DOLAR
5,8225
EURO
6,5391
ALTIN
251,9064
BİST100
94.244

'Bu VIP krizi değil, devletin valisine yapılmış bir hakarettir'

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, İmamoğlu'nun havalimanı VIP salonuna alınmadığı iddiasına ilişkin, "Bunu bir VIP krizi olarak değil, devletin valisine karşı yapılmış bir hakaret olarak tanımlamak ve böyle görmek durumundayız." dedi.
07.06.2019 14.59.46

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Ordu Valisi Seddar Yavuz'u makamında ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, Yavuz'un Ordu'da önemli hizmetlere vesile olduğunu belirterek "Eskilerin tabiriyle gerçekten gün görmüş bir devlet adamı olarak memleketimize fevkalade değerli hizmetleri oldu, olmaya da devam ediyor." ifadesini kullandı. Hizmetlerinden dolayı Yavuz'a teşekkür eden Kurtulmuş, bundan sonraki süreçte de hizmet ve katkılarının devam etmesi temennisinde bulundu. Kurtulmuş, 5 Haziran Çarşamba günü CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun Ordu-Giresun Havalimanı'nda VIP salonuna alınmadığı iddialarına ilişkin, şunları söyledi: "Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki CHP'nin İstanbul Büyükşehir adayı ve beraberinde CHP'nin üst düzey yöneticilerinin de olduğu heyetin Ordu-Giresun Havalimanı'nda karşılaştığı durum, bir VIP krizi şeklinde tanımlanamaz. Ortadaki mesele VIP krizi falan değildir. Açıkça, düpedüz, kim olursa olsun, bazı siyasetçilerce devletin valisine, devletin valisinin şahsında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne, buradaki kamu görevlilerine yapılan açık bir haksızlık, açık bir saldırı, açık bir hakaret ve hatta açık bazı tehditler söz konusudur. Bunu bir VIP krizi olarak değil, devletin valisine karşı yapılmış bir hakaret olarak tanımlamak ve böyle görmek durumundayız." Bu durumun kabul edilir olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, "Siyasetçiler zaman zaman, arzu etmedikleri durumlarla karşılaşabilir. Farklı kanaatleri olabilir, herhangi bir olay karşısında farklı yaklaşımları olabilir ama ister iktidar, ister muhalefet partilerinden olsun, herkesin asgariden göstermesi gereken temel tavır, devletin bütün kurum ve kuruluşlarına ve onların temsil etmiş olduğu şahıslara karşı ölçülü davranmak mecburiyetidir. O anki hava içerisinde kendisince haklı görebilir ama Türkiye kamuoyunu yaralamıştır. Türkiye'de vicdan sahibi makul büyük çoğunluğu rahatsız etmiştir. Meselenin VIP krizi şeklimde lanse edilmesini de doğru bulmuyoruz." değerlendirmesinde bulundu. Kurtulmuş, sözlü saldırı ve hakaretler dolayısıyla karşılaştığı muamele nedeniyle Vali Yavuz'a geçmiş olsun dileklerini ileterek "Bu yanlışın hep beraber karşısında olmamız lazım. Kim olursa olsun bu yanlışın içinde ismi geçen CHP'nin üst düzey yöneticilerinin de bir şekilde kendilerini halkın gözünde ibra edecek tavır ve davranışlar içerisinde olması lazım." diye konuştu.

"İnşallah kamuoyu önünde davranışlarından dolayı özür dilerler"

Bu durumla ilgili Vali Yavuz'un gerekli hukuki mücadeleyi başlattığını kamuoyu ile paylaştığını aktaran Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Sürecin biz de takipçisi olacağız. Yanlıştır, vahim bir yanlıştır, çok büyük bir hatadır, çok büyük bir terbiyesizliktir, çok büyük bir skandaldır. Bunların herhalde bir karşılığı olması gerektiğini düşünüyorum. Bir kez daha en üst perdeden sayın Ekrem İmamoğlu ve üst düzey CHP yöneticilerinin de içinde bulunduğu bu skandalın ortaya çıkmasında payı olan herkesi kınıyorum. Bu ayıptır, siyaseten yakışıksızdır. Böyle bir tavrın olması Türkiye'nin, hele günümüz Türkiyesinin kaldıramayacağı bir durumdur. İnşallah kamuoyu önünde davranışlarından dolayı özür dilerler."

