29 Eylül 2021, Çarşamba
Son Dakika

Yazar Emine Akın’ın yeni kitabı çıktı!

Klinik Biyokimya Uzmanı Dr. Emine Akın’ın yeni kitabı “Dayım Ahmet Ersin Yücel - Zaptiye Ahmet” okurlarıyla buluştu. Yazar Akın yeni çıkan kitabında, hayatından ve hatıralarından etkilendiği dayısı Ahmet Ersin Yücel’den bahsediyor...
09.06.2021 18.38.47

MAHMUT YÜKSEL

Klinik Biyokimya Uzmanı Dr. Emine Akın üçüncü kitabı olan “Dayım Ahmet Ersin Yücel- Zaptiye Ahmet” çıktı. Dayısı Ahmet Ersin Yücel’i anlattığı kitabında, Yücel’in hayatı, yaptığı çalışmalar ve dostlarının onun hakkında yazdıklarını bütün detaylarıyla anlatıyor. İşte Yazar Akın ile gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbet…

Zaptiye Ahmet kimdir? Kendisinden biraz bahseder misiniz?

Zaptiye Ahmet’in asıl adı Ahmet Ersin Yücel’dir. Ahmet Yücel, bütün ihlas ve samimiyetiyle inancını yaşama gayreti içinde olan, Allah ve peygamber aşkıyla dolu, milletini ve Ümmet- i Muhammed’i çok seven, bu sevgiyi maddede ve mânâda gerçekten yaşayan biriydi. 24 Temmuz 1942 yılında Yozgat’ta doğdu. İlkokul 3. Sınıfa kadar Yozgat Sakarya İlkokulu’nda eğitimine devam etti. Meteoroloji memuru olan babası Ahmet Şükrü Yücel’in İstanbul Kartal’a tayini sebebiyle Kartal Merkez İlkokulu’ndan mezun oldu. Kartal Ortaokulu’nda birinci sınıfı okuduktan sonra parasız yatılı imtihanını kazanıp ortaokul 2. ve 3. sınıf ile liseyi Haydarpaşa Lisesi’nde bitirdi.

Liseden sonra bir yıl Hukuk Fakültesi’ne devam ettikten sonra Edebiyat Fakültesi Arap- Fars Filolojisi’ne geçti. 1968- 69 yıllarında Muğla- Milas ilçesinin İçmeköy isimli köyünde askerlik görevini yedek subay öğretmen olarak yaparken mide kanamasıyla İstanbul Vakıf Gureba Hastahanesi’nde ameliyata alındı. Tedavisi için büyük bir gayret gösterildiği, dostları ve sevenleri tarafından şişeler dolusu kan verildiği hâlde, maalesef, kurtarılamadı. Günlerce komada yattıktan sonra 16 Temmuz 1969 Çarşamba günü, 27 yaşında genç yaşında Hakk’ın rahmetine kavuştu. Bâyezid Camii’nde cenaze namazı kılındı. Namazını, çok sevdiği hocası Abdurrahman Gürses Hocaefendi kıldırdı.

‘Zaptiye’ lakabı nereden geliyor?

Ahmet Yücel’e “Zaptiye” lakabının verilmesinin hikayesini çok yakın arkadaşlarından Özer Ravanoğlu şu şekilde anlatıyor: “Ahmet, “Biz, cihana örnek olmuş büyük bir milletiz. Yine dünyaya örnek olacağız. Bunun için ahlaklı, karakterli, dürüst yaşamalıyız. Tıpkı atalarımız gibi iyi birer Müslüman olmalıyız. Bizim zevk ve sefaya, işrete ayıracak vaktimiz yok. Herkes çevresinde şahit olduğu yanlışı düzeltmeli. Bu hepimizin vazifesi, ben de bunu yapıyorum.” diye düşünüyordu. “Sen kendini Osmanlı zabıtası zannediyorsun.” diye çıkışmıştım. “Enerjini rastgele harcama, sokakta yolunu kestiğin bir kişiyle toplumu değiştiremezsin. Osmanlı zaptiyesi gibi kendini her şeyden sorumlu zannederek her şeye müdahale etmekten vazgeç.” demiştim. İşte o günden sonra adı “Zaptiye Ahmet” kaldı. Bu sıfat ona çok yakıştığı için hemen tuttu.”

