Diploma denklik konusu, bir soruna nasıl dönüştü

Abone Ol

Denklik Mağdurları konusu sosyal medyada öncelik kazanmaya devam ediyor. Mağdurlar Sn. MV`ne ulaşmaya çalııyor.&nbsp Erdoğan Kılınçaçıklayıcı&nbsp bir yazı göndermiş, yayımlıyoruz; &nbsp

'Öğrenciler yurtdışında herhangi bir okula kayıt yaptırmadan önce eğitim aldığı sırada, hiçbir yanlışlığa ve hak kaybına uğramamak açısından, YÖK`e başvurarak eğitim almak istediği yükseköğretim kurumunun tanınırlığı konusunda yazılı olarak bilgi edinme başvurusunda bulunmaktadır.

Başvurusuna olumlu cevap aldıktan sonra kayıt yaptırmaktadır. Bununla birlikte çeviri ücretleri, uçak bileti, ev kiralama veya yurtta kalma, okula ödenen ücretler, kitap masrafları, yeme içme masrafları ve daha birçok maddi manevi yükümlülük altına girmektedirler.

Eğitimi tamamladıktan sonra YÖK` e diploma denklik başvurusu yapan birçok aday kendini bitmek bilmeyen bir dava süreci içinde bulmaktadır.

Kazanılan davaların ardından tekrar tekrar verilen Ret Kararları yeni davalar açmayı zorunlu kıldığı için YÖK` ün tanıdığı okullardan mezun olan öğrenciler yıllarca süren hukuki süreçlerle mücadele ederek maddi ve manevi anlamda yıpratılmaktadır.

Oysaki öğrenci hukuk güvenliği ilkesi gereği Tanınan bir okuldan ve eğitime başladığı yıl yürürlükte olan Denklik Yönetmeliği ve Lizbon sözleşmesi ve Bologna sürecine güvenerek eğitime başlamış ve bu uğurda gerek kendisi gerekse ailesi ciddi maddi manevi külfet altına girmiştir.

YÖK önce `bu okulu tanıyorum git oku`` diyen yok mezuniyetimizden sonra ÖSYM sınavının arkasına dolanmak için gittiğimizi belirterek diploma denklik başvurularımızı reddetmiştir.

Keyfi olarak yapılan bu Ret işlemleri bizleri mağdur etmektedir. Yaklaşık 100 bin Türk vatandaşının umutlarını, yıllarını ve maddiyatlarını yurtdışında harcatıp sonra Diplomalarına denklik vermemek hiçbir şekilde açıklanamaz.

Yurtdışı mezunlarına olan önyargılı bakış açısı YÖK Komisyon Raporlarına da açıkça yansımaktadır. Eğitime başlamadan önce YÖK` e yazılı başvuru yapıp onay alan öğrenci, mezun olup geldikten sonra mesnetsiz ithamlarla suçlanarak denklik başvurusu reddediliyor. Burada ilginçolan şudur, bütün şartları aynı olan sınıf arkadaşlarından birine ve ya birkaçına Lisans Tamamlama Kararı verilirken birilerinin diploması hem süreden hem de süre nedeniyle ders içeriklerinin yeterli olamayacağından bahisle reddediliyor.

Hukukun Eşitlik İlkesi göz göre göre çiğneniyor.

ÇÖZÜ M ÖNERİLERİMİZ

1. EĞİTİME BAŞLANILAN TARİHTE YÜ RÜ RLÜ KTE OLAN YÖNETMELİKLERE UYGUN DAVRANMA

Öğrencinin eğitime başladığı hatta mezun olduğu tarihte henüz düzenlenmemiş ve yürürlükte olmayan bir mevzuatı hiçkimsenin önceden öngörmesi mümkün değildir ve bu uygulamanın hukuki ve hakkaniyetli bir yanı yoktur.

Öğrencilerin mezuniyetleri sonrasında yaptığı denklik başvuruları değerlendirilirken, eğitime başladığı tarihte yürürlükte olan Diploma Denklik Yönetmeliği ve diğer mevzuat ile YÖK kararlarının esas alınması gerekirken, bu yapılmıyor.

