E. Deniz yüzbaşı, yazar, uzun yol kaptanı, akademisyen Dr. Vehbi Kara ile gerçekleştirdiğimiz e-mülakatın yedinci ve son bölümünde Çin’in en büyük amirali olarak tarih kayıtlarına geçen ve ülkemizde göz ardı edilen Amiral Zheng He’nin (Seyyid Muhammed Hasan Şemseddin) tebliğ ve irşad faaliyetleriyle vefâtının ardından yaşanan gelişmeleri teşrih masasına yatırıyoruz.

`src=Amiral Zheng He'nın Nanjing'deki kabri

“Allah büyüktür”

Zheng He bir deniz adamı olduğu için öldüğünde cenazesi toprağa değil denize gömülmüş olabilir. Fakat yine de onun anısına yapılmış bir anıt mezar mevcuttur. Mezarının baş ucunda Çince ve Arapça olarak “Allah büyüktür” yazmaktadır. 

Ölene kadar yedi sefere çıkan He, büyük Çin filosunun yedinci seferinde iken son yolculuğunda Hürmüz’den dönerken 1433 yılında vefât etmiştir. Her ne kadar Çin’de bir mezarı olsa da bu mezar boştur, diğer ünlü amiraller gibi denize gömüldüğü tahmin edilmektedir. 

Filo, bu vefât yüzünden dönüş yolundaki bazı limanları iptal ederek Zheng He’nin yardımcısı Wang Jinghong’un komutasında bir an önce Çin’e dönmeye çalışmıştır.

Güneydoğu Asya halkları nezdinde Zheng He nasıl bir kişiliktir?

Güneydoğu Asya halkları, Zheng He’ye olağanüstü güçleri olan birisi olarak bakıyordu. 

Ma Sanboa yani Zheng He, Sevgili Peygamberimiz Hazret-i Muhammed’in (sav) neslinden gelen en önemli kişilerden birisi olarak anılmış ve hakkında çok çeşitli efsaneler söyleniyordu. Söylenmiştir.

Maalesef bazı Müslüman olmayan halklar da çeşitli heykeller yaparak Zheng He’nin hatırasını yaşatmaya çalışıyorlar. Zheng He’nın ismi bazı coğrafi yerler verilmiştir.

Mesela…

Malakka’da Samboa Dağı ve Otağı gibi çok sayıda ismi vardır. Surabaya’daki Sanboa Camii, Malakka’daki Sanboa Çeşmesi gibi İslâmî yapılar yanında Kuala Lumpur’daki Sanboa Tapınak ve heykelleri dahi Zheng He adına yapılmıştır.

Cakarta, Tayland ve Kamboçya başta olmak üzere birçok ülkede Zheng He anısına birçok yapı inşa edilmiştir. Ölümüyle birlikte devlet politikası olarak ülkenin tüm deniz seferleri sona erecek, her türlü yelkenli yapımını yasaklanacak ve kıyılar seyahatlere kapanacaktır. Ne yazık ki; Zheng He’nın ölümünden sonra ona ait olan seyahat notları İmparatorun emriyle yok edilmiştir. Takip eden yüzyıllarda, Amiral Zheng He ve filosunun macerası yavaş yavaş bir efsane hâline gelmiştir.

Hedeflerine ulaşmak için çok iyi bir diplomasi yürüten Zheng He’ye çağdaşları tarafından “Kaplan gibi” yakıştırması yapılmıştır. Ma’nın (Zheng He) mezar kitâbesinin bulunduğu mezar taşı kırmızı kumtaşından yapılmıştır. 

Mezarın uzunluğu 160 santimetre, genişliği ise 93 santimetredir. Mezar başlığının tepesinde yarım daire şeklinde bir anıt başlık bulunmaktadır. Bu anıt başlığın üzerinde “Ma’nın Mezar Kitâbesi” yazmaktadır. Mezar taşının dört tarafı yeşilliklerle çevrilidir. Mezarın ayakucunda yaklaşık bir metre uzunluğunda kumtaşından yapılmış bir kaplumbağa figürü dikili durmaktadır. Mezar taşının üstündeki yazı 14 satırdan oluşmaktadır. Her satırda 28 karakter yer almakta olup metin şu şekildedir: “Zheng’nin kendisi ise seyahatleri hakkında şunları yazdı: Biz 100.000 Li yol aldık (Li= 50.000 kilometre veya 30.000 mil) ve muazzam sularda dalgaların gökyüzüne dağlar gibi yükseldiği anlara şahit olduk. Dev dalgalı okyanusu izledik gözlerinde barbar bir mavilik olan uzaklara yelken açtık bulutlar ayaklarımızın altında yol oldu. Bu tablet Zheng He tarafından Fujian’a 1432’de dikildi.” 

`src=
Çin’in en büyük amirali olarak tarihe geçti

Zheng He’ye 1405 ile 1433 arasında 3 ayrı İmparatora hizmet etti, 7 büyük sefer yaptı. Çin’in denizaşırı ticarî ve siyasi ilişkilerini geliştirdi. Zheng He, 62 yaşında vefât ettiğinde Çin’in en büyük amirali olarak tarihe geçti. 

Çin’de Konfüçyüs bilginleri onu unutturmaya çalışsa da tamamen unutulmadı. 1983’te mezarı ve adına dikilen anıtlar restore edildi. Müslüman olduğunu belirten Arapça levhalar yenilendi. 

