10 Ağustos 2022, Çarşamba
Son Dakika

İYİ LEZZET İÇİN, İYİ PARA GEREKİYOR!

03.08.2022

Artık, ev dışında yemek yemek, bırakınız restoranı lokantayı, fastfood yerlerinde bile zorlaştı. 
Yani, bir mekanda kahvaltı veya öğle yemeği hele, hele akşam yemeği yemek için  ciddi bir finansal güç gerekmektedir. 
Zaten bu konular, davet olmadıkça emekli ve dar gelirliler için, uzun zamandır mevzu bahis değildi.
Genellikle, "bu  mekanların müdavimleri de, serbest meslek  erbabı eğitimli kişiler ile piyasa esnafları, sanayici, finanscı, ihracatçı ve tabii ki, gelirinin kaynağı bilinmeyenlerdir." diye, dillerde dolaşan, şehir efsaneleri vardır.
Ancak, bu konuda üst sıralardaki vatandaşlarımızın da, (Covit ve yükselen döviz kurları ile enflasyon öncesini düşünürsek) eskisi kadar bonkör olmadıklarını görüyor ve duyuyoruz.
Tabii ki "Kaz gelecek yerden, tavuk esirgenmez." Ancak, Kaz gelecek yerlere de birşeyler mi oldu, kıtlık mı  geldi? Yoksa, yemeğe çıkaracak, protokol gideri gösterecek, müşteriler mi yok, yoksa artık kendilerinde, o mali güç bile kalmadı mı? 
Bu konularda marifetli olan bazı ticaret erbabının, nasıl ticari  otolarla ailece tatile çıktıkları gibi, özel amaçlı yemek ve  gezilerde eş, dost, akraba, arkadaş ağırlamalarına, vergiden düşürülecek de olsa, pek kalkışmadıkları malum. Manzarayı bazı gözler böyle görüyor olabilir, hatta bazı esnaf ve patronlar, işe giderken; "SEFER TASINA" bile dönmeyi düşünebilirler. (O çağları ve bu "Tasın" hikmetini, duruma göre 40 yaş altı, gençler için bir yazımda anlatırım.) Şimdi, gelelim esas konumuza: Yani, "Zurnanın Zırt Deliğine" Avrupalılar'la maalesef, rollerimiz yer değiştiriyor!
Yıllardır özendiğimiz  Avrupalılar gibi, şimdilerde biz de; Karpuzu dilimle, Meyvayı taneyle, Eti kişi başı sayısıyla, Tavuğu yarım veya çeyrek, Peyniri gramla, Pastırmayı, salamı dilimle, Zeytini taneyle, gayet medeni bir şekilde, bizler de, kasaptan manavdan, utanmadan sıkılmadan, esnafa biraz cilve yaparaktan alabiliyoruz. 
"Yaşasın Marketler, utanma duygumuzu yüzümüzden sildiler" diyoruz. 
Peki, bir de bakalım ışıl ışıl yanan, şahane aydınlatmalı, mimari harikası dekorasyonlar içindeki, muhteşem masa, sandalye, koltuk mobilyaları ve şık aksesuarların kullanıldığı, yakışıklı; Salon ve mutfak profesyonellerinin hizmet verdiği salonlardaki, sofraların üzerine konan servet değerindeki porselen takımlara, kristal taklidi bardaklara ve çatal, kaşık, bıçak takımlarına.
En ucuzu 750. - TL'den açılan bağ ürünlerine, porsiyonu 4 haneli rakamları bulan, Et ve Balık yemeklerine. Ancak, biz yiyemesek de mutluyuz. Ülkemize gelen turistlerimiz yiyebiliyor. Mekanlarımızın mimarisine, mobilya ve aksesuarlarımıza hayran kalıyor. Ülkemizi, çok ucuz bir yeme-içme, eğlence ve konaklama cenneti olarak buluyorlar. Çünkü, onların 100 para birimi, şu anda bizim 1.700 ila 2.000 para birimimize eşit oluyor.
Gelen turist istatistikleri de, bunu teyit ediyor. 
"Ben olsam, bu ülkeye yatırım yapar, ölene kadar bu ülkede yaşarım. 
Avrupa'dan gelen emekli aylığımla, her gün tatil yapar, gençken Avrupa'da dilimle aldığım; Karpuzu, salamı bütün bütün alırım. 
En güzel "Tekstil Ürünlerini" 10-12 Eu'ya alır giyerim. 
Hatta seyahatlerimi de (TL) ile yaparım." 
Benim bu ironik fantazilerimi,  gerçekleştiren  yabancılar, bizim ülkemizde varmıdır, acaba?
Selam ve sevgilerimle,
@pakmanvasfi

