25 Eylül 2020, Cuma
Son Dakika

Kebbat 2’de yüksek gerilim

Yazar Filiz Gökdemir Köşker’in çok tutulan ilk romanı Kebbat 1 ‘den sonra Kebbat-2 “Seni Görüyorum” da okuyucularla buluştu. Komiser Sezin’in gizemli sırları çözüp ortaya çıkarışını akıcı bir üslupla okuyucuya yansıtan Yazar Filiz Gökdemir Köşker ile ikinci kitabı ve bundan sonraki projelerini konuştuk.
23.08.2020 13.10.15

MÜJDEM ÇETİNKAYA

Kebbat- 1 ve Kebbat- 2 seri romanlarını yazmanızdaki en büyük etken nedir? 

Güneydoğudaki evlerin avlularında bir ağaç şeklinde yetişen turunçgillerden acı ve oldukça büyük, reçeliyle ünlü bir meyvedir kebbat. Artık, eskide kalan birkaç evin dışında yeni evlerde bulunmuyor. Kebbat ağacının altında yaşanan hayatlardan yola çıkılarak oluştu Kebbat. Yöre insanı tarafından bile unutulmaya başlamışken, yeniden can buldu, bütün hatıralarda ve yaşantılarda. 

Amacım günümüzde yaşanan, toplumsal ve sosyal sorunların altında yatan, esasen kişilerin hayatlarındaki eksikliklerin, özellikle eğitimsizliğin onları, nasıl potansiyel birer suçlu haline getirdiğini ve altında yatan sebepleri göstermek. Takdir edersiniz ki, Emniyete her gün sayısız suçlu geliyor, her birinin suçu farklı kategorilerde, her birinin altında yatan sebepleri, ayrı ayrı incelemek için tek kitap yetmezdi. Bu sebeple serinin her sayısında, günümüzde işlenen güncel suçlar işlenecek ve onların çözümlemesi yapılacak...

Kebbat-1 den kısa bir süre sonra, Kebbat-2 “SENİ GÖRÜYORUM” geldi. Bu kadar kısa sürede arka arkaya yayınlanması ve kitap hakkında neler söylemek istersiniz?

Kebbat-1 okuyucusu, ilk kitapta bütün kahramanlarla tanışırken, ana kurguya konu olan mekanları, ilişkileri, olayları yakından tanıdı, benimsedi ve kitabın temelleri atıldı. Artık Kebbat-2 ‘SENİ GÖRÜYORUM’u bekletmek okuyucularıma eziyet olurdu. Gerçekten de “SENİ GÖRÜYORUM” çıktığında çok olumlu tepkiler geldi.

POLİSİYE ROMANDA HER ŞEY VAR

Neden polisiye ve neden seri yazmayı tercih ettiniz?

Polisiyeyi tercih etmemin sebeplerinden en önemlisi, istemediğiniz kadar, çok konu çokluğu olması. Kitaplarımda ele alınan olaylar ve cinayetler, günümüzde taze, güncelliğini koruyan ve yaşanmış cinayetlerin, kurgulanarak ele alınmasıdır. Neden sonuç ilişkisi bakımından, günümüzde suça konu olan o kadar çok alt sebepler var ki... Bu anlamda polisiye, itici  güç. İşin içine cinayet, gizem, zihni çalıştıran bulmacamsı öğeler de girince, kitap daha keyifli ve okunası bir hale geliyor. Sayfalarca suç sebeplerini anlatıp okuyucuyu sıkmaktansa, polisiye bir kurguyla, okuyucuyu dingin ve sürükleyici bir keşfe sürüklemek bence daha doğru olacaktır. Seri hep devam eder. 

Seri yazmaya devam edecek misiniz? Farklı türlerde romanlar da olacak mı?

Seri devam edecek. Fakat Kebbat-1 den sonra okuyucularımdan inanılmaz bir talep oldu. O kadar çok yaşanmış hikayesini yazmamı isteyen okuyucum oldu ki. Tabi bunlar yazma değeri olan, kesinlikle okuyucuya yol gösteren, günümüzde yaşanan, kimi hasıraltı edilen kimi de utanç veya korkudan dillendirilemeyen hayat hikayeleri. Sıraya aldığım bir hikaye var ki, işte onu ayrı yazacağım. Serinin dışında. Otizmli bir annenin feryadı ve yaşamını ele alan, tam bir kadın dramı ‘Bilge’ 40 sayfa kadarını yazdım bile. ‘BİLGE... BİR KADIN’ Bu kitabımı, Otizmli çocuklar yararına, onların minicik de olsa eğitimlerine katkıda bulunmak için yazmak istiyorum. Arkasından, elbette seri dışı kitaplar gelecek.

