03 Ağustos 2021, Salı
Son Dakika

Kahve’nin 600 yıllık hatırı sayılır serüveni

Hergün içtiğimiz kahvenin acı tatlı 600 yıllık uzun bir geçmişi var. Kahvenin tarihi serüveni Habeşistandan başlayıp Yemen, Mekke, Mısır, Şam ve İstanbul’a uzanıp İstanbul’dan da dünyanın dört bir yanına yayılıyor.
11.07.2021 23.15.46

İNAN ARVAS

Tiryakilerinin hergün birkaç fincan sevenlerinin günde bir kez içtiği kahve 600 yıllık bir geçmişe sahip. Kahve tarihi kayıtlara göre ilk olarak eski adı ile Habeşistan yeni adın ile Etiyopya’nın rakımı yüksek yaylarında yabani kahve bitkisi olarak yetiştiriliyordu. Önceleri yerli halk kahve bitkisinin tanelerin un haline getirerek ya yemek yapıyor, yada yemeklere karıştırıyorlardı. Daha sonra halk tarafından benimsenen kahve bitkisinin meyveleri kaynatılıp suyu içilerek tıbbi amaçlı kullanılmaya başlandı.

İstanbul’a Yemen Valisi getiriyor

Kahvenin adı ve tadı Arap Yarımadasında hızla yayılmaya başladı ve 300 yıl boyunca Habeşistan’da keşfedilen  şekilde kaynatılıp içildi. 14. Yüzyyılda nedeyse bir devrim niteliğinde olun ateşte kavrulan kahve çekirdekleri ezildikten sonra kaynatılarak içilmeye başlandı. Bu ilk kez Yemen’deki bir tarikat mensupları tarafından keşfedildi. Daha sonra 1470 yıllarında Aden’de, 1510 yılında Mısır’da ve 1511’de Mekke’de bu şekilde içilmeye başlandı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Yemen Valisi Özdemir Paşa 1517’de içip beğendiği kahveyi İstanbul’a getirdi. Osmanlı saray mutfaklarında kısa sürede itibar kazanan kahve baş içecek ünvanı aldı. Öyle ki saray görevlileri arasına “kahvecibaşı” isminde görevliler yetiştirildi.Özel olarak seçilen ve yetiştirilen Kahvecibaşı Padişahın kahvesini özenle hazırlardı. Hatta tarihi kayıtlarda kahvecibaşı olan kişilerden sadrazamlığa kadar yükselenler olmuştu. 

İlk kahvehane Tahtakale’de

Kısa süre de dilden dile namı yayılan kahve saray mutfağından sonra kanaklarda ordan da evlere girerek İstanbul’da tüm halkın tutkusu haline gelerek büyük ilgi gördü. Halk itirbarlı olan bu kahve çekirdeklerini tavalarda kurutarak dibeklerde dövdükden sonra cezvelerde pişiriyordu. Ve ilk kahvehane 1544 yılında İstanbul’da Tahtakale’de iki Suriyeli tarafından açıldı. İstanbul’a gelen Venedikli tüccarlar burda içtikleri ve çok beğendikleri içecekleri Venedik’e götürerek kahvenin Avrupa serüvenini 1615 yılında başlatmış oldular. Avrupa’da ilk limonta satıcıları tarafından sokaklarda satılan kahve, 1645’de İtalya’da açılan kahvehane ile bir ilke imza atıldı.1643’de Paris, 1651’de Londra’ya ve ardından tüm Avrupa’da hızla yayılan kahvehane kültürü halkın en gözde mekanı oldu. Kahvenin hızla yayılması ile Avrupalılar kahve tarımına başladılar. 

KAHVENİZ NASIL OLSUN

Kahve tüm dünya da değişik şekillerde işlerek bir çok faklı tad ve şekilde içilebiliyor. İşte en çok bilinen kahve çeşitleri;

Türk Kahvesi: Telvesi ile servis yapılan tek kahve çeşidi 

Espresso: Makine ile hazırlanan, koyu kavrulmuş, İtalya'ya özgü bir kahve türüdür.

Mırra: Şanlıurfa'ya özgü, birkaç kez demlenerek hazırlanan acı kahve. 

Cappuccino: Espresso ve su buharı ile köpük haline getirilmiş süt eklenen kahve 

 Americano: Espresso'nun sıcak su eklenerek yumuşatılmış şekli 

Latte: Espresso'ya az köpürtülmüş sütün eklendiği kahve. 

Macchiato: Espresso'ya süt köpüğü eklenerek hazırlanan kahve. 

Mocha: Latte'ye çikolata tozu veya şeker eklenmesiyle yapılan kahve. 

İLAÇ GİBİ İÇECEK

600 yıllık serüvene sahip olam Her yıl 400 milyardan fazla tüketildiği düşünülen kahve, dünyanın en popüler içeceklerinden. Sağlık yararları, bazı araştırmacıların, diyabetin önlenmesine yardımcı olmaktan karaciğer hastalığı riskini azaltmaya kadar değişebileceğini söylüyor. İşta kahvenin bazı faydaları:

• Kahve, tip 2 diyabetin korunmasına yardımcı olabilir.

• Kafein alımının, parkinson hastalığının görülme sıklığını önemli ölçüde düşürdüğü saptanmıştır. Ayrıca kahvede bulunan kafein, Parkinson hastası kişilerin hareketlerini kontrol etmeye yardımcı olabilir.

• Kafein, sinir sistemini harekete geçiren bilinen bir ilaçtır. Vücuda girdiğinde kafein, kalp atım hızını ve kan basıncını yükseltir, enerji seviyelerini yükseltir ve ruh halini iyileştirir.

• İtalyan araştırmacılar, kahve tüketiminin karaciğer kanseri riskini yaklaşık %40 oranında azalttığını buldu. Ayrıca, sonuçlardan bazıları, günde üç bardak içilirse, risklerin %50'den daha fazla azaldığını göstermektedir. Kahvenin faydaları özellikle karaciğer için çok etkili olduğu doğrulanmıştır.

• Düzenli kahve tüketimi, karaciğerdeki safra kanallarının nadir bir otoimmün hastalığı olan primer sklerozan kolanjit (PSC) riskinin azalmasını sağlıyor.

• Alkollü içeceklerden oluşan karaciğer sirozu insidansını %22 azaltabilir. Araştırmacılar her gün iki veya daha fazla fincan kahve içmenin karaciğer sirozu ölüm riskini %66 azaltabileceğini öne sürdüler.

• Kahvenin faydalarından bir diğeri de yağ yakmaya yardımcı olmasıdır.

• Kafeinsiz kahve karaciğer enzim seviyesini düşürüyor.

• Kahve içmek kalp yetmezliğine karşı koruyor.  Günlük olarak kahve içenler, içmeyenlere göre daha düşük kalp yetmezliği riski taşıyor. İTTİFAK



Yorum Ekle