11 Nisan 2021, Pazar
Son Dakika

Eğitim Ekosistemi ve Eğitimde Süreklilik

07.04.2021

Eğitim geniş bir ekosisteme sahiptir aslında. O büyük ekosistem içinde bir çocuğun eğitimini kapsayan mikro sistemler bulunur.

Bir çocuğun eğitiminin, gelişimin başarılı bir şekilde yürütülmesi için farklı güçler bulunur ki öğrenciyi başarılı kılan güçlerin en başında aile, öğretmen, öğrenci, çevre, toplum ve medya gelir.

Önemli olan bütün paydaşların uyum içinde birlikte süreci yürütebilmesi, iş birliği yapabilmesi ve bu çalışmaları uzun süre devam ettirebilmesidir. Bir çocuğun eğitiminde okul hayatı ile birlikte en büyük görev öğretmene düşmektedir. Öğretmenler, öğrenciyi merkeze alarak bir eğitim, öğretim ve gelişim programı oluşturmalı ve bu programı sürekli iyileştirerek istikrarlı bir şekilde sürdürmelidir.

Çocuğun içinde yer aldığı mikro ve makro çevre her açıdan uygun bir iklime sahip değilse o çocuğun başarılı bir eğitim, öğretim hayatı sürdürmesine sahip olduğu salt zekanın, yüksek zekâ seviyesinin pek de bir faydası dokunmayacaktır.

Önemli olanın çocuğun sahip olduğu mikro sistem içindeki öğretmen, ebeveyn ve çocuk üçlüsünün birlikte “biz bilinci” içinde hareket ederek süreci yürütmesidir.

Türk Milli Eğitiminin Temel İlkelerinden birisi de sürekliliktir. Süreklilik şu şekilde tanımlanmıştır:

“Fertlerin genel ve mesleki eğitimlerinin hayat buyunca devam etmesi esastır. Gençlerin eğitimi yanında, hayat ve iş alanlarına olumlu bir şekilde uymalarına yardımcı olmak üzere, yetişkinlerin sürekli eğitimini sağlamak için gerekli tedbirleri almak da bir eğitim görevidir.”

Yapılan işin “sürekli olma durumuna” süreklilik denir. Eğitim öğretim çok uzun süreli bir faaliyettir. O yüzden süreklilik, devamlılık çok önemlidir.

Çocukların doğuştan getirdikleri merak, keşfetme ve öğrenme becerilerinin eksilmeden korunması daha da geliştirilmesi sağlıklı bir eğitim, öğretim ortamının varlığı ve bu ortamın sürdürülebilir olmasına bağlıdır.

Bu yazıda eğitim öğretimde sürekliliğin önemini v e nasıl sağlanabileceğini ele alacağız.

Eğitimde Süreklilik Çemberi

1. Sevgi ile Başla

Sevgi, öğretmenliğin olmazsa olmaz duygusudur. İçinde insan sevgisi, çocuk sevgisi, meslek sevgisi, öğretme sevgisi, ülke sevgisi, vatan, bayrak sevgisi olmayan kişi öğretmen olmamalıdır.

Kalbinde sevgi bulunmayan bir kişi için öğretmenlik yapılacak bir iş değildir. Hem öğrenciye hem de kendisine eziyet etmiş olur bir ömür.

Sevgiyle başlanan her iş daha bir anlamlı olur ve her türlü zorluğuna göğüs gerilir. Her gün sınıfa sevgiyle girmek gerekir. Sevgiyle çıkmak, sevgiyle dolaşmak, sevgiyle bakmak gerekir gözlere.

Sevgiyle yapılan işlerde hiçbir şey insana ağır gelmez.

Beynimiz duygusal bağ kuramadığında öğrenemez. Öğrenci öğretmeniyle duygusal bağı sadece sevgi sayesinde kurabilir. Öğretmen de işine ve öğrencilerine sevgiyle bağlandığında çok daha mutlu olur, verimli olur. Sevgiyle yapılan işin sonu da güzel olur.

