07 Ağustos 2020, Cuma
Son Dakika

Hedefimiz stratejiler ve stratejik planlar üretmek

SADKOM, Türkiye'ye önemli ve profesyonel düşünce kuruluşları kazandırmak ve bu konuda gelişmiş bir örnek model ortaya koymak amacıyla önemli projelere imza atıyor. SADKOM Başkanı Raşit Yemişen, muhabirimiz Sevda Özdemir'in sorularını yanıtladı.
04.05.2020 16.08.59

Stratejik, Araştırma, Düşünce ve Koordinasyon Derneği Yönetimi (SADKOM) Başkanı Raşit Yemişen ile kurumun kuruluş hikayesini, faaliyetlerini, bugüne kadar yapılan ve gelecekte yapılacak projelerini konuştuk.

Öncelikle kendinizden bahseder misiniz?

Tabii ki. Sizleri sıkmamak adına özel hayatıma girmeden kısaca çalışma hayatımdan bahsedeyim. Bugüne kadar, Türkiye’nin önde gelen birçok Sivil Toplum Kuruluşu’nda üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundum. Uzunca bir dönem radyo ve televizyon programcılığı yaptım ICSG ve I-Tech gibi uluslararası kongre ve fuarların kurul üyesi olarak aynı zamanda yurt içinde gerçekleşen bazı önemli organizasyonlarda keynote konuşmacılar arasında yer aldım. Şu anda kendi kurduğum Reaksiyon Danışmanlık ve Etkinlik Ajansı ile firmalara, kurumlara ve bireylere kurumsal ve stratejik yönetim, iletişim, network ve koçluk gibi danışmanlık destekleri sağlamaktayım. Aynı zamanda TÜGEM Platformu ve SADKOM Başkanlığı görevlerini de yürütmekteyim.

SADKOM'u kısaca tanıtır mısınız?

Milletiradesi ve temel hak ve hürriyetler doğrultusunda, adaleti, emniyeti, ahlakı ve milli değerleri önceleyerek, Türkiye’nin, sınai, ticari, sosyo-ekonomik, eğitim, kültür, sanat, politika, yerel yönetim ve diğer tüm alanlarda gelişmesine ve kalkınmasına fikri ve stratejik katkıda bulunabilmek amacıyla; kendi alanlarında uzman politika merkezlerinin oluşmasını ve bu merkezlerin arasındaki koordinasyonu sağlayan, ortak hedeflere ulaşmada “MERKEZ” olarak konumlanan bir Sivil Toplum Kuruluşu’dur.

SADKOM’un kuruluş hikayesini anlatır mısınız? Kuruluş amacınız nedir?

Öncelikle şunu ifade etmem gerekir ki SADKOM çok değerli bir projenin ürünüdür. 2013 yılında çalıştığım kurumdan ayrılma sürecim başladığında zihnimi kurcalayan birçok konu vardı çözümlemem gereken. Türkiye için bir şeyler üretmeye çalıştığınızda belli gruplara bağlı, bağımlı kalıyordu üretilenler. Ancak konu Türkiye olduğunda veya konu insan ve insanlık olduğunda birçok farklı görüş ve tarz bir masa etrafında toplanabilir ve ortak çalışmalar sergilenebilirdi. Diğer bir konu ise dünyanın sözde gelişmiş ülkeleri aslında olmadıkları bir şeyi yaşıyorlardı ve içlerinde bulundukları durumu da müthiş bir profesyonellikle gizliyorlardı. Bunu nasıl yapabildikleri konusu üzerine biraz kafa yormam, araştırma yapmam gerekti. Aslında karar vericiler olmasa da stratejilerin oluşturulması bağlamında bu işi yapanların aslında profesyonelce yönetilen ve kendi alanlarında uzmanlaşmış binlerce think-thank kuruluşu olduğunu görünce bu kez içe dönüp biz de bu işler acaba nasıl yapılıyor diye bir de bu konuyu bir süre inceledim. Bu konuda geçmişte dünyanın lider Konumunda birçok kuruluşumuz oluşmuş olsa da günümüzde inanılmaz derecede eksikliklerimiz olduğunu gözlemledim. SADKOM’da benzer yanlışlara düşmeden, Türkiyemize önemli ve profesyonel düşünce kuruluşları kazandırmak ve bu konuda gelişmiş bir örnek modeli de ortaya koymayı amaçladık aslında.

