07 Ağustos 2020, Cuma
Son Dakika

‘İmam Maturidi’ romanı tarihe not düşüyor

‘İmam Maturidi’ romanı, o devirde dini anlamada yaşanan bütün ilmi tartışmaları ve siyasi ayrılıkların dini temeller üzerinde meydana getirdiği sarsıntıyı bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. İlahiyatçı Yazar Mürsel Gündoğdu, ‘’İmam Maturidi gibi mühim bir şahsiyetin hayatını romanlaştırırken çok zorlandım. O’nun asırlardan beri ihmal edilişine çok içerledim. Neticede böyle bir romanla tarihe not düşmek istedim’’ dedi.
14.05.2020 16.18.13

DURSUN EKER

İlahiyatçı-Yazar Mürsel Gündoğdu’nun Ehl-i Sünnetin iki itikad imamından birincisi olan Ebu Mansur Muhammed bin Muhammed bin Mahmud el-Maturidi’nin hayatını kaleme aldığı ‘’İmam Maturidi’’ isimli romanı, akıcı üslubu ve zengin içeriğiyle dikkat çekiyor.

Muhabirimize yaptığı açıklamada, Semerkand’ın Maturid köyünde 852 yılında dünyaya gelen Muhammed bin Mahmud el-Maturidi'nin hayatını, ilmi derinliğini ve ortaya koyduğu prensipleri genç nesillere aktarmayı çok arzu ettiğini söyleyen İlahiyatçı - Yazar Mürsel Gündoğdu, ‘’İmam Maturidi, İslâm dünyasının siyasi, sosyal ve kültürel alanda önemli gelişmelere sahne olduğu, bunun neticesinde dini anlama ve yorumlama konusunda birbirinden farklı siyasî, itikadi ve fıkhî akımların ortaya çıktığı bir dönemde dünyaya gelmiştir. Başta kelâm ilmi olmak üzere hadis, fıkıh, tefsir, mezhepler tarihi, cedel, fıkıh usulü ve diğer İslami ilimlerde, temel kaynak niteliği taşıyan değerli eserler telif etmiş lakin günümüze onlardan sadece ‘Kitâbü’t-Tevhîd’ ve ‘Te’vilatü’l-Kur’an’ adlı eserleri ulaşmıştır. Kitâbü’t-Tevhîd, onu bir kelamcı olarak şöhretin zirvesine çıkaran en önemli eseridir’’ dedi.

İmam Maturidi Türbesi, Özbekistan’ın Semerkand şehrinde bulunuyor.

‘’Birleştirici ve uzlaştırıcı bir alimdir’’

Peygamber Efendimizin vefatından sonra ortaya çıkan siyasi tartışmaların Hazreti Osman'ın şehadetiyle başlayıp Cemel, Sıffin savaşları ve Kerbela olayları ile gelişen hadiselerin beraberinde imanla ilgili birtakım çetin sualleri de gündeme taşıdığına dikkat çeken Mürsel Gündoğdu, ‘’Bu olaylar esnasında meydana gelen ölüm olaylarında hem öldüren hem de ölenler Müslümandı. İslam’a göre ise adam öldürmek büyük günahlardandı. Büyük günahları işleyenin iman bakımından durumunun ne olduğu, imanın tanımı ve sınırı, iman- amel ilişkisi, küfür, nifak, fısk gibi inançla ilgili meselelere verilen cevaplar, Hariciye, Şia ve Mürciegibi ilk siyasî mezhepleri doğurdu. Ayrıca İslâm fetihlerinin sonucunda farklı din, kültür ve medeniyetlerle etkileşimler, pek çok dini tartışma alanı ortaya çıkardı. Bu durum Müslümanları bir taraftan yeni mevzuları izah etmeye diğer taraftan farklı din mensuplarına İslâm’ı anlatmaya ve nihayet pek çok düalist ve inkârcı akımların saldırı ve ithamlarına karşı İslâm’ı savunmaya sevk etti. Bu gelişmeler dinî anlama ve yorumlamada birbirinden faklı yöntemler geliştiren pek çok itikadimezhebin yeşermesine neden oldu. Neticede iki ana akım ortaya çıktı ki bunlardan ilki dini anlama ve yorumlamada nakli geri plana itip aklı ön planda tutan akılcılar, diğeri ise dini anlama ve yorumlamada aklı değil nakli/nassı tercih eden nakilcilerdir. İslâm tefekkür tarihi bir kırılma ve bölünmeyle karşı karşıyaydı. İşte böyle hassas bir dönemde bölünmeyi önleyecek, nakilcilik ile akılcılığı uzlaştıracak yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğu anda İmam Maturidi sahneye çıkmıştır. O, gerek dini anlama ve yorumlamada geliştirdiği yöntem gerekse İslâm inanç esaslarını temellendirip savunmada gösterdiği üstün gayretleri neticesinde nakli esas almakla beraber akla da gerekli önemi veren uzlaştırıcı bir sistem inşa ederek yaşadığı asrın savrulmalarına, kırılma ve bölünmelerine son vermeyi başarmıştır’’ diye konuştu.