2. Yakın İlgi

Bir öğretmen için öğrencileriyle ilgilenmek işinin doğası gereğidir. Öğrenciyle ilgilenmek, öğrenciyle ilgili işlere öncelik vermek, eğitimle ilgili her şeyle ilgilenmek onun asli vazifelerindendir.

İlgi: "İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet” olarak tanımlanmıştır.

"Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma; dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi” olarak da tanımları vardır ilginin.

İlgilenmek ise: "Görev gereği bir sorumluluğu yerine getirmek” olarak tanımlanmaktadır.

Yine bir öğretmen için ebeveynlerle ilgilenmek, ilgilendiğini hissettirmek de önemlidir.

Okulla ilgilenmek, okulla ilgili işlere öncelik vermek ve ilgilendiğini hissettirmek de çok anlamlıdır bir öğretmen için.

Bir öğretmenin öğrencileriyle, ebeveynleriyle, işiyle, çevresiyle sevgi duyarak ilgilenmesi, ilgilendiği işleri sevmesi en güzelidir.

İlgi için bilgi şarttır. Kişi bilmeden ilgi duyamaz. Önce bilgi sonra ilgi gelir.

İlgi, dikkati daima diri ve uyanık tutar.

İlgilenme imkânınız yoksa ilgileniyormuş gibi yapmanın kimseye faydası yoktur.

Öğrencilerimiz bizim ilgilenip ilgilenmediğimizi anında fark ederler. Bu konuda samimi olmak gerekir. İlgi etkiyi de artırır.

3. Tanıma

Öğretmen kiminle muhatapsa, muhatap olduklarını iyice tanımalıdır. Tam olarak tanımadığınız bir çocuğa yeterince faydalı olamazsınız.

Baştaki iki (sevgi ve ilgi) madde tanımak için iyi bir fırsattır. İnsan sevdiği ve ilgi duyduğu kişiyi daha yakından tanımak ister.

Tanımak için iyi bir gözlem, iyi bir dinleme, yeterli vakit ayırmak gerekir. Çocuklara soru sormak, olaylara karşı tepkilerini gözlemlemek, sorumluluk vermek, onları daha iyi tanımak için iyi bir fırsattır.

Ne kadar erken ve ne kadar iyi tanırsak o kadar çabuk yol alırız.

Çocuğu daha iyi tanımak için ailesini, yakın çevresini, geçmiş öyküsünü, diğer ilişkilerini de tanımak gerekir.

Bir öğretmenin tanıma yolculuğu ilk olarak kendisini tanımasıyla başlar. Sonra öğrencilerini, meslektaşlarını, ebeveynlerini, yöneticilerini tanımasıyla bu zincir devam eder.

Kişiyi tam olarak tanımak ciddi emek ve zaman ister. Öğrencileriyle her fırsatı değerlendiren, sürekli öğrencilerinin içinde ve yanında olan, onlarla ders dışında da vakit geçiren, gerekirse ev ziyaretleri yapan öğretmenler, öğrencilerini çok daha iyi tanıyacaktır.

Tanımadığınız öğrenciye şifa olamazsınız, tanımadığınız öğrenciye rehberlik yapamazsınız. Sadece yaptığımızı zannederiz. Kimsenin gönlüne giremeyiz. Gönlüne giremediğimiz kişinin zihnine, aklına da giremeyiz.

4. Planlama

Eğitim ve öğretim başlı başına bir planlama işidir. Günün, haftanın, ayın ve yılın büyük çoğunluğunun okulda geçtiği bir eğitim sistemi plansız asla düşünülemez.

Öğretmen çok iyi bir planlayıcı olmalı, planlama becerisini mutlaka geliştirmelidir. Öğretmenlikte en önemli yetkinliklerin birisi planlama becerisidir.

Öğretmenlerin sınıfıyla ilgili, öğrencileriyle ilgili, ebeveynlerle ilgili, okuluyla ilgili ve kendi gelişimiyle ilgili planları olmalıdır.

Planlar mutlaka bir takvime bağlanmalı, uygulanabilir, sade, net ve anlaşılır olmalıdır.

