Kurnazlık ve aklıselim üzerine

Abone Ol

Günlük hayatta sık sık kurnazlık yapanlarla karşılaşırsınız. Trafikte ise artık bu kurnazlık çekilmez hale gelmiştir. İnsanlar trafik sıkışıklığı ile boğuşurken emniyet şeridi ihlaliyle yol almaya çalışan kurnazlarla dolu şehir. Hakkına, sırasına rıza göstermeden kurnazlıkla insanların önüne geçmeye çalışan güruhla dolu etrafımız. Kazara bu kurnazlıklarını yüzlerine vurduğunuz da bu sefer küstahlık seviyesinde, ağızınızın payını alırsınız hemen. Trafikte hemen her gün binlercesini görürsünüz, emniyet şeridi ihlal edip yol alan kurnaz sürücüleri. Bu kurnazlıkları hayatın tümüne tekabül eden davranışlarda sık karşılaşırız.
Aklıselimden yoksun, kurnazlık ağır bastığı bir dünyada hayatımızı idame ettirmeye çalışıyoruz. Önüne gelenin birbirinin gözünü boyamaya kalktığı bir madrabazlık panayırında başarılı olmak İçin hokkabaz olmak gerekiyor.
Karşılıklı kurnazlıklar, hemen herkesi aynı ölçüde bir yaşam felcine uğratıyor.
Bu ağır can sıkıcı mevzuyu daha keyifli izah etmek için Oblomov`a müracaat etmekte fayda var.
'Yalnız dar kafalı kadınlar kurnazlığa başvurabilir. Zekaları doğru işlemediği için kurnazlık yolu ile günlük meselelerini çözmeye çalışırlar, hayatın büyük yollarının nereye gittiğini göremeden kendi küçük düşüncelerini bir dantela gibi örerler.
Kurnazlık bozuk para gibidir: Onunla büyük şeyler satın alınmaz. Bozuk para ile bir insan ancak bir kaçsaat yaşayabilir. Kurnazlıkla bir şeyi gizleyebilirsiniz, bir adamı aldatabilirsiniz, ama onunla geniş bir ufka varamazsınız, büyük olayları bir sonuca götüremezsiniz. Kurnazlık kısa görüşlüdür: Burnunun ucundakini iyi görür, fakat çoğu defa insanı başkaları için hazırladığı tuzağa düşürür.' der.
Günlük yaşam içinde ise kurnazlık zekâ ile zekâ akıl ile hepsi yetişme tarzı ve duygusal eğilimlerle toplumun kafa yapısını oluşturur. Bu düzeyin üstüne çıkma çabası, aklıselim olmayı gerektirir.
İnsanın kişisel günlük yaşantısından edindiği görüş, duyuş, davranış ve düşünüş biçimlerininin tümü şeklinde ifade edilir aklıselim. Bir yanıyla maddecilikle uyuşan sağduyu, diğer yanıyla metafizik bir özellik taşır. Çünkü, doğrudan gündelik pratikte sınırlandığından, nesnelerin ve süreçlerin özüne inmez.