DOLAR
6,0845
EURO
6,8235
ALTIN
251,3263
BİST100
86.072

Jeotermalin dünyada ve Türkiye’de sektörel kullanımına kısa bakış

12.03.2019 00:00

Jeotermal kelimesi sıcak sular ve sıcak buhar olarak bildiğimiz Yunanca’dan “Yer kabuğu” anlamına gelen “Geo” ile “Isı” anlamına gelen “Therme” kelimelerinin birleşiminden meydana gelir. Enerjinin liteatürdeki ismidir, yer kabuğunun içinde depolanmış olan ısı enerjisidir.

M.Ö. 10000: Jeotermal sulardan Akdeniz Bölgesinde çanak, çömlek, cam, tekstil ve krem imalatında yararlanılmaktaydı.

M.Ö. 1500: Romalılar ve Çinliler doğal jeotermal sulardan tedaviye yönelik banyo, ısınma ve pişirme amaçlı olarak kullanıyorlardı.

630: Japonya'da kaplıca geleneği yaygınlaştı.

1200: Jeotermal kaynaklardan mekân ve su ısıtması yapılabileceği Avrupalılar tarafından keşfedildi.

1322: Fransa'da köylüler jeotermalden evlerini ısıtmaya başladı.

1800: Fransa'da yerleşim birimlerinin mahallelerin jeotermal enerji ile ısıtılması yaygınlaştı.

1800: ABD'de kaplıca turizmi hızla yaygınlaşmaya başladı.

1818:İtalya'da yerleşik Fransız asıllı sanayici Francesco Giacomo Larderel ilk defa jeotermal buhar kullanarak borik asit elde etti.

1833: Paolo Savi tarafından İtalya'daki Larderello Bölgesi'nin altındaki jeotermal rezervuarın yayılımı araştırılması gercekleştirildi.

1841: Larderello'da yeni teknikler kullanılarak jeotermal kuyularının açılmasına başlandı.

1860: Kaliforniya eyaletinde The Geysers bölgesinde jeotermal kaynağını değerlendirmeye dönük tesisler açıldı.

1870: ABD'de kaplıca ve benzeri yerlere büyük talep doğdu.

1891: Idaho eyaletinin Boise şehrinde (ABD) ilk jeotermal bölgesel ısıtma sistemi uygulaması gerçekleşti.

1900: Kaliforniya eyaletinin Calistoga bölgesinde otuzdan fazla kaplıca merkezi açıldı.

1904: İtalya'da Larderello'da jeotermal buhardan ilk elektrik üretimi sağlandı.

1920: Kaliforniya eyaletindeki The Geysers tesislerinde ilk jeotermal kuyular açıldı.

1929: Oregon eyaletinde evler jeotermal enerji ile ısıtılmaya başlandı.

1930: İzlanda'da büyük ölçekli merkezi ısıtma projesi çalışmaları başladı.

1930: İzlanda, ABD, Japonya ve Rusya'da jeotermal kaynakların kullanımı yaygınlaştı.

1943: İtalya'da Larderello'da jeotermal bölgesinden elektrik üretimi 132 MWe kapasiteye erişti.

1945: Süt pastörizasyonunda ilk kez jeotermal akışkandan yararlanıldı.

1945: ABD'de buzlanmaya karşı yer ısıtmasında, hacim ısıtmasında ve sera ısıtmacılığında jeotermal akışkan kullanıldı.

Jeotermalin elektrik enerji tarihçesi

1958: Yeni Zelanda'da Flash Metodu ile jeotermal elektrik üretimine başlandı.

1960: Kaliforniya, The Geysers jeotermal alanında ticari elektrik üretimi için ilk kez kuru buhar kullanıldı.

1962. yılında MTA Genel Müdürlüğü ’nün termal sulara yönelik envanter çalışması başladı.

1963: Türkiye'de ilk jeotermal sondaj kuyusu Balçova, İzmir'de açıldı.

1966: Japonya'da ilk jeotermal elektrik santrali kuruldu.

1968: Türkiye'de Kızıldere, Denizli jeotermal alanının keşfedilmesiyle

elektrik üretimi amaçlı ilk jeotermal kuyunun inşaatına burada başlandı.

1969: İkincil çevrim jeotermal teknolojiler Kaliforniya'da başarı ile uygulandı.

1969: Fransa'da büyük jeotermal ısıtma projeleri başladı.

1970: Çin'de ilk kez elektrik üretiminde jeotermal akışkandan yararlanıldı.

1975: Kaliforniya'da The Geysers jeotermal alanındaki kaynaklardan 500 Mwe'lık elektrik üretimi kapasitesine ulaşıldı.

1978: Nevada eyaletinde (ABD) ilk jeotermal gıda kurutma tesisi kuruldu.

1978: New Mexico eyaletinde (ABD) kızgın kuru kayada jeotermal rezervuar oluşturulup test edilmeye başlandı.

1979: Endonezya'da ilk jeotermal elektrik üretimi gerçekleştirildi.

1980: ABD'nin batı eyaletlerinde pek çok yeni jeotermal elektrik santralleri kuruldu.

1981: Hawaii eyaletinin (ABD) Puna bölgesinde kurulan jeotermal tesisler faaliyete geçti.

1982: Türkiye'de Germencik, Aydın jeotermal alanı keşfedildi.

1983: Türkiye'de kuyu içi eşanjörlü ilk jeotermal ısıtma sistemi Balçova, İzmir'de kuruldu.

1984: Türkiye'nin ilk ve Avrupa'nın İtalya'dan sonra ikinci jeotermal enerji santrali (20.4 MWe kapasiteli) Denizli Kızıldere de hizmete açıldı.

1984: Oregon eyaletinde (ABD) mantar yetiştiriciliğinde jeotermalden yararlanıldı.