Bir dersin, bir günün, bir haftanın, bir ayın, bir dönemin ve bir yılın planı olmalıdır. Hazır şablon planlar değil, bizzat kişinin kendisi tarafından oluşturulan planlar çok daha yararlıdır.

Bir plandan yoksunsan, başkalarının planlarının bir parçası olursun der bir Amerikan Atasözü. Yine plan yapmanın iyi işler yapmak için önemli olduğunu şu veciz sözle ifade eder Crosby: İyi şeyler yalnızca planlanırsa olur, kötü şeyler kendiliğinden olur.

5. Uygulama, Süreç

Hayata, uygulamaya geçirilmeyen hiçbir fikrin, planın, düşüncenin bir faydası olamaz. Eğitim, öğretim başlı başına bir süreç işidir. Birçok beceri, bilgi bu süreç içerisinde kendiliğinden öğrenilir. Öğretmenin en çok önem vermesi gereken bir alan da uygulamalar ve süreç alanıdır. Asıl tecrübe burada kazanılır ve burada geliştirilir. Öğretmenlik ancak ve ancak yaparak, yaşayarak öğrenilir ve mutfakta olmak çok önemlidir. Bütün kuramlar, teknikler, yöntemler, teoriler, tavsiyeler, öneriler burada denenir, tatbik edilir.

Her öğretmen kendi tarzını burada keşfeder. Asla denemekten korkmayın, cesur olun. Standart bir şekilde, sıradan bir öğretmen olmak yerine sıra dışı uygulamalara imza atan, sıra dışı bir öğretmen olabilirsiniz.

Uygulamalar yorucudur ama keyiflidir. İnsan aktif olduğu süreçte daha iyi öğrenir ve hayattan lezzet alır. Bu çocuklar için de öğretmenler için de böyledir.

6. Takip, Kontrol ve Ölçme

Her işte başarının sırrı sıkı bir takip ve kontroldür. Her öğrencinin yakın bir takibe ve ciddi bir kontrole ihtiyacı vardır. Çocuklar takip edilmediklerinde çok hızlı bir şekilde çalışmayı bırakırlar ve gevşeme eğilimine girerler. Sorumluluk duygusu sıkı bir takip ve kontrolle yerleştirilebilir.

Takip formları, kontrol çizelgeleri öğretmenliğin en önemli dokümanlarıdır. Çocuğun gelişim sürecini izlemek için de çok iyi bir veri sunar bu formlar.

Ölçülemeyen bir şey geliştirilemez de. Ölçme ve değerlendirme çok önemlidir eğitim sisteminde.

Ölçme ile öğrenme arasında inşa edilen köprünün kilit taşı geribildirimdir der, T. Toker.

İyi bir ölçme; veri, analiz ve geribildirimi kapsar.

Öğretmenlerin veriye dayalı alacağı kararların doğru bir ölçme ve değerlendirme süreci sonunda gerçekleşmiş olması çok önemlidir.

Sınıf içi ölçme ve değerlendirmeler sistemin en kilit noktasıdır. Çünkü eğitim, öğretim sürecinin büyük bir bölümü sınıfta yaşanır.

Ölçme değerlendirme bir bütün olarak ele alınmalı ve temelde çocuğun bütün yönleriyle sağlıklı ve mutlu bir birey olarak gelişimini hedeflemelidir.

7. Geribildirim

Son yıllarda yapılan araştırmalar geri bildirim vermenin başarıyı ve öğrenci öğrenmesini artıran, en etkili ve maliyeti en düşük yöntemlerden biri olduğunu ortaya koymaktadır. Doğru şekilde verildiğinde geri bildirim, öğrenci başarısını artıran bir yöntem olmasının yanı sıra güçlü bir öğretim aracı olacaktır.[1]

“İnsanı geliştiren deneyim değil, geri bildirimdir. Geri bildirimin önemini kimse yadsımaz. Geri bildirim performansı artırır, yetenekleri geliştirir” der, Acar Baltaş.

Geribildirim Niçin Verilir?

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenler için hazırlanan kitapta, bir terim olarak "geri bildirim” in, öğrenene, kendi performansının nasıl göründüğünü gösteren bir ayna olduğunun altı çizilirken bu kavramın sıklıkla karıştırıldığı "tavsiyede bulunmak, övmek, değerlendirme ya da not vermek" edimlerinden biri olmadığı vurgulanıyor.

