Bir duruş adamı Erol Battal…

Abone Ol

Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi`nde İBB Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü`nün katkılarıyla Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) ve Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 'Vefatının 6. Yılında Eğitimci-Yazar-Sendikacı Erol Battal' başlıklı bir özel etkinlik gerçekleştirdik. Etkinliğin planlanması ve sonuçlanmasında Bakırköy Anadolu Lisesi müdürü Yener Yıldırım ve müdür yardımcısı Mehmet Erdoğan ve Fikret Keklik yoğun katkı sağladı.

Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu Ü yesi ve Erol Battal Kitabı ile yazılarını hazırlayan Hıdır YILDIRIM, Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Emrullah AYDIN, Eyüp İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Ü nal MAMUR ve Sosyolog-Araştırmacı-Yazar Kenan ALPAY birer konuşma yaptılar. Program Bakırköy Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Öğretmenleri verdiği konser ile tamamlandı.

Toplantıda Erol Battal`ın dostları, arkadaşları, ailesi, öğrenci ve vatandaşlar bulundu. Oğlu Burak Battal, dostlarından Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Çıkrıkçı, Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ramazan Yılmaz ve Eğitimci Ahmet Babarda&nbsp Erol Battal ile ilgili duygu ve düşüncelerini ifade ettiler.

Erol Battal`ın beni bir gün TYB İstanbul Şubesi`nde, yanında rahmetli İsmail Dervişoğlu`da bulunduğu bir zamanda 'azizim senin gibi kültür adamlarına ihtiyacımız var. Bizim sendika olarak kültürel yönümüz eksik. Bize katıl da birlikte bu yönümüzü güçlendirelim.' sözlerini 2002 yılında sarf ettiği zaman Eğitim Bir-Sen sendikasının algısı 'Din Dersi öğretmenlerinin yer aldığı sendika' şeklindeydi. Sendika ile hemhal olmaya başladığım zaman gerçek görüntü algı ile paraleldi. Yine sendika içerisinde ki yapıda örgütlenme ve ilişkilerin karşılıklı saygı-sevgi, hürmet, dayanışma, idealizm ve dostluk üzerine kurulu olduğunu da gördüm. Dostlarımız hep bir ağızdan sanki 'ya edep yahu..' düsturunu birinci ilke olarak belirlemişlerdi. Gerçekten de bütün arkadaşlar edep ve saygı timsali idiler. Bunların reisi de sözünü kulaktan, gözünü de budaktan sakınmayan Erol Battal.

İstanbul Bir nolu şubede orkestranın şefi olan Erol Battal farklı konuşuyor, farklı düşünebiliyordu. Analizleri, temellendirmeleri, örneklemeleri ve bütün açıklamalardan sonra konuyu esas mevzuya bağlaması çok iyi idi. Türk aydınında zuhur bulmuş olan 'yöntem sorunu' onda yoktu. Metod yönü gayet güçlü idi.

Aynı zamanda düşünürdü. En basit şeyler bile onun üzerinde düşünmesini sağlardı. Bir örnek vermek gerekirse 'Ağustos böceği ile karınca hikâyesinde' kurgunun ve konu ele alış biçiminin yanlış olduğunu ilk defa ondan duymuştum.

Önemli özelliklerinden birisi de iyi ve dikkatli bir dinleyici oluşuydu. Dinlerken çok dikkatliydi. Bir fikri tartışmada karşı tarafı çürütecek verileri de toplardı. Bu nedenle bir mevzuda çok iyi olunmadığı zaman onunla polemiğe girişmek riskli idi.

Söze azizim hitabıyla başlar, yavaş ve tane-tane konuşurdu. Konuşması ilerledikçe, coşkunlaşır ama asla tutarlılığını kaybetmezdi.

Bütün bu anlattıklarımla sendika içerisinde farklı ve özgün bir tınısı olduğunu görüyordum.