Çok yönlü mücadele insanı

İmam Maturidi’nin bir taraftan İslâm dışı inkârcı akımlara karşı İslâm’ın temel inanç esaslarını savunurken diğer taraftan İslâm çatısı altında ortaya çıkan dinî ve siyasî mezhep ve fırkalara karşı Ehl-i Sünnet akidesini ayakta tuttuğuna dikkat çeken İlahiyatçı – Yazar Mürsel Gündoğdu, ‘’Bunların yanı sıra düalist ve materyalist akımlar gibi İslam’ın tevhit ilkesine aykırı olan anlayışların her türlüsünü aklî ve naklî deliller kullanmak suretiyle eleştirip reddederek bütün gücünü Allah’ın mutlak birliğini ispat etmeye hasretmiştir. İslâm inanç sisteminin temellendirilmesi ve savunulması hususunda otorite olan İmam Maturidi, görüşleri ve takip ettiği yöntemlerle kendisinden sonraki kelâm âlimlerine model teşkil etmiştir. Onun görüşleri ile akıl-vahiy dengesi üzerine kurduğu dengeli metodu, talebeleri ve takipçileri tarafından sistemleştirilerek günümüze kadar taşınmıştır. İmam Maturidi, yaşadığı çağın ayrıştırmaya zorladığı ana tefekkür yapısını birleştirici ve uzlaştırıcı bir rol üstlenerek toplumda itikadi ve fikrî istikrarın oluşumuna katkı sunmuştur. O bir denge düşünürüdür.’’ ifadesini kullandı.

‘’Kelam ilmine yenilikler getirmiştir’’

İlahiyatçı- Yazar Mürsel Gündoğdu, İmam Maturidi’nin dinî anlama ve yorumlamada naklî delillerin yanı sıra tarihî, sosyolojik, psikolojik ve semantik gibi aklî delilleri de kullanarak çığır açtığını vurgulayarak,’’ Akıl ve nakil arasında aşırılığa düşmeden güçlü bir denge kurmayı başarmıştır. Onun yaşadığı dönemde kelâm ilminin meşruiyeti tartışılmaktaydı. İmam Maturidi bu ilmin önemine yönelik açıklamalar yapmış ve bu sayede kelâm ilminin müstakil bir ilim haline gelmesi ve toplum tarafından genel kabul görmesine katkı sunmuştur. Onun kelâm ilmine kazandırdığı en önemli yenilik, beşerî bilginin varlığından, mahiyetinden, kaynağından ve geçerliliğinden bahsederek kendine has bilgi nazariyesi oluşturmasıdır. Bilginin kelâm ilminde müstakil bir konu olarak ele alınıp incelenmesi İmam Maturidi sayesinde gerçekleşmiştir. İmam Maturidi’nin en büyük örnekliğini onun yaşadığı çağa karşı takındığı soylu tavırda aramak gerekir. O, İslam tefekkürünün ayrıştırıcı, yıkıcı ve yok edici bir tehditle yüz yüze geldiği bir zaman diliminde gerçek bir aydından beklenecek rolü üstlenerek İslam’a yönelen bu iç ve dış tehditleri aklın ve vahyin ışığında bertaraf etmeyi başarmıştır. İmam Maturidi aklı, çağın savrulmalarının en uç boyutlarını hesap edecek kadar keskin kullanırken ilahi vahyi de bu savrulmada oluşabilecek her türlü hasarın tedavisinde eşsiz bir merhem olarak sunmaktadır. Bu manada üzerinde en fazla durduğu kavramlar tevhit, iman, akıl, vahiy, hikmet, adalet, özgür irade ve sorumluluktur. O’nun amel- iman ayrımı, siyaset, din, şeriat, büyük günah ve kader-kaza hakkındaki çağları aşan görüşleri İslam toplumunda hoşgörünün yaygınlaşmasının kapısını ardına kadar açmaktadır. Bu da günümüz İslam toplumlarını zaman zaman nefessiz bırakan baskı, ayrımcılık, ötekileştirme, mezhep taassubu ve şiddete dayalı yaklaşımlara vurulacak en büyük kettir’’ diye konuştu.

