25 Ocak 2022, Salı
Son Dakika

Kovid-19 döneminde 16 milyon belgeye bir tıkla ulaşıldı

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Ünal, "Belgeler evimizde" sloganıyla başlattıkları kampanyaya rekor sayıda ilgi olduğunu belirterek, 16 milyon belgenin incelendiğini, 2 milyona yakın belge görüntüsünün de satın alındığını bildirdi.
03.01.2022 13.35.19

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, AA muhabirine, devlet arşivlerindeki dijitalleşme çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

Türkiye'de son yıllarda dijitalleştirme alanında çok önemli adımlar atıldığına işaret eden Ünal, kamuda yapılan dijitalleştirme çalışmalarında, Devlet Arşivleri Başkanlığının da önemli bir rol üstlendiğini aktardı.

Uğur Ünal, 2021'de 6,5 milyon belgenin dijital ortama aktarıldığını ifade ederek, "Böylelikle son yıllarda giderek hızlanan dijitalleştirme çalışmaları sonucunda Devlet Arşivleri Başkanlığı 73 milyon belgenin dijital görüntüsünü ortaya koymuştur ve bunları kamuoyuyla paylaşmaya başlamıştır." diye konuştu.

Kovid-19 salgınında, araştırmacıların salonlara zor gelmesi nedeniyle "Belgeler evinizde" kampanyası başlattıklarını anlatan Ünal, şöyle devam etti:

"Geçen sene başlattığımız bu proje ile arşivimize olan ilgi arttığı gibi aynı zamanda araştırmacıların belgeye ihtiyacını dijital ortamlarda sağladık. Web sitemizden ya da e-devlet üzerinden devlet arşivlerinin katalog tarama sistemine girildiğinde milyonlarca belgenin görüntüsüne ulaşılabiliyor. Özellikle son bir buçuk yılda 581 bin sisteme giriş kaydı görüyoruz. Bu çok ciddi bir sayıdır. Bunların içerisinde 16 milyon belgenin incelendiğini, çeşitli vesilelerle bunlardan akademik çalışmalar yapıldığını söyleyebiliriz ki bunlardan 2 milyon belge görüntüsünü de salonlarımıza gelmeden evlerinden satın alabilmişlerdir. Bu açıdan baktığımızda bu bir rekordur. Bu sadece Türkiye için bir rekor değil, aynı zamanda dünyanın bütün gelişmiş arşivlerini dikkate aldığımızda her biri için de örnek teşkil etmektedir."

Prof. Dr. Uğur Ünal, arşiv belgelerine, özellikle lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yoğun talepte bulunduğunu aktararak, akademisyenlerin de akademik çalışmalarda belgelerin görüntülerine ulaşıp, bunları değerlendirdiklerini anlattı.

Ünal, her yaş grubundan 50 bine yakın kayıtlı araştırmacının ve vatandaşların özel araştırma ve çalışmalarında da belgelerden faydalandıklarını aktardı.

Bir belgenin dijitale aktarılmadan önceki yolculuğu

Bir belgenin dijitale aktarılmadan önceki yolculuğuna ilişkin bilgi veren Ünal, şöyle konuştu:

"Devlet ve millet hayatını yakından ilgilendiren ve gelecek kuşaklara miras kalması gereken belgeler tespit edildikten sonra devlet arşivlerine intikal ettirilir ve belgenin arşivin içindeki serüveni başlar. Belge tespit çalışmasından sonra öncelikle ön inceleme grupları belge üzerinde inceleme yapar. Daha sonra bunu tasnif grubuna gönderirler ve burada tasnif çalışmaları başlar. Eğer bu tasnif sırasında belgede bir hasar, tahribat, bozulma varsa bu belge restorasyon ünitesine getirilir ve burada tamir edilir. Gerekli düzeltmeler yapılır. Örneğin saf alkolle onun birtakım kimyevi ve fiziki hastalıkları ortadan kaldırılır. Bunlar tamir edildikten sonra dijital üniteye gönderilir ve çekimleri yapılır. Ama bir yandan da tasnifleri devam eder."

En çok ilgi, iskan fonlarına ve Osmanlı devlet kararlarına

Arşiv belgeleri içerisinde en çok ilgi görenleri açıklayan Ünal, "Özellikle yakın dönemde Cumhuriyet tarihinde, iskan fonlarımıza çok fazla müracaatın olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde Osmanlı'da ise daha çok 'Babıali evrakı' dediğimiz, Osmanlı'daki ifadesiyle sadarete, şurayı devlete ve oradaki dahiliye ve hariciye nezareti kayıtlarına çok fazla ilginin olduğunu görüyoruz. Sebebi şudur, buralarda daha çok devletin temel kararları alınır. Dolayısıyla birçok siyasi tarihin ya da uluslararası ilişkilerin yazımında saymış olduğum dört dairenin çok büyük rolü vardır." diye konuştu.

80 bin tarihi belge restore edildi

Arşivlerdeki restorasyon çalışmalarını da anlatan Ünal, her belgenin durumunun birbirinden farklı olduğunu, bazen bir belgenin ele alınıp tamir edilmesi ve onun araştırmaya hazır hale getirilmesinin aylar alabildiğini söyledi.

Tarihi belgelerdeki yıpranmayı, restorasyonda çalışan görevlilerin hassasiyetle tamir ettiğini belirten Ünal, "Adeta bir hekimin hastasına gösterdiği hassasiyet gibi arkadaşlarımız bu özeni gösteriyor." dedi.

Prof. Dr. Uğur Ünal, restorasyonda nelerin, nerede, ne zaman ve ne şekilde yapılması gerektiğinin mevzuatlarla belirlendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, Osmanlı ve Cumhuriyet Arşivleri restorasyon ünitelerinde 56 kişinin görev yaptığını dile getirerek, "Bu arkadaşlarımız, belgelerin tamirlerini gerçekleştiriyor. Her gün bununla ilgileniyorlar. Bu yıl içinde 80 binin üzerinde belgenin restorasyonu gerçekleşmiştir. Bu çok büyük bir rakamdır." ifadelerini kullandı.



Yorum Ekle