Tanrı’nın Kutsadıkları

Ağustos 1944 yılında Hitler’in emriyle, İmparatorluk Kamuyu Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı tarafından Alman sanatçılarına ait bir liste oluşturulmuştu. Listede bulunan sanatçıların birtakım muafiyetleri de bulunmaktaydı.

Abone Ol

Hitler öncesi Almanya’da, ülkenin kültür ve sanatını oluşturan kişilerin tespit edilebilmesi amacıyla, yazarlar, heykeltıraşlar, mimarlar, ressamlar, müzisyenler ve aktörlerden oluşan birtakım sanatçı listeleri oluşturulmuştu. İkinci Dünya Savaşı'nın Eylül 1939'da başlamasından kısa bir süre önce, İmparatorluk Kamuyu Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı (Reichsministeriums für Volksaufklärung und Propaganda), bu sanatçıları askerlik hizmetinden muaf tutabilmek amacıyla, Nazi devleti için vazgeçilmez olan "kültür çalışanlarının" yeni bir listesini hazırladı. Liste dışındakiler ise İkinci Dünya Savaşı'nın başında askere alınacak ya da silah sanayinde çalıştırılacaklardı. Ekim 1939’da ise Hitler’in emriyle, kendilerini Nazi propagandasına adamaları beklenen bazı sanatçılar için Führer Listesi (Führer List) adıyla başka bir liste oluşturulmuş, bu listede adı geçen sanatçılar da askerlik hizmetinden muaf tutulmuştu. Bu muafiyet iptal edilene kadar geçerli olup, liste zaman zaman gözden geçiriliyordu. 


"Reich Bakanı, Reich'ın Başkanı sıfatıyla Reich Kültür Odası, sanatsal başarılarınız nedeniyle sizi askerlik ve işçi hizmetlerinden muaf tuttu. Reich Kültür Odası'ndan henüz ilgili bir bildirim almadığınız sürece, sizden bu mektubu resmi bir bildirim olarak değerlendirmenizi ve hala bir rapora ihtiyaç duyuluyorsa bunu sorumlu istihdam ofisinize sunmanızı rica ediyorum.”

Tarihler 1944 Eylül’ünü gösterdiğinde Almanya’da yaşayan yaklaşık 1041 sanatçı, İmparatorluk Kamuyu Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı’ndan resmi bir mektup aldı. Bu sanatçılar, Nasyonal Sosyalist Rejim için önemli görülen sanatçılar olup, yeni kurulacak olan Alman İmparatorluğu kültürünün inşasında rol oynayacaklardı. Bu sanatçılar için vergi ve askerlik gibi birtakım muafiyetler bulunmakta olup, özel koruma sağlanan bir statü verilmişti.

İkinci Dünya Savaşı'nın son aşaması olan 1943'te ilan edilen savaş sonucunda, kültür emekçilerinin topyekûn savaşa gitmesi emri verildi ve tiyatrolar kapatıldı. Reich Kültür Odası’na (Reichskulturkammer) kayıtlı 140.000 sanatçıdan 1041 kadarı, Nasyonal Sosyalist rejim için özel önemleri nedeniyle hariç tutulmuş ve Kamuyu Aydınlatma ve Propoganda Bakanlığı tarafından hazırlanan Tanrı’nın Kutsadıkları Listesi’ne (Die Gottbegnadeten-Liste) kaydedilmiştir. 1944'te Goebbels tarafından hazırlanıp Hitler’e sunulan bu listenin, Hitler'in gözünde vazgeçilmez olan yazar, besteci, müzisyen, görsel sanatçı ve aktörlerden oluşan 1939'da hazırlanan Führer Listesi’ne dayandığı anlaşılmaktadır. 

Hitler’e göre, Nazi sanat doktrininin hayata geçirilmesine ikna edici bir katkıda bulunmaları gerekiyordu. Bu bakımdan Hitler, “Yüce Tanrı'nın bu nezih sanatçı kitlesinden olan bu bireyleri ölümsüz, ilahi olarak yetenekli, büyük zamanların sanatçılarının ebedi yıldızlı gökyüzüne yükselteceği” inancında olduğunu söylemiştir. 

Birkaç bölümden oluşan bu listedeki sanatçılar kendi ihtisas alanlarına göre silahlı kuvvetler görevi yapmadan, savaşın kültürel propaganda kısmında görevlendirilmişlerdir. Hollandalı aktör Johannes Heesters dışındaki tüm sanatçılar Almanlardan oluşmaktaydı. Bu sanatçılar Nazi propagandası için savaş afişleri, yazı tipleri, müzikler ve sinema filmleri gibi birçok alanda kullanılmışlardır.

Hitler, savaşın son anlarına kadar propaganda malzemesi olarak elinde kendisinden önceki dönemde Alman Yüksek Sanat Akademilerinde yetişmiş bu insanları kullanmıştı. Aralarında bu propaganda için çalışmak istemeyen Tanrı’nın kutsadığı (!) bazı sanatçılar listeden çıkarılarak kendilerine verilen muafiyetler ellerinden alınmıştır. Savaş sonrası Almanya’nın kalkınmasında yine bu sanatçıların önemli etkileri olmuş ve klasik Alman sanatının oluşmasına rol oynamışlardır.