Not vermek de bir geribildirim ama yeterli değildir. Geribildirim, gerçek performans ile hedeflenen performans arasındaki farkı vurgular.

Teşvik etmek, performansı geliştirmek, güçlü ve zayıf alanları belirlemek, düzeltmek, başarıyı artırmak için geribildirim verilir.

8. İyileştirme, Revize Etme ve Sürekli Öğrenme

Her sistem zamanla eskiyebilir, demode olabilir. Çok verimli başlayan birçok uygulama, zamanla verimliliğini düşürebilir. Şartlar değiştiği için değişiklik kaçınılmaz olabilir bazen.

Süreklilik çemberinde ölçme ve değerlendirmeden sonraki aşama iyileştirme, revize etme aşamasıdır.

Çocuklara, öğretmene, eğitime ve öğretime katkısı olmayan bir programın, uygulamanın, yöntemin revize edilmesi, iyileştirilmesi gerekir. İyileştirme faaliyetleri bu döngü içinde sürekli yapılmalıdır. Her aşamada yapılmalıdır. İyileştirme faaliyetleri sayesinde her zaman en iyinin peşinde oluruz.

Ders işleme yöntemimizi, kullandığımız uygulamaları, kaynakları, ölçme tekniklerimizi, fiziki düzenlemeleri, ödevlerimizi, bakış açımızı, yargılarımızı gözden geçirmeli ve gerekirse revize etmeliyiz. Yapılan bu iyileştirme faaliyetleri bizi sürekli öğrenmeye zorlar. Öğrenmeye devam ettikçe öğretebiliriz.

9. Sürdürme, İstikrar ve Metanet

Eğitim, öğretim faaliyetleri uzun soluklu bir maratondur, yıllarımızı alabilir. Bu uzun soluklu yolculukta metanet ve sabır en önemli gücümüzdür. Israrla sürdürülmeyen işlerde netice almak çok zordur.

Sene başında sınıfla ilgili, öğrencilerle ilgili, kendimizle ilgili almış olduğumuz kararlara, kurallara dönem sonuna kadar, yıl sonuna kadar uymaya devam edersek kalıcı davranış değişikliği gerçekleşir.

Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alper Evrensel, “Yılmadan, bıkmadan, demoralize olmadan ısrar etmek başarılı olmanın en önemli unsurudur” diyor.

Yıllardır yapmış olduğum gözlemlere dayanarak eğitim öğretim meselesinde en büyük kusurlarımızın birisinin de istikrarsızlık olduğunu, çok iyi niyetlerle başlanılan işleri aynı seviyede sürdürme konusunda başarısız olduğumuzu söyleyebilirim.

Çok güzel başlıyoruz, çok güzel kararlar alıyoruz, hedefler belirliyoruz ama istikrarlı bir şekilde devam edemiyoruz.

O yüzden bu alandaki eksikliğimizi gidermeliyiz. Metanetimizi artırmalıyız. Her ne olursa olsun asla pes etmemeliyiz.

10. Analiz ve Raporlama

Biz öğretmenlerin en büyük eksikliğinin ya da geliştirilmesi gereken yönlerinden birisinin analiz yapma ve raporlama becerisinin olduğunu düşünüyorum.

Rapor bir işin sonunda o işle ilgili kısa bir değerlendirme ve belgelendirme faaliyetidir. Aslında yapılan işi taçlandırmadır, mühürlemedir.

Raporlar, okulun, sınıfın, eğitimin, sınavların ve yapılan işin durumunu bildirdikleri gibi aynı zamanda bir çeşit iletişim araçlarıdır da.

Etkili bir rapor sağlam verilere, objektif gözlemlere dayanmalıdır. İyi bir rapor süreçle ilgili çok şeyi değiştirebilir.

İyi bir rapor için iyi bir süreç analizi yapmak da gerekir. Analizde bütün süreçler artı ve eksi yönleriyle ele alınmalı ve oluşturulan rapor geleceğe ışık tutması anlamında önemlidir.

