22 Eylül 2020, Salı
Son Dakika

Yassıada yargılamalarına ilişkin teklif Meclis'te

TBMM Başkanı Şentop'un imzasını taşıyan, Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren kanun teklifi, Meclis Başkanlığına sunuldu
10.06.2020 14.13.56

Teşkilatı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerin Giderilmesi Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu.
Teklifin genel gerekçesinde, milletin vicdanında açtığı derin acının, uzun yıllar hissedilen 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin, demokrasiye ve milli iradeye yönelik bir suikast olarak gerçekleştiği, milletin özgürleşme iradesine olduğu kadar kalkınma çabasına da engel olmuş bir tertip olduğu vurgulandı.
27 Mayıs 1960 askeri darbesi millete kasteden girişimlerin ilk halkası 

Gerekçede, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin, 12 Mart 1971'de, 12 Eylül 1980'de, 28 Şubat 1997'de ve en son 15 Temmuz 2016'da millete kasteden girişimlerin ilk halkası olduğuna işaret edilerek "Meşum bir hadise ve hastalıklı bir geleneğin ilk örneği olarak 27 Mayıs 1960 askeri darbesinde cisimleşen tavır, Türkiye'nin o tarihten itibaren mücadele ederek gerilettiği ve fakat her an kendisine karşı müteyakkız olunması gereken bir anlayışın ürünüdür. Bu anlayışın her an fırsat aradığı, son olarak, TBMM'nin dirayetiyle ve aziz milletimizin cesaretiyle alt edilen 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminde açık ve uyarıcı bir biçimde görülmüştür." denildi.

Yassıada yargılamaları hukuk garabeti

Toplumun ve siyaset hayatının, çok uzun yıllar, 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle hukuk sisteminde açılan bir yarayla yaşamak zorunda kaldığı belirtilen gerekçede, 27 Mayıs 1960'teki darbenin sonunda kurulan Yüksek Adalet Divanı tarafından gerçekleştirilen ve "Yassıada yargılamaları" olarak bilinen hukuk garabetiyle Başbakan Adnan Menderes, Bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idam edildiği anımsatıldı.

Milletin bizatihi kendisine yönelik bir zulüm olarak tecelli etmiştir

"Açıktır ki bu cinayetler yalnızca bu üç önemli devlet adamına ve ailelerine değil, onları seçen milletin bizatihi kendisine yönelik bir zulüm olarak tecelli etmiştir." denilen gerekçede, 27 Mayıs 1960 tarihinin, hukukun araçsallaştırıldığı, milli iradenin tepesinde bir kılıç gibi sallandığı bir dönemin miladı olduğu vurgulandı. 
Mağduriyetlerin giderilmesi yasama organına düşen başlıca ödevlerden biri  

Yassıada yargılamaları ve ardından gerçekleşen idamların, neden oldukları bireysel mağduriyetlerin yanı sıra toplumsal ve siyasi hafızada tamiri çok zor yaralar açtığına işaret edilen gerekçede, söz konusu yargılamaların sebep olduğu mağduriyetlerin ve açtığı toplumsal yaraların mümkün olduğu ölçüde giderilmesi, demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nde yasama organına düşen başlıca ödevlerden biri olması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda TBMM tarafından kabul edilen 'Eski Başbakanlardan Adnan Menderes ve Eski Bakanlardan Fatin Rüştü Zorlu ile Hasan Polatkan’ın İmralı’da Bulunan Mezarlarının Nakli ve İsimlerinin Bazı Tesislere Verilmesi Hakkında Kanun' ile ve bu kanunda değişiklik yapan kanunla, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin katlettiği devlet adamlarının itibarlarının hukuken iadesi noktasında önemli adımlar atıldığı belirtildi. 

Ülkemizin bu kara lekeden arındırılması gerek

Teklifin gerekçesinde şunlar kaydedildi:"Milletten aldığı bir yetki bulunmaksızın yargı erkini kullanan Yüksek Adalet Divanının verdiği doğal hakim ilkesi başta olmak üzere, evrensel hukuk prensiplerine ve o tarihte yürürlükte bulunan anayasa hükümlerine açıkça aykırılık teşkil eden kararlar ne yazık ki halen hukuk sistemimizde varlıklarını ve bazı etkilerini sürdürmektedirler. Şeklen yargı kararı niteliği taşımakla birlikte esasen millet iradesini kaba kuvvetle gasbeden gücün siyasi arzularının maskesi niteliğinde olan bu kararların hukuk alemimizden silinmesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temelini oluşturan milli egemenlik, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin gereği olarak tezahür etmekte ve ülkemiz hukuk tarihinin karanlık bir lekeden arındırılması adına zorunluluk arz etmektedir.

Bu kararların, hukuk alemimizden silinmesi hedeflenmektedir

Bu kanun teklifiyle 3374 ve 3623 sayılı kanunlarla atılan adımların devamı olarak, millete ait yargı yetkisini gasp eden ve evrensel hukuk kurallarını çiğneyerek temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran kararlar veren Yüksek Adalet Divanının kullandığı yetkilerin hukuki dayanağını oluşturan ve halen yürürlükte bulunan kanun hükümlerinin geçmişe dönük olarak yürürlükten kaldırılması amaçlanmaktadır. Teklif ile ayrıca yeni bir dava yolu öngörülerek Yüksek Adalet Divanının kuruluşuna ve yetkilerine ilişkin kanun hükümlerinin yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte hükümsüz hale gelen kararlardan kaynaklanan zararların tazminine imkan sağlanmaktadır." İTTİFAK-AA



Yorum Ekle