06 Ekim 2022, Perşembe
Son Dakika

Barış elçisi, tarihi değiştiren lider: Mihail Gorbaçov

08.09.2022 01.02.11

HAYREDDİN TURAN

Soğuk Savaş'ı bitiren lider olarak tarihe adını yazdıran Gorbaçov, 20. yüzyılın en etkili siyasetçilerinden birisi olarak öne çıktı.MİHAİL Gorbaçov'la  özel görüşmemiz  İstanbul Hilton otelinin son katındaki  toplantı salonunda oldu. Eski Başbakanımız  Mesut Yılmaz ın in ekibiyle "Ortadoğu ve Akdeniz’in Geleceği" konulu toplantıya stratejik konularda konuşma yaparken salona davet edildim.. Tabiki daha önce bilgilendirdiğim için elimde Ömer Faruk Turan abimin Fransızcadan Türkçeye tercüme ettiği Gorbaçov un yazdığı ‘YERKÜRE MANİFESTOM ‘adlı kitabları vardı. Sovyetler Birliği’nin  dağılmadan önce son liderliğini yaptığı  zamanki ekibi de değişmemişti yanındaydı. Kitaplarını elimde görür görmez yanyana oturduğu Mesut Yılmaz”a rrica ederek kaldırttı.Beni yanına oturttu.Yaptığı çok kaba bir hareket sayılabilir., Ancak kitabının Türkçe olarak yayınlandığını bilmediğinden  kendisini çok heyecanlandırmıştı . Toplantının konusu  bir anda yazdığı kitabın içeriğine dönüştü.Gorbaçov’un kitabında  en çok üzerinde durduğu konu; giderek  tahrip olan Tabiatı korumak üzerine.


Sanayileşmeyle birlikte gittikçe tahrip edilen  bir dünyaya  doğru gidiyoruz. Buna karşı çıkmanın en iyi yolu, tabiatımızı korumak için küçüklükten itibaren çocuklara  bu sevgiyi aşılamak. Çocukluğum tam bir yoksulluk içinde geçti. Kata denilen geleneksel kerpiçten yapılma bir evde yaşıyorduk. Kitabımın  Türkçe'ye çevrilmiş olmasından büyük mutluluk duydum. Bu kitapta benim hatıralarım yer alıyor. genç bir çocuk olarak tercümelerimi anlattığım bu kitap.Annem , babam hepimiz köy kökenliydik.Daha sonra kentli olduk kollektif çiflikler bizim ziraatimizi mahvetti.Ben bu kitabın çok orijinal olduğunu düşünüyorum.Bu siyasi bir kitap değil. Daha önceki kitaplarım siyasiydi. Bu son kitabım çok şahsi bir kitaptır. Açlığın ardından yen bir felaket daha başladı: Stalin temizliği. İki dedem, her türlü uydurma suçlamalara maruz kalarak tutuklanmış ancak Allah'tan hayatta kalmışlardı. Fakat, eşim Rasya'nın dedeleri kurşuna dizilmişler ve ancak 1988'de hakları iade edilmişti.

Ergenlik yaşıma vardığımda, bu fedakarlıkların geçici olduğu ve bir gün parlak geleceğe kavuşacağımızı düşünmeme rağmen, Sovyet köylülerinin sosyal adaletsizliğin kurbanları olduklarını görüyor ve her gün karmakarışık duygular yaşıyordum. İktidar basamaklarında adım adım yükseldikçe Sovyetler Birliği'nin sürüklediği ekonomik, sosyal ve ekolojik felaket tablosunu çok çık bir biçimde görüyordum. O anda ülkenin gerçek durumuna ait hemen hemen her türlü bilginin çok gizli tutulduğunu gördüm,

Korktuğumu itiraf etmeliyim, şeffaflığın olmayışı sansür altındaki basının da bir kelime bile edememesi ülke yöneticilerinin korkunç boyutlarda yolsuzluk yapmalarını kolaylaştırıyordu. Devletin bürokratları ve parti yöneticileri bu ''başarıları''ndan (!) dolayı yine de madalyalarla ödüllendiriliyorlardı! “Gorbaçov’u reform açılımlarına kararlılıkla yönelten faktörlerden biri Çernobil felaketidir. Burada sistemin ne kadar yozlaşmış olduğunu, etkin olmaktan ne kadar uzaklaştığını bütün çarpıcılığıyla görmüştür. Gerçeklerin saklanmasından da büyük rahatsızlık duymuştur. Çernobil felaketi onu reform konusunda daha da kararlı hale getirmiş. Çernobil’i ziyaret ederken nükleer santralin yapımında görev alan  bir yetkilin bölgede yuvaları olan milyonlarca uğur böceği sürüsünü asitlerle öldürmek zorunda kaldıklarını Gorbaçov’a ağlayarak anlattığında çok etkilendiğini de kitabında yer vermiş.

Çernobil beni bambaşka bir insan yaptı. İnsanlık tarihinin en önemli sanayi felaketinden ne gibi dersler aldım? Her şeyden önce Çernobil felaketi yeni saydamlık politikasının ilk uygulaması oldu.

Kim ne derse desin işte gerçek: Daha ilk gün, çalışma arkadaşlarımda birlikte, felaketle ilgili aldığımız her bilgiyi yayınlama kararı aldık.

Gorbaçov, ''Soğuk savaş    bitti ama dünya değişmesi gerektiği kadar hızlı bir şekilde değişmiyor'' dedi.   Gorbaçov, ulus devletlerin, uluslararası kurum ve kuruluşların rollerini yeniden belirlemesi gerektiğini vurgulamıştı.

