Saf ve bakir Anadolu çocuğu

Abone Ol

&nbsp

rkiye`ye ekonomiyi sevdiren adam Güngör Uras ile Marmara İletişim Fakültesi`nin Nişantaşı kampüsünde tanışmıştım. Rahmetli Prof. Dr. İlhan Uludağ`ın ardından üçüncü sınıfta Türkiye Ekonomisi dersimize geliyordu. O dönem Sabancı Holding`te sigorta grup başkanlığı yaptığını da öğrenmiştim beyaz saçlı Doçent hocamızın. Dersi tane tane anlatan Güngör Hocanın en büyük dikkati anlaşılıp anlaşılmamak üzerineydi. Öğrencilerinin anlatmak istediğini kavrayıp kavramadığıyla çok ilgiliydi. O yüzden de fazlasıyla somut anlatır ve kısa cümleler kurmaya özen gösterirdi.

Yazılarından tanıdığım Hocadan ilk kez ders dinlediğimde Milliyet`teki Güngör Urasn, Pazar ekindeki Ali Rıza Kardüzn ve Dünya Gazetesindeki Tevfik Güngörn üslubundaki sadeliğin nedenini de anlamıştım. Çünkü Hocanın bir derdi vardı ve o da öğretmekti. Öğrenilemeyen, kullanılamayan bilginin israf olduğunu düşünüyordu. Sokakta sıradan bir insandan duyduğu bilgiyi de işliyor, araştırıyor ve Türkiye`nin konuştuğu bir yazı konusuna dönüştürebiliyordu. Ayşe Teyzenin dolar merakını bir yazarın hayal dünyasından çıkmış öykü olarak görmeyiniz. Güngör Hoca mutlaka Ayşe Teyzelerle tanışmış ve onların hassasiyetlerini öğrenmiştir.

Kimsenin adamı olmamak

Piyasa ile akademi arasında dengeli bir ilişki kuran, teori ile pratiği uzlaştırmaya çalışan Güngör Hoca, bilginin kutsallığına inanırdı. Her doğruyu her yerde söylemezdi belki ama söyleyeceği ortamı ve zamanı mutlaka belirlerdi. Hocayı tanıdığım yıllarda hayatına henüz televizyon girmemişti. Çok konuşan, çok yazan Uras, yine de toplumun her kesimiyle diyalog içerisinde kalmayı başarabiliyordu. Bir kesimin, bir sınıfın, bir siyasi grubun adamı olmadan Türkiye`nin yazarı olmayı başaran nadir isimlerden biriydi. Bu tavrın bir çabanın ve bilinçli bir tercihin sonucu olduğunu düşünüyorum.

Yazıma başlık yaptığım 'Saf ve bakir Anadolu çocuğu' Güngör Urasn hayat hikayesini anlattığı nehir söyleşi kitabının adı. Haşim Akmann başarılı bir şekilde kitaplaştırdığı söyleşide Güngör Hoca, çocukluğundan günümüze bir Türkiye hikayesi anlatıyordu. Aile hikayesini de merkeze alarak Türkiye`nin değişimine dair gözlemlerini paylaşırken çok temiz bir yurtseveri keşfettiğimi düşünmüştüm. Subay olan babasının Tek Parti yıllarındaki özverisini, genç Cumhuriyetin yaşadığı zorlukları ve 2. Dünya Savaşı döneminde Türk Ordusunun yıllar süren hazırlıklarını önyargısız bir samimiyetle aktarıyordu.

&nbsp

Cumhuriyet kuşağı bilgesi

Cumhuriyet kuşağının gururla sahiplenebileceği Güngör Hocanın bürokrasi yılları, dönemin siyasi koşullarına uygun olarak solculuğu, farklı düşünceler içerisindeki Özal ile Devlet Planlama`daki çalışmaları yeni kuşakların mutlaka örnek alması gereken tecrübeler barındırıyordu. Güngör Hocanın TÜ SİADn ilk genel sekreteri olduğunu ve bugün ülkenin en güçlü sivil toplum kuruluşunun temellerini onun attığını da gözden kaçırmayınız.

Televizyon dönemiyle birlikte çok daha popüler olan Güngör Uras, pek çoklarının gözünde piyasa anlatan, çarşı pazardan bilgiler aktaran, ekonomiye dair yorumlarda bulunan bir beyaz saçlı sevimli gazeteci olabilir ama aslında o bir Cumhuriyet kuşağı bilgesi ve bence kendisinin de büyük hayranlık beslediği Atatürkn hayal ettiği gençliğin yaşlılık haliydi.

Sevgili Hocama, Türkiye`nin ekonomi bilgesine, kendisinin tanımıyla 'Saf ve bakir Anadolu Çocuğu'na Allah`tan rahmet diliyorum.

&nbsp

Barlas unutulmaya müsaade eder mi?

ngör Hocanın iyi dostlarından ikisi Mehmet Barlas ile Hasan Pulur`du. Türkiye`de köşe yazarlığının iki ustası birbirlerine zıt fikirlerine, çok aykırı siyasi görüşlerine rağmen Güngör Urasn ombudsmanlığında yıllarca tartıştılar, uzlaştılar.