‘’Bu romanla tarihe not düşmek istedim’’

İmam Maturidi gibi mühim bir şahsiyetin hayatını romanlaştırırken çok zorlandığını ve O’nun asırlardan beri ihmal edilişine çok içerlediğini anlatan İlahiyatçı – Yazar Mürsel Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Neticede böyle bir romanla tarihe not düşmek istedim. Geleceğin inşası ancak geçmişin birikimleriyle olur. Tarihin kırılma anlarında büyük fikir adamları çıkarabilmişiz. Mesela tercüme hareketleriyle felsefenin İslam dünyasına girişi neticesinde bu birikimle yiğitçe yüzleşerek din ile felsefeyi uzlaştırmaya çalışan Farabi bunlardan biridir. Yine felsefenin getirdiği tahribatla hesaplaşma cesareti gösterip aklın sınırlarını çizmeye çalışan, tasavvufla şeriatı uzlaştırmayı başaran İmam Gazali bunlardan bir diğeridir. Aynı şekilde İmam Maturidi, akıl ile naklin birbiriyle savaştırılmak üzere kılıçların çekildiği bir dönemde akıl vahiy dengesini kurmayı başararak fikri istikrarın mimarı olmuştur. Bizler şimdi yine tarihi savrulmaların yaşandığı bir zaman dilimindeyiz. Ancak bir önceki dönemin insanı haz ve tutkunun oyuncağı yapan, nesneleştiren ve tüketim kölesi haline getiren büyük kırılmasını ve krizini yorumlayabilecek yetkinlikte aydın yetiştiremediğimiz gibi şimdi yani bugün evlerimize kapatılıp dünyanın yeniden şekillendirildiği bu yeni kırılmayla yüzleşecek ve bize yön verecek bir yaklaşımdan da çok uzaktayız. Çağlara yön vermeyi başaran büyük aydınların hayatlarıyla, mücadeleleriyle günümüze taşınması bu yüzden çok önemlidir. Gençlerimize böyle kök bilinç aşılayamazsak yarın altına sığınacak bir gök bilincimiz de olmayacaktır’’

İlahiyatçı-Yazar Mürsel Gündoğdu

Mürsel Gündoğdu kimdir?

Giresun’un Bulancak ilçesinin Karaağaç köyünde doğdu. Orta ve lise öğrenimini Bulancak İmam Hatip Lisesi’nde tamamladı. Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden “Kuran’da Sanat Kavramı” adlı teziyle mezun oldu. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı İslam Felsefesi Bölümünden “Farabi’de İyilik Kavramı” adlı teziyle yüksek lisansını tamamladı. Kayseri, Mardin, Kocaeli ve Balıkesir vilayetlerinde öğretmenlik ve eğitim yöneticiliği yaptı. Çeşitli internet sitelerinde köşe yazarlığı yaptı, şiirler yazdı. Yazdığı yazılar ve şiirler çeşitli kültür, sanat ve edebiyat dergilerinde yayınlandı.“Haber7.com” da köşe yazarlığı yapan Mürsel Gündoğdu evli olup Mehmet Kağan ve Bengisu adında iki çocuğu vardır.

Yayınlanmış Eserleri

.Bir Nehir Yangını ( şiir)

.Akıl Kalbi Ararken- Bir Gazali Romanı

.Kalbin Şehrinde- Bir Gazali Romanı 2

.Vezir Nizamülmülk (Roman)- ESKADER 2014 Roman Ödülü

.Taşları Konuşturan Adam- Bir Mimar Sinan Romanı

.Hakan-Türkler Müslüman Oluyor- Bir Abdülkerim Satuk Buğra Han Romanı

.Müderris -Bir Gazali Romanı (Birleştirilmiş Baskı)

.İmam Maturidi- Bir İmam Maturidi Romanı

Mürsel Gündoğdu, kültür ve medeniyetimizin kurucu isimlerine dair roman çalışmalarına ve köşe yazılarına devam etmektedir.

İmam Maturidi kimdir?

