27 Ocak 2022, Perşembe
Son Dakika

Türk Kızılay Genel Başkanı Kınık, Stratcom Zirvesi'nde konuştu:

Türk Kızılay Genel Başkanı Kınık, bugün Kızılay olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Türk milletinin merhametine sığınan yaklaşık 70 farklı vatandaşlıktan, 5 milyonu aşkın sığınmacıya destek sağlamaya çalıştıklarını belirtti.
11.12.2021 15.13.23

Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi'nde (Stratcom Summit '21), "Hilal-i Ahmer'den Kızılay'a İyiliğin Öyküsü" başlıklı konuşma yaptı.

Türk Kızılay'ın öyküsünün yaklaşık 153 yıl önce başladığını belirten Kınık, çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Hem Türkiye'de hem de 100'e aşkın ülkede faaliyet gösterdiklerine değinen Kınık, kurulduğu günden bu yana savaşlarda, afetlerde insanlara koruma sağlamaya, onların yaralarını sarmaya çalıştıklarını söyledi.

Birinci Dünya Harbi'nin Türk Kızılay'ının en zor zamanları olduğunu dile getiren Kınık, "O zor dönemlerimizde yaklaşık 7 cephede, 3 milyon 300 bin Mehmetçikle girilen o vatan müdafaası döneminde Kızılaycılar, o dönemin Hilal-i Ahmercileri, bütün cephelerde insanın sıkıntısını gidermek, onun sağlığını korumak, onlara destek olmak için çalışıyordu. O günden bu yana halen Kızılaycılar o görevlerinin başındalar. Pek çok bölgede ki bugün dünyada 40 aktif savaş devam etmekte, bu 40 aktif savaşın kurbanı olan insanların korunması için, onlara sağlık hizmetleri sunulması için çalışıyoruz. Sadece Suriye'nin içerisinde 3 bin Kızılaycı sağlık personeli, 8 hastane, 40 tıp merkezi ve sahra hastaneleriyle beraber oradaki acıları sarmaya devam ediyoruz." dedi.

İyiliği bir yerden bir yere taşımaya çalıştıklarına dikkati çeken Kınık, bugün "Kızılay Lojistik"in dünyanın pek çok noktasında her yıl milyonlarca kilometre yol yaptığını ve bu iyiliği insanlara taşımaya gayret ettiğini ifade etti.

Kınık, yolların kapandığı, "ulaşılamaz" denilen yerlere ulaşmaya gayret ettiklerini, bir yol bulamazlarsa yeni bir yol yaparak insanlara ulaşmaya çabaladıklarının altını çizdi.

"Her ay yaklaşık 2,1 milyon sığınmacı insana nakit temelli destek sağlıyoruz"

Bu toprakların insanlığın merkezi, sığındığı coğrafya olduğunu aktaran Kınık, "Gönül coğrafyalarımızın çok geniş olduğunu biliyoruz ama bunun da ötesinde bugün Kızılay olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletine sığınmış olan, Türk milletinin merhametine sığınmış olan yaklaşık 70 farklı vatandaşlıktan, 5 milyonu aşkın sığınmacıya destek sağlamaya çalışıyoruz. Bu destek, bu insanların göç yolculuklarında yaşamış olduğu o sıkıntıları, o insanların üzerinden almaya yönelik psiko-sosyal desteklerden tutun, bu topluma uyum sağlayarak yaşamak, onurlu bir hayat yaşamak için onlara verebileceğimiz çok boyutlu destekleri, hizmetleri kapsıyor. Bugün Kızılay olarak düzenli olarak her ay yaklaşık 2,1 milyon sığınmacı insana nakit temelli destek sağlıyoruz." diye konuştu.

Yaklaşık 3 milyon kişiye, paydaşların da kapasitesiyle aylarca beslenme hizmeti sağlayabilecek bir kapasiteyi canlı tuttuklarını kaydeden Kınık, seyyar ve mobilize hizmetlerin de kendileri için olmazsa olmazlardan olduğunu söyledi.

Dünyadaki ilk hastane gemisinin Osmanlı-Yunan savaşı içerisinde oluşturulduğuna dikkati çeken Kınık, "Balkanlardaki yaralıların İstanbul'a nakli sırasında, Selanik Limanı'ndan 1870'lerde ilk gemimiz hastaneye dönüştürülerek yaralıların nakli sırasında ameliyatları gerçekleştirilmiştir. Çanakkale Cephesi'nde 15 gemiyle 150 bin yaralının Çanakkale Limanı'ndan Tekirdağ Şarköy'e, İstanbul'a transferleri Kızılay tarafından sağlanmıştır. Bu transferler sırasında hastaneye dönüştürülmüş olan gemilerin içerisinde tıbbi bakımlar yapılmıştır. Ama aynı zamanda bu gemiler yardım da taşımıştır." değerlendirmesini yaptı.