Çin yönetimi Zheng He’nin vefâtının ardından hangi mülahazalarla denizaşırı seyahatleri yasaklamıştır?

1405 yılında başlayan seyahatler, 1433 yılında yedinci seyahat ile beraber sona ermiştir. Son seyahatten sonra Ming Hanedanlığı’ndaki deniz faaliyetlerine son verilmiştir. 

Çünkü Konfüçyüsçü anlayışa göre zaten bu seyahatlerin hiçyapılmaması gerekmektedir. Bu seyahatlere harcanılan para gereksizdir, israftan başka bir şey değildir. 

Bu yüzden 1433 yılında tüm deniz seyahat defterleri yakılarak insanların bir daha deniz seyahatine çıkması yasaklanmıştır. Bu defterlerin yakılması, bilim dünyası açısından büyük bir kayıp olmuştur. 

Zheng He araştırmaları Çin’in dışa açılmasını engelleyen bu görüş yüzünden uzun süre gözardı edilmiştir. Eski kaynakların ortaya çıkarılması ile beraber Zheng He seyahatleri ile ilgili toplanan belgeler, tutulan kayıtlar bugün Zheng He’nın yaptığı seyahatlerin Çin açısından ne kadar önemli olduğunun büyük bir kanıtı olmuştur. 

Yeni Çağ’ın en önemli seyahatlerinden biri Vasco Da Gama’nın seyahatleriyle beraber Asya’da başlamıştır. Portekizler, bu ülkelerde Hint Okyanusu üzerindeki deniz ticaretini korumak için bir sistem oluşturmuşlardır. Filipinler’de, ilk önce İspanyollar, sonra da Fransızlar ve İngilizler deniz güçlerini kullanarak ticareti korumayı ve artırmayı amaçlamışlardır. Fakat hiçbir Batı sömürgesi Asya’da Amerikalılar kadar uzun kalmamıştır. Amerika, koloni sömürgeciliğini 20. yüzyılın ortalarına kadar sürdürmüş ve her bir Asya devletinin sosyal yapısını değiştirmiştir. 

Ming Hanedanlığı ise bu bölgelerde 1405’den 1433 yılına kadar güçlü bir varlıktır. Sonra geri çekilmiş ve bir daha da geri dönmemiştir 1433 yılında Ming Hanedanlığı tarafından deniz seyahatleri yasaklanmış, yapılan seyahatlere dair tüm kaynaklar ve seyir defterleri ortadan kaldırılmıştır. O günden sonra da Çin, denizcilik alanında zayıflamaya başlamıştır. Zheng He araştırmaları Çin’in dışa açılmasını engelleyen bu görüş yüzünden uzun süre göz ardı edilmiştir. 

Batılıların Zheng He’nın seyahatlerine duydukları ilgi ile ortaya çıkan Zheng He araştırmaları günümüzde önem kazanmaya başlamış ve tüm dünya Zheng He’nın kimliğine ilgi duymaya başlamıştır. 

Zeng He’nın hatırasının yaşatılmasına müteveccih Çin’de neler yapılıyor?

Çin devleti 2005 yılında “Zheng He’nın Batıya Seyahatlerinin 600. Yıldönümü için Anma Töreni” düzenleyerek Zheng He ve Batı’ya seyahatlerine yönelik araştırmalara yoğunluk vermeye başlamıştır. Yapılan anma töreni vesilesiyle eski kaynaklar ortaya çıkarılmış ve Zheng He’nın aile tarihi ile ilgili araştırmalar üzerinde durulmuştur.

2008’deki Pekin Olimpiyatları’nın açılışında anılan önemli kişilerden biri de Zheng He idi. Bugün Çin Denizcilik Tarihi’nin en büyük kahramanı olarak anılmaya devam ediyor. 

Çin, 15. yüzyılda denizaşırı seferler için görevlendirdiği Zheng He’nin mirasını bugün Afrika ve Ortadoğu ülkeleriyle tarihi bir bağ kurabilmek için de kullanıyor. Hatta Zheng He’nın askerlerinin Afrika kıyılarında evlenerek ‘Afro-Çin’ aileler kurdukları tezi bile işleniyor. 

2005’te Çin kökenli olduğu iddia edilen Kenyalı bir gençkız Zheng He kutlamalarına katılarak bunu ispatlamıştır. Her yıl temmuzda Zeng He’nın 1405’teki ilk seferinin yıl dönümü kutlanır. 

610. kutlama ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretinden kısa bir süre önce yapılmıştır. Çin, yüzyıllar önceki bu Müslüman amiralinin mirasıyla Müslüman coğrafyalarla ilişkilerini geliştirmeye devam etmeye çalışmaktadır. 

Bu mülakatımızın neşir gayelerinden biri de Zheng He özelinde Müslümanlığın Çin toplumu üzerindeki etkisini artırmaktır. 

1983’te Zheng He’nın mezarı ve adına dikilen anıtlar restore edilirken 2008’deki Pekin Olimpiyatları’nın açılışında Çin’in en büyük değerleri arasında Zheng He’nin adının zikredilmesi amaçlanmıştır. 

600 yıl önce Çin için fetihler yapan Müslüman Amiral Zheng He, her yıl temmuz ayında törenlerle anılmakta olup mezarı ziyaretlere açıktır.

Doğuda ve Çin’de çok iyi tanınıp bilinmesine, hakkındaki efsanelerin dilden dile