22 Eylül 2021, Çarşamba
Son Dakika

Şentop'tan dezenformasyon ve nefret söylemine hukuki düzenleme çağrısı

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Dezenformasyon ve nefret söylemi tıpkı Kovid-19 gibi '21'inci asrın bir başka salgını' olarak tanımlanabilir" dedi.
07.09.2021 21.24.41

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Popülist siyasetçiler ve medya tarafından normalleştirilmeye çalışılan dezenformasyon ve nefret söylemi tıpkı Kovid-19 gibi '21'inci asrın bir başka salgını' olarak tanımlanabilir. Bu noktada demokratik devletlerimizin ve parlamentolarımızın salgını ortadan kaldıracak aşıyı geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun tek çözüm yolu, söz konusu zehirli söyleme karşı hukuk çerçevesinde mücadele etmek için en isabetli kanunları yapmaktır." dedi.

Meclis Başkanı Şentop, Avusturya'nın başkenti Viyana'da Parlamentolar Arası Birlik (PAB) tarafından düzenlenen 5'inci Dünya Parlamento Başkanları Konferansı'na katıldı.

Konferansta, interaktif genel müzakereler kapsamında ele alınan "Çevrim içi ve çevrim dışı ortamlarda dezenformasyon ve nefret söylemiyle mücadele, daha güçlü yasal düzenlemeler gerektirmektedir." başlıklı önerge üzerinde konuşma yapan Şentop, dezenformasyon yoluyla inşa edilen sahte gerçekliklerle toplumlar ve demokrasilerin üzerinde algı operasyonlarının yürütüldüğünü söyledi.

Bununla toplum psikolojisini olumsuz etkileyerek insanlar arasındaki güven duygusunu yok etmenin ve neticede demokratik toplum düzenine zarar vermenin hedeflendiğini ifade eden Şentop, "Günümüzde bazı sosyal medya platformları yalan haber, iftira, terör propagandası, darbe çağrısı, itibar suikastı, hedef gösterme, nefret söylemi ve ırkçılığın beşiği olmuş vaziyettedir. Bu bağlamda karşı karşıya bulunduğumuz en büyük tehditlerden biri dijital faşizmdir." diye konuştu.

Bir grup özel şirketin, neredeyse bütün insanlığın bilgiye erişimini şekillendiren bir otorite haline dönüştüğünü, terör örgütlerinin de söz konusu platformlar kanalıyla dezenformasyon ve nefret söylemini özgürce ve korunaklı şekilde yayabildiğini belirten Şentop, "ABD ve Avrupa Birliği'nin terör listesindeki PKK ve Türkiye'de kanlı bir darbe teşebbüsünde bulunan FETÖ mensuplarının bahse konu platformlardaki propaganda faaliyetleri, bu olgunun bariz örnekleridir." dedi.

Nefret söyleminin, küresel ölçekte yükselişte olan İslam düşmanlığı, popülizm, ırkçılık ve yabancı karşıtlığının da en yaygın aracı haline geldiğini vurgulayan Şentop, "Uluslararası toplum, pek çok gelişmiş hukuk sisteminde özel olarak düzenlense de nefret saikiyle işlenmiş kara lekelerden gerekli dersi maalesef çıkaramamaktadır." ifadesini kullandı.

Şentop, son dönemde savaş coğrafyalarından göç etmek zorunda kalan sığınmacıları hedef alan saldırıların özellikle Avrupa'da artış gösterdiğini endişeyle müşahede ettiklerini dile getirerek, nefret söylemiyle karşı karşıya kalan sığınmacıların, göçmen ve yurtsuz kişilerin maddi ve manevi kişiliklerinin zarar görmesinin en temel insan hakkı olan yaşam hakkının ihlali anlamına geldiğini söyledi.

Nefret söyleminin, ön yargının ve ayrımcılığın en zehirli biçimi olarak ortaya çıktığını, esasen toplumu oluşturan gruplar arasında bir dışlama, değersizleştirme ve düşmanlaştırma ideolojisi olduğunu anlatan Şentop, şunları kaydetti:

"Popülist siyasetçiler ve medya tarafından normalleştirilmeye çalışılan dezenformasyon ve nefret söylemi tıpkı Kovid-19 gibi '21'inci asrın bir başka salgını' olarak tanımlanabilir. Bu noktada demokratik devletlerimizin ve parlamentolarımızın salgını ortadan kaldıracak aşıyı geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun tek çözüm yolu da söz konusu zehirli söyleme karşı hukuk çerçevesinde mücadele etmek için en isabetli hukuki düzenlemeleri yapmak, uluslararası sözleşmeleri geliştirmektir. Nefret söyleminin ve dezenformasyonun yol açtığı zarar ile orantılı yaptırımların kararlılıkla uygulanması da sürecin bütünleyici ve olmazsa olmaz şartıdır. Uluslararası çok uluslu şirketler ulusal kanunları ve hukuk düzenini tanımamak, ayrı bir hukuk düzeni geliştirmek arzusundadır. Burada parlamentoların birlikte hareket etmesi gerektiği kanaatindeyim."

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Rik Daems, Arjantin Geçici Senato Başkanı Claudia Ledesma Abdala, Bangladeş Parlamento Başkanı Shirin Sharmin Chaudhury ile Nijerya Temsilciler Meclisi Başkanı Hakeem Gbajabiamila'nın sunduğu önerge üzerinde, Avusturya Ulusal Meclis Başkanı Wolfgang Sobotka, Belçika Senato Başkanı Stephanie D'Hose, Birleşik Arap Emirlikleri Federal Milli Konsey Başkanı Saqr Ghobash, Bosna-Hersek Temsilciler Meclisi Başkanı Denis Zvizdic, Bahreyn Parlamento Başkanı Fawzia Zainal, Umman Şura Konseyi Başkanı Şeyh Halid bin Hilal Al Maawalı, Sao Tome ve Principe Ulusal Meclis Başkanı Delfim Neves, Kuveyt Milli Meclis Başkanı Marzuk Ali Al-Ganim, Doğu Afrika Yasama Meclisi Başkanı Ngoga Karoli Martin, Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Hasan Kareem Mutar Al-Chaabawi ile Libya Temsilciler Meclisi Başkan Yardımcısı Fouzi Salim de görüşlerini dile getirdi.

Bu arada TÜRKPA üyesi ülkeler parlamento başkanları onuruna çalışma yemeği veren Şentop, Avusturya Ulusal Meclisi Başkanı Wolfgang Sobotka ve PAB Başkanı Duarte Pacheco ile ayrı ayrı görüştü.  İTTİFAK-AA

 



Yorum Ekle