DOLAR
6,0802
EURO
6,8436
ALTIN
251,2445
BİST100
86.072

Emrah Yılmaz ile yazı serencamı ve el yapımı kâğıt üzerine…

16.05.2019 00:00

Emrah Yılmaz genç bir sanatkâr. Bursa Bab-ı Nun Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği ziyaretimizde tanıştığımız Emrah Yılmaz bir yandan Hattat Mahmut Şahin Hoca’dan hat sanatının inceliklerini öğrenirken diğer yandan da el yapımı kâğıt üretiyor.

Hat meşk etmediği zamanlarda Bursa’daki mütevazı atölyesinde kâğıt yapımı ile meşgul olan Emrah Yılmaz ile yazı ve el yapımı kâğıt üretim serencamı üzerine hasbihal ettik.

Emrah Bey sizi tanıyabilir miyiz?

1986 Bursa doğumluyum. Açık Öğretim Fakültesi İlahiyat bölümü öğrencisiyim, evliyim.  Bursa Millet mahallesinde Bursa El Yapımı Kâğıt Atölyesi adı altında bir kâğıt atölyesi kurduk. Bu atölyede hem hat çalışmalarımı hem de geleneksel yöntemlerle ham pamuk ve ham ketenden el yapımı kağıtlar üretmekteyiz. Üretmiş olduğum bu kâğıtları talep doğrultusunda Türkiye’nin çeşitli vilayetlerine göndermekteyim. Zaman zaman atölyede okulların talebi doğrulusunda kültürel etkinlikler oluşturuyoruz ve bu etkinlikte öğrencilere kâğıt yapımını gösteriyoruz.

Geleneksel sanatlara ilginiz nereden geliyor?

Hat sanatına olan ilgim Bursa Ulu Camii’nin o muazzam yazıları ile başladı. Her gittiğimde ilgim ve hayretim artmaya başladı ve sonunda bu sanatı öğrenmeye karar verdim ve hoca arayışına girdim. İnternet üzerinden araştırmalar yaparken Hattat Mahmut Şahin hocamın İstanbul’dan Bursa’ya Bab-ı Nun Gelenekli Sanatlar ve Kültür Derneği’ne gelerek burada da hat dersleri verdiğini öğrendim. Ben de Bab-ı Nun Derneği’ne giderek kayıt oldum ve hat hayatıma başlamış oldum.

Hangi yıldan bahsediyorsunuz?

Hat meşk etmeye 2012 yılında başladım. O zamanlar çalıştığım fabrikada mesai saatlerimin 12 saat ve vardiyalı olmasına rağmen hocamdan meşk etmeyi bırakmadan derslere katılmaya her hafta devam etmeye çalıştım. Böylelikle hat hayatım başlamış oldum.

Şu anda yazıda ne durumdasınız? Neler yapıyor, neler yazıyorsunuz?

Şu an yazıda müfredatı bitirdim. Kâğıt atölyemin bir bölümünü hat çalışmaları için ayırdım, yazılarımı orada yazıyorum. Zaman zaman düzenlenen sergilere katılıyorum, sipariş olunca siparişleri yazıyorum, bu şekilde devam ediyorum.

Mahmut Hoca’dan hatta ve hattın edebine dair neler öğreniyorsunuz?

Mahmut Hoca’mın ve ailesinin yapmış olduğu büyük fedakârlıklardan dolayı Rabbim kendilerinden razı olsun. Büyük bir fedakârlık göstererek her hafta bu ilmi yaygınlaştırmak, Anadolu’ya yaymak için İstanbul’dan Bursa’ya gelerek büyük bir özveride bulunuyorlar. Biz de hocamızdan bu sabrı ve isteği gördükçe Bursa yazı talebeleri olarak derslere sabırla iştirak ederek meşklerimizi aşkla yazmaya çalışıyoruz.

Kâğıt sevdanız nasıl başladı?