2014 Eylül ayında güvendiğim beş dostumla bir toplantı yaptım. Kafamdaki karmaşık düşünceleri ve TÜGEM Türkiye Gelişim Merkezi kurma projemi anlattım. Sonra bir toplantı daha sonra toplantılar, toplantılar… Halka gün geçtikçe büyüdü ve genişledi. Birçok kurumdan, üniversiteden, kuruluştan, STK’dan kıymetli 160’a yakın ismi oluşturduğumuz bu platforma davet ettik. 5,5 yıla yakın bir süre bu platform çatısı altında onlarca panel, konferans, çalışma toplantısı yaptık, raporlar yayımladık. Yakın bir zamanda da TÜGEM Platformu Üyeleri ile SADKOM’u resmi bir STK olarak oluşturduk ve bu çatı altında aktif olarak varlıklarını sürdüren ve birbiri ile koordineli ancak birbirinden bağımsız olan altı politika kurulu oluşturduk.

SADKOM’un faaliyet alanları nelerdir?

SADKOM aslında her biri kendi alanında uzman olan politika kurullarını stratejik bir bütünlükle aktif kılmak için çaba sarf eden koordinatör bir yapı. Yani politika kurullarını bir bütüne hizmet eden kendi alanlarında özgür düşünebilen birer think-thank olarak çalıştırma gayretinde. Aslında görünen bir düşünce kuruluşu olarak SADKOM olsa da biz Türkiye’ye altı düşünce kuruluşu daha kazandırmış oluyoruz ve bu düşünce kuruluşları birbiri ile koordine olabiliyor, birbirinden destek alabiliyor. Bu kurulların da gayesi kendi alanlarında ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda Covid-19 gibi öncelikli konular başta olmak üzere stratejiler ve stratejik planlar üretmektir.

SADKOM’u diğer sivil toplum kuruluşlarından ayıran özelliklerinden bahseder misiniz?

Aslında bu noktada biraz önce de bahsettiğim gibi farklı bir model çalışıyoruz. Bu model sayesinde ülkemizin de çok ciddi kazanımlar sağlamasını hedefliyoruz. Birçok kurum, kuruluş, STK ve firma ile iletişim halindeyiz. Konuları tekbir pencereden değil farklı alanlarda uzmanlarla bir çok açıdan inceleyebiliyoruz. Farklı tarzdan katılımların olması bizi güçlü ve özel kılıyor. Ortak paydamız “ülkemizin çıkarları” ve “insanlık” için üretebilmek. Biz konuları tartışmıyoruz, müzakere ediyoruz. Bir diğer nokta ise içinde ayrı ayrı düşünce kuruluşu olarak çalışan altı yapı var ve bu yapılar birbiri ile koordineli. Bu da aslında oluşturulan her çıktıya ayrı bir değer ve derinlik katıyor. Bir üçüncü fark ise mali yapımız. Taktir edersiniz ki biz de STK konusu gönüllü yapılır. İş adamları örgütlenmelerinde durum biraz daha farklıdır. Üyeler ticaretleri menfaatine de bulunabilir, hizmet yapabilir. Daha çok STK’larımız bağış ve aidatlarla yürür. Biz bu konuda da farklı bir model çalışıyoruz. Oluşturmaya çalıştığımız yapı hem küresel ölçekte ciddi bir birikimi ülkemize taşıyacak bir sistem hem de kimsenin cebinden herhangi bir şey almayacağımız bir sistem. Bu sistem de Türkiye’miz için hem örnek model olması hem de küresel ölçekte üretilecek stratejilere derinlik kazandırması anlamında çok büyük ve önemli bir projedir diyebilirim.

