07 Ağustos 2020, Cuma
Son Dakika

Medeniyetimiz şiir medeniyetidir

Yazar Şakir Kurtulmuş “Medeniyetimiz şiir medeniyetidir, beslenme kaynaklarımız şiir coğrafyasının üretip geliştirdiği büyük eserlerle çoğalmış, zamanı ve kendisinden sonra gelenleri sürekli beslemiştir” ifadelerini kullandı.
07.03.2020 18.10.44

MUHAMMED FATİH DUR

Çıra Edebiyat Yayınları editörü Şakir Kurtulmuş ile şiir ve edebiyatımız üzerine bir üzerine söyleşi gerçekleştirdik.

.Bugün edebiyat dünyasına baktığımızda gördüğümüz şu ki: şiir yazan çok fakat okuyucusu, alıcısı ne yazık ki az, günümüzde şiire ilgi az mı, öyleyse neden?

.Edebiyatımız zengin şiir menbaına sahip eşsiz bir kültür birikimini günümüze kadar taşımıştır. Medeniyetimiz şiir medeniyetidir, beslenme kaynaklarımız şiir coğrafyasının üretip geliştirdiği büyük eserlerle çoğalmış, zamanı ve kendisinden sonra gelenleri sürekli beslemiştir. Büyük medeniyetin bütün kademelerinde şiir hep vardır, her yerde vardır. Padişahlar okul eğitimi almaya başladıklarında tanışıyorlardı şiirle ve genç yaşlarda divan sahibi idiler. Bu fotoğraflar bizim şiire olan yakınlığımızın çok eskilere dayandığını göstermektedir. Bugüne geldiğimizde hemen herkesin şöyle veya böyle yolu şiirle kesişiyor. Şiir seven bir milletiz. Küçül yaşlarda isteyerek, özenerek şiirler yazıyoruz. Bu süreçte şiirle teması başlamış olanlar önlerindeki yolu ilgileri çerçevesinde yeniden belirleme, yeni bir yol çizme çabası içinde olurlar. Şiire emek verirler. İyi şiir okuyucusu olmaya çalışırlar her şeyden önce. Bu yolda sebat edenler her zaman kazananlar olmuştur. Şiire emek verenler kazanmıştır. Has şiire yakın olan, onunla dost olan gerçek okuyucular şiirin ilgi alanına girenlerdir. Bu ilgi her zaman böyle olmuştur. Şiir okuyucusu, şiire değer veren okuyucular arasında ciddi okumalarla öne çıkar. Şiirin okuyucusunun az olması onun değerinden bir şey eksiltmez. Her dönemde şiir olacaktır, ama şiirin okuyucusu da has şiir gibi altın değerindedir.

Dergiler hür tefekkürün kaleleridir

.Şiir’imiz dergilerle güç kazanmış ve beraber gelişmişler şiir ile dergi arasındaki bağı nasıl tarif edersiniz? Dergiler şiir için niye önemli?

edebiyat dünyasının en temel unsurudur.Cemil Meriç, dergileri anlatırken ‘hür tefekkürün kaleleridir’ der. Edebiyat yolculuğunun başlangıcında yolu dergilerle kesişir şair adayının. Kesişmelidir. Dergiler edebiyat dünyasına adım atmaya hazırlanan gençler için tam bir mektep özelliği taşımaktadır. Şayet gençler dergilerle temasını iyi kurabilirse, nerede nasıl yol alacağına dair daha temkinli, tedbirli fakat emin adımlarla yürümeye başlayacaktır. Yeni yeni ürünler vermeye başlayan genç edebiyatçı bir dergi bünyesinde bulunduğu takdirde mektep özelliği taşıyan o mahal ve yayında eğitim alma imkanına sahip olmaktadır. Genç edebiyatçı için ürünlerinin belli bir seviyeye gelmeden basılı mecralarda görünmesi kendi aleyhine gelişebilir.Belli bir yeterliliğe kavuşmamış ürünlerle yayın organlarında yer alması, ilerde çok daha iyi bir noktada bulunma şansını baştan yok edecektir. Bu nedenle genç edebiyatçılar bir süre bir dergi çatısında, o derginin şartlarını, imkanlarını gözetip, terbiyesini almadan gün yüzüne çıkmamalıdır. Genç edebiyatçı için bu süreç zor gelse de asla vazgeçmemelidir. Kendi kendine yeterli olduğunu söylemekten imtina ederek, bir dergi çatısı altında eğitilerek, daha ciddi, kaliteli ürünler verebileceğini asla unutmamalıdır. Dergiler sadece genç edebiyatçılar için bir gelişme, boy verme sahası olmakla sınırlı değildir. Günümüz edebiyatının nabzı dergilerde atmaktadır. Edebiyat mahfillerinde hangi ürünler, kimler tarafından ortaya konmuş, bunları izleme imkanı bu dergiler sayesinde olabilmektedir.

Şiirin öldüğüne inanmıyorum

.Sizce şu anki dergilerimiz şiirimizi besleyebiliyor mu?

.Evet bugün şiirimiz bütün olumsuz görüşlere rağmen yaşıyor, yaşamaya devam edecektir. Olumsuz görüşlere rağmen diyorum sizin de bu soruyu sorarken bu anlamda olumsuz bir görüşü dile getirmeye çalıştığınızı seziyorum. Muhammedciğim görüldüğü gibi değil. Ben inanmıyorum şiirin öldüğüne. Kötü günler yaşıyor olabilir, dergilerde kötü şiirler yer alabilir.Bu çok doğaldır. Genç edebiyatçı yaza yaza iyiyi bulacak, dergilerde yer aldıkça daha iyi ürünler ortaya koymaya çalışacak. Bunlara bakarak olumsuz bir tablo çizmeyi doğru bulmuyorum.Dergiler şiirimizin en canlı görülebildiği mahfillerdir. Şiirimizi hangi alanda nasıl gelişmeler gösteriyor, bugünün şiirinden yarına hangileri kalacak, bu açıdan baktığımızda yüzümüzü ağartacak pek çok isim, pek çok şiir gösterilebilir.

