Enaniyet Zinciri

Abone Ol

Camilerdeki enaniyet zinciriyle insanlar enaniyet ve benliklerini kapının dışında bırakarak  adeta daha camiye adım atmadan benliklerini orada bırakarak camiye girerlerdi.

Osmanlı Medeniyeti sadece mimarisi ile sınırlı değildi. Bu eşsiz mimari bünyesinde birbirinden muhteşem emsalsiz anlamlı hakikatler, ayrıntılar ve nükteleri de barındırıyordu. İşte bu ayrıntılardan en güzel örneklerden biri de Enaniyet Zinciri idi.

Eski Selâtin Camilerin avluya giriş kapısında kapının yarısına kadar sarkan bu zincirleri pek çoğumuz görmüş fakat dikkat etmemiş veya anlam verememişizdir. İşte insanların bu salınan zincirlerin altından eğilerek camiye girmesi amaçlanıyordu. Böylece camiye giren müminler kim olursa olsun, hangi makam ve mevkide olursa olsun enaniyet ve benliklerini kapının dışında bırakarak namazlarını bu duygulardan arınarak huşû içinde kılarlardı. İşte bu ince ve zarif nükteye Enaniyet Zinciri denirdi.

ZİNCİRLER SÖKÜLÜP ATILMIŞ

Enaniyet Zincirleri genellikle selâtin camilerin avluya giriş kapılarında bulunurdu. Günümüze kadar gelen bu zincirlerde Sultan Ahmet Camii'nin meydan girişi ve denize bakan kısmındaki kapıda da bu zincirler hala duruyor.  Fakat zincirlerin seviyesi biraz yükseltilmiş. Eğilmeden de insanlar geçebiliyor altından. Fakat Edirne Selimiye Camii giriş kapılarındaki zincirler vaktiyle olduğu gibi hala orijinal seviyesinde duruyor. Bazı camilerin girişlerindeki bu zincirler günümüz insanları tarafından ne olduğu bilinmediği için yerlerinden sökülüp atılmış.

MEDRESE KAPILARININ ALÇAK OLMASI

Dediğimiz gibi Enaniyet zincirleri özellikle selâtin camilerde görülmektedir. Enaniyet zinciri, camilerin cümle kapısı girişinde bulunuyor. Taç kapının kilit taşından başlayarak aşağı doğru sarkıp, sağ ve sol olmak üzere iki yana ayrılıyor. Camiye girecek kişiler, henüz caminin dışında zincire değmemek için eğilerek geçmek durumunda kalıyor. Makam mevki gözetmeksizin her insanın bu kapıdan eğilmek suretiyle zincirin altından geçmesi, ben kavramına zincir vurmak olarak yorumlanmış ve bu manada sembolize edilmişti. Bilindiği üzere Osmanlı döneminden itibaren ilim ve irfan yuvası olan medreselerin kapıları alçak olması, medreseye giren insanların eğilerek girmesi nefis terbiyesi ile alakalıydı. İşte bu Enaniyet Zincirleri fenaydı düstur ile yapılmıştı.

“İLMİN KARŞISINDA HERKES EĞİLMELİ”

Enaniyet Zinciri’nin en güzel örneklerinden biri Kırım’da bulunan Zincirli Medrese de bulunuyor. Kırım Hanı I. Mengli Giray Han, medresenin inşasında bizzat kum taşımak suretiyle çalışmış ve inşaat bittikten sonra da “ilmin önünde her kim olursa olsun eğilmek gerek” diyerek medresenin tek giriş yerine zincir çektirmiştir. Kırım hanlarının ilme verdikleri önem ve saygının göstergesi bu zincir, medresenin ismi olarak kalmış ve büyük bir İslam üniversitesi sıfatıyla Zincirli Medrese, Kırım sınırlarının dışındaki Müslüman memleketlerde de büyük nam ve ün kazanmıştır. Medrese kapısında asılı bu zincir, geçmişte olduğu gibi bugün de ilmin önünde eğilmek gerektiğini hatırlatmaktadır.

ENANİYET ZİNCİRLERİ HANGİ CAMİLERDE?

Osmanlı medeniyetinin bu eşsiz örneklerinden biri olan Enaniyet Zincirleri’nden günümüze kadar gelenler var. Bunlardan bazıları şunlar: Selimiye Camii, Laleli Cami, Gazi Ahmet Paşa Camii, Nişancı Mehmet Paşa Camii.

Laleli Camii’nde Enaniyet Zinciri’ne sahip. Zincir halen caddeden camiye giren dış avlu kapısında mevcut. Günümüzde bu zincir avlu kapısının bir köşesine toplanmış fakat aslına uygun kullanılmıyor.

Sultan Ahmet Camii’nin meydan girişi ve denize bakan bölümündeki kapılarda enaniyet zinciri bulunuyor. Geçmiş dönemlerden farklı olarak zincirlerin seviyesi biraz yükseltilmiş, böyle camiye girecek kişiler eğilmeden camiye girebiliyorlar. Gazi Ahmet Paşa Camii ve bazı camilerde de  bu zincirler tek bir kenara toplanmış. Üsküdar Mihrimah Sultan Camii’nde ise zincir asılan yerlerin izleri görülüyor.