28 Eylül 2020, Pazartesi
Son Dakika

Ayasofya-i Kebir Camisi'nin isminin yeraldığı levhadaki hattı Kabe'nin yazılarını yazan hattat yazdı

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin isminin mermer levha tasarımını yapan Hattat Mehmet Özçay "En önemli eserlerim Kabe-i Muazzama'ya yazdığım yazılardır. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin ismini yazmak da benim için büyük bir ayrıcalık." dedi.
07.08.2020 14.39.12

Hattat Mehmet Özçay, Ayasofya'ya gelerek tasarımını yaptığı caminin tabelasında yer alan hattını inceledi.

Eserini inceledikten sonra açıklama yapan Özçay, Ayasofya'nın 86 yıl sonra ibadete açılmasının Müslümanlar için çok önemli bir hadise olduğunu söyledi.

 

Özçay, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılmasının müminleri çok mutlu ettiğini belirterek, "Biz de camiye dönüştürülmesinden çok mutlu olduk." diye konuştu.

İlk çalışmalarını sosyal medyada paylaştı

Ayasofya'nın yeniden camiye dönüştürülmesi haberini ilk duyduğunda tarihe not düşmek maksadıyla caminin ismini yazmak istediğini anlatan Özçay, şöyle devam etti:

"Bunun için hemen işe koyuldum. Ama bunu herhangi bir şahıs veya mercinin talebi üzerine yapmadım. İlk tecrübemi yapıp, sosyal medyada ve çevremle paylaştım. Çok güzel geri dönüşler aldım. Ardından Ayasofya'nın ismi üzerinde alternatifleri inceledim. İkinci kompozisyonumu yapıp, onu da sosyal medyada ve dostlarımla paylaştım. O daha çok beğenildi. Bu arada yakın çevremle paylaştığım çalışma Sayın Cumhurbaşkanımıza da ulaşmış ve onun beğenisine nail olmuş. Cumhurbaşkanımız Ayasofya'nın isminin, tapusunda geçtiği şekliyle yazılmasını irade buyurmuşlar. Bunun üzerine aracılar beni aradılar ve konuyu bana ilettiler. Cumhurbaşkanımızın istediği şekilde üçüncü istif için çalışmaya başladım. Geceli gündüzlü yaklaşık bir aylık bir çalışmanın ardından yeşil mermer levhada yer alan istif ortaya çıktı."

"Bana iki güzel iş nasib oldu"

Özçay, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin açılışına, şehir dışında olduğu için katılamadığını ve eserini ilk kez canlı olarak görünce ayrı bir heyecan duyduğunu anlattı.

Her sanatçının hayatını derinden etkileyen hadiselerin olduğunu dile getiren Özçay, "Benim sanat hayatımdaki en önemli eserlerim Kabe-i Muazzama'ya yazdığım yazılardır. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin isminin yeraldığı mermer levhayı tasarlamak da benim için apayrı bir hatıra oldu. Bana bu iki güzel işi nasib eden Rabb’ime şükrediyorum. Mutluluğumu ifade etmek zor. Bu ancak yaşamakla anlaşılabilir. Benim için büyük bir lütuf. İnşallah tarihe bir not düşürmüş oluruz." ifadelerini kullandı.

Özçay, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi mermer levhasındaki hattı tasarladıktan sonra çok sayıda kişinin kendisini arayarak tebrik ettiğini aktardı.

Her sanatçının işini samimi ve ciddiyetle ve karşılık beklemeden yapması halinde mutlaka ödüllendirileceğini anlatan Özçay, şunları söyledi:

"Eğer bir menfaat bekleyerek bir şey yapmaya kalkarsanız muvaffak olamazsınız. Bunu gönülden yapmanız lazım. O zaman Cenab-ı Hak sizi ödüllendiriyor. Ben bunu sanat hayatımda hep yaşadım. Ayasofya ismi de böyle oldu. Yoksa ben bu çalışmaya başlarken 'levham buraya asılsın' diye yazmadım. Tarihe not düşmek için böyle bir çalışma yaptım. Ama bu şekilde de taçlanmış oldu. Kendimi çok mutlu ve bahtiyar hissetiyorum."

İTTİFAK-AA



Yorum Ekle