Hastaneye dönüştürülen Kurtuluş Gemisinin 1940'larda 20 yıl önce savaştığı Yunanistan'a Almanya işgali sırasında defalarca yardım götürdüğünü ifade eden Kınık, geminin son seferinde Marmara açıklarında bir kayaya çarparak battığını, o geminin yerini başka bir geminin aldığını ve Yunanistan'a yardım götürmeye devam ettiğini vurguladı.

Kınık, Kızılay'ın insani yardım konusunda ilkleri yaptığını, Medine'nin savunmasında Kızılay'ın, dünyada ilk havadan insani yardım uygulayan cemiyet olduğunu söyledi.

Kerem Kınık, Kovid-19 salgını döneminde İngiltere'den Hindistan'a, Kafkasya'dan Afrika ülkelerine kadar 100'den fazla ülkeye kişisel koruyucu ekipman ve tıbbi yardım gönderdiklerini hatırlattı.

İlk yardım bilinci "mobil ilk yardım" uygulamalarıyla vatandaşlara aktarılıyor

Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, insani yardım, afetler ve toplum sağlığı olarak üç temel görev alanları bulunduğunu aktararak, toplum sağlığı noktasında özellikle ilk yardım ve afet bilincinin oluşturulması ile vatandaşların bununla ilgili duyarlılıklarının artırılması noktasında çalıştıklarını ifade etti.

Bunun için güçlü bir iletişim kanalı kurulmasının ve herkesin ilk yardım ile afet bilincine sahip olduğu bir çerçevede bu iletişimin yapılmasının gerekliliğine değinen Kınık, 1910'da Hilal-i Ahmer'in ilk yardım tekniklerini topluma anlatmak için hazırlayıp bütün okul ve kamu binalarına dağıttığı renkli poster örneğini gösterdi. Bugün, bunun aynısını daha güncel yöntemlerle yaptıklarını anlatan Kınık, mobil ilk yardım uygulamalarını cep telefonlarından bütün vatandaşların erişimine açtıklarını kaydetti.

Genç Kızılay'dan da bahseden Kınık, gençliğin gelecekleri olduğunu, onların her daim canlı, hareketin içerisinde ve yönetim kademelerinde olmaları gerektiğini söyledi.

Her yıl 1,5 milyondan fazla kişi Kızılay'a 6-7 milyon kez bağışta bulunuyor

Kerem Kınık, özellikle Hilal-i Ahmercilerin "Çiçek bayramı" dediği Ramazan Bayramı'nda çiçek satarak veya boyunlarına kumbara takarak sokaklarda topladıkları yardım geleneklerini kendilerinin de temassız bağış kartlarıyla sürdürdüklerini belirtti.

Türk Kızılay'ın 8,5 milyonu yurt dışında olan 27 milyon insana yardım ettiğini aktaran Kınık, "Yaklaşık 11 milyon kan ve kök hücre bağışçımız var. Her yıl Kızılay'a 1,5 milyondan daha fazla kişi 6-7 milyon kez bağışta bulunuyor. Dolayısıyla bütün bu süreçlerin şeffaflığı, hesap verilebilirliği ve etkinliğini artık modern iletişim araçlarıyla takip etmek durumundayız. Kızılay'da şu anda kağıt kullanılmamaktadır. Bütün süreçlerimiz dijitaldir." bilgisini verdi.

1950'lerde açtıkları ilk kan merkezlerinin bugün Türkiye'nin her noktasında çok ileri teknolojiler ile dünyanın en güvenli kan bileşenlerinin ülkedeki hastalara sağlandığı bir modelle devam ettiğini belirten Kınık, "Türkiye'nin her gün 300 noktasında yaklaşık 9 bin ünite kan bağışı alıyoruz. Bu kanları Türkiye'nin 4 noktasına getiriyoruz ve 24 saat içerisinde 1564 noktasına dağıtıyoruz. Yılda yaklaşık 3 milyon ünite kan ve 9 milyon kan ürünü, 7 milyon hastaya ulaştırılıyor. 4 bin 500 arkadaşımız, 1200'e yakın aracımız, uçaklar, gemiler, yakın zamanda dronlar bütün bu teslimatlar için çalışıyor. Bununla beraber, kök hücre ve kemik iliği nakillerinde artık yaklaşık 1 milyona ulaştık. 20 bin civarında eşleşme, 4 bin başarılı nakille bugün, yurt dışına çıkan pek çok hastalarımız yurt içinde kendi bağışçılarımızla tedavi edilebilir duruma geldiler." diye konuştu.

Kerem Kınık, Kızılay'ın iktisadi işletmelerinin, bir İslam vakfı olan Kızılay'ın akarları olduğunu, hayır faaliyetleri ve hayratların bu akarlardan elde edilen gelirlerle yapıldığını söyledi. Kınık, Kızılay Maden Suyu ve hastaneler gibi işletmelerin, Kızılay Yatırım bünyesinde konumlandırıldığını ve 9 şirketle beraber bugün Kızılay'a güvenli bir finansal sürdürülebilirlik sağladığını sözlerine ekledi.



Yorum Ekle