Hatla uğraştığımız için zaten kâğıda karşıda bir ilgimiz vardı. Kendimiz fabrikasyon kâğıtlara âhar yaparken Yalova İbrahim Müteferrika Kâğıt Müzesi’nden Aytekin Vural hocamız Bursa’ya Tarihi Irgandı Çarşılı Köprüsü’ne ziyaretimize geldi. Onunla sanat ve kâğıt üzerine konuşurken bize “kendi kâğıtlarınızı kendiniz yapmak istemez misiniz?” teklifini iletti. Biz de öğrenmek isteyen arkadaşlarla birlikte dört ay boyunca Yalova’ya Aytekin Vural hocamızdan kâğıt yapımını öğrenmek için İbrahim Müteferrika Kâğıt Müzesi’ne kurs görmeye gittik. Öğrendikten sonra o dönem işsiz olmamdan dolayı kendi kâğıt atölyemi kurmaya karar verdim.

El yapımı kâğıt üretimine hangi ihtiyaca binaen başladınız?

El yapımı kâğıtlar çok pahalı ve tedarik edilmesi çok zor.  Bundan olayı etrafımızdan da almış olduğumuz destekler ile bismillah diyerek başladık.

Bursa’da hâlihazırda bu alanda yapılan çalışmalar var mı?

Hayır, yok. Bununla birlikte eğitimlerimiz esnasında gerek hocamızdan ve de gerekse yapmış olduğumuz araştırmalardan Bursa’da bu sanatın 15’inci asırda icra edildiğini, Cilinboz Deresi’nde kâğıt değirmeni bulunduğunu öğrendik.

Bursa’da ipekçiliğin de yaygın olmasından dolayı dut yapraklarının ve ipek kozalarının kâğıt yapımında kullanıldığını öğrendik. Ve yine zaman içerisinde derenin taşması sonucunda kâğıt değirmeninin yıkıldığını ve sonraki tarihlerde tekrar faaliyete geçirmediği için Bursa’da kâğıtçılığın unutulmaya yüz tuttuğunu gördük. Böylelikle biz de bu sanatı tekrar hayata geçirmek için projemizden belediyeyi ve valiliği haberdar ettik.

Herhangi bir geri dönüş alabildiniz mi?

 Maalesef olumlu bir geri dönüş elde edemedik. Biz de kendi imkânlarımızla kendi kâğıt atölyemizi kurduk. Bu zanaatı oldukça uzun bir fasılanın ardından tekrar Bursa’da hayata geçirdik ve asırlar sonra tekrardan Bursa’da kâğıt yapımına başladık.

Kâğıdın üretim süreçlerine değinir misiniz?

Öncelikle kâğıdın ham maddesi olan selülozu elde etmek için lifleri daha uzun olan Adana pamuğunu tedarik ediyoruz. Bu pamukları kâğıt değirmeni mantığıyla çalışan, özel üretim makinamızda saatlerce dövüyoruz. Neticede elde ettiğimiz selülozu su dolu teknelerimize dökerek kâğıt yapımına hazır hale getiriyoruz. Sonrasında yaptırmış olduğumuz paslanmaz çelikten kâğıt eleklerimizi içinde selüloz bulunan tekneye daldırarak kâğıt tabakasını oluşturuyoruz. Bu tabakayı bez üzerine alıyoruz, sonrasında prese alıp fazlalık suyunu alıyoruz, kurutuyoruz ve böylelikle kâğıt hazır hâle geliyor.

Kâğıtlarınızın hammaddelerine değinir misiniz?

Kullanmış olduğumuz ham maddeler ham pamuk, keten, jüt, dut dalları, paçavra, muz ve lifi.

Saydığınız malzemeleri nasıl işliyorsunuz?

Bitkiden elde ettiğimiz selülozu önce pişirip içerisindeki ligninden ayrıştırıp sonradan dövüyoruz, pamuk ve keten gibi olan hammaddeleri de küçük küçük keserek pişirmeye gerek kalmadan dövüyoruz.

El yapımı iyi bir kâğıdın alametifarikası nedir?

