21 Eylül 2021, Salı
Son Dakika

Sosyal medyadaki bilgi kirliliği toplumsal barışa zarar veriyor

Araştırmacı-Yazar Beyzanur Yılmaz, özellikle ortak acılar yaşanırken sosyal medya üzerinden dolaşıma sokulan bilgi kirliğinin toplumsal barışa ciddi şeklide zarar verdiğini söyledi.
10.08.2021 18.21.41

DURSUN EKER 

Araştırmacı -Yazar Beyzanur Yılmaz, ortak acılarla başa çıkmada kırılamayan önyargılar ve kalıplaşmış düşüncelerin çözüm yoluna ket vuran önemli psikososyal faktörler olduğunu belitti.  Yılmaz, özellikle günümüzün en popüler mikseri olan sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin bu olumsuz faktörlerin adeta tuzu biberi olduğunu söyledi. 

Muhabirimize yaptığı açıklamada iletişim organlarının birçok yönden faydalı olduğuna dikkat çeken araştırmacı yazar  Beyzanur Yılmaz, ‘’Fakat durum, önyargılarımızı tetikleyici ya da olmayan şeyi oldurmaya inandırıcı bir hale geldiğinde, olay farklı bir boyuta ulaşmaktadır. Bu anlamda sosyal medya da her türlü öğeyi içerisinde barındıran ve doğruluğu ya da gerçekliği kesin olmayan haberleri lanse eden, kaygı uyandırıcı bir portföye sahiptir, denilebilir. Ortak yaşanılan acılarda ve üzüntülerde toplumun yarasını dizginlemek, sarmak ve sakinliği korumak adına yapılanın tersine, teknolojinin sağladığı hızlı iletişim nimetini kullanarak, saniyeler içerisinde elden ele yayan bir hareket ile ortaya çıkan korku, kaygı ve distopik önyargıları artırma yönünden yapılanlar, psikososyal sağlığı olumsuz etkileyerek çözüme kavuşturulmak istenen asıl meselenin önüne geçmekte ve olay daha elzem bir hale gelmektedir.’’ diye konuştu. 

Ön yargıları kırmak lazım

Toplum sağlığı bu yollarla bozulduğunda erdemli davranışların yerini değer dışı, olumsuz nitelikte olan, hırsı ve öfkeyi ön plana çıkaran eylemlerin aldığını ifade eden Beyzanur Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü;  ‘’Bölünmeler, çatışmalar ve ortak olandan koparak, ayrı kulvarlarda hareket eden bir toplum yapısı meydana gelmektedir. Oysa ki toplumu ayakta tutan ve ortak olan sorunlar ile başa çıkmada etkili olan unsur, birlik ve beraberlik ruhunun daimî ve sağlam olması, herhangi bir hareket ile beraberliğin domino etkisi görmemesidir.  Bizler bu durumlarda ne yapmalıyız? Sorusuna gelince, Einstein’ın dediği, ‘Önyargıları kırmak, atomu parçalamaktan daha zordur’ sözündeki gerçekliği düşünerek işe başlamak, makuldür, diyebilirim. Çünkü bir topluluğa istenilen yönde önyargı oluşturtarak ve buna inandırarak ayrışmaya götürdükten sonra başa dönmek ve önyargıları sonradan yok etmeye çalışmak zor bir hale gelmektedir. Bizler, bu konularda bilgi sahibi olup, bilinçli olarak hareket ederek daha makul adımlar atabiliriz. Toplu ve ortak yaşadığımız sorunlar ile baş etmede ‘Birlikten kuvvet doğar’ atasözünün, problemleri çözmede büyük bir etkiye sahip olduğunu kulağımıza küpe yapıp, ortalığı alevlendiren, psikososyal açıdan bizlere zarar verici, ayrımcılığa mahal vererek çözümden uzaklaştıran, doğruluğu ve kesinliği net olmayan haberleri araştırmayı bir vazife olarak bilmemiz gerekmektedir.’’ İTTİFAK



Yorum Ekle