29 Eylül 2021, Çarşamba
Son Dakika

GÜNLÜK HAYATIN TARİHİ

Sabah uyandığınız andan gece uykuya daldığınız ana kadar, yaptığımız her işte, attığınız her adımda aslında farkında olmadan 10 binlerce yıllık tarihi bir günde yaşıyoruz. Akademisyen Yazar Özgenur Reyhan Güler’in kaleme aldığı “Herşeyin Bi’Tarihi Var 1” isimli kitap, meraklıları için günlük hayatın tarihini eğlenceli bir dille anlatıyor.
22.05.2021 15.08.02

DURSUN EKER
İSTANBUL - Akademisyen Yazar Özgenur Reyhan Güler’in Nesil Yayınları’ndan çıkan “Herşeyin Bi’Tarihi Var 1” isimli kitap, günlük hayatın tarihini farklı bir üslupla anlatıyor.
Özgenur Reyhan Güler ile günlük hayatın bazen eğlenceli, bazen de tuhaf hikayesini, tarih boyunca günlük hayatı keşfetmek için insanlığın nereden nereye geldiğini ayrıntılı olarak konuştuk. Güler ayrıca, günlük hayatımızı dolduran nesnelerin tarihini ve günümüze değin yüzyıllar süren geleneklerin hikayesini de anlattı. Önce bu röportajımızı, sonra da kitabı beğenerek okuyacağınızı ümit ederim.
D.Eker: Öncelikle tebrikler. İlk kitabınız “Herşeyin Bi’Tarihi Var 1”, günlük hayatın hikayesi raflarda yerini aldı. Nasıl bir his kitabınızı raflarda görmek, okuyucuyla buluşturmak?
Özgenur Reyhan Güler: Çok teşekkür ederim. Aslında ilk kitabım değil. Önceki eserlerim akademik yayınlardı. Popüler eser olarak ilk kitabım diyebiliriz. Oldukça heyecan verici. Tahmin ettiğimden çok daha güzel bir his.
 
D.Eker: Özgenur Reyhan Güler nasıl biridir?
Özgenur Reyhan Güler: Okumaya çok hevesli. Çocukluğu tozlu rafların içinde gezerek geçmiş biri çünkü. Okuyan bir aileden gelince ve o kültürün içinde büyüdükçe merakınız o yöne evriliyor ister istemez. Babam mühendisti ama aynı zamanda Osmanlı tarihçisiydi. Çocukluğum Osmanlı Devlet Arşivleri’nde, Yazarlar Birliği’nde, Beyazıt’ın tarihi kitapçılarında koca koca adamların tarih ve edebiyat sohbetlerini dinleyerek geçti. Mesela bir şeyler karalıyorum, babam Nurullah Ataç’ı mı okudun sen oradan araklamışsın diyor. Öyle de sıkıcı bir gençlik. Fakat unutmuyorum beni heyecanlandıran hatırladığım babamın bana verdiği bir çantaydı.
 
D.Eker: Neler vardı o çantada?
Özgenur Reyhan Güler: Mesela Radloff'un Ahmet Temir çevirisiyle Sibirya'dan kitabı vardı, 2 cilt. 11 yaşında filanım. Türkolojiyle ilgili ve çok ciddi bir kitap olmasına rağmen hemen okudum. Sonra bir daha, bir daha, bir daha okudum. Okuma alışkanlıklarım çok değişmedi o günlerden bugünlere. Hâlâ tekrarlı okurum.
 
D.Eker: İletişim alanında ödüllü bir akademisyensiniz, yayınlarınız var. Peki kültür tarihi alanına nasıl yönlendiniz?
Özgenur Reyhan Güler: Lisans ve yüksek lisansımı kültür yönetimi ve kültürel incelemeler üzerine tamamladım. Alanım disiplinlerarası kültürü incelemek aslında. Kültür kendi içinde kendi zenginliklerine sahip bir fenomen, keşfi eksik bir değişken…
 Dünyadaki her toplumun, mirasını tanımlayan ve onları benzersiz bir şekilde farklı kılan kendi kültürel gelenekleri var. Farklı kültürlerden insanlar temel kavramları paylaşır ancak onları farklı açılardan ve bakış açılarından görürler, bu da onları mantıksız bulabileceğimiz bir şekilde ve hatta kutsal saydığımız şeyle doğrudan çelişki içinde davranmaya yönlendirir. Kültür, kişinin bakış açısını ve dünya görüşünü temsil etmesi, toplumların devamlılığı anlamında, tam anlamıyla ulusal bir fenomendir!
 Bununla birlikte, keşif duygusu içinde 35 ülke gezme, kültürel gözlem yapma, birçok milletten bireylerle omuz omuza sürtme deneyimim, beni herhangi bir ülkenin sakinlerinin davranışlarında kendilerini gösterecek belirli temel inançlara ve gerçekliğin varsayımlarına sahip oldukları kanaatine götürdü. Bu da bilinmeyene, görünenin arkasındaki görünmeyene dokunmak isteyen bir kitap halini aldı ve yoğun bir araştırmayı, bilgi edinmeyi, sonra da bunları paylaşmayı getirdi.
 
