26 Eylül 2020, Cumartesi
Son Dakika

Türkiye Doğu Akdeniz'de geri adım atmadı

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de geri adım atmadığını, Oruç Reis gemisinin limana bakım ve ikmal için çekildiğini söyledi.
14.09.2020 11.28.59

Doğu Akdeniz'de sismik araştırmalara devam eden Oruç Reis gemisinin dün Antalya Limanı'na dönmesinden sonra "Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de geri adım attığı" yorumları yapıldı. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ise bunun geri adım atma hamlesi olmadığı aksine bakım ve ikmal çalışmaları için Oruç Reis'in limana çekildiğini belirtti.

NTV canlı yayınına katılan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun açıklamaları şu şekilde "Oruç Reis bakımda olduğu için NAVTEX yayınlanmadı. Gemi bakımdayken NAVTEX yayınlamanın anlamı yok. Bu bir geri çekilme olarak algılandı, muhalefet de böyle algıladı ama doğru değildir." Oruç Reis'in faaliyetleri konusunda tüm siyasi partilerden MHP'nin verdiği gibi güçlü destek beklediklerini belirten Çavuşoğlu, "CHP'nin sormadan 'geri adım' demesi iç siyasete yönelik." dedi.

"Yaptırımı Fransa, Yunanistan ve Rum kesimi istiyor. 24-25 Eylül'de bir yaptırım kararı beklemiyorum ama olabilir de. Geçmişte de benzer şeyler oldu. Biz Avrupa'ya gidecek göçmenleri durdurmama kararı aldık ve bu karar halen geçerli. Macron dürüst bir siyasetçi değil, şirazesinden çıktı. Biz anlattıkça ülkeler bizim haklılığımıza inanıyor. Tüm ülkeler bizim yaptığımız jestlerin de farklı. Almanya dürüst bir arabulucu olmaya çalışıyor. Bizimle olan temasları, ortaya çıkan durum. İlişkilerin rehin alınmasından üye ülkeler rahatsız. Ama en nihayetinde çoğunluğu bir karar alınacaksa Yunanistan'ı tercih eder, bunun adına da dayanışma diyorlar.

Ön şartlarımızı sunarız

Yunanistan Başbakanı'nın yaptığı açıklamalar olumlu, ılımlı. Ancak masaya oturmak için ön şart koyarsa, o zaman biz de ön şartlarımızı sunarız. Yunanistan bunları yerine getirebilecek mi? Yunanistan, Seville Haritası'nda vazgeçmediği sürece, Meis için kıta sahanlığı iddialarından vazgeçmediği sürece bu gerginlik bitmez.

İngiltere ile Fransa arasında kıta sahanlığı belirlenirken, İngiltere'nin Fransa'ya yakın adalarına kıta sahanlığı vermediğini, dünyadaki diğer örnekleri kendilerine sundum. Yunanistan'ın maksimalist iddialarından vazgeçmesi, Rum Kesimi'nin de Türk tarafını yok saymaması lazım. Yunanistan ve Rum Kesimi'nin bu çizgiye gelmesi lazım.

Yunanistan bugüne kadar bizimle görüşmek için bizim tüm faaliyetlerimizi durdurmamızı ön şart koşuyor. Ön koşulsuz oturduğumuz zaman, sen hangi hukuka göre Meis için, 10 kilometrekarelik bir ada için 40 bin kilometrekarelik bir kıta sahanlığı iddia ediyorsun diye sorarız. Biz bunu masaya özgüvenli bir şekilde koyarız, çünkü haklıyız.

ABD'nin ambargoyu kaldırması eşitliği bozuyor

Burada endişe duyulacak bir durum varsa, ABD ve Pompeo'nun adımlarıdır. Ambargoyu kaldırdılar. Bunu da daha sonra bir mutabakata çevirdiler. Bu atılan adım, Ada'da eşitliği bozuyor. ABD'nin bugüne kadar sergilediği politikalarla çelişiyor mu, çelişiyor. Eğer siz bir Ada'ya gidiyorsanız, sorunları çözmek istiyorsanız, iki tarafı da dinleyeceksiniz. Daha önce Ada'ya giden Kerry ve Biden, Türk tarafına geçip onları da dinlemiştir. Pompeo gidiyor, Rum tarafıyla görüşüp oradan açıklamalar yapıyor. Pompeo neden adanın hidrokarbon kaynaklarının hakça paylaşılması gerektiğini söylemiyor? Belki de benim Venezuela'ya gitmemden rahatsız olmuştur.

Şer cephesine bir cevap

Karşımızda şer cephesi olabilir. Bu tarihte de olmuştur. Diplomasi elbette iyi ilişkiler geliştirmek, sorunları çözmek için vardır. Karşımızda olan mesela BAE. Kaç kere görüştük kendileriyle. Şimdi gidip de biz onlara yalvaracak değiliz. Türkiye'ye karşı sürekli hasmane tutum sergiliyorlar. Fransa'yla zaten iyi ilişkilerimiz vardı. Fransa mutlu olacak diye, biz Barış Pınarı'na başlamazsak bu sefer terör devletiyle karşı karşıya kalırız. Birisi Libya'da darbeciyi destekliyor, biz meşru yönetimini destekliyor. Mısır'la biz niye kötü olalım? Ama darbeden sonra Mısır'ın izlediği politikalar belli. Mısır'ın bizimle ilişkileri geliştirmek için bir kararlılık göstermesi gerekiyor. Bizim şu andaki faaliyetlerimizin amacı, tüm bu karşımızda oluşan şer cephesinin bizi dışlamaya yönelik tutumlarına bir cevaptır. Bu 2003'ten bu yana devam ediyor. Rum Kesimi, Mısır'la anlaşmayı 2003'te imzaladı.

Herkesin haklarımıza saygı duyması gerek

Doğu Akdeniz'de bizsiz herhangi bir anlaşmanın geçersiz olacağını sürekli söyledik. Doğu Akdeniz'de varsa hidrokarbon zenginliklerinin uluslararası piyasalara satılması için Türkiye üzerinden gitmesi gerekiyor. Türkiye dışında bir alternatif yoksa, hep beraber bu zenginliklerden faydalanmak yerine, niye Türkiye'yi dışlamaya çalışıyorsunuz? Sonuçta biz diplamasiyi isteriz ama herkesin de bizim haklarımıza saygı duyması gerekiyor."

İTTİFAK-AA



Yorum Ekle