Bir düşünce kuruluşu olarak bugüne kadar yaptığınız çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

SADKOM olarak her ne kadar resmiyette yeni olsak ta geçmişini bu anlamda TÜGEM’den bağımsız göremeyiz. İstanbul’da çok önemli zirve ve ödül taktim törenleri düzenlendi. Farklı üniversitelerde “Gelişim” başlığı altında öğrenciler ile programlar icra edildi. Yatırım ortamı, Kalkınmacı bürokrasi, Suriye meselesi, bir kuşak ve bir yol projesi gibi birçok alanda stratejik toplantılar düzenlendi, onlarca rapor ve bildiri yayımlandı. Dezavantajlı bölgelerde bulunan birçok okula da sosyal sorumluluk projesi kapsamında kütüphane yapımı, temizlik malzemeleri desteği gibi desteklerde de bulunduk. SADKOM olarak da özellikle son iki ayda 4 rapor ve iki basın bildirisi ile gündemin nabzını tutmaya çalıştık. Önümüzdeki iki hafta içerisinde iki raporumuz daha yayımlanacak. Kurullarımız olanca motivasyonları ile dinamik bir şekilde toplantılarına devam ediyorlar. Burada özellikle vurgulamak istediğim nokta şu ki; ürettiğimiz herşeyi kamunun ilgili birimleri ve önemli kurum ve kuruluşlar ile paylaşmaya çalışıyor ve takibini yapıyoruz.

Peki SADKOM’un gelecekle ilgili projeleri nelerdir?

SADKOM olarak altı farklı ülke ile ciddi iletişimlerimiz var ve gönüllü temsilcilerimiz bulunuyor bu ülkelerde. Bu ülkelerin dışında birçok ülkeye de erişebilir durumdayız. Öncelikle mevcutta ne kadar büyük bir sermayeye sahip olduğumuzu doğru anlamamız ve bu sermayeyi doğru yönetmemiz gerekiyor. Bizler Türkiye’yi kurtarmayacağız. Böyle bir hedefimiz yok. Ancak bizler ülkemiz için çok iyi işler çıkartabiliriz. Önemli olan bir gönüle girebilmek, bir canlıya fayda sağlayabilmek. Ülkemiz adına küresel ölçekte uzun yıllara matuf stratejiler üretilmesi süreçlerine destek sağlamak ve ülkemiz menfaatleri adına sürdürülebilir çıktıların üretilmesi konusunda katkımız olsun istiyoruz. Bizler bu ülkenin insanlarının aslında neler yapabileceğini çok iyi biliyoruz. Bu inançla, bu motivasyonla çalışıyoruz.

SADKOM’a üye olmak isteyenler için nelere dikkat edersiniz?

Madde (Para, şan, şöhret, statü vb.) bağımlısı olmaması, insan olması, insanca bakabilmesi ve canlı cansız her yaratılana kıymet vermesi önemli. Öncelikleri her zaman ülke menfaatleri, değerler ve adalet olmalı. İnandığı şey için mücadele edebilmeli, yolda bırakmamalı, emanet, ehliyet ve liyakate önem vermeli.

SADKOM’un başkanlığını yapmanın en büyük motivasyonu sizin için nedir?

Yoldaki bir taşı kaldırabileceğime olan inanç beni her zaman diri tutar. Ayrıca çok güzel insanlarla bir aradayız. Çok güzel ve çok özel bir ekip, kocaman bir aile olduk. Birbirimizi anlayabiliyoruz. Rektör, Başkan, Patron, Müdür, Çalışan, Öğrenci aynı masada aynı miktarda söz sahibiler. Bu ciddi bir motivasyon nedeni.

Bir sivil toplum kuruluşu olarak SADKOM’un başarısını hangi sebeplere bağlıyorsunuz?

Hiçbir yere bağımlı olmaması ve insanın temel hakkı olan özgürce düşünceden beslenmesidir. Ayrıca İttifak gazetesine SADKOM olarak sayfalarınızda bizlere yer verdiğiniz için teşekkür ederiz.

 

Sevda Özdemir

İTTİFAK-İSTANBUL

 



Yorum Ekle
Hakan ÇİFCİ
03.05.2020 21.18.12

Güzel bir çalışma tebrik ediyorum. İnsanlığın ve ülkemizin faydasına güzel çalışmalar ortaya çıkması dileği ile.