"HDP'den, PKK'dan destek aldığınızı adam gibi ortaya koyun"

Kurtulmuş, Altınordu ilçesindeki bir düğün salonunda belediye başkanları ve partililerle bir araya geldi. Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bütün gündeminin 23 Haziran'a kitlendiğini belirterek "İnşallah 23 Haziran'da AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesini, belediye başkan adayımız Sayın Binali Yıldırım belediyeyi kazanarak yolumuza kaldığımız yerden daha güçlü şekilde devam edeceğiz." ifadesini kullandı. Seçimin sadece siyasi çalışmalar, birtakım miting ve toplantılarla değil aynı zamanda seçim günü sandıklara sahip çıkmakla, her bir oyun kıymetini bilip onu korumakla ilgili bir süreç olduğunun altını çizen Kurtulmuş, 31 Mart seçimlerinde bunu gördüklerini söyledi. Öncelikle AK Parti'nin 31 Mart'tan sonra gerilediği şeklinde oluşturulmaya çalışılan algıları değiştirmeleri gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Önümüzdeki bütün veriler ortadadır. AK Parti kurulduğu günden bu yana yerel seçimlerde en yüksek oyunu Türkiye genelinde 31 Mart'ta almıştır. Yüzde 45'lik oyla açık ara birinci parti olmuştur." diye konuştu. Seçimde Cumhur İttifakı ile aldıkları oyun yaklaşık yüzde 52 olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, bunun da halk oylaması sürecindeki oy seviyesinde bulunduğunu dile getirdi. Yerel seçimde Ankara ve Antalya'nın kaybedildiğini ama sandığın kıymetini bilen bir siyasi hareket olduklarını anlatan Kurtulmuş, sandıktan ne çıkarsa kabul ettiklerini aktardı. İstanbul seçimleriyle ilgili ortaya çıkan şaibe, yolsuzluk ve birtakım Ali Cengiz oyunlarının ortadan kaldırılması, sandıkta kendilerine oy verenlerin hak ve hukukunu korumak için mücadele ettiklerini söyleyen Kurtulmuş, "Ortaya delilleri ve verileriyle birtakım iddiaları koyduk. Sonuçta da Yüksek Seçim Kurulu, bu seçimlerin yenilenmesiyle ilgili karar verdi." dedi. 

"Seçimin belirleyicisi sandığa gitmeyen ve boş ya da geçersiz oy verenler olacak"