Mikhail Gorbatchev şeffaflık ve yeniden yapılanma politikalarıyla  dünyanın şeklini değiştiren  Mikhail Gorbatchev  şunları söyledi: Silahlı çarpışmalar, sefalet, çevre problemleri  ve doğal kaynakların imhası ancak, dünya çapında bir işbirliği olmadan bu meselelerin üstesinden germek çok zordur. Zira ticaret sınır tanımıyorsa, çevre kirliliği, organize suç ve epidemik hastalıklarda sınır tanımaz. Uluslar arası kurumlar şimdi, çok çabuk ve şeffaf bir biçimde oturup karar vermeli ve harekete geçmelidirler. Her şeyden önce, Birleşmiş Milletler Teşkilatı'na egemen güç olma vasfını kazandıracak bir reform tasarlanmalıdır

TÜRKİYE İLE YAKIN İLİŞKİLER

Gorbaçov, sık sık Türkiye’ye yaptığı ziyaretler ve Türk liderlerle buluşmalarıyla da gündeme geldi. Gorbaçov, Süleyman Demirel ve Turgut Özal’ın liderlikleri döneminde sık sık Türkiye’ye seyahatlerde bulundu

Mihail Gorbaçov, Rusya Devlet BaşkanıVladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın adım adım diyalog kurmaya ve işbirliği yolu ile fayda  elde etmeye çalışmalarını çok  doğru yaptıklarını  belirterek  iki liderin iki ülke için olduğu kadar, dünya siyaseti adına da yararlı olacağını değerlendiren liderlerin başında geldi.. , Rus haber ajansı Ria Novosti'ye yaptığı açıklamada bu görüşmeye ilişkin "Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görüşmeye karar vererek çok doğru yaptığını düşünüyorum. Adım adım diyalog kurulması ve işbirliği yolu bulunması gerek. Ayrıca hem Türkiye, hem biz, hem de dünya politikası adına çok yararlı olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

TÜRK CUMHURİYETLERİNİN BAĞIMSIZLIĞI

Gorbaçov sayesinde  Sovyetler Birliği içinde yer alan  Türk Toplulukları, varlıklarını gösterme imkânını buldu.. Bağımsızlığına kavuşan Türk Cumhuriyetlerinde, Türkiye'ye büyük ilgi oluşmuş, Türkiye'nin bölge ülkeleri üzerindeki etkisini de belirgin şekilde arttıTürkiye'nin devlet geleneği, piyasa ekonomisi tecrübesi ve yetişmiş müteşebbis gücü, bu cumhuriyetlere devlet olma niteliklerinin sağlanması, alt yapılarının entegrasyonu, doğal kaynaklarının mobilize edilmesi ve ekonomilerinin yeniden yapılandırılmasında çok faydalı oldu.

Gorbaçov, Rusya’nın trajik, acımasız ve kanlı tarihinde nadir görülen parlak bir noktaydı. En kötü anlarında bile etrafına sıcaklık yayar, iyimserlik ve mizahla ışıldardı. Tutkulu bir siyasetçi olarak Gorbaçov, güç uğruna iktidara tutunmayı reddetti.

Bu nitelikler Gorbaçov’a, Sovyetler Birliği’nin tepeden inmeci ekonomik sistemini yeniden düzenlemek, idari sistemini daha şeffaf hale getirmek ve insanlara daha fazla hak ve özgürlük tanımak için Perestroyka ve Glasnost politikalarını devam ettirme kararlılığını verdi. Belki de onun en önemli başarısı olan Soğuk Savaş’ı barışçıl bir şekilde sonlandırmak için ihtiyaç duyulan nitelikler bunlardı.

Stalin ise onun için örnek alınmaması gereken bir kişi oldu. Gorbaçov Rusya’ya Glasnost (açıklık politikası), seyahat ve vicdan özgürlüğü getirdi, terör ve şiddet politikalarını bir kenara bıraktı; büyük diktatörün karanlık mirasını ortadan kaldırmak istedi.

Saygın bir son

Gorbaçov, geçtiğimiz yüzyılda görevden ayrıldıktan sonra saygın bir yaşam süren ilk Rus eski lider oldu. Verdiği konferanslardan ve oynadığı reklamlardan gelir elde etti. Bu parayla, yardımcılarının, tarihçilerin ve siyaset bilimcilerin, yaptığı reformlar hakkında belgeler topladığı ve bu reformlardan çıkarılacak dersleri tartıştığı Gorbaçov Vakfı’nı destekledi. 

Almanya Başbakanı Scholz, Gorbaçov'un ölümü nedeniyle yaptığı açıklamada, "Mihail Gorbaçov öldü, cesur ve reformcu bir devlet adamıydı. Rusya'nın demokrasiyi tesis etmeye çalışmasını, Avrupa'da demokrasi ve özgürlüğün mümkün olmasını, Almanya'nın birleşmesini ve Demir Perde'nin ortadan kalkmasını perestroykanın mümkün kıldığını unutmayacağız." dedi.

Merkel, "Gorbaçov tarih yazdı. Tek bir devlet adamının dünyayı nasıl daha iyi hale getirebileceğinin örneğini verdi. Gorbaçov'un glasnost ve perestroyka, yani açıklık ve yeniden yapılanma konusundaki cesareti olmasaydı, DDR'de (Doğu Almanya) barışçıl devrim de mümkün olmazdı". değerlendirmesinde bulundu. İTTİFAK



Yorum Ekle