Arkadaşlarından Galip Erdem de bu konuyu; “Düzensizliğe, yakışıksız tutumlara, milli geleneklerimize aykırı bir davranışa asla tahammül edemez, mutlaka karışır, çok defa da başı belaya girerdi. Türklük şuuru ve İslâm ahlakına öylesine yürekten bağlıydı ki sokağa taşan terbiyesizlikleri gördükçe sabredemezdi, çileden çıkardı.” diye ifade ediyor.

Kitabı niçin yazdınız?

Çocukluğumdan itibaren yıllar boyunca annemden, anneannem ve dedemden dayımla ilgili birçok hatıra dinledim. Dayımın vefatında ve takip eden yıllarda kendisi hakkında gazetelerde dostları ve arkadaşları tarafından birçok yazı yazılmıştı. Bu dokümanlar ve diğer hatıraların bir kitap halinde yayınlanmasını özellikle annem çok arzu ediyordu. Çünkü Ahmet Yücel, yaşadığı dönemde topluma mal olmuş, idealist, inancını madde ve mana boyutunda tam yaşama gayretinde olan bir kişiydi. Yaşadığı kısacık ömürde hem gönüllerde hem de toplumsal hafızada derin izler bırakmış bir “Osmanlı Beyefendisi” ve bir “Osmanlı Akıncısı” idi. Bütün bu özelliklerinden dolayı, bu kitabı yazmayı arzu ettik. Bu kitapla hem onun aziz hatırasına hem de hayattaki arkadaşları ve gönüldaşlarına vefa borcumuzu ödemek, ayrıca yeni yetişen gençliğe de bir numune-i imtisal olarak Ahmet Yücel’i tanıtmayı amaçladık.

Kitabın muhtevasında Ahmet Yücel’in hayatı, yaptığı çalışmalar ve dostlarının onun hakkında yazdığı yazılar bütün detaylarıyla yer almaktadır.

Kaleme almanız ne kadar sürdü?

Kitap ile ilgili çalışmaların detaylarından “Önsöz” bölümünde bahsettik. Kendi mesleki çalışmalarım da yoğun olduğu için kitabın çalışmalarının yaklaşık olarak bir sene sürdüğünü ifade edebilirim.

Okuyucular kitaba nasıl ulaşabilir?

Kitabımız Kırmızı Bisiklet Yayınları’ndan çıktı. Okuyucularımıza 25 Mayıs 2021 tarihinde sunmuş olduk. Okuyucularımız İnstagram’da hem Kırmızı Bisiklet Yayınları’nın sayfasından @kbyayinlari hem de kitap için özel açtığımız sayfa @dayimzaptiyeahmet sayfasından kitabımıza ulaşabilirler. İsme özel imzalı kitaplarını kendilerine iletiyoruz.

Emine Akın kimdir?

Ahmet Ersin Yücel’in kız kardeşi Nuriye Uğur hanımın kızıyım. Meslek olarak tıp alanında çalışıyorum. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ve akabinde İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Klinik Biyokimya Uzmanlığını tamamladıktan sonra, çeşitli devlet hastaneleri ve özel hastanelerde Klinik Biyokimya Uzmanı ve laboratuvar şefi olarak görev yaptım. Uzmanlık eğitimim sonrasında hastalıksız yaşamanın yollarıyla ilgili çok çeşitli araştırmalarım oldu. İngiltere ve ABD’de çeşitli merkezlerde eğitim çalışmalarında bulundum. Yurtdışından döndükten sonra Alkali Vücudun Sırları isimli ilk kitabımı, daha sonra 2019 yılı haziran ayında İdeal Vücudun Sırları isimli ikinci kitabımı yayımladım. Halen çalışmalarıma Alkali Life Center Sağlıklı Yaşam & Danışmanlık ve Eğitim Merkezi’nde devam etmekteyim.



Yorum Ekle