Kitaplarınız en çok hangi yaş grubuna ve hangi okur tipine hitap ediyor?

Kitaplarımda, on sekiz yaş ila altmış beş yaş üstü her okuyucu kendinden bir şeyler bulacaktır. Polisiye okumayanlar bile, Kebbat serisinde kan ve vahşet değil, zeka oyunlarıyla çözümlenen, bilgilerle zenginleştirilmiş bir dünyada, duygularının zirvesinde, naif bir kalemin ucunda, nasıl da huzura erdiklerini deneyimliyecekler.

HER KARAKTERDE BİRAZ BEN VARIM

Kitaplarınızda, karakter oluşturma konusunda zorlanıyor musunuz? Kendinizden soyutlanmış karakterleri mi yoksa sizi yansıtan karakterleri mi  anlatmak daha güzel geliyor? Yani eserlerinizin sizi yansıtması hoşunuza gider mi?

Karakter oluşturma konusu benim için çocuk oyuncağı gibi diyebilirim, tabiri  caizse… Çünkü edebiyat, psikoloji ve felsefeye olan ilgimin dışında bütün insanları isimleriyle değil karakterleriyle tanırım kafamda...Yani bana birini sorsanız bütün karakter özelliklerini size anlatabilirken, ismini hatırlamakta zorlanırım…

Eserlerimde soyut karakterleri gerçek olabilecek, hayatımızın içinde yaşayan karakterler üzerinden oluştururum... Yani o kadar gerçek olurlar ki artık benim bir parçamdırlar… Evet kurgudur sonuçta, ama şimdiye kadar var olmayan, toplumda göremeyeceğimiz bir karakter yazmadım... Dolayısıyla her karakterde benim bir parçam var… İnanarak yazıyorum onları. Eğer ben inanmazsam okurlarımda inanmaz.

Her karakterde biraz ben varım. Yazardan soyutlanmış bir karakter yaratabilirsiniz, Fakat kalem her defasında yazarı yansıtacaktır. Örneğin, Komiser Sezin’in alışkanlıkları arasında Türk kahvesi tiryakiliği vardır. Olmazsa olmazıdır. Tıpkı ben... Çoğumuz severiz Türk kahvesini. Biraz kendinizi, biraz yazarı göreceksiniz kahramanlarda. Ama ana karakter oluşturma aşamasında, bütün karakterlerim, şahsına münhasır özelliklerini üzerinde taşır. Bir akrep burcu olan Komiser Sezin, o doğum ayının ve yıldızların üzerine yüklediği özelliklerin ışığındadır. En iyi dedektiflerin akreplerden çıktığı da göz ardı edilemez. Ali Fuat, nasıl bir boğa burcunun ağırlığını ve güvenilir iş ciddiyetini üzerinde taşıyorsa, diğer karakterlerde tam bir gerçeklik üzerinden donatılmıştır. Başkomiser Kemal’in, dehası ve özgürlüğüne düşkün yapısının altında bir kova burcu oluşu etkendir.

Kebbat serisindeki, karakterleri hissediyor musunuz? En çok sevdiğiniz karakter veya çiftiniz kim?

Hissetmek ne kelime, bire bir o karaktere bürünüyorsunuz. Her karakteri, kendi dünyasında yaşayarak, yazmak zorundasınız. Yoksa kahramanlarınız sadece içi boş, kof bir hayalet olur. Halbuki, kahramanlarımız bizim gibi nefes alır ve yaşarlar. Karakterleri ayırdetmek, şunu daha çok seviyorum demek, bir annenin, çocuklarımdan birini daha çok seviyorum demesi gibi olacak. Her karakterin okuyucuya vermek istediği ayrı bir mesaj var. Yine de öne çıkan karakterlerden: Komiser Sezin ve Ali Fuat çifti var. Ayrıca Derin karakteri de, gerçekten derin ve sorgulayan, okuyucuya kendini sorgulatan bir kişiliktir.

ÇOK OKUYUN ÇOÇUKLAR DA SİZİ TAKLİT EDER

Size göre kitap okuma alışkanlığı kazandırılmak işin neler yapılmalı?

