Mütefekkir Abdurrahman Dilipak “G20” başlığıyla kaleme aldığı yazısında Eylül ayının hayli yoğun olduğuna dikkat çekerek G20 Zirvesi’ni değerlendirdi. İşte Dilipak’ın yazısındaki o ifadeler:

Bugün G20 ülkeleri Hindistan’ın başşehri Yeni Delhi’de toplanıyor.  Görünür gündemde küresel ticaret ve tek para, İKLİM, yeni uluslararası düzende uluslararası işbirliği ana gündem maddeleri.

Eylül ayı gündemi hayli yoğun. Bu arada Çin ve Rusya G20’ye daha alt seviyede katılabilir. Ağustos yapılan BRİCS zirvesinde, bu ülkeden yeni dünya düzeninde, ABD, İngiltere, AB yanında masanın dördüncü ayağı olarak yer almak istiyorlar. Coğrafya, nüfus, ekonomik büyüklük olarak ağırlıkları yanında yeni global kripto para sistemine karşı kendi para sistemleri için bir kart açıyorlar.

Bu arada hafta başında Soçi zirvesinde Erdoğan’la Putin arasında, özellikle tahıl koridoru konusunda bir uzlaşma olmadı. G20’den hemen sonra 17-21 Eylül arasında BM 78. Genel kurulu var ve devlet ya da hükümet başkanları orada olacak. Türkiye’nin görünen gündem belli, İnşallah Ankara’dan gideceklerin rehberliğini Chabat yapmayacaktır. O gündem Ukrayna savaşı, Suriye, Filistin, KKTC, Terörle mücadele, mülteci sorunu ve İKLİM! Bu ay da böyle geçecek!

Zirve’nin ana gündemi: "Tek Dünya, Tek Aile, Tek Gelecek".. Deccal, “Deccaliyet düzeni”ni başlatmak için, kendilerini “Zamane Tanrıları” “Zamane Firavunları, Nemrutları” olarak gören bir takım Belam ve Karunlar, aralarına kendilerine benzetmeye çalıştıkları birilerini de alarak bugün, İns ve Cin’nin Şeytanları ile birlikte, İnsanlığı “Dijital kul / Siber köle / Biyonik Robot”a dönüştürmek için bir araya geliyorlar.

Mehmet Şimşek “Müjde”yi 17.7.2023’de Twitter’den "Eylül ayında tek dünya, tek aile, tek gelecek odaklı G20 liderler zirvesini sabırsızlıkla bekliyorum" diyerek duyurmuştu. Biliyorsunuz Şimşek, göreve başlar başlamaz, 5tepe’nin Faiz yasağını kaldırmıştı. Şimşek “5’den büyük olduğunu” gösterdi bu kararı ile bir bakıma! NAS’ı da böylece NESH’etmiş mi oldu yoksa! Tamam, nasıl olsa zaten RİBA’nın adını FAİZ koyup, işi biraz sulandırmıştık zaten. KAİME’yi de mutlak değer gibi sunmadık mı? ENFLASYON / DEVALÜASYON’A zaten (Haşa) Allah (cc) karışmıyordu(!?).. Bu yolun sonunun buraya çıkacağı belli idi zaten. Geriye FAİZ’e HELAL sertifikası almaya geldi. Eee, KİMLİK KARTImıza GENDER yazanlar için bu da zor olmasa gerek. Sahi onca GAVS hazretleri ne buyururlar bu hususta. Hani sürece fiilen müdahale etsinler demiyorum, görüş açıklasalar hiç olmazsa. Affedersiniz onlar MEHDİ ve MESİH’i bekliyordur muhtemelen. Nitekim her işin bir sahibi, bir de zamanı var! CIA, MI6 ya da MOSSAD’dan icazetli, Kripto Mehdi’ler (Biri Şii, biri Sünni), Elon MUSK’un Starlinklerinin Hologramı ile gökten iniş şenliği düzenlenen MESİH’ler gelirse görürsünüz gününüzü. Eee, o zaman bakarsınız ŞABAT’ın cinleri de devreye girmiş, HAARP’lerle ateş yağdırıyorlar bir takım bölgelere.. Mesih ile Deccal’ın siber savaşı başlamış, ister misiniz! Bakalım bizimkiler 5G projesini tamamlayabilirler mi?

