27 Eylül 2020, Pazar
Son Dakika

İçişleri Bakanı Soylu: Bu gece yarısından itibaren kafeterya ve restoranlarda müzik yayını sona erecek

İçişleri Bakanı Soylu, bu gece yarısından itibaren 81 ilde kafeterya ve restoranlarda müzik yayınının sona ereceğini duyurdu.
08.09.2020 18.32.47

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Polis Akademisi'nde düzenlenen Mezuniyet Töreni'nde yaptığı konuşmada, koronavirüs salgını nedeniyle törenlerin şeklinin değiştiğini ve bu nedenle törenin Kırıkkale Polis Meslek Yüksekokulu'ndan gelen yeni mezun 60 kişiyle temsili gerçekleştirildiğini söyledi. 

Polis meslek yüksekokullarındaki eğitimlerini tamamlayan 1641 kişinin bugün mezun olduğunu aktaran Soylu, "Toplumun her kesiminden vatandaşımızın katkısıyla maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına da tam anlamıyla riayet ederek, inşallah bu sıkıntıyı atlatacağımıza, mutluluğu ve kederi birbirimizle rahatça paylaştığımız günlerimize kısa zamanda geri döneceğimize inanıyorum." ifadesini kullandı.

Sağlık Bakanlığının tavsiyeleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla valiliklere bir genelge gönderdiklerini aktaran Soylu, genelgenin açık alanları, toplu taşımaları ve diğer unsurları belirlediğini, genelgeye göre artık istisnasız herkesin maske takacağını söyledi.

Herkesin temel sorumluluğunun genel sağlığını muhafaza etmek olduğunu dile getiren Soylu, "Bu konuda tüm tedbirlerin kanunu sınırları çerçevesinde alınması lazım geldiğini, maskesiz görülen kişilere istisnasız ceza yazılması lazım geldiğini de ifade ettik. Hayatımızı devam ettiriyoruz ama tedbirlerimizi en üst seviyede almak zorunluluğumuzu da aynı şekilde devam ettiriyoruz." diye konuştu.

Geçmiş dönemde yaşanılan birtakım kısıtlamalarla tekrar karşı karşıya kalınmaması için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini ifade eden Soylu, tedbirlerin uygulanması gerektiğini söyledi.

Minibüs, midibüs, otobüs, koltukları seyreltilmeyen otobüslerde ayak da yolcu almanın yasakladığını aktaran Soylu, "Biz ne kadar söylersek söyleyelim buna halen devam edildiğini görüyoruz. Bu gece saat 24.00'dan itibaren 81 vilayette kafeterya olsun, restoran olsun veya muadilleri hem canlı müzik hem de plak, teyp, pleybek gibi müzikler yayınlanmayacaktır. Saat 24.00 itibariyle müzikler sona erecektir." bilgisini verdi.

Soylu, genelgenin hemen uygulanmaya başlayacağını dile getirdi.

"MLKP terör örgütünden şu ana kadar 34 kişi gözaltına alındı"

Polisliğin her şeyden önce bir insanlık ve uygarlık mesleği olduğunu anlatan Soylu, şunları kaydetti:

"Polisliğe bakışımız dünya ile aynı olabilir ama net bir gerçek var ki bizim ülkemizde polis olmak, jandarma olmak, güvenlik personeli olmak, dünyanın diğer ülkelerine göre çok daha ağır bir sorumluluktur. Ciddi bir terör tehdidiyle uzun yıllardır karşı karşıyayız, mücadele ediyoruz, maddi ve beşeri kaynak ayırıyoruz. Acılar yaşadık ama halen ayaktayız ve bugün terörü bitirme noktasındayız. Dün Sayın Cumhurbaşkanımız bütün dünyaya ne yaptığımızı, neler yapabileceğimizi, kapasitemizin ve kabiliyetimizin ne olduğunu tane tane anlattı. Bu sabah itibarıyla MLKP terör örgütünden şu ana kadar 34 kişi gözaltına alındı. Yine bu sabah itibarıyla söyleyeyim, hatırlarsınız DEAŞ'ın sözde emirinin yakalandığını paylaşmıştık, o operasyon devam ediyor, irtibatı bulunduğu 11'i yakalandı, tutuklandı, kaçan 1'i daha yakalandı, o da sorguda, onun da yeri kodes. Bitti mi? Hayır bitmedi. Bugün yine bir vilayetimizde DEAŞ'la ilgili bir operasyon yapıldı, 10 hedefimiz vardı, 6 hedefimizi de aldık. Yani durmadığımızı terörle mücadele konusunda büyük bir adım attığımızı ifade etmek istiyorum."

