DOLAR
5,7208
% -0,09
EURO
6,3499
% -0,24
ALTIN
275,5466
% -0,70
BİST100
95.855
% -0,18

Çin Rüyası

13.08.2019 00:00

Dr.Ferhat Kurban Tanrıdağlı tarafından kaleme alınan, “Küresel Güç Olma Sevdası ÇİN RÜYASI” isimli kitap Çınaraltı Yayınları tarafından neşredildi. Ferhat Bey, “Pek kıymetli gönül dostu Süleyman Doğan hocama en derin saygılarımla” imzalı kitabını takdim etti. Öncelikle kitabın zulüm altında inleyen Doğu Türkistanlı kardeşlerimize bir nebze de olsa faydalı olmasını temenni ediyorum. 200 sayfadan oluşan “Çin Rüyası” kitabında çok sayda belge ve fotoğraf da yer alıyor. Kitap üç bölümden oluşuyor ve zengin bir kaynakça yer alıyor. Ferhat hocamız akademik titizlik içinde kitabı telif etmiş.

İpek Yolu Projesi!

Kitabın arka kapağında uzmanlar eserle ile ilgili görüşlerini dile getirmişler. Prof.Dr.Alim Can İnayet’in şu görüşlerine yer verilmiş: “Çin düşünce sisteminde Çin'in adı olan “Zhongguo” merkezi ülke, merkezi devlet gibi anlamlara geliyor ki, bu ülke/devlet dünyanın merkezidir; diğerleri çevre/kenar ülkelerdir. Yeni ipek yolu projesi bu Çin Rüyasını gerçekleştirmenin ilk adımıdır. Çin bu proje ile Türkistan'ı, Orta Doğu'yu, Balkanları önce ticari ağlarla birbirine bağlayacak, sonra inşa ettiği ekonomik ve politik sistemle Avrasya'ya hakim olarak dünyaya hükmedecektir.”

Küresel Politikalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Koordinatörü H. Murat Lehimler, “Dr. Tanrıdağlı, Türk düşün hayatında uzak, mitolojik, kozmik bir alanı temsil eden Çin'i, günün kabul gören deyimiyle "ezber bozarak" anlatıyor. Çin ile ilgili bildiklerimizi öğrendiğimiz kaynakların çok azının bu coğrafya orjinli bilim insanlarından gelebilmesi, ülkemiz için uzun yıllar eksikliği hissedilen bir konu olmuştur. Elinizdeki kitap bu açıdan oldukça anlamlı bir kaynak niteliği taşıyor.” Prof. Dr. Salih Aynural, “Kendisi Doğu Türkistan’da doğup büyüyen sonradan Türkiye’ye hicret eden, Çince’ye büyük hakimiyeti olan Dr. Ferhat Kurban Tanrıdağlı, büyük ölçüde Çince kaynaklardan yararlanarak yazdığı söz konusu eserinde; Doğu Türkistan’da yüzyıllardır süregelen Çin emperyalizmini ve Çin’in binlerce yıllık amaç ve hedefini başka bir ifade ile Çin Rüyasını adım adım gerçekleştirme yoluna girdiğini dile getirmiştir.”

Bir başka bilim insanı Prof.Dr. Yücel Oğurlu ise kitap hakkında şu görüşleri dile getirmiş, “Dr.Tanrıdağlı, Çin diline ve Türkçe’ye aynı derecede vakıf; bölgenin tarihini ve kültürünü ve mevcut jeopolitiğini en yakından takip eden Türkiye’de keşfedilmemiş bir isim. Elinizdeki bu eser, Çin’in Orta Asya ve bütün dünya ile tarihi ve güncel bağlantıları, Çin’in plan ve beklentileri ile bir anlamda gelecek projeksiyonunu ortaya koyacak önemli bir çalışma.”

Yok etme politikası!