DOĞAL ve TARİHİ DEĞERLERİMİZ, LEZZETLENİYOR

FİŞEKHANE, GALATAPORT, İSTWEST MARİNA Gibi Oluşumlar: İSTANBUL'A LEZZET, RENK ve HAREKET GETİRİYOR. 

En güzel İstanbul Manzaralarına sahip olan ve restore edilerek "Çağdaş Kullanıma Açılan" Osmanlı'nın en güzel eserlerinin, içine yerleştirilen ve bir "Mücevher" gibi sunulan, LEZZET MEKANLARI ile ülkemiz taçlanıyor.  Bu tarz değerli yatırımlar, ülkemizin öncelikle de İstanbul'un:  Konaklama, Turizm, Eğlence, Alışveriş ve Gastronomik boyutlu gelirlerini arttırmaktadır. 
Mimari harikası, restorasyonların yapıldığı, eski ve terk edilmiş; "Osmanlı Yapılarının" ve doğal güzelliklere, manzaralara sahip Marmara Sahillerindeki bakir alanlara, inşa edilen konut siteleri ve Marinaların eteklerinde kurulan LEZZET MEKANLARI, Buraların içinde yaşayanlar kadar, İstanbul'un birçok ilçesinden, yurt içindeki şehirlerden ve yurt dışındaki ülkelerden gelen turistlerin de ilgisini çekiyor. 

FABRİKA-İŞ HÜMAYUN'dan: FİŞEKHANE

1870'li yıllarda Osmanlı İmparatorluğu'nun "Sınai Merkezi" olan Zeytinburnun da; Cennet mekan, Sultan Abdülaziz Han tarafından, modern bir "Silah Fabrikası" kurulması amacıyla, Tophane ve Kağıthane'deki, TÜFEK ve FİŞEK fabrikaları, buraya taşınmış ve adı "FABRİKA-İ HÜMAYUN" olarak, uzun yıllar hizmet vermiştir.
Emlak Konut GYO güvencesinde, 2016 yılında ÖZAK GYO, ZİYLAN GAYRİMENKUL ve YENİGÜN İNŞAAT birlikteliği ile doğan, dünya standartlarındaki "YENİ ŞEHİRCİLİK" anlayışı ile kurulan, BÜYÜK YALI Konut Projesinin içinde, Türkiye'nin Gastronomide marka olmuş mekanlarının, şube ve merkezlerinin, en iyi ve en prestijli örnekleri bulunmaktadır. 
Değerli dostum, gazeteci yazar ve işletmeci chef Recep İncecik ile birlikte, ziyaret ettiğimiz projenin, yeme - içme mekanlarının, eğlence,  kültür, sanat içerikli bölümlerini ihtiva eden, tarihi FIŞEKHANE YAPILARINI gezdik.