Bakan Soylu, 11 Mayıs 2013'te Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilen saldırıda 53 kişinin yaşamını yitirdiğini anımsatarak, "Bunu üstlenen THKP/C Acilciler'di. Türkiye için, bu coğrafya için her daim sinsi ve hain planlar yapan bir örgüt. Bu saldırının sorumlulularından bir tanesini... Emniyet teşkilatımızı, emniyet istihbaratımızı, tüm birimlerimizi tebrik ediyorum. Terörde arananlar listesinde mavi kategoride olan Ercan Bayat'ı aldırlar, getirdiler. Şimdi Hatay Terörle Mücadele Şu Müdürlüğüne teslim ettiler." bilgisini verdi.

Terörün Türkiye'nin gündeminden çıkması için çaba sarf ettiklerini belirten Soylu, bugün Yıldırım-10 operasyonunun başladığını ifade etti.

Soylu, operasyonların devam edeceğini, teröristlere nefes aldırmayacaklarını vurguladı.

Bu yıl 146 kişi ikna yöntemiyle dağdan indi

Son yıllarda terörle mücadelede atılan en önemli adımlardan birinin de ikna süreçleri olduğunu vurgulayan Soylu, "İkna faaliyetlerimizde, ailelerle de görüşmek suretiyle 2016'dan bugüne kadar tam 768 kişiyi ikna ederek dağdan indirdik. Bu terörle mücadelede bambaşka bir boyuttur, kolay değil. 2016'da 49 kişiydi, her yıl kapasitemizi arttırdık, geçen yıl 273 kişiye ulaştık. Bu yıl ki rakamımız da şu ana kadar 146'dır. İkna faaliyetlerimiz halen, terörle mücadelemizde en çok önem verdiğimiz saha faaliyetlerimizden birisidir." diye konuştu.

Türkiye'nin Orta Doğu bölgesinin komşusu olduğunu anımsatan Soylu, bölgede uzun yıllardır süregelen istikrarsızlık, geri kalmışlık ve bunun getirdiği göç, uyuşturucu ticareti baskısı, kaçakçılık ve diğer olumsuzlukların her birinin Türkiye için ayrı bir iç güvenlik meselesi olduğunu bildirdi.

Geçen yıl 468 bin kaçak göçmenin yakalandığını aktaran Soylu, dünyada başka bir ülkede bu konuda böyle bir başarının söz konusu olmadığını söyledi.

"98,5 milyon kök keneviri yakalandı"

Uyuşturucu mücadelede Türkiye'nin kendini bir başka ülkeyle değil ancak Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin tamamıyla kıyaslayabildiğini aktaran Soylu, "2017 yılında tüm AB ülkelerinde toplam 5,4 ton eroin yakalanmışken Türkiye'de aynı yıl 14,9 ton eroin yakaladık, geçen yıl da 20 ton. Keza yine 2017'de tüm AB ülkelerinde yakalanan kubar esrarın yarısı kadar miktarı, tek başına Türkiye yakalamıştır." ifadelerini kullandı.

Bakan Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yıl başından bu güne kadar yakaladığımız tarihimizin en yüksek kök keneviri miktarı 98,5 milyon kök keneviridir. Ne kadar paraya tekabül ettiğini biliyor musunuz? 3 milyar dolar, yaklaşık 22 milyar lira. Bu kök keneviri yapılan operasyonlarla yakalamasaydık, bu para kime gidecekti? Sosyal medyadan çiziktirenlere söylüyorum, bu iş öyle klavye kahramanlığına benzemez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti işini yapan, sorumluluk, disiplin sahibi, terör örgütlerine karşı ne yapacağını bilen istismara kapalı bir devlettir. Başka kapıya gitsinler. Nasıl operasyon çekmeye çalıştıklarını biliyoruz. 

FETÖ'cülerin, terör örgütlerinin, sosyal medya üzerinden hangi operasyonları çekmeye çalıştıklarını, birbirlerine nasıl el verdiklerini görüyor, takip ediyoruz. Şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki Türkiye, dünyanın uyuşturucu tehdidi karşısındaki durumu üzerinde doğrudan etkileyici ve belirleyici olan bir ülkedir. Aynı şekilde bugün siber suçlarla ilgili çok kısa bir sürede olağanüstü bir kapasiteye ulaşmış bulunuyoruz. Dijital dünyayı terörize etmek isteyenlere karşı bu sahada da insanların onurunu, şerefini, ekonomilerini, kişilik haklarını korumayı hedefleyen bir anlayışla ve gerçekten yetkin bir kapasiteyle çalışıyoruz. Sadece yılbaşından bugüne kadar siber suçlar sahasında 214 operasyon yaptık ve bu operasyonlarda 1427 kişiyi gözaltına aldık."

Dijital ortamda FETÖ'cü sosyal medya hesaplarının manipülasyonuna izin verilmeyecek

Dijital ortamın, özellikle FETÖ'cü sosyal medya hesapları eliyle bir manipülasyon alanı olmaması için yoğun çaba sarf ettiklerine dikkati çeken Soylu,"Devletin tüm kurumlarına, bilhassa yargı ve güvenlik kurumlarına duyulan güveni sarsmak için kaynağı belli ve planlı provakasyonlarla karşı karşıyayız. Türkiye'yi 'Twitter'da TT yapılarak adaletin tesis edilebildiği bir ülke' gibi göstermeye çalışıyorlar." dedi.