Sadece bol kitap okuyun. Bu çocuklarımızın bizi örnek almasına yetecektir. Hiç bir evladıma, kitap okuyun demedim. Ailem de bana demedi. Ben sürekli okuyan bir ailede büyüdüm. Beraber okuduk, beraber okuma sevgisini de büyüttük. Sonra bir baktım evlatlarım bana kitap önerilerinde bulunmaya ve  hediye kitaplar almaya başladılar… Bundan daha iyi bir kanıt olamaz. Bir eğitimci olarak, bu bütün yıllarımın tecrübesine bedeldir. Biz neysek çocuklarımız da o oluyor. Ne bir eksik ne bir fazla…

Şimdiye kadar aldığınız yorumlardan sizi en çok etkileyen veya güzel yorum hangisidir?

Hepsi çok güzeldi. Ama en güzeli, görme engelli bir okurumun betimlemelerimle gözlerinin önünde her şeyi canlandırabildiğini söyleyerek, benden word dosyası şeklinde kitabımı alıp, kabartma yazıya çevirip okuması ve ona ilk okuyan kişi ise duyma engelli arkadaşıydı… İşte o an dünyalara bedeldi… Birilerinin dünyasını aydınlatmak ve yaşanası kılmak. GETEM’e bu konuda başvuru yaparak, görme engelli okuyucularım için seslendirmeyi düşünüyorum.

KEBBAT-3 “KÖR” SIRADA

Kebbat serisinin üçüncü kitabı ‘KÖR’ ne zaman geliyor. Kitap hakkında bilgi verebilir misiniz?

KEBBAT-3 ‘KÖR’ yazım aşamasında, bitmek üzere. Polisiyede, konudan çok bahsetmek mümkün olmuyor ama, kabaca, Kadına şiddet konusu, reşit olmayan çocuğa istismar, hürriyeti sınırlama, alıkoyma bu konulardaki, güncel ceza kanunlarıyla, okuyucuyu aydınlatan, yeniden bilgi güncellemesinin de yapıldığı, toplumumuza ışık tutan bir kitap diyebilirim. Henüz geçtiğimiz 2020 Temmuz ayında yaşanmış, gerçek olayları kurguyla, yansıtıyorum… Tabiki bir cesedimiz var. Çok sayıda şüphelimiz arasından, gerçek katili bilmece çözercesine, olayı çözüp aydınlatan, Komiser Sezin… 4444 kod numaralı cinayet masası ekibi...

KEBBAT-2 “SENİ GÖRÜYORUM” OKUYUCUYU SÜRÜKLÜYOR

 Komiser Sezin, Kebbat-1’de çözülen düğümlerin kördüğümünü çözmek için bir görevlendirmeyle olayların gerçekleştiği Birecik’e gelir. İşlenen bir cinayet, gerilim ve aldığı tehdit mesajlarıyla nefes nefese bir soruşturmanın ortasında kalan Komiser Sezin, kısıtlı yetkisiyle zamana karşı yarışırken, medya baskısı ve Komiser Kemal'in ‘seni görevden alırım’ tehditleri arasında görevini yapmaya çalışır. En önemlisi, gizemli sırrın çözüldüğü anda ise okuyucuyu sizi göz yaşına boğacak hüzünlü ortaya çıkar.

Filiz Gökdemir Köşker kimdir? 

Yazar 12 Ocak 1968’de Hatay İskenderun’da doğdu. İlkokulu burada, ortaokul ve lise eğitimini Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde Fırat kıyısındaki Birecik kız meslek lisesinde bitirdi. Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi’nde dört yıllık lisans eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul Ümraniye’de aile ekonomisi ve beslenme öğretmeni olarak göreve başladı. 1994’te başladığı öğretmenlik hayatını Gaziantep, Bartın, Tarsus ve son olarak Mersin /Arpaç Bahşiş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Yiyecek İçecek Hizmetleri öğretmeni olarak başarıyla tamamlayıp 2019 yılında emekli oldu. Halen Mersin/Erdemli’de yaşamaktadır. İTTİFAK



Yorum Ekle
Ayşe güçlen ÇULCU
23.08.2020 18.16.59

Filiz hocam başarılarınızın devamını diliyorum

Tülay
23.08.2020 17.16.38

Bu yıl okuduğum en iyi kitap serisi oldu alkışı hakediyor okuyucularından... Yüreğinize kaleminize sağlık yeni kitabınızı sabırsızlıkla bekliyoruz... Sevgilerimle Filiz Gökdemir Köşker ????????