22 Mayıs 2022, Pazar
Son Dakika

Sultan Beyazıt Han’ın evliya aşçısı “Yahya Baba”

Aşçı Yahyâ Baba gizli evliyalardandır. İhlasla pişirdiği pilavın tek bir tanesine bile kıyamaz, onları Tunca Nehri’nde yolunu gözleyen balıklara atar...
21.01.2022 00.38.35

İNAN ARVAS

Yahyâ Baba Edirne Bayezid Külliyesi’nin aşçılarından biridir. Enfes yemekler yapar ancak onun ihtisası pilavdır. Yaptığı pilavlar tel tel dökülür, pirinçlerin hiç biri bir diğerine yapışmaz. Mübarek işe girişti mi ibadet ettiğini sanırsınız. Pirinçleri salâvat getire getire ayıklar, yağını tekbir ve tehlillerle eritir. Tuzunu besmele ile suyunu fatihalarla salar. Zaman zaman gözünü yumar, enbiyayı evliyayı aracı yapar, Allah’tan bereket arzular. Ardından pilav pişer, herkes afiyetle yer. Yahya Baba ise yüzünde tebessümle yiyenleri izler. Pilavı herkese yeter, hatta artar. Bir tek pirinç tanesine bile kıyamayan Yahya Baba arta kalanları yüklenir Tunca Nehri’nin yolunu tutar. Tunca’nın balıkları onun geleceği saati bilir, köprü altında bekleşirler...

BU AŞÇI BOŞ ADAM DEĞİL...
Pilavların her gün arttığını ve arta kalanları da Yahya Baba’nın yüklenerek gitmesi Kilercibaşı’nı huylandırır. Pilavın arta kalan kısmını neden sarayın dışına çıkardığını düşünerek Yahyâ Baba’ya öncekinden daha az miktarda pirinç verilir. O her zamanki gibi okur üfler âlemlerin Rabbi’nden Halil İbrahim bereketi diler. Pilavı çok lezzetli olur, üstelik koca kazanlara sığmaz, bütün herkes doyar. Yahyâ Baba artanları yine yüklenir, Tunca’nın yolunu tutarak balıkların karnını doyurur. Kilercibaşı bu kez daha da işkillenip günden güne pirinç miktarını azaltır. Şaşkınlığını gizleyemeyen kilerci bunun bir keramet olduğundan emin olunca Padişah’a çıkar, “Sultanım bu Yahya Baba boş değil, hâlbuki biz ona amele muamelesi yapıyoruz” der. Sultan Bayezid-i Veli gönül ehlidir. Tekkede dergâhta dervişlik yapan çoktur ama tava tencere, is buhar arasında manevi makamlara yürüyebilen biri tanışmaya değer olmalıdır.

BİR AVUÇ PRİNÇ İLE TÜM SARAY DOYAR..
Sultan Bayezid Kilercibaşı’dan Yahya Baba’ya sadece bir avuç pirinç vermesini ister. Kilerci de öyle yapar. Yahya Baba pirince bakar ve tebessüm eder... Tevekkül elden bırakmayarak boynunu büküp mutfağının yolunu tutar. Mübarek zat yine dualar eşliğinde pilavını tencereye koyar, Allahü teâlâdan bereket için himmet ister ve kapağını kapatır. Yine pişen pilavla bütün saray doyar arta kalanları da yine doldurur torbaya Tunca’nın yolunu tutar. Yahya Baba tam kepçeyi daldırıp balıklara atıyordur ki, Padişah Kilercibaşı ile birlikte gizlendiği yerden ortaya çıkar. “Ne oluyor bre” der, “yoksa devlet malını israf mı edersin?”

BALIKLAR DİLE GELDİ...!
Yahyâ Baba tutulur kalır. O anda Tunca’nın balıkları kafalarını sudan çıkarır “Ayıp olmuyor mu sultanım?” derler, “Koca devletin artığını bize çok mu görüyorsun?” Yahyâ Baba öylesine mahcup olur ki anlatılamaz. Utancından secdeye kapanır, Allah’a sığınır. Bayezid-ı Veli onun kalkmasını bekler ama meğer ki geçmiş ola. Mübarek çoktan ruhunu teslim etmiş, kavuşmuştur rahmet-i Rahman’a. Allahın veli kulları kısım kısımdır. Bazılarının veli olduğu aşikârdır, onları cümle âlem tanır. Bazıları ise sırrını kendine saklar. Ama öyle Allah dostları vardır ki veli olduğunu ne kendi bilir ne de halk bilir. İşte Yahyâ Baba bunlardan biridir. İTTİFAK



Yorum Ekle