Soylu, linç kültürünü ikame etmeye çalışanların, yurt dışından FETÖ'cü hesapların yönlendirmesiyle, sosyal medyayı devletin adalet sisteminin yerine koyup onun üzerinden toplumu yönlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

Bakan Soylu, "İlişkileri öylesine açık ki... Önce FETÖ'cüler söylüyorlar, iddiayı ortaya atıyorlar, sonra da PKK müzahiri gazete ve siteler bunu haberleştiriyorlar. Sosyal medya mahkemeleriyle, klavye savcıları ve cep telefonu hakimleriyle ülkenin güvenlik ve asayiş gündemini yönetmeye çalışıyorlar." değerlendirmesini yaptı.

Geçtiğimiz haftalarda, üzücü bir intihar vakası yaşandığını anımsatan Soylu, şu değerlendirmede bulundu:

"Kızımıza Cenabıhak'tan rahmet, ailesine de başsağlığı diliyorum. Olaya sebep olduğu değerlendirilen kişi hakkında adli ve idari süreçler gecikmeden, hatta idari süreçler olay henüz gündeme düşmeden başlatılmasına rağmen, bu hadise üzerinden güvenlik kurumlarımıza dönük sosyal medya operasyonları başlattılar, başlatanlar yine aynı gruplar. Aynı şekilde, ahlaksız bir sapkının yaptığı, hiçbir vicdanın kabul etmeyeceği bir cürüm üzerinden yine sosyal medya, kendini polis ve adalet yerine koyuyor. Hemen Amerika'dan bir hesap açtırdılar. 

'Biz size bu kadar polis, bekçi verdik, bize böyle mi yapacaktınız' diye güvenlik güçlerimizi, güvenlik kuvvetlerimizi töhmet altında bırakan, hemen Birgün, Yeni Yaşam gazetesi gibi terör örgütüne müzahir ne kadar gazete, site varsa hemen yalanı meşrulaştırmaya çalıştı, alçak bir provakasyonu hemen devreye sokmaya çalıştılar. İdeolojik ne kadar kin varsa hemen dökmeye, kusmaya başladılar. Bu teşkilatlar kolay mı oluştu? Asırlar geçti. Klavyenin başında olanlar gibi hiçbir bilinci olmadan, karalamak adına yapılan eylemler gibi mi bu teşkilatlar yönetiliyor? Bunların hepsini reddediyoruz."

"Hakim ve savcılar, sosyal medyanın bölünmüşlüğü üzerinden karar veremezler"

Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu vurgulayan Soylu, "Hakimi, yargıcı, savcısı vardır. O hakim ve savcılar, sosyal medyanın bölünmüşlüğü üzerinden karar veremezler, vermeyeceklerdir de. Türkiye'nin değer yargılarının birikimlerini sosyal medya üzerinden yargılayamazsınız. O sapkını yakalayan da dosyasını hazırlayan da tutuklanmasını sağlayan da kolluk birimlerimiz ve yargıdır. Jandarmamız da emniyet teşkilatımız da cemaat veya tarikat yapılanması altında pek çok gruba karşı gerek takip gerekse operasyonları her zaman titizlikle yürütmektedir. Daha önce de bu tarz vakaların takibini yaptık ve sorumluları adalete teslim ettik ancak bunları yaparken inanç gruplarını, inanan samimi insanların onur ve haysiyetini zedelememeye de özen gösterdik." ifadelerini kullandı.

Her olayda sosyal medyanın gücünü değil hukukun üstünlüğünün rehber edilmesi gerektiğine işaret eden Bakan Soylu, şöyle devam etti:

"Kurumların ve kanunların davranışlarını takip etmek zorundayız. Bu coğrafyadaki bin yıllık devlet varlığıyla, devlet aklıyla, 21'inci yüzyılın bu yoğun güvenlik gündemiyle eşzamanlı olarak oluşturduğu tecrübe ve kapasite sayesinde esasında küresel ölçekte bir başarı hikayesine sahip olmuştur. Düne kadar gazete manşetleriyle hükümetlerin devrildiği bu ülke, bugün denizlerinde bile hakkını hukukunu koruyabilen, uluslararası arenada tezlerini savunabilen terör-göç-uyuşturucu gibi küresel problemlerde küresel bir aktör konumuna gelmişse, elbette ki bu ülke, gelişigüzel yönetilen bir ülke değildir."

Bakan Soylu, 2016'dan bugüne kadar polis memuru ve komiser yardımcısı olmak üzere polis akademilerinden mezun polis sayısının 97 bin 724 olduğunu da aktardı.

İTTİFAK - AA



Yorum Ekle