Görsellerle, grafiklerle ve ölçümlerle desteklenen raporlar daha etkilidir.

Öğrenciler hakkında gelişim raporu, ders raporu, dönem sonu raporu, yıl sonu faaliyet raporu, zümre raporu, gezi raporu, deney raporu gibi pek çok rapor öğretmenlerin yapması gereken önemli raporlama işleri arasındadır.

Öğretmenler eğitimde sürekliliğin sağlanması için raporlamanın önemini, tekniğini kavramalı ve etkin bir şekilde kullanmalıdır.

11. Başarı ile Tamamlama

Neticeye ulaşmayan işler yarım kalmıştır. İşi, sonu taçlandırır der, Alain Rene Lesage.

Tamamlamak insanda tatmin duygusu oluşturur. Her ne işe başlarsak başlayalım onu neticeye erdirmeliyiz. Diğer türlü bir sürü çukur açar ama asla suya ulaşamayız. Suya ulaşmak için sabırla kuyuyu kazmalıyız.

Bir öğretmen olarak, bir okul olarak sene başında her neye başlamışsak onu tamamlamaya dikkat etmeliyiz. Aldırılan kaynak kitapları, dijital yayınları, okuma kitaplarını, programları tamamlamalıyız.

Aldığımız görevleri, sorumlulukları, rutin işlerimizi en verimli bir şekilde tamamlamalıyız.

“İyi bitirmek, iyi başlamaktan daha üstündür” demiş Ovidius.

12. Sevgi ile Bitir ve Yeniden Başla

Eğitim yolculuğu bitmeyen bir öğrenciliktir. Her takvimin son günü aynı zamanda bir sonraki yılın müjdecisidir. Döngü devam eder durur.

Her defasında sevgiyle, tutkuyla yeniden başlamak gerekir. Yenilenmiş olarak, tazelenmiş olarak başlamak gerekir. Dört mevsimin de hikmeti bu değil midir?

Ara tatiller, yaz tatilleri de öğretmenler için, öğrenciler için yenilenme, enerji toplama, revize etme, düşünme, hayaller kurma, okuma, araştırma, planlama, hedefleri belirleme, kritik etme dönemleridir.

"Bir işi bitirip boş vakte sahip olduğunda hemen yeni bir işe sarıl ve her daim Rabbine yönel!.." (İnşirah, 7-8)

13. Sabır ve Şükür

Bütün bu süreçlerde her zaman güçlü kalmak zordur. Sabır ve şükür her daim yanımızda taşımamız gereken duygu olmalıdır. Elde ettiklerimiz, ulaştıklarımız için şükür duygusu içinde olmalıyız.

Zorlandığımız zamanlarda, gücümüzün tükendiğinde sabır duygusu içinde olmalıyız.

Aborijinlerin törenlerinde söyledikleri bir şarkının sözleriyle bitirelim isterseniz.

Sonsuz birlik,

Adımlarıma güç ve bilgelikle rehberlik et.

Yürürken dersimin ne olduğunu göreyim.

Tüm yaratılışın amacına saygı duyabileyim.

Sonsuz birlik,

Saygıyla dokunmama,

Her zaman gözlerimin gerisinden

Konuşmama yardım et.

Yargılamadan gözlem yapmama izin ver.

Zarar vermeyeyim ve ziyaretimden,

Geriye sadece güzellik bırakarak gideyim.[2]

______________________

[1] http://ogretmen.meb.gov.tr/ogretmen-kitapligi/mesleki-gelisim-programi-kitaplari/ogretmenler-icin-el-kitabi-geri-bildirim.html

[2] Sonsuzluğun Mesajı, M.Morgan, Dharma Yayınları


Yorum Ekle
A. İKİCEVİZ
08.04.2021 00.30.46

Eğitimin olmazsa olmaz maddelerini çok net ifade etmişsiniz. Benzer hassasiyetler hayatın her alanına da uygulanabilir. Emeğinize sağlık, kaleminize kuvvet Adem Bey. Yazılarınızı ilgiyle takip edip ediyoruz.