1985: Jeotermal elektrik santrallerinde dünya çapında yaklaşık 2.000 MW'lık elektrik üretim kapasitesine ulaşıldı.

1987: Nevada'da jeotermal akışkan altın madenciliğinde kullanıldı.

1987: Türkiye'nin ilk jeotermal merkezi ısıtma sistemi Gönen, Balıkesir ve Kozaklı 'da işletmeye açıldı.

1990: ABD'de jeotermal elektrik üretimi kurulu kapasitesi 3.000 MWe'e yükseldi.

1992: Dünya'da 21 ülkede jeotermal elektrik üretimi toplam yaklaşık 6.000 MWe'e ulaştı.

1996: Türkiye'de 15.000 konut ana kapasiteli Balçova, İzmir jeotermal merkezi ısıtma sistemi devreye girdi.

2000: Tüm dünyada jeotermalden yaklaşık 8000 MWe jeotermal elektrik üretimi ve

17.000 MWt civarında jeotermal kaynaklar doğrudan kullanımı gerçekleştirildi.

2001: Türkiye'nin jeotermal kurulu ısıtma gücü 493 MWt'e ulaştı.

Türkiye böylece jeotermalin elektrik dışı uygulamalarda dünyanın 5. büyük ülkesi durumuna geldi.

2009: Türkiye’nin en büyük jeotermal santrali olan (47,4 MWe) Aydın-Germencik Jeotermal Enerji Santrali'nin devreye alımı gerçekleştirildi.

Türkiye jeotermal zenginlik açısından dünyanın yedinci ülkesidir. Ülkemizde yüzey sıcaklığı 40°C’nin üzerinde 140 adet jeotermal saha vardır. Bu sahaların 136 tanesi merkezi ısıtmaya, sera ısıtmasına, endüstriyel proses ısı kullanımına ve kaplıca kullanımına uygundur. Diğer 4 sahanın teknik ve ekonomik olarak elektrik üretimine uygun olduğu saptanmıştır. Jeotermal enerjiden ilk ve tek elektrik üretim santrali Kızıldere’de 1984 yılında kurulmuştur. 20.4 MW kurulu gücü ile dünyadaki jeotermal santraller arasında 14. sırayı almasına karşın 12 MW kapasite ile çalıştırılmaktadır. 200°C’de üretilen su elektrik enerjisi üretiminde kullanıldıktan sonra sera ısıtması ve kuru buz üretiminde kullanılmaktadır. Ayrıca santralde buhardan ayrıştırılan karbondioksit gazı atmosfere verilmeyip santrale entegre olan Karboğaz Şirketi tarafından 40.000 ton sıvı CO2 ve kuru buza dönüştürülmektedir. Bu üretim ile Türkiye’nin karbondioksit ihtiyacının %50 si bu santral vasıtasıyla karşılanmaktadır. Elektrik üretiminde diğer sahalar Aydın-Germencik (200-232°C), Çanakkale-Tuzla (173°C) ve Aydın-Salavatlı (171°C) sahasıdır.

Bugüne kadar jeotermal enerjinin başlıca kullanım alanları ısıtmacılık (konut, sera), elektrik üretimi ve sağlık turizmi olmuştur. Türkiye’deki jeotermal enerji tüketiminin %87’si ısıtma amaçlı kullanılmaktadır. Türkiye'nin görülebilir mevcut toplam jeotermal ısı kapasitesi 2264 MW civarındadır. Halen Türkiye’de 50000 konut eşdeğeri jeotermal ısıtma, 20000 m2 sera ısıtması gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de jeotermal enerji ile bazı büyük çaplı merkezi ısıtma uygulamalarının bir kısmına örnek,

-Gönen’de 1500 konut, 56 adet tabakhane, 200 m2 sera, 600 yataklı otel ısıtması ve tabakhanelerin sıcak su proses suyu ihtiyacını karşılayan sistemin kapasitesi 16.2 MW’dır.

İzmir’de Tıp Fakültesi (30.000 m2), Balçova Jeotermal Sahasından üretilen akışkanla 1983’den beri ısıtılmaktadır. İlave 110.000 m2 ‘lik ısıtma sistemi ile sıcak su kullanımı durumunda sistemin toplam kapasitesi 17.8 MW olmaktadır.

-Türkiye’de ilk kuyu içi eşanjör uygulaması 1981 yılında Balçova Termal Tesislerinde gerçekleştirilmiştir. Bu tesis hotel, açık ve kapalı yüzme havuzu ve kür merkezini içermektedir.

- Simav’da 3500 konut, toplam 730 yataklı termal kompleks ve 80.000 m2 alana sahip bir seranın toplam kapasitesi 66 MW’dır.

Kırşehir’de 1800 konut ve 530 yatak kapasiteli 5 adet oteli ısıtan merkezi ısıtma sisteminin kapasitesi 18.3 MW’dır.

Karbondioksit emisyon oranının düşük olması, hava kirliliği oluşturmaması, yenilenebilir olması, kesintisiz olması özellikleri taşıyan bu önemli yerli ve milli enerji kaynağı ülkemizde uzun yıllar dikkate alınmamış ise de son 10 yıldır elektrik üretimi, kaplıca tesisleri inşaası ve konut ısıtmacılığı yatırımları hızlanmış kapasite artışı yönüyle ciddi ilerlemeler sağlanmıştır.

Ekonomik büyüklüğü ve sektörel önemi anlaşıldığından neticede 2000 li yılların kapasitesinin yaklaşık 3 katı bir büyüklüklere bugün hızla ulaşılmıştır, bu sevindiricidir. Rezerv ve Ülke potansiyeline baktığımızda da kat edilecek çok yolun olduğu kesin .


Yorum Ekle