Öğrenciler, eğitime başladıkları yıl yürürlükte olan yasal düzenlemelerle kazanılmış hak sahibi olduğu için bu hakkın korunması gerekmektedir. İdari yargının da yargılamayı aynen bu anlayışla yaparak, öğrencinin denklik başvurusu yaptığı tarihte yürürlükte olan meri mevzuat hükümlerine göre karar vermesi esasen bardağı taşıran son damla niteliğindedir. Bu yaklaşım idare hukukunun ilkelerinden olan idari istikrar ve idareye güven prensibinin açıkça ihlali niteliğindedir.

2.ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE UYGUN DAVRANMA

Lizbon sözleşmesine taraf hiçbir ülkede 100 bin Denklik mağduru öğrenci yok iken, ülkemizde bu kadar mağdur olması anormal bir durumdur.

Avrupa Bölgesinde Yükseköğretim İle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Antlaşma (Lizbon Tanıma Sözleşmesi)` kabul edilerek usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuştur. Bu andlaşma Anayasaya göre kanun hükmünde olup, Anayasaya aykırılığı iddia edilemez. Anayasamız yanında, 1969 tarihli Birleşmiş Milletler Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi`nin 'Ahde Vefa' (Pacta Sunt Servanda) başlıklı 26. maddesi: 'Yürürlükteki her antlaşma ona taraf olanları bağlar ve tarafların onu iyi niyetle icra etmesi gerekir.'

YÖK` ün Antlaşma hukukuna göre işlem tesis etmesi uluslararası hukukun gereğidir. İdare takdir yetkisinden bahisle uluslararası antlaşma gereklerini yerine getirmekten kaçınamaz.

Lizbon sözleşmesinin Amir kuralı sözleşmeye Taraf bir ülkeden alınan diplomayı Tanıyacak olan Taraf ülke, bu diplomayı kendi ülkesindeki herhangi bir üniversiteden alınmış gibi işlem yapar kuralı vardır. Bu şekilde yapılacak bir denklik değerlendirmesinde, öğrenciye süratle eksik derslerini bir üniversitede tamamlaması ve Türkiye`deki eğitim müfredatında eğitim aldığı alandaki eşdeğer bölümdeki dersleri aldıktan sonra denklik belgesinin düzenlenmesi gerekir.

3. SÜ REDEN RET KARARLARININ GEÇERSİZLİĞİNİ KABUL ETME

Yurtdışı Diploma Denklik mağdurlarının çok büyük bölümünü YÖK` ün eğitim alınan ülkede kalış süresinin yetersizliği nedeniyle ret kararı verdiği kararlardır. Bunların büyük çoğunluğu Türkiye`de Adalet Bölümü`nü bitirdikten sonra Yurtdışındaki bir üniversitenin Hukuk Fakültesinden mezun öğrencilerden oluşmaktadır.

YÖK` ün ret kararlarına kılıf olan en önemli husus ise, eğitim alınan ülkede kalış süresinin ne bir kanunda, ne de Yurtdışı Diploma Denklik Yönetmeliğinde düzenlenmemiş olmasıdır. Bu durum idare hukukunun belirlilik ilkesine aykırıdır.

YÖK, mahkemelere sunduğu savunmalarda Türkiye`de verilen eğitimin %70 i kadar sürenin yurtdışında geçirilmiş olması gerektiğini belirtiyor. Oysaki YÖK, öğrencinin eğitime başladığı yıl yürürlükte olan mevzuata, uluslararası sözleşmelere göre hareket etmelidir.

Okula devam zorunluluğunun ülke içinde kontrol edilemediğini hepimiz biliyoruz. Bu durumda devam zorunluluğunun ülke içinde farklı ülke dışında farklı kriterlere göre değerlendirilmesi hem eşitlik ilkesine aykırı, hem de eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanmaya çalışan ve Lizbon sözleşmesine taraf bir ülkeden eğitim almış bir öğrenciye böyle bir uygulama yapılamaz.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu` nun 2011/1790E. ve 2014/1046 sayılı kararında ise `Davacının devam durumunu takip etme yükümlülüğünün öğrenim gördüğü üniversiteye ait olduğunu, davacının okulunda sınavlara girerek diploma almaya hak kazandığı ve davacının devam zorunluluğunu yerine getirmediğinden bahisle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığına`` karar vermiştir.

Peki ne oldu da birden bire yargılama sürecinde, öğrencinin ülkede kalış süresi değerlendirilirken Türkiye` de aldığı adalet eğitimi ve usulüne uygun yürürlüğe girmiş uluslararası antlaşmalar, görmezden gelinmeye başlandı?