Ehl-i Sünnetin iki itikad imamından birincisidir. Tam adı, Ebu Mansur Muhammed bin Muhammed bin Mahmud el-Maturidi es Semerkandi’dir. Künyesi Ebu Mansur'dur. Doğum yeri Semerkand'ın Maturid köyüdür. Hicri 333 (m. 944) yılında Semerkand'da vefat etti. İmam Maturidi, İmam-ı Azam Ebu Hanife'nin naklen bildirdiği ve yazdığı Ehl-i Sünnet itikadının kelam bilgilerini ondan nakledenler vasıtasıyla kitaplara geçirdi, temellendirdi, akıl ve nakil yoluyla izah ve ispat etti. Kelam ilminde, akaidde müctehid olan İmam Maturidi, kelam ve fıkıh ilmini başta Ebu Nasr el-İyazi olmak üzere silsile yoluyla İmam-ı Azam’a ulaşan kudretli hocalardan öğrendi. İlimde çok iyi yetişen İmam Maturidi, çeşitli kitaplar yazmak ve talebe yetiştirmek suretiyle Ehl-i Sünnet itikadını yaymıştır. Yetiştirdiği talebelerden Hakim es-Semerkandi adıyla meşhur Ebul-Kasım İshak bin Muhammed, Ebu Muhammed Abdülkerim bin Musa el-Pezdevi, Ebul-Leys el-Buhari ve Ebul-Hasan bin Said er-Rüstüğfeni gibi ilim ve takva yönünden yükselmiş olan büyük âlimler başta gelmektedir. Böylece, İmam-ı Azam Hazretlerinden gelen itikad bilgilerini temellendiren İmam Maturidi'den sonra da talebeleri ve talebelerinin talebeleri bu hususta ciltler dolusu kitaplar yazarak Ehl-i Sünnet itikadını yaymışlardır. İmam Maturidi'nin yaşadığı devir, Abbasi Devleti'nin zayıflamaya başladığı ve buna bağlı olarak bazı valilerin bağımsızlıklarını ilan ettiği, çeşitli siyasi güçler ve itikadi fırkalar arasında mücadelenin arttığı bir zamana rastlar. İmam Maturidi de diğer İslam âlimleri gibi, kendi zamanında Ehl-i Sünnet itikadını müdafaa etmiş, açık bir şekilde izah ederek yaymaya çalışmıştır. Bu hususta takip ettiği usul, İmam-ı Azam’ın el-Fıkhü’l Ekber, er-Risale, el-Fıkhü’l Ebsat, el-Âlim ve’l Müteallim ve el-Vasiyye gibi itikadla ilgili kitaplarında bildirdiği inançla ilgili bilgileri, akli ve nakli delillerle açıklayarak temellendirmek olmuştur.

İmam Maturidi’nin eserleri

Hayatını ilme ve Ehl-i Sünnet itikadını yaymaya hasreden ve bu hususta büyük hizmetler veren İmam Maturidi, benzerine rastlanmayacak ölçüde değerli eserler yazmıştır. Eserlerinden bazıları şunlardır

1) Kitab-üt Tevhid: Bu kitapta sapık fırkaların sözlerinin yanlış olduğunu ispat edip, doğru itikad olan Ehl-i Sünnet itikadını çok mükemmel bir şekilde açıklamıştır.

2) Te’vilatü’l Kur'an: Tefsire dair benzeri az bulunan bir eserdir. Semerkandi bu esere büyük bir şerh yazmıştır.

3) Reddü Evaili'l-Edille lil Ka'bi ve Beyanü Vehmi'lMutezile: Mutezileyi reddeden ve çürüten bir eserdir.

4) Er-Reddü ala Usüli’l Karamita: Karamitafırkasını reddeden bir eserdir.

5) Reddu Kitabü’l İmame li Ba'zir Revafiza: Ashab-ı kirama düşman olanları reddeden bir eseridir.

6) Kitabü’l Makalat fi’l Kelam: Kelam ilmine dair bir eseridir.

7) Me'ahizü’ş Şeria: Fıkıh ilmine dairdir.

8) Kitabü’l Cedel: Usül-ü fıkıh ilmine dair olan bu eserinden başka kitapları da vardır.

İmam Maturidi”nin günümüze ulaşan eserleri Kitabü’t Tevhid ve Te’vilatü’l Kur'an adlı kitaplarıdır.



Yorum Ekle