Milliyet`in üçüncü sayfasında çok uzun yıllar boyunca yazan Pulur`u kaybedeli hayli uzun zaman oldu. 90`lı yaşlarında dahi polemik doğrucu yazılardan kaçınmayan, hatta bunun için torunu yaşındaki ünlüleri dahi hedef alabilen Pulur`un bu huyunun Mehmet Barlas`a da geçtiğine emin olabilirsiniz. Hatta Barlasn rating için trolleşmekte Pulur`a rahmet okutacağına da eminim. O yüzden Sabahn artık huysuz ihtiyara dönüşen yazarının son günlerdeki yazılarına bir de bu gözle bakmaya çalışalım. Toplumun kendisini unutmasına asla müsaade etmemeye yeminli bir yazardır Barlas.

Entellektüel derinliğiyle tanıyanları hep hayran bırakan Barlasn 'Bu iş böyle giderse mesela iPhone u sade FETÖ cüler kullanacaklar' gibi bir cümleyi sadece ve sadece unutulmaya yüz tutmuş ismini yeniden Türkiye`nin tartışma piyasasına yeniden sokmak için yazar. Keza hemen ardından ikinci bombasını da bu nedenle bırakmıştır zaten tartışmayı çok seven Türk toplumunun üzerine.

1980 sonrasının ilk dönen eski solcularından Mehmet Barlasn uzun liberal yılları boyunca vazgeçilmez kıblesi ABD`ye bu kadar keskin tavır almasını başka gerekçelerle izah etmeyi lüzumsuz görüyorum. Amerikalı uzmanların 'düşman askerlerini eşcinselleştirecek bir bomba için çalışmalar yapmakta' olduğunu yazacak bir Mehmet Barlasn adını asla unutturmamak için çok sayıda yeni bomba imal ettiğine hiç şüphe duymuyorum.

&nbsp

Afrikalı Musti`den selam` var

Gazeteci Hasan Söylemez`in bisikletle Afrika` turu neredeyse iki yıldır devam ederken bir başka bisikletli gezgin de Anadolu şehirlerinde gezmeye devam ediyor. Bingöllü Hasan Söylemez ile ülkesi Gana`da tanışan Şehir Ü niversitesi öğrencisi Mustafa, iki aydır Anadolu yollarına düşmüş durumda.

y köy, kasaba kasaba gezen Afrikalı Musti, gözlemlerini ve fotoğraflarını sosyal medyadaki Musti Kusti` hesabından paylaşıyor. Türk insanını bir Afrikalı gencin gözünden Türklere anlatmayı hedefleyen Musti`nin yazdıklarını mutlaka okuyunuz. Birbirinden komik anılarla seyahatini sürdüren siyahi üniversitelinin yaşadıkları Anadolu`nun sıcaklığını ve eğlenceli yüzünü de yansıtıyor.

Henüz yolun yarısını kateden Musti, İstanbul`dan Muş`a 14 şehir gezmiş. Köylerle beraber şimdiden 2 bin kilometreden fazla bisiklet kullanan Musti, Bingöl`de Baran ile birlikte tartı işi yapmış. Yazın tartı işi yaparak hasta annesine para götüren Baran ile yaşadıklarını ''Yanıma gelip bana çiçek verdi. Bingöllüler hiç siyahi görmedikleri için tartı alıp onunla dolaşmaya başladık. Fotoğraf çekilmek isteyen herkesten önce tartılmasını istedim. Sonuç: 203 TL.' diye aktarıyor.

Musti`nin bence üzerine uzun uzun düşünülmesi gereken mesajı ise Anadolu`da karşılaştığı insanların verdiği tepkilere dair gözlemleri. İşte bu gözlemleri şu şekilde kategorize etmiş siyahi Musti;

Afrika hakkında dinleyicilerim genelde şöyle ayrılır.

- Bir şeyler öğrenmek için dinleyen kitle ki çok nadirdir :)

- Hemen yorumunu eklemek için dinleyenler: karadeniz :)

- 'Vaay bee' deyip duran dinleyiciler.

  • Kafasında ' Rabbim neler yaratıyor' düşüncesiyle beni inceleyenler.

&nbsp

&nbsp

Çayda tablomuz parlak

Gelişmiş Batı ülkelerinin ilk sıralarda çıktığı istatistiki rakamları yayınlayıp Türkiye`nin durumuna üzülenleri mahçup edecek bir sonuç var elimizde. Milletin özgüvenini yaralayan ve 'Bizden adam olmaz' yargısını asla değişmeyecek bir hakikat olarak sunan bu istatistiklere biraz ara verelim ve yıllık kişi başına düşen çay tüketimine dikkat kesilelim derim. (Sonuçlar kg. olarak verilmiştir)

&nbsp

Türkiye 3.1

İngiltere 1.9

Rusya 1.3

Mısır 1

Japonya 0.96

S.Arabistan 0.89

Avustralya 0.74

Almanya 0.69

Çin 0.56

Kanada 0.5

Hindistan 0.32

ABD 0.22

Fransa 0.2

İsrail 02