.Bir çok kitabınız var ama en çok dikkatimi çeken “Edebiyatın İzi” ve "Kültümüzün izi" isimli eserleriniz. Bu kitapları yazmanızdaki gaye nedir? Niye ihtiyaç gördünüz?

. Dergilerde ve çeşitli edebi mahfillerde yazdığım denemeleri topladığımda hepsini bütün olarak yayınlamak yerine bölümlere ayırarak yayınlamayı uygun gördük. Edebiyatla ilgili olanları ‘edebiyatın izi’nde, kültürle ilgili olanları da ‘kültürün izi’ adı altında bir araya getirdik. Üçüncü kitap ‘kitabın izi’nde sadece kitap tanıtım ve değerlendirme yazıları yer aldı. Yeni kitabımız ‘sanatın izi’ başlığı altında sanatla ilgili yazıların yer aldığı bir kitap olacak.

Şiirlerini kitaplaştıramayınca yaktı

.Çıra yayınları olarak son olarak ismiyle müstesna şairi tarafından 'Yakılmış Şiirler'in toplandığı bir şiir kitabı çıkardınız. Şair Üzeyir Sali şiirlerini yayınlatamadığı için kızıp şiirlerini yakmış. Bu kitabın ve şairin hikâyesini anlatır mısınız?

.Üzeyir Sali ile lise yıllarından tanışıyoruz. Dursunbey’e gidiş gelişlerimizde tanıdık onlar lise öğrencisiydi. Üniversiteyi Ankara’da okudular. Buradaki günleri Ali Sali, Hüseyin Bektaş, Cemal Şakar, Necip Tosun, Ramazan Dikmen, Ahmet Şirin’le geçti daha çok. Yazdığı şiirler Mavera’da, Aylık Dergi’de, Kayıtlar, Yönelişler’de yayınlandı. Şiirlerin yayınlandığı o yıllarda edebiyat çevrelerinin dikkatini çektiği halde şiirlerini kitaplaştıramadı. Yazdığı şiirleri kitaplaştıramamış olması onda şiirle arasına mesafe koymasına sebep oldu ve Üzeyir dosya haline getirdiği şiirlerini yaktı. Bu edebiyat çevrelerine, yayınevlerine karşı bir protesto niteliğindeydi. Şiir dosyasını yakmakla kalmadı şiire uzak durdu, yıllarca şiirle arasında bir mesafe doğmasına yol açtı. Yıllarca şiire uzak kaldı yazmadı. Geçtiğimiz yıl Dursunbey’de Su Çıktı Şiir Akşamları sırasında konuşmamız sırasında bu şiirleri bulup yeniden bir araya getirelim ve kitap olarak yayınlayalım teklifinde bulunduk. Üzeyir de sıcak baktı bu teklife ve birkaç aylık çalışma ile internet ortamına taşınan dergi sayfalarından yıllar önce yayınlanmış şiirleri tek tek tarayıp bulduk ve bu kitap o şekilde gün yüzüne çıkmış oldu. Üzeyir Sali’nin şiirini önemsiyorum. O güzel şiirlerin internet ortamında edebiyat mahzeninde boynu bükük kalmasına gönlümüz razı olmadı.. Yakılmış Şiirler’in hikayesi böyledir..Keşke şiirler o zaman yayınlansaydı ve Üzeyir Sali şiirle arasına mesafe koymasaydı, şiire devam etseydi..

Şakir Kurtulmuş kimdir?

Şakir Kurtulmuş;1958 Eskişehir doğumlu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı.İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri Bölümü’nü bitirdi.

1977 yılından bu yana çeşitli gazete ve dergilerde çalıştı. Yeni Devir Gazetesi’nde uzun bir süre ‘Sanat-Edebiyat’ sayfası hazırladı.1980 yılında ‘Tin Yazıtları’ isimli bir edebiyat dergisi yayınladı. İnsan Yayınları’nın kuruluşunda görev aldı. Eskişehir’de lise öğrenimi sırasında arkadaşlarıyla birlikte ‘Fecir’ isimli bir duvar gazetesi çıkardı.

Yönelişler, Mavera,Aylık Dergi, Edep , Türk Dili, Şiar, Temmuz, Ay Vakti, Ayine, Bir Nokta, Edebiyat Ortamı, Şehir ve Kültür,Yedi İklim dergilerinde şiir ve yazıları yayınlandı.

Halen Çıra Yayınları bünyesinde Edebiyat Dizisi editörü olarak görev yapan Kurtulmuş, çeşitli okul ve belediyelerde düzenlenen edebiyat atölyelerinde dersler vermeye devam ediyor.

Şiir kitapları:

Dağların Açık Yarası/ Çıra Edebiyat

Gökte Asılı Şarkılar/Çıra Edebiyat

Ah Güzel Bir Gün /Çıra Edebiyat (3. Baskı)

Yusufun Kuyusu / Çıra Edebiyat (3.baskı)

Ölüm ve Ayna / Çıra Edebiyat (3.baskı)

Denemeler:

Edebiyatın İzi /Çıra Edebiyat (2.Baskı)

Kültürün İzi / Çıra Edebiyat (2.baskı)

Kitabın İzi/ Çıra Edebiyat

Biyografi:

Hz. Hamza /Beyan Yayınları (2.Baskı)

Bilal-i Habeşi / Beyan Yayınları (2. Baskı)



Yorum Ekle