08 Temmuz 2020, Çarşamba
Son Dakika

Yeni düzenin merkezi sosyal medya

Bütün dünyayı ilgilendiren yeni tip koronavirüs pandemisi adeta yeni bir dünya düzeni şekillenmesine sebep oldu ve toplumsal dinamizmleri derinden etkiledi. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kırık, “Sosyal izolasyonun hayati önem taşıması, internet ve teknoloji kullanımını büyük ölçüde arttırmıştır” dedi.
08.05.2020 16.03.08

DURSUN EKER

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kırık, değişen ve dönüşen dünyada küreselleşmenin etkisiyle ekonomik, toplumsal, teknolojik ve kültürel alanda büyük gelişmeler yaşandığını hatırlatarak, yeni dünya düzeninin merkezinde artık sosyal medyanın yer aldığını söyledi.

Doç. Dr. Ali Murat Kırık

Muhabirimize yaptığı açıklamada, internet ve dijital teknolojilerin insan hayatının merkezinde yer almaya başladığını ifade eden Doç. Dr. Ali Murat Kırık, ‘’Günümüzde sosyal medyada yer almak, sanal ortamda karşılıklı mesajlaşmak, görsel ve işitsel unsurları paylaşmak, e-posta göndermek, online telekonferans görüşmeleri gerçekleştirmek, kullanıcılarla sanal oyunlar oynamak giderek popüler bir hal almıştır. İnternetin ortaya çıkardığı hizmetlerin her geçen gün artması dijital dünyanın vazgeçilmez bir boyuta ulaşmasını sağlamıştır. Sosyal medya ve teknolojinin aynı zamanda toplumsal boyutları vardır. Özellikle toplumun tümünü ilgilendiren vakalarda internetin, sosyal medyanın etkin bir rol oynadığı hatta çoğu zaman algı yönetiminin başat aktörü olduğu görülmektedir.’’ diye konuştu.

Geleneksel medya yerini sosyal medyaya bırakıyor

Bütün dünyayı ilgilendiren yeni tip koronavirüs pandemisinin adeta yeni bir dünya düzeninin şekillenmesine sebep olduğunu ve toplumsal dinamizmleri derinden etkilediğini anlatan Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kırık, ‘’Vakaların ve pandeminin önüne geçilebilmesi için sosyal izolasyonun hayati önem taşıması, insanların evlerinden çıkmamalarına sebep olmuş, bu durum internet ve teknoloji kullanımını büyük ölçüde arttırmıştır. İnsanların evlerinden çıkmamaları hayatın her noktasına nüksetmiş, toplumsal hayat sosyal medya merkezli olarak yeni baştan şekillenmiştir. Dünya genelinde meydana gelen pandemilerin hemen ardından sosyolojik ve politik değişimler yaşandığı görülmüştür. Özellikle Covid-19 pandemisinin ardından yeni bir dünya düzeninin baş göstereceği birçok bilim insanı tarafından dile getirilmektedir. Bu döneme denk gelen Covid-19 pandemisinde ise giderek geleneksel medya yerini yeni medyaya bırakmış, hatta sosyal medya süreçte başat bir rol üstlenmiştir. Bu nedenle Medya Antropolojisi dijital-görsel medya çalışmaları ve araştırmaları açısından önem arz etmektedir. Değişen toplumsal yaşam bağlamında sosyal medyanın rolü ve önemini daha iyi anlayabilmek açısından bu kavramın içeriğini ve kapsamını derinlemesine irdelemek yerinde olacaktır ‘’ şeklinde konuştu.

Her alanda köklü değişimler

Sosyal medya kavramının çok geniş bir yelpazeye sahip olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Ali Murat Kırık, ‘’Yeni dünya düzeninin gelişim göstermesiyle birlikte toplumsal bir değişim söz konusu olmaya başlamıştır. Ancak bu değişimin hızlı bir şekilde meydana gelmesi ve küreselleşmenin etkisini hissettirmesiyle birlikte hemen her alanda köklü dönüşümler ortaya çıkmıştır. Küreselleşme, kapitalizm ile demokrasi arasında olumlu ve olumsuz özellikler içeren karmaşık bir bağlantıdan oluşur, hem bireyleri hem de grupları güçlendirir ve yetkisiz kılar, yeni tip demokrasilere zarar verir ve potansiyel oluşturur. Dünya küçülüyor ve sınırlar giderek ortadan kalkıyor. Günümüzde elektronik penceremizden tüm dünyayı görebilme şansına sahibiz. Bu nedenle, pazar gerçekten küreseldir, çünkü hemen hemen tüm faaliyetler her ortamdan yapılabilmektedir. Piyasa yasası, bugünkü kadar geniş bir fırsat portföyüne sahip olmamıştı. Küreselleşme, çevreyi öğrenmeyi de büyük ölçüde değiştirmiştir. İnternet yeni bir eğitim kaynağı haline gelmiştir. Yeni teknolojiler nedeniyle, eğitim bugünlerde çevrimdışı eğitim ve çevrimiçi eğitime şeklinde ayrılabilmektedir. Kısacası internet ekonomiden eğitime, siyasetten sağlığa birçok alanı değiştirebilme potansiyeline sahiptir. İnternetin bir parçası olan sosyal medya da katılımcı yapısı nedeniyle fikirlerin, düşüncelerin aktarıldığı yeni nesil iletişim platformlarıdır’’ ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin genç nüfus avantajı

Yeni dünya düzeninin yalnızca dijital dönüşümle birlikte değil, toplumsal olaylar ve iktisadi gelişmelerle birlikte insan hayatını değiştiren, yeniden şekillendiren bir boyuta sahip olduğunun altını çizen Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kırık, sözlerini şöyle sürdürdü;

‘’Nitekim köklü değişimler yaşanmaya başlamış, alışkanlıklar, sistemler dönüşmeye başlamıştır. Ticari alanda, kamu hizmetlerinde, uluslararası ilişkilerde küreselleşmenin etkisiyle birlikte dengeler değişmeye başlamış, teknolojinin ve internetin gelişim göstermesiyle birlikte sosyolojik yapı derinden etkilenmiştir. Sosyal medya ve internet teknolojisinin varlığı, bulut sistemleri, yapay zekâ teknolojisi, nesnelerin interneti, birçok alanda kullanılan otomasyon sistemleri, akıllı robotlar, arttırılmış gerçeklik ile birlikte yeni dünya düzeni gelişimine başlamış ve ağ toplumu bu süreçte aktif bir rol üstlenmiştir. Tabii ki internet ilk olarak 1969'da kullanılan eski bir teknolojidir. Fakat günümüzde giderek artan kullanıcı sayısıyla 6 milyara yaklaşmıştır. Mobil iletişim ise gittikçe gelişim göstermiştir. Bu nedenle, gelişmekte olan ülkelerdeki ve fakir bölgelerdeki diferansiyel yayılmayı hesaba katarak, gezegenin nüfusunun çok yüksek bir oranının mobil cihazlara erişimi olduğunu söyleyebilmek mümkündür. Kısaca Medya Antropolojisi ilerleyen yıllarda dünyadaki ivmesini arttıracak ve Türkiye’de de gözde bir duruma gelecektir. Türkiye’deki genç nüfus potansiyelinin varlığı ve sosyal medyanın yoğun kullanımı ile bu alanda daha hızlı ilerleme sağlanabilecektir. Ayrıca sosyal medyada bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi için her ülke kendi üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeli ve sosyal medyadaki hukuki düzenlemeler noktasında ortak kararlar almalıdır’’

 



Yorum Ekle