Dr.Ferhat Kurban Tanrıdağlı kitabının önsözünde şu önemli tespitte bulunuyor: “Çin Halk Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana geçen 70 yıl zarfından, Uygurların kalbine devlet kavramını kabul etmediklerinin gerçeğidir. Bu, Çin hükümetinin Uygur topluluğunu düşman olarak bellediğini anlamına da geliyor. Çin felsefesine göre, “Farklılık tehdittir”. Bu topraklardan tamamen emin olabilmek için ya tam asimilasyonla herkes Çinlileşecek ya da tamamen yok edilecektir.” Yazar Ferhat Tanrıdağlı kitabında Çin’de okuduğu dönemi ve sanatla ilgili yıllarını da kaleme almış. Ferhat Bey kendisi gibi sanatçı olan ve hem çalan ve hem de söyleşen eşi Gülzadem hanım ile Çin’in çeşitli yerlerinde verdiği konserlerden de söz ediyor. Uygur Türkü meşhur sanatçı Abrurrehim Heyt’in sanatçılığı ve kişiliğinden de söz ederek, şimdi Çin zindanlarında sırf Türk olduğu için yattığını belirtiyor Ferhat Bey.

Ferhat Tanrıdağlı eşi ile birlikte Doğu Türkistanlı efsane liderlerden İsal Yusuf Alptekin uzun yıllar sohbetlerini kaleme aldığını belirtiyor. Aslında İsa Bey ile ilgili bir kitap kaleme alsa çok yerinde olur diye düşünüyorum. “Yürek Sözü” başlıklı yazıda Amerika Uygur Cemiyeti Başkanı İlshat Hasan Kökböre’nin açıklaması yer alıyor. Dr.Ferhat Kurban Tanrıdağlu kitabının sonuç kısmında şu önemli ifadelerin altını çiziyor: “Çin Rüyası insanlık için bir kabustur. Çünkü Çin, Doğu Türkistan’ı Türk’ün olmadığı tamamen Çinlileşmiş bir toprağa dönüştürmek ve böylece bütün Türkistan’ı yutma ve dünyaya hakim olma gayesi yani “Büyük Çin Rüyasını gerçekleştirme yolunda en büyük engeli aşmak için Doğu Türkistan’dan soykırım yapmaktır.” Böylesine bir kitabın ortaya çıkmasından dolayı Dr.Ferhat Kurban Tanrıdağlı’yı tebrik ediyorum. Doğu Türkistan’a sahip çıkmak her şeyde önce insan hakkına sahip çıkmaktır. Çin zulmüne dur demek bütün dünyanın ortak çağrısı olmalıdır. Zulümle abat olanların sonu berbat olacaklar. Önemli olan bizlerin Doğu Türkistan davasına karınca kararınca sahip çıkmaktır. Çünkü zulme sessiz kalmak zulmü kabul etmek demektir. Zulme rıza da zulümdür.

Nure Sofi

Nurten Ertul tarafından kaleme alınan, “Karamanoğlu Beyi Nure Sofi, Geçmişten Sırlarıyla Geldi” isimli kitap Gözlük Yayınları tarafından neşredildi. 326 sayfadan oluşan, “Nure Sofi” isimli tarihi kurgusal roman üç bölümden oluşuyor.

Kitabın birinci bölümünde Mehmet Akif’in şiiriyle başlıyor?:

“Sanıyorlar kafa kesmekle, beyin ezmekle,

Fikr-i hürriyet ölür: Hey gidi şaşkın!

Daha kuvvetleniyor kanla sulanmış toprak:

Ekilen gövdelerin hepsi, yarın fışkıracak!”

Karamanoğlu ve Osmanlı rekabeti!”

Yazar Nurten Hanım, “Selçuklular, siyasi olarak Moğollar tarafından ortadan kaldırıldıktan sonra Osmanlıoğulları, etrafındaki diğer Müslüman Türk Beylikleri’ne karşı yayılmacı bir politika izlemeye başladı. Karamanoğulları, Selçuklu’nun gerçek mirasçısının kendilerini olduğunu düşünüyorlardır. Osmanlıoğullarını, sürülerini otlatan çobanları olarak görüp liderlik yarışında şans tanımıyorlardı. Ne var ki hiçbir şey göründüğü gibi olmayacaktır” diyor (Sayfa.110). “Surette meyve ağaçtan olmuşsa da hakikatte ağaç, meyveden doğmuştur” diyen Mevlana’ya atıfta bulunan yazar Nurten Ertul, kitabında Karmanoğlu ile Osmanlı arasındaki savaşlarda tamamen Karamanoğlu’nu tutup, Osmanlıoğlu’nu haksız buluyor ki, bu bir tarafgirliktir. Keşke yazar bu konunun kararını okuyucuya bıraksaydı. Çünkü Osmanlı’da, Karamanlıoğlu’da ve Selçuklu da bizim atalarımızdır. Birini tutup diğerine vuramayız.