Karabağ’daki Ermeni nüfusa Bakü yönetiminden insani yardım Karabağ’daki Ermeni nüfusa Bakü yönetiminden insani yardım

O gün orada “Bizim Rabia'mız” konuşulmayacak, bizim de birlikte hareket etmekte olduğumuz “Yeni dünya düzeni”nin “Yeni Teslis”i açıklanacak: “Tek dünya, tek aile, tek gelecek” ya da bunu şöyle de özetlemek mümkün “Human 2, Industry 4, People 5”..

G20, 1999 yılında, 2. Bin yıla girerken, “Millenium” döneminin eşiğinde Asya ülkelerinde kurgulanan “mali kriz”nden sonra, Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanlarının küresel ekonomik ve mali konuları tartışmaları için bir forum olarak kuruldu. Önce Çin’in yeniden yapılandırılması için kurulmuştu. G20, 2007'de kurgulanan, bu kez  “küresel ekonomik ve mali kriz”in ardından 2008’de Lider Seviyesine Yükseltildi.

Devlet/Hükümet Başkanları seviyesine yükseltildi ve 2009'da “uluslararası ekonomik işbirliği için önde gelen forum” olarak belirlendi ama ekonomi ve politika artık iç içe geçti. Yeni dünya düzeninde bu konu artık “Tek Para” politikasının ardından, sürdürülebilir kalkınma, sağlık, tarım, enerji, çevre, iklim değişikliği ve yolsuzlukla mücadele, Global bir düzen konusu olarak zirvenin gündeminde yer alıyor. Bu güne kadar hep bir “Siyonist proje” olarak konuşageldiğimiz “Tek Dünya Devleti” konusu artık G20’nin ana gündemini oluşturuyor.

Zirve artık her yıl bir başka ülkede düzenleniyor. Bu grup 19 ülke ve AB’den oluşuyor. Bunlar Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Kore Cumhuriyeti, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Türkiye, Birleşik Krallık, ABD’den oluşuyor.  Bu grup,  dünya GSYİH'nin yaklaşık %85'ini, küresel ticaretin %75'inden fazlasını ve dünya nüfusunun yaklaşık üçte ikisini temsil ediyor.

Maliye Bakanı ve Merkez bankası başkanı mutlaka bu zirvede olacak. Zaten bu güne kadar birçok bakan ve bürokrat gidip geldi.

Tekrar Hindistan’daki İslam'ın geçmişi ile ilgili şu kısa bilgiyi de vermek istiyorum: İslâmiyet, Aşağı İndus Vadisine ilk olarak Emevîler devrinde Hz. Ali’nin şehadetinden hemen sonra 661 -750 arasından İran üzerinden doğuya giden tebliğcilerle girmişti.

1173 yılından sonra Gazne’de hükümdar olan Şehâbüddîn Muhammed, Ganj Ovası'nda hâkimiyetini genişletti. Hindistan'da Delhi merkez olmak üzere kurulan ve çoğu Türk asıllı hanedanlar tarafından idare edilen sultanlık (1206-1526)ya kadar bölgede varlıklarını sürdürdüler. 1970’li yıllarda kurduğum yayınevinde, o zaman Hindistan’dan çekilişimizi anlatan “Osmanlı Hind Müslümanları münasebetleri tarihi” diye bir de kitap yayınlamıştım. İstanbul Üniversitesinde öğretim görevlisi olan, Pakistanlı Doç. Dr. Yakub Muğhul kaleme almıştı bu eseri. Eş zamanlı olarak Hindistan, Horasan ve Endülüs’ten çekildik ve bunun tarihi henüz tüm çıplaklığı ile anlatılmış değil. Biz hala tarihi bir övgü ya da sövgü kitabı olarak okumaya devam ediyoruz. Ve ibret almadığımız için tarih tekerrür edip duruyor. Selam ve dua ile.

Kaynak: (HABER VAKTİ)