29 Mayıs 2020, Cuma
Son Dakika

Korona günlerinde içiniz kararmasın

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kovid-19’ salgınının tehdit boyutu, bilim insanlarının ve sağlık çalışanlarının cansiperane gayretiyle inşallah er veya geç kontrol edilecek, buna kesin olarak inanmalıyız, ümitsizlik zayıflık işaretidir” dedi.
21.04.2020 17.05.22

DURSUN EKER

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof.Dr. Nevzat Tarhan, dünya genelinde etkili olan Kovid-19 salgınının bilim insanları ve sağlık çalışanlarının cansiperane gayreti ve halkın desteğiyle mutlaka kontrol altına alınacağını söyledi. Tarhan, ‘’Buna kesin olarak inanmalıyız, ümitsizlik zayıflık işaretidir. Bize önerilen kurallara uymak ve bu duruma katlanmak akıllıca davranmaktır.‘’ dedi.

Gazetemize özel açıklamalar yapan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve ünlü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanlık tarihinde bu derece yaşam tarzını etkileyen, yaygın etkisi ve özellikli değeri olan bir krizin ilk defa yaşandığını hatırlatarak, ‘’Çünkü haz ve hız çağında idik, ikisi de engellendi, özgürlüğümüz kayboldu. Büyük hayallerimiz vardı, uzaya ve geleceğe hâkim olacaktık, şimdi yaşam kalım derdine düştük. Bilim her şeye kâdir diyorduk, gücünün sınırlarını fark ettik. Ölümü çok uzak görüyorduk, yakın olduğunu anladık. Yeni görevlerimiz; sosyal izolasyon, sosyal mesafe, evde kalmak, hayatımızı eve sığdırmak. Ülkemizde 1 ayı geride bıraktık fakat tünelin ucunu henüz göremedik. Toplumsal kaygı, küresel olarak yüzde 70 klinik düzeye çıktı.‘’ diye konuştu.

Tehdit mi, fırsat mı?

Koronavirüs pandamisinin diğer doğal afetlerden farkını, yer ve zaman sınırlılığı bulunmaması ve belirsizliğin yüksek olmasına bağlayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ‘’Gerçekten büyük bir doğal afetle karşı karşıyayız. Bu ilahi bir ceza mı, yoksa ilahi bir uyarı mı, tarihte neden örneği yok? Bunları düşünen zihinler karmakarışık… Tedavisel psikoloji böyle durumlarda klasik bir tedavi tekniğini değil, üçüncü nesil bir tedavi tekniğini imdadımıza yetiştiriyor; Acceptance Commitment Therapy (ACT). Türkçesi, ‘Kabullenme ve Sorumluluk Alma Tedavisi’. Bu tekniğin bakış açısına göre ciddi bir krizle karşı karşıyayız. Ancak her krizde olduğu gibi tehdit boyutu kadar fırsat boyutu da var. ‘Kovid-19’ salgınının tehdit boyutu, bilim insanlarının ve sağlık çalışanların cansiperane gayreti ve halkın desteğiyle inşallah er veya geç kontrol edilecek, buna kesin inanmalıyız, ümitsizlik zayıflık işaretidir. Bize önerilen, kurallara uymak ve bu duruma katlanmak, akıllıca davranmaktır’’ şeklinde konuştu.

Bireysel olarak ne yapalım?

‘’Başını sokacak evin ve yiyecek yemeğin var mı? Çok şanslısın kabul et’’ diyen Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ‘’Eğer yakınında korona pozitif yoksa ayrı bir nimet. Varsa bile tıbba güven. Çaresi varsa çaresine bakılır, üzülmeye değmez, çaresi yoksa üzülseniz de değişmeyeceği için yine üzülmeye değmez. Özetle hastalığı sen değil bırak tıpçılar düşünsün ve ilgilensin, kısa bir bilgiden sonra rutin işlerine devam et. İşlerinde zorluklar varsa umumi afet olduğunu düşün, sabırla bekle. Kriz sana 3 şey verdi; bol zaman, kendini yenilemek için bir fırsat ve doyum erteleme becerisi. Bunun için doğru pozisyon alıp beklersen kazanırsın. Hayat aceleye gelmez, zamanı kendinizi tanımak ve geliştirmek aynı zamanda yakınlarına zaman ayırmak için bir fırsat olarak kullanın. Yalnız kalmak zorunda iseniz yalnızlığı kucaklayın, seçilmiş yalnızlık bilgelik yoludur.’’ ifadelerini kullandı.