Numan Kurtulmuş, seçimin sadece oy vermek değil, oy verdikten sonra sandıklardaki sayımların gerçekleştirilmesi, sonra varsa itirazlar sonucu oyların yeniden sayılması, bittikten sonra yenilenmesine ilişkin şaibe ve tereddüt varsa seçimin yenilenmesi süreçlerinin tamamını kapsadığını ifade ederek şöyle konuştu: "Böyle baktığınız zaman, Türkiye'de ilk defa bir seçim yenilenmiyor. Birçok seçimde, yerel seçimlerde seçimler yenilenmiş. 2 Haziran'da bazı ilçelerde yenileme seçimleri yapıldı. Bunlardan biri de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı. Biz istedik diye değil, ya da CHP istediği için değil, Yüksek Seçim Kurulu önüne gelen delilleri değerlendirerek seçiminin yenilenmesiyle ancak şaibenin ortadan kalkacağına karar verdi. Arada 13 bin fark var. Çok az bir fark var. Çok net söylüyorum, önümüzdeki seçimin belirleyicisi sandığa gitmeyen 1 milyon 700 bin insan ve sandığa gidip boş ya da geçersiz oy veren 320 bin seçmendir. Bunun yarısı da boş oy vermiş. Bu kardeşlerimiz genelde AK Parti seçmeni olan, daha önceki seçimlerde bir şekilde AK Parti'ye oy veren ama şu ya da bu nedenle kızarak, küserek, darılarak 'Ben bu seçimlerde vermiyorum, bir ders veriyorum.' diyerek sandığa gitmemiş ya da gittiğinde boş oy kullanmış kardeşlerimiz. Ola ki burada tatilde kalacak ya da bir şekilde geri dönmeyecek kardeşlerimiz var. Ordulu seçmenlerimizin seçimde İstanbul'a gitmesini, sizlerin tek tek buradaki insanlara dokunarak sağlamanızı istirham ediyoruz." Orduluların ve İstanbul'daki Orduluların da AK Parti'ye her zaman destek verdiğini dile getiren Kurtulmuş, "Bu seçimde de inşallah Ordulu kardeşlerimizi ciddi şekilde İstanbul seçimlerine yönlendireceğiz. Oylarını gidip orada kullanmalarını, sadece oylarını kullanmalarını değil, kullandıkları sandıklara da sahip çıkmalarını hemşehrilerimizden istirham edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Kurtulmuş, bir süre önce Avrupa Parlamentosu seçimlerinin yapıldığını anımsatarak "Avrupa'nın hemen hemen her ülkesinde, Avrupa Parlamentosu seçimlerinden daha fazla İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yenilenme seçimleri konuşuldu. Gazetelerde, haber sitelerinde yer aldı. Adama sorarlar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimiyle Avrupa Parlamentosunun seçimlerinin olduğu günde ne ilgisi vardır, Avrupa medyasının? Demek ki bir ilgileri var." dedi.

"Hem PKK'nın desteğine gık çıkarmayacaksınız hem de Karadeniz'de şov yapacaksınız"

PKK'nın üst düzey yöneticileri Duran Kalkan ve Bese Hozat'ın açıklamalarına değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti: "HDP'nin eş genel başkanı sayın hanımefendi, PKK'nın üst düzey yöneticileri Duran Kalkan ve Bese Hozat... Çok açık, çok aleni, gizlemeden, saklamadan İstanbul seçimlerinde, kendi tabirleriyle söylüyorum, 'Faşist AK Parti'yi geriletmek için Ekrem İmamoğlu'na destek olacağız.' diyorlar. Bu desteğin kendileri açısından ne kadar önemli olduğunu söylüyorlar. Karadenizli hemşehrilerimizi uyarmak bakımından söylemenizi istirham ediyorum. Karadeniz, yiğit insanların yeridir. Karadenizliler içi dışı bir insanlardır. Karadenizliler özü sözü doğru insanlardır. Bir şekilde karar verdiklerinde ona doğru hareket ederler. Böyle ikircikli tavırlardan hoşlanmazlar. HDP'den, PKK'dan destek alıyorsanız alın kardeşim, bizim diyecek bir şeyimiz yok ama kalkın adam gibi bu desteği aldığınızı da ortaya koyun. Hadi desin ki İstanbul adayı İmamoğlu, 'Benim PKK'nın desteğine ihtiyacım yok.' Bir tek şey söylüyoruz. Mertçe, açıkça ortada olsun. Hem siz PKK'nın vesaire, bunların desteklerine gık çıkarmayacaksınız hem de Karadeniz'de şov yapacaksınız. Karadenizliler bu şovu yutmaz ve söylediklerinize kanmaz. PKK'nın desteğini Kürt kardeşlerimizin desteği olarak görmeyin. Kürtlerin oyları bir partinin cebinde değildir. Kürt kardeşlerimiz bu ülkenin en namuslu, ülkeye, dinine, inançlarına bağlı büyük kitlesidir. O insanların büyük oranda AK Parti'ye oy verdiğini biliyorsunuz. Doğu'da Şırnak'ta, Ağrı'da AK Parti'yi Kürt kardeşlerimiz seçerek belediyeyi verdiler." Programa AK Parti Ordu Milletvekilleri Şenel Yediyıldız ve Ergün Taşcı, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler de katıldı. İTTİFAK-AA 


Yorum Ekle