06 Temmuz 2020, Pazartesi
Son Dakika

Yaşadıklarımı bilseler bırak maske takmamayı sokağa çıkmazlardı

Aynı evde yaşadığı kızıyla yakalandığı Kovid-19'u yenen ancak beraber kaldığı kayınpederini kaybeden insani yardım gönüllüsü Tunç, "Yaşadığım acıları bilselerdi, bırak maske takmamayı sokağa çıkmazlardı." dedi.
22.06.2020 16.23.01

Aynı evde yaşadığı kızıyla yakalandığı yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yenen ancak beraber kaldığı kayınpederini kaybeden insani yardım gönüllüsü Turgut Tunç, nisan ayı başında eşi, kızı ve kayınpederiyle Şile'de bulunan köy evlerinde kalmaya başladıklarını, bu süreçte eşi dışında herkesin koronavirüse yakalandığını anlattı.

Hastalığın dozu gittikçe arttı

Başta göğüs ve sırt bölgesinde jilet çizikleriyle ameliyat kesiğine benzer bir acı duymaya başladığını ifade eden Tunç, hastalığın ilk döneminde vücudunun rüzgar aldığını ya da kas problemi yaşadığını düşündüğünü belirtti. Pandemi nedeniyle sağlık çalışanlarının iş yükünü düşünerek, belirtilere rağmen hastaneye gitmek istemediğini kaydeden Tunç, "O günlerde birkaç doktor arkadaşımla görüştüğümde ateş ve diğer bulguların olup olmadığı bana sordular. Bir sıkıntı olursa 112'yi aramam ya da sağlık kuruluşuna gitmem gerektiğini söylediler. Perşembe günü bazı belirtiler başladı. Cuma ve cumartesi, hastalığın dozu gittikçe arttı." dedi.

Ben iyileştim ama kayınpederimi kaybettik

Şile Devlet Hastanesi'ne akrabasının aracıyla götürüldüğünü ifade eden Tunç, hastanede karantina odasına alındığını, doktorların 'Birinizin tomografisi temiz, diğerinin sıkıntılı. Birinin kan değerleri iyi diğerinin değil' dediğini ifade etti. Ardından kayınpederinin ambulansla Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gönderildiğini belirten Tunç, bir hafta hastanede kaldıktan sonra kayınpederinin vefat ettiğini belirtti. bize cenazeyi gelip almamız söylendi. Beni eve gönderdiler. Sonucu burada beklememi söylediler. Evdeki karantina sürecinde çok sıkıntılı günler geçirdiğini, sağlık ekiplerinin ilaçlarını köye kadar getirdiğini ifade eden Tunç, hem aile sağlığı hekimi hem de ilçe sağlık müdürlüğü ekiplerinin her gün kendisini arayarak durumunu sorduğunu söyledi.

Köyde olduğum için izole olmam kolay oldu

Bu hastalığı yaşamamış, kayıp vermemiş kişilerin bunu anlaması çok mümkün değil. Yaşadığım acıları bilselerdi, bırak maske takmamayı sokağa çıkmazlardı. Allah kimseye yaşatmasın. Bu süreçte 8-9 gün çok sıkıntı yaşadım. Bundan sonra gittikçe hafifledi. Bize pazar günü sonuç geldi ama tat almama gibi semptomları dört gün önce yaşadım. Evde iyi bir izole şart. Ben köyde olduğumdan dolayı avantajlıydım. Sokağa çıkma kısıtlaması ya da karantina döneminde Ümraniye'deki evimde olsaydık daha zor olurdu. Şile'de olunca maskeyle evin çevresinde tur atabiliyordum. İnanın yürümeyi bile unutmuştum. Beş altı merdiveni inemedim. Adeta paytak ördek gibi oluyorsunuz ve yürümeyi unutuyorsunuz. Onun dışında çok zor. Adeta ölümü yaşıyorsunuz. Azrail'in nefesini ensemde hissettim."

Her gün arayıp kontrol ettiler

Tunç, Türkiye'nin salgınla mücadelede toparlanma dönemine girdiğini, dünyada umudun ve ümidin ülkesi olduklarını belirtti.Türkiye'nin ürettiği yerli solunum cihazlarıyla birçok ülkeye nefes olduğunu dile getiren Tunç, "İçinde bulunduğum ülke, bayrak ve vatan için Rabbime hamd ediyorum. Hiçbir bedel ödemeden her gün arandım. Şile'nin bir köyündeki evimin kapısına sağlıkçılar geldi, ilaçlarımı getirdi. Hastayken ilaç aramak zorunda kalmadım. İlacı bulunca da cebimde onu alacak para olmayabilirdi. Ben bunları hiç dert etmedim." dedi.

Tunç, ölümün yakınlaştığını hissettiğinde ailesine vasiyetini bile bildirdiğini ifade ederek, "Çünkü aynı odada bir hafta önce beraber oturduğum kayınpederim vefat etti. Ölüm bana çok yakındı." şeklinde konuştu. İTTİFAK-AA

 



Yorum Ekle