 D.Eker: Bir günün hikayesini yazmak nereden çıktı?
Özgenur Reyhan Güler: Uyandığımız andan uykuya daldığımız ana kadar, farkına varmadan yaptığımız ama neredeyse hiç bırakmadığımız sayısız günlük alışkanlığımız var. Giyiniyoruz, kahvaltı yapıyoruz, e-postaları kontrol ediyoruz, kahvemizi yudumluyoruz, pijamalarımızı giyip uyuyoruz.
 
Günlük hayatımızda sürekli tekrarladığımız bu işler nasıl ortaya çıktığını konu alıyor aslında. Dişlerimizi ne zaman temizlemeye başladık? Yatak fikrini kim buldu? Hangisi önce geldi: çay mı, kahve mi? Yürüdüğünüz bir yoldan asırlar önce kimin geçtiğini, gördüğünüz tarihî bir çeşmeden kimlerin su içtiğini, gölgesinde oturduğunuz asırlık bir çınarı kimin diktiğini merak edenlerin kitabı olacaktır bu kitap.Belki de günlük hayatın telaşesi içerisinde hiç farkında olmadığınız şeyleri; sobanın tarihini mesela, saatin tarihini, otobüsün tarihini, çamaşır makinasının tarihini...
İnsanın bir günün içinde kullandığı, yaşadığı şeylerin asırlar öncesinden gelen tarihî geçmişi nasıldır? Bütün bu saydıklarımızın bir tarihi var.
Hatta “Her Şeyin Bi’ Tarihi Var.”
 
 
Bu ve günlük rutinimizi oluşturan nice sorunun cevabını bulmaya çalıştım. Yani günlük yaşamın tarihi ile ilgili farklı bir tema penceresinden zamanın, tuvalet kültürünün, yemeklerin, kıyafetlerin, yıkanmanın, ev eşyalarının, selamlaşmanın tarihi serüveninin ve günlük hayatımıza nasıl dahil olduğunu anlatmaya gayret ettim.  Açık ateşin etrafında toplanan insanlardan akıllı telefon kullanan insanlar haline nasıl geldiğimizin cevabı bir nevi.
Aslında tüm hedefim; okuyucuları, kültürlerin, geleneklerin ve adetlerin binlerce yıldır nasıl oluştuğunu ve geliştiğine dair bir deneme tarzıyla çağlar boyunca devam eden günlük ritüellerin hayatımızın nasıl vazgeçilmezleri haline geldiğini anlatan eğlenceli ve bilgilendirici bir yolculuğa çıkarmak. Bir güne sığdırdığımız farklı tarihten ve kültürlerden gelen alışkanlıkları ve bu alışkanlıkların tarihsel boyutta günümüzdeki macerasına tanık olmak, görünenin arkasındaki görünmeyene dokunmak isteyen herkes için günlük hayatın rutinini sorgulatmak.
  
D.Eker: Yani sabah uyandığınız andan gece uykuya daldığınız ana kadar, yaptığımız her işte, attığınız her adımda aslında farkında olmadan 10 binlerce yıllık tarihi  bir günde yaşıyoruz öyle mi?
Özgenur Reyhan Güler: Elbette. Yüzünüzü yıkarken kullandığınız sabunun hikayesini, takvime bakarken yaşanan maceraları, evden çıkarken giydiğiniz ayakkabılarınızın nasıl bu hale geldiğini, yetişmeye çalıştığınız otobüsün nasıl ortaya çıktığını, akşam sofranızda afiyetle yediğiniz makarnanın ilginç yolculuğunu, yudumladığınız yorgunluk çayının tuhaf hikayesini, uzandığınız yatağın aslında firavunların yataklarının taklidi olduğunu hiç düşündünüz mü? Günümüz yaşantısını hangi tarihi olaylar şekillendirmiştir mesela?
Sümerlilerden Romalılara, Çinlilerden İslam Medeniyetine, Sanayi Devriminden Eski Mısırlılara kadar size günlük hayatınızı nasıl inşa ettiklerini anlatan tarihin insanlarına bir kulak verelim istedim. İTTİAK



Yorum Ekle
Hüseyin dal
25.05.2021 14.28.10

Teprıkler çok güzel ulmuş hayırlı ulsun

Hüseyin dal
25.05.2021 14.28.09

Teprıkler çok güzel ulmuş hayırlı ulsun