Pozitif yaşayın

‘’Ortalama bir ailede iseniz, gülecek şeyler bulun, aile içi iletişimi ‘pozitif anlam, pozitif yorum, pozitif tepki’ kuralına göre işletin’’ tavsiyesinde bulunan ünlü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü;

‘’Çocuklar sakın ailenin lideri olmasın, anne baba eş-başkanlık sistemine geçin. Günü planlayın, en büyük ürünün iyi çocuk yetiştirmek olduğunu unutmayın. İşte fırsat, onlarla zaman geçirmek, hayatı paylaşmak, yanlışı veya doğruyu konuşmak. Evin sıcak bir iklim olması en büyük hediye. Eşinize ve çocuklarınıza iki hediye daha sunun, birincisi ‘şefkat’ sevgiden daha büyüktür. Koşulsuz sevgi olarak bilinir. İkincisi ‘nezaket’ saygıdan daha büyüktür, incitmeden sonuç almayı sağlar. Çocuklarınızın bilgisayar veya cep telefonuna aşırı bağlanması değil hangi konularla meşgul olduğu önemlidir. Ekran aile hayatının bir parçasıdır, anlamlı şeylerle ilgilenmesi için yollar arayın. Müzik zevkini veya yemek zevkini paylaşmak işe yarar. Video yürüyüşü, sanal oyun ve kitap kulüpleri seçenektir. Sıralı kitap okuma yapabilseniz, 12 yaş altı için daha kolaydır. Önemli olan beyinleri aktif tutmak. Eğer evliliğiniz sorunlu ise sizin içinde bir fırsat olabilir. “Aaa eşim iyi bir insanmış” diyebilirsiniz veya damara basmadan, kılçık atmadan, laf sokma zamanı olmadığını farkına varıp, takdir edilecek, övülecek bir yönünü bulabilirsiniz. Sevgi dolu bir bakış, bir tebessüm, bir kaç tane güzel söz, sıcak bir selamın sihirli etkisi vardır, sabırla deneyiniz’’

Zihinsel sığınağınız varsa şanslısınız

Hayattaki tek amacın ‘’yaşam-kalım’’ olduğuna inanan insanların bu pandemi sürecinde çok daha kolayca bunalıma girebileceklerini vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ‘’Kontrol duygunuz yüksek ise ki, zeki kişilerde daha çoktur. Gelecek kaygısı acabalar, geçmişle ilgili keşkeler çoksa, ölümün ayak seslerini duyuyorsanız, bir zihinsel sığınağınız, koruyucu melek inancınız, yüksek bir güce güvenme duygunuz, her şeyi bilen, gücü yeten, her şeyin kontrolü onun elinde olan, sağlam inancınız, ‘Tevhid’ gibi akla uygun bir inancınız varsa şanslısınız. Sağlam inancın teselli gücü ve hayata anlam katma değeri ortaya çıkar. İnsanoğlunun hayatta ki tek amacının ‘yaşam kalım’ olduğunu söyleyen yaşam felsefesi olanlar bir anlamın parçası olamayacakları için kolayca bunalıma girebilirler. Sonuç olarak içinde tehditlerin ve fırsatların olduğu kaotik bir kriz içindeyiz. Seçimlerimize göre esenlikle de geçirebiliriz bunalımla da geçirebiliriz. İnsanlık iyi yönde de değişebilir kötü yönde de değişebilir ve bu bütünüyle tercihlerimizin sonucudur.’’ dedi.

 



Yorum Ekle