadar devam etti. 1969 genel seçimlerinde Adalet Partisi listesinden Erzurum Milletvekili seçildi. 1971'de kurulan Demokratik Parti'nin kurucuları arasında bulundu ve DP Genel İdari Kurulu Üyeliği yaptı. 1973 genel seçimlerinde Demokratik Parti'den yine Erzurum Milletvekili olarak TBMM'de görev yaptı. 1976 yılında İstanbul'a yerleşti ve siyasi çalışmalarına bir süre ara verdi. 1994’te Tansu Çiller’in davetiyle katıldığı Doğru Yol Partisi’nin İstanbul İl Başkanlığı’nı yaptı. Kısa süre sonra istifa etti.

Rasim Cinisli'nin milletvekili iken yürüttüğü çok önemli bir faaliyet, Osmanlı Hanedanı'nın 50 yıllık sürgününü bitiren kanun teklifi layihasıdır. 1974 yılında mensubu olduğu Demokratik Parti’nin iradesi ve onun hummalı gayretleriyle bu layiha Meclis’te 8. madde olarak kabul edilmiş ve Osmanlı Şehzadeleri 50 yıl sonra vatanlarına dönebilmişlerdir.

 



Yorum Ekle