İyi bir el yapımı kâğıdı elde etmek için selülozunun iyi bir şekilde hazırlanması gerekir. Bunun için de hammaddeyi döverek liflerini kesmeden keçeleştirerek liflerine ayırmak gerekir. Bunun için de değirmen mantığıyla çalışan makinaları kullanıyoruz. Bu dövme süreci saatler sürse de neticesinde iyi bir selüloz elde ediyoruz. Kâğıt kötüyse muhakkak ya âharda ya murakkada dağılıyor parçalanıyor, üzerine yapılan eser de zarar görüyor.

El yapımı kâğıdın kalitesi nasıl anlaşılır, test edilir?

Yaptığımız kâğıtların laboratuvar ortamında sağlamlık, bükülme, kopma ve dayanma süreci testleri yapılıyor.  Bizler de ayrıca yaptığımız kâğıtları suda bekletiyoruz, dağılma olup olmadığını görmek için. Buna benzer, zor şartlarda bir takım denemeler yapıyoruz.

Bu cümleden olarak atölyenizden çıkan kâğıtlara dair geri dönüşler nasıl oluyor?

 

Kâğıtlarımızı kullanan kişilerden şimdiye kadar hep olumlu dönüşler aldık ve çevrelerindeki kişilere de önerdiklerini öğrendik.

Kâğıtlarınızın yurtdışından, özellikle Uzak Doğu’dan gelen kâğıtlardan farkı nedir?

Yurt dışından gelen el yapımı kâğıtların içeriğinin ne olduğunu tam bilemediğimiz için, kâğıtların üzerlerine genelde âyet-i kerime ve hadis-i şerif yazdığımız için tedirginiz. Bu yüzden doğal, içeriği belli kâğıtlar yapıyoruz. Yurt dışından gelen bazı el yapımı kâğıtların iyi dövülmediğini, iri lifli olduklarını ve yüzeylerinin sıkıntılı olduğunu görüyoruz.

Anladığım kadarıyla hamuruna ne katarsanız bunlardan kâğıt oluyor. Uzak Doğu menşeli kâğıtların içerisinde neler var? Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Yurt dışında yapılan kâğıtlarda genellikle râkımı yüksek olan yerlerde yetişen kozalar, mitsumata ve gampi gibi bitkiler kullanılıyor. Bazen de pirinç sapları, muz lifleri kullanılıyor.

Bu alanda bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?

Yapmış olduğumuz kâğıtların ihtiyaç duyulan yazma eserler kütüphanelerinde,  hat sanatı atölyelerinde, yazma eser ve levha restorasyonlarında ve geleneksel sanatlarla uğraşılan özel ve tüzel eğitim kurumlarında kullanılmasını arzu ediyorum.

Kâğıdın tarihi insanlığın tarihi kadar eski. Kültür Bakanlığı el yapımı kâğıt ustalarını tanıyor mu? Bu alanda sanatçı tanıtım kartına sahip misiniz?

Maalesef tanımıyorlar. Gerekli olan belgelerimi Ankara’ya, Kültür Bakanlığı’na gönderdim, ama bana olumsuz olarak geri dönüş yaptılar.

Gerekçe belirttiler mi?

Gerekçe olarak el yapımı kâğıdın geleneksel sanatlar içerisinde olmadığını belirterek bu alanda herhangi bir araştırma yapma ihtiyacını hissetmeden gönderdiğim evrakları geri gönderdiler.

El yapımı kâğıt ustalığının geleneksel sanatlara dâhil edilmesi için neler yapılabilir?

Tarihi kaynaklarda bu sanat ve zanaatın daha önce yapıldığı biliniyor. Bunları bizim kadar ilgili mercilerin de bilmesi gerekir.

Sizin ilave etmek istediğiniz hususlar nelerdir?

Ülkemizde geleneksel yöntemlerle kâğıt üreten değerli ustalarımız var. Ustalarımızın atölyelerinde bin bir emek ve alın teriyle ürettikleri el yapımı kâğıtların Kültür Bakanlığı’nı nezdinde kıymet görmesini, yeren yönetimlerin de kültürel etkinlik alanlarında kâğıt ustalarına da yer vererek mesleğimizin tanıtımına katkı sunmalarını bekliyoruz.

 

 


Yorum Ekle