DOLAR
5,7651
% 5,49
EURO
6,5229
% 4,76
ALTIN
243,5251
% 0,33
BİST100
99.835
% -3,45

Ömer Çelik'ten Mansur Yavaş'a tepki

AK Parti Sözcüsü Çelik, "AK Parti'nin Mansur Yavaş diye bir meselesi yok. Mansur Yavaş, CHP, Kılıçdaroğlu ve ittifak içinde o adaylığa destek verenlerin meselesidir" dedi.
13.03.2019 12.44.27

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik basın toplantısında konuştu. AK Parti Sözcüsü Çelik, "Mansur Yavaş'ın daha önceden dostu olan, şimdi ise ihtilaflı olduğu kişi saygıdeğer bir iş adamı mıdır yoksa kriminal bir kişi midir? Bu kişi hakkındaki kararı bahsedilen konularda mahkemeler verecek" dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik'in konuşmasının satır başları şöyle:

Bizim basın toplantımızdan sonra açıklama yaptılar. Bir takım yalan beyanlar var. Bir siyasetçiye yakışmayan beyanlar bunlar.

Beyanlarında bizim sanki kendisinin ihtilaflı olduğu kişiyle ilgili olarak bir tarafgirlik tutumu sergilediğimizi söylüyor.

Benim saygıdeğer bir iş adamı diye bir ifadem olmamıştır. Çünkü biz bu kişiyi tanımıyoruz. Biz Mansur Yavaş ile bu kişi arasında bir taraf da değiliz.

Biz kimseyle bir tarafgirlik ilişkisi içinde değiliz. Bu kişi hakkındaki kararı mahkemeler verecek. Bu kişinin saygıdeğer bir iş adamı ya da kriminal bir kişi olup olmadığını bilecek kişi Mansur Yavaş’tır.

Bu kürsü iftiralara karşı mücadele edilen bir kürsüdür. İftira tezgah arıyorlarsa bu kendilerinin şu anda içinde bulundukları atmosfer çerçevesindeki ilişkilere bakmaları gereken bir durumdur.

Yavaş CHP'in sorunudur

Kendisine rakipleri tarafından bu iddiaların ortaya atıldığını söylüyor. Rakipler meselesi değildir bu. Kendisine bazı sorular soruluyor.

AK Parti’nin Mansur yavaş diye bir meselesi yoktur. Mansur Yavaş CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’nun meselesidir.

Bizim meselemiz CHP’nin Ankara seçmenini karşısına nasıl bir adayla çıktığıdır.

Bizim siyasi kapımızın içinden giremez

Biz Mansur Yavaş’ın elindeki senedin sahte çıktığını söyledik. Bizim sorduğumuz sorunun haklı olduğu ortadadır. İftiradan bahsedecek bir durum yoktur. Mesele Mansur Yavaş’ın nasıl cevap verdiğidir.

Bir kere daha söylüyorum iftira tezgah gibi siyasi manipülasyonlar bizim siyasi kapımızın içinden giremez.

Yargıtay kararıyla onanmış bir durumdan bahsediyoruz. Bizim büyükşehir belediye başkan adayımız 1994’ten bu yana kamu görevi yapmaktadır. Müteahhit defalar mal beyanında bulunmuştur.

Kendisiyle ilgili bu haberler ilk çıktığından ne Mehmet Özhaseki’nin ne de kendisinin adaylığı ilan edilmişti.

Ayrıca açıklamasında TCK 288’i hatırlatarak bizim adil yargılamayı etkilediğimizi söylüyor. Bu tamamen mantık dışı bir şey.

2016’da alınan bir kararı 2018’de biz nasıl etkileyebiliriz?

Sakın geri adım atmasın

Basın yayın organlarına ve izlere dava açacağını söylüyor. Dava açmaktan bahsettiği herkes eminin dava açmasını heyecanla bekliyordur.

Bu konuların daha açık konuşulması için sakın geri adım atmasın.

Meselenin özünden kaçıyor. Sorulara cevap vermek yerine soruların dışında bir alanda durmaya gayret ediyor.

CHP genel başkanı hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan bir kişiyi Ankaralıların önüne aday olarak çıkartan kişi olarak ilk sorumlu olan kişidir.

Mahkeme kararlarını görmezden geliyor Kılıçdaroğlu ve “bu iddialar kriminal bir kişi tarafından dile getiriliyor” diyor.

Kılıçdaroğlu işin esasıyla ilgili bir şey söylemiyor. Hangi açıklaması doğrudur Mansur Yavaş’ın? Mahkemede söylediği mi, basın toplantısında söylediği mi? Bu konunun açıklığa kavuşması gerekir.

Şu soruların henüz cevabı yoktur:

Bahsettiği kişiden tahsil etmeye çalıştığı parayı nasıl bir hizmet karşılığı talep etmiştir? Bir fatura var mıdır? 600 bin doları hangi hizmet karşılığı talep ettiğini sormak herkesin en doğal hakkıdır. Uzun uzun lafı dolandırmaya gerek yok. Mahkemedeki cevaba göre bir avukatlık ilişkisi yok.

Mansur Yavaş’ın firma ve alacaklı olduğu vatandaşla ilgili bir danışmanlık ilişkisi de görünmüyor. Daha vahim bir husus var. Alacağını neden sözleşmeye dökmemiş? Sayın Yavaş amacının vergi vermemek olduğunu söylüyor. Vergiyle ilgili olarak her siyasetçinin hassas olması gerekir.

Ankara belediye başkanlığına aday olan bir şahsın böyle bir gerekçeye sığınması hem gerekçenin içeriği açısından hem de vergi vermemek için böyle bir gerekçeye sığınması bakımından vahimdir.

Burada bizi suçlayacağına ikişer cümle ile bunlara cevap verebilir.

Büyük soru şudur: Ankara’ya aday gösterilen bu şahıs CHP’nin hangi yaklaşımla hangi ilkelerle aday olarak çıkardığı bir şahıstır.

CHP ve müttefikleri bunu nasıl içlerine sindirmektedirler. Kendiler bu sorulara cevap verebilirlerse konu kapanır.


Yorum Ekle