Gaziantepli markalardan: THE LAVENT Tahinery ve ZENNUP 1844 ile ünlü RANCHERO Restaurant da yemek yedik. 
Yarın, RADİOBİR'deki konuğum, sevgili kardeşim  Chef Murat Bozok imzalı yemekleri ve Balkan lezzetleri ile ünlü FERİDA Restaurantı, Selim Yalın kardeşimin SUSHİCO Restaurantını,  Avrupa mutfak teknikleriyle, Anadolu mutfağı yapan sevgili chef dostum Umut Karakuş'un  MUUTTO Restaurantının yeni şubesini, İsviçre'den gelen, değerli yatırımcı kardeşim, Ali Şahin'in İtalyan tarzı Steakhouse Restaurantı PALAZZO DELLA CARNE ve daha birçok ünlü yerli ve milli Restaurant Markamızın, en nadide ve özel mimari mekan örneklerini gördük.
Yarattıkları lezzetlerin bir kısmını deneyimleme imkanı bulduk. Genç ve başarılı chefler,  işletme sahip ve yöneticileri ile tanıştık. İleride, daha geniş takdim edebileceğimiz bu mekanlarla, Biz LEZZETHANLAR olarak gurur duyduk. Temelinden İşletmesine, emeği geçen yatırımcı, işletmeci, tedarikçi ve profesyonelleri kutlarım.

ESKİ İSTANBUL LİMANIN'dan GALATAPORT 

İstanbul'un bu "GASTRO GÜZELLİKLERİ" arttıkça, ülkemizin Turizm ve İhracat gelirlerinin de artacağına, ayrıca Ülkemizin tanınırlık ve başarı grafiğinin de yükseleceğine inanan bir TURİZM ve LEZZET YAZARI olarak, bu yazımda; Birkaç projeye daha dikkat çekmek isterim.
1892'de inşa edilen eski İstanbul Limanının başladığı Karaköy'den, bugün Fındıklı'daki Deniz Ticaret Odası'na kadar uzanan, içine: Ünlü LİMAN LOKANTASI, ESKİ PAKET POSTANESİ, TOPHANE RIHTIMINI da alan ve 200 yıldır hakkınca kullanılmayan bu kıyı şeridine, DOĞUŞ Grubu ve BİLGİLİ Holding'in 1.8 milyar dolarlık  yatırımı olarak inşa edilen ve bu yıl başında hizmete giren "GALATAPORT İşletmelerini" çok önemsiyorum. 

İstanbul gibi bir dünya merkezine kazandırılan bu; Deniz, doğa, tarih, turizm, lezzet, ticaret, kültür ve sanat merkezinden oluşan, muazzam konsept: 
Dev kruvaziyer (turistik yolcu) gemilerinin, hem de birkaç tane birden yanaşabildiği modern limanıyla olduğu kadar, hotelleri, tarihi dokunun içine yerleştirilmiş (Eski Paket Postanesi 1907-1911 yıllarında Deniz Gümrük binası olarak inşa edilen) Alışveriş Merkezleri ve LEZZET MEKANLARI ile harika bir yer oldu. 
Yerli ve yabancı herkesi cezbeden bu yere, sadece denizden değil, havadan, karadan, doğudan ve batıdan gelen turistler de değil, İstanbul'un yerleşik halkı da geliyor. 
Orada denizi kokluyor, muhteşem manzarayla dinleniyor, alışveriş yapıyor, sosyalleşiyor ve ünlü yerli & yabancı Restaurant Markalarının, nefis ve leziz lezzetlerini tadıyorlar. 
Bu konuyu da, yine ilerleyen günlerde detaylandırarak, örnekleriyle LEZZET HAREKETİ okurlarımıza sunacağız.
Bu haftaki bilgilendirmelerimi, daha farklı ve güzel bir yatırıma da değinerek tamamlamak istiyorum. 