Kültür Dersanesi`nin Şirinevler Şubesi`nde yaptığımız bir iftardan sonra Erol Battal ile birlikte 6-7 arkadaş sendika olarak kültürel anlamda neler yapabileceğimizi konuştuk. Bu toplantı sonrasında sendikada Erol Güngör`ü anlattım. Devamında başka bir arkadaşımız Fazlul Rahman`ı bize anlattı. Daha sonra Mustafa ÖZCAN`dan dış politikayı dinledik. Sendikanın Aksaray`daki yeri bize dar gelmeye başlamıştı. Sonraları Kumkapı Necip Fazıl Kültür Merkezi`nde Ü mit Meriç`ten, Babası Cemil Meriç`i dinledik. Devamında Dilaver Cebeci, Olcay Yazıcı ve Ü mit Meriçtoplantılarını yaptık. Bunlar Erol Battal`ın 'kültürel faaliyetler yapma gereği düşüncesi' sonucunda ortaya çıkan faaliyetlerdi.

Erol Battal çok iyi bir okurdu. Aynı zamanda da kalemini iyi kullanan çok iyi bir yazar. Her ne kadar yayınlanmış Sendikal Örgütlenme ve Eğitim-Bir-Sen, Divan Şiirinden Seçmeler ve Sendika işyeri Temsilcisinin El Kitabı isimli üçeseri bulunda da esas fikri yazılarını Habername.com, Memurdan Haber internet siteleri ve Özgün Duruş isimli haftalık gazetede yazmıştır. Henüz kitap haline getirilmemiş olan bu yazılarında sivri dilli, iğneyi biraz da kendi cenahına batıran bir yazar görür ve tanırız. Ancak yazılarında ele aldığı konular, konulara hâkimiyet, öğreticiliği, gözlemdeki gücü ve yetkinliği etkileyicidir. Yazılarında, ele aldığı konularında ve sohbetlerinde daldan dala konduğu izlenimine kapılınsa da esasında yaptığı inci tanelerini toplayarak yerli yerine koymaktır. İyi bir eleştirmendir aynı zamanda. Eleştirilerinde düşünsel anlamda uzak ve yakın ayrımı yapmaz. Ona göre yanlış olan herkes ve her kurum eleştirisinden nasibini alır. Bu anlamda kalemi ve sözü mütemadiyen özgürdür.

Benim de sevdiğim Nurettin Topçu`nun Türkiye`de Maarif Davası ve İtalyan yazar Dino Buzotti`nin Tatar Çölü isimli kitabı en çok sevdiklerindendi. İlkinde Türkiye`deki eğitim açmazına, ikincisinde ise bürokratların idare-i maslahatçılığına vurgu yapılıyordu. Bir yazısında da bahsettiği gibi Tatar Çölü, en çok hediye ettiği kitaplardan biri idi. Bürokrasi de yüksek bir yere atanan dostlarına çikolata yerine bu kitabı götürürdü. Ve mutlaka okumasını söylerdi. Kitabı okuduktan sonra ona epey sitem eden dostunun devamında 'dışarıdan parola sormak kabilinden görülen bir sürü yaptığı önemli iş sıralaması da' dikkatinden kaçmazdı.

'Acaba hangimiz, bulunduğumuz yerin Tatar Çölü, yaptığımız işin 'Parola sormak' olup olmadığını sorguluyoruz' derdi. Kaçkişinin kendi içindeki vaizi dinlediğini merak ederdi. Eskiden aşağı yukarı her evde, her işyerinde bir levha olarak bulunan: 'Bugün Allah için, ne yaptın.' Sorusunu insanların kendilerine ne sıklıkla sorduklarını düşünürdü. Ve bu sorunun hepimizi kendi 'Tatar Çölü'müzden kurtaracak en kestirme sorgulama olacağına ve bu sorgulama da, kesinlikle başat rolü vicdanımız alacağına inanırdı.

Erol Battal düşündüğü ve inandığı gibi yazan, yazdığı ve düşündüğü gibi yaşayan bir arkadaşımızdı. Esasında bütün yazılarında okura bir karakter, kimlik ve kişilik de yükleme çabasındadır. Yazılarına yansıyan kimlik, karakter ve kişilik esasında Erol Battal`ın da ta kendisidir.

Allah mekânını cennet etsin. Ruhun şad olsun aziz dostum.