Bunu YÖK` ün 2018 Mali Yılı İdare Faaliyet Raporu` nda açıkça görebiliyoruz. Bu raporda 05.03.018, 16.11.2018, 07.12.2018 tarihlerinde (yani 1 değil 2 değil tam 3 kez) BÖLGE İADRE MAHKEMESİ BAŞKANLARI VE HAKİMLERE DENKLİK DAVALARI İLE İLGİLİ BRİFİNG VERİLDİĞİ YAZILMIŞTIR. Daha sonra rapordan bu kısımlar çıkartılsa da öncesinde denklik mağdurlarınca Ankara 63. Noterine tasdiki yapılmıştır.

COVİD-19 SÜ RECİNDE YURTDIŞI EĞİTİM VE SÜ REDEN RED KARARLARI:

Corona virüs, gelmiş geçmiş en devrimci virüstür. Dünyada büyük değişikliklere neden olmuştur. Bu süre içinde tüm dünyada okullar kapatıldı ve uzaktan eğitime geçildi. Zaten öteden beri gelişmiş ülkelerde eş zamanlı ve eş zamansız interaktif ortamlarda uzaktan eğitim verilmekteydi. Bu nedenle YÖK`Ü N SÜ REDEN RED KARARLARI ESASTAN ÇÖKMÜ ŞTÜ R.

Bu noktada daha önce mezun olmuş ve usulüne uygun diploma almış öğrenciler içinde, bu yeni hukuki duruma göre, yeni bir hak doğmuştur. Süreden red kararları iptal edilerek, diğer süresi tam olduğu kabul edilen öğrencilerle birlikte, doğrudan Lisans Tamamlama (Türk Hukukuna özgü eksik derslerin belirlenmesi) ve Staj kararları verilerek konunun çözüme kavuşturulması gerekmektedir..

4. SEVİYE TESPİT SINAVI KARARINDAN VAZGEÇME

Seviye Tespit Sınavı dünyanın en akıl dışı sınavıdır. Yök`ün 40 yıllık tarihinde ilk defa görev süresi dolmadan görevden alınan Oligarkların YÜ ZYILIN İCADI STS SINAVI DAYATMASI ASLA KABUL EDİLEMEZ, BAŞTAN SONA ŞAİBELERLE DOLUDUR. Aynen iptal edilen KPSS &ndash 2022 sınavı gibidir. Hiçbir öğrenci Ü niversite 1.sınıfta okurken, 3.sınıfın derslerinde sınava tabi tutulamaz. Bu ucube Sts sınavı aynen bunun gibi bir şeydir. Öğrenci henüz eğitimini almadığı, Türkiye`nin içhukukuna ait temel dersleri bir üniversitede başarı ile vermeden Denklik başvurusunun, Sts sınavı şartına bağlanması, akla, mantığa, eğitim bilimine ve hukuka aykırıdır.

SONUÇ:

Yukarıda izah olunan nedenlerle YÖK` ün, Uluslararası anlaşmaları görmezden gelen bir anlayışla ve öğrencinin mezuniyetinden aylar, yıllar sonra yayımlanan düzenlemelere göre verdiği Ret kararları da bu anlayışı devam ettiren İdare Mahkemesi kararları da YÜ ZYILLARDIR İNSANLIĞIN EN ÖNEMLİ KAZANIMLARINDAN OLAN, KANUNLARIN GERİYE YÜ RÜ MEZLİK İLKESİ VE KAZANILMIŞ HAK KAVRAMI GİBİ EVRENSEL HUKUKUN İLKELERİNE AYKIRIDIR.

YÖK` ten yazılı onay alarak yurtdışında eğitim alan Türk vatandaşlarına yaşatılan Denklik Sorununun bir an evvel çözüme kavuşması 100 bin denklik mağdurunun ve ailelerinin yüzünü güldüre EVRAKLARININ BİLE GERÇEK OLUP OLMADIĞI TEYİT EDİLEMEYEN SURİYELİ VE AFGANLARA VERİLEN BU HAKKI KENDİ ÇOCUKLARINIZDAN ESİRGEYEN BU ANLAŞIYTAN BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMESİ VE 100 BİN DENKLİK MAĞDURUNA EKSİK DERSLERİN TAMAMLANMASI VE STAJLA DENKLEŞTİRME EĞİTİMLERİNİN VERİLMESİ SAĞLANMALIDIR.'