İSTWEST MARİNA ve DENİZ EVLERİ

Nerededir? diyecek olursanız, cevabım:  "İstanbul'un yeni yerleşim Merkezi, Beylikdüzü sahilinde olacaktır." 2011 yılında yapılan, 2014'ten itibaren etrafındaki "Marina Villalarının" satışına başlanan bu Marina Alanı, öncelikle "Marmara Denizi'nin Hudut Kapısı" olup, 155.000 m2 Deniz Bağlama Kapasitesiyle, 1000 Tekneye hizmet sunabilmekte. İçerisindeki: 5 Yıldızlı Hotel'i, modern hastahanesi ve okulları ile  özel plajları, yüzme havuzları, spor salonları, çocuk parklarının yanısıra,  harika yeşillendirilmiş ve çiçeklerle bezeli sokaklarında;  Yerli ve milli Restaurant & eğlence yerleri ile Çarşısı ve Alışveriş Merkezi de  bulunan İSTWEST MARİNA'nın üst kısmında ise; 1.200.000 m2 alanda, Keleşoğlu Holding tarafından inşa edilen, eşsiz manzaralı, lüks ve modern "Deniz Evleri Projesi" bulunmaktadır. Marina Rezidans, Sedef Konutları, Mercan Konakları, Marina Evleri, Kalyon Evleri olarak adlandırılan bölümleri, değişik özelliklerdeki yüzlerce konutu kapsamaktadır. 

Burada,  Marina'yı ve Plajı kucaklayan, ŞAHANE LEZZET MEKANLARI gördüm, tatlarına baktım. GASTRO GİRİŞİMCİ Baskın ailesinin, sevgili Yelda ve Selçuk'un birkaç mekanından biri olan ELLA İTALİAN'da nefis lezzetlerle ve bu değerli aile ile tanıştım . Bu mevzuların devamını ve benzerlerini, yukarıda belirttiğim gibi ilerleyen haftalarda, LEZZET HAREKETİ'ne getireceğiz, inşallah.

 

MEKSİKA LEZZETLERİ, FIŞEKHANE RANCHERO'da

"Şehrin Meksikalısı" RANCHERO'nun en yeni mekanına, Fişekhane'de konuk olduk. 
İTTİFAK Gazetemiz sahibi, LEZZETHAN işletmeci chef Recep İncecik ile sevgili dostlarım, Rıza Tanyeri ve ailesinin 5. Şubesinin lezzetlerini deneyimledik. 
Açık ve kapalı alanları, harika dekorasyonu, nazik personeli ve lezzetli yemekleri ile RANCHERO Fişekhane'de yediğimiz; Gerçek Meksikalı'dan, orijinal, leziz ve nefis "Meksika Lezzetleri" ile mutlu olduk.

İlk şubesini, 2005 yılında Suadiye'de açan RANCHERO, organik büyümesini sürdürdü ve Nişantaşı Reasürans, Ataşehir Watergarden, Ankara Maidan' dan sonra Büyükyalı Fişekhaneyi de açtı. 
Kurucular Rıza Tanyeri ve Meksikalı eşi Patricia Selma Hanım ile oğulları Fatih ve Faruk'un yönetimindeki mekanlar, Meksika'nın Aztek ve Maya uygarlıklarına uzanan köklü tarihini konuklarına yaşatırken, acılı ve lezzetli yemekleriyle de damaklarını fethediyor. 
Tamamen orijinal Meksika Lezzetlerini sunan RANCHERO mekanlarında, ayrıca: Şişeli ve paketli olarak, kendi üretimleri RANCHİTO soslarını, baharatlarını, tortilla ve diğer lezzetlerini de satın alabiliyorsunuz. Yeni şubelerinin, Ankara ve diğer büyük kentlerimizde de açılacağını öğrendiğimiz bu buluşmada, ben alkolsüz içecek olarak iki değişik limonata, Recep kardeşim acılı Margarita (Ne de olsa Adanalı) ile yemek olarak:  Etli TACOS FUERTES, yine Etli NACHOS SUPREMO ve Bonfile etli FAJİTA aldık. Çok zengin bir menü sunan ve porsiyonları da, büyük olan RANCHERO'nun tatlı ve kahveleri de nefis, üstelik Meksika'dan geliyor.


Yorum Ekle