Karamanoğlu Hanedan Ailesi’nin reislerinden Nure Sofi, gördüğü rüyanın etkisinden uzun süre kurtulamamıştı. Anadolu ile Akdeniz’de hüküm süren Karamanlı Devleti’nin yaşayan temsilcilerinden Nure Sofi ile diğer Anadolu beyleri, geçmişten günümüze ulaşan güçlü rakipleriyle devam eden ticari ve sosyal savaşları kazanabilecekler mi? Varlıklarının kaynağı; “Töreleri” onları, sonsuza kadar yaşatmaya yetecek mi? Nure Sofi’nin ve diğer Anadolu beylerinin etrafında gelişen aşk, ihanet ve güç odaklı olaylar zincirini bu romanda okuyacak ve çok farklı şeyler de öğreneceksiniz.

Değer Sizsiniz!

Doç.Dr.Mustafa Şeker tarafından kaleme alınan, “Mutlu ve Başarılı İnsan Yetiştirmek İçin Değer Sizseniz Değer Sizsiniz” isimli kitap Babıali Kültür Yayınları tarafından neşredildi. 174 sayfadan oluşan kitap dört bölümden oluşuyor. “Değerlerin ve Değerler Eğitiminin Önemine Farlı Bir Yaklaşım” alt başlığındaki kitabın önsüzünde Mustafa Şeker, “Bu eserin, bütün ön yargılardan uzak okunması çok önemlidir. Gerçekleri görmekten ve duymaktan korkmayan, karanlığa esir olmamış, fikir ve vicdanı hür, hakkı teslim eden entelektüel birikime sahip kimselerin en üst seviyede istifadesine sunulmuş bu çalışma, her kesimden insanın hassas vicdan terazisinde mutlaka yer bulacaktır” diyor.

Prof.Dr.Ahmet Şimgirgil kitabı şu önemli ifadelerle tanıtıyor: “İnsanı değer bulan niteliklerin önemine değinmiş, gelmişten ilham almayan anlayışların ömrünün kısa olacağına dikkat çekmiş, ecdadın yolunu takip eden ve onların bıraktığı mirası geleceğe güvenle aktarma hassasiyetini taşıyan, geçmişteki gibi büyük medeniyet tahayyülü kuran nesillere bir yol haritası sunmuş olması yönüyle de kıymetli bir eserdir.” Özellikle öğretmen ve öğrenciler için kitapta önemli konular işleniyor. Mustafa Şeker’i tebrik ediyorum.

Öze Dokunuş

Lokman Yıldız tarafından kaleme alınan, “Hayata Değer Katmak için Öze Dokunuş” kitabı Akademi İdeal yayınları tarafından neşredildi. 158 sayfalı kitapta birbirinden ilginç hayata değer katan hikayeler yer alıyor. Lokman Yıldız şu önemli ifadelerle kitabını takdim ediyor: “Zamanın dışında olmak veya onsuz yaşamak mümkün değildir. Çünkü hayat zamanla kayıtlıdır. Kişisel gelişimlerimiz, aile hayatımız, dini hayatımız, sosyal ilişkilerimiz, komşuluk iletişimlerimiz, ticari ahlakımız, akrabalık bağlarımız, okul hayatımız, trafikte kurduğumuz anlık ilişkilerimiz, memuriyetimiz, yeme içmemiz, siyasi hayatımız.
Biliyoruz ki dönüşmek insanın ruhunda ve vicdanında unuttuğu veya duyarsız kaldığı şeylere dokunmak ile başlar.” İşte, sorumluluklarımızı unutarak duyarsız hale getirilmeye çalışıldığımız günümüz dünyasında yaşamın kodlarını fark etmek, manayı anlamlandırmak ve hayata değer katmak için ‘öze dokunuş’ kitabı ile özümüze dönmeyi amaç edindim” diyen yazar Lokman Yıldız bize milli ve manevi değerler ışığında öze dokunuşun yolunu açıyor.

Not: Tüm okurlarım başta olmak üzere İslam Aleminin Kurban Bayramı Mübarek olsun.


Yorum Ekle
Bilal CEYLAN
14.08.2019 09.45.45

Rabbim tüm Türk İslam aleminin yâr ve yardımcıları olsun...Ne diyelim ,içimizdeki vatan hainlerinin kökünü kazıyamadık ki,Çin zulümü altındaki kardeşlerimize el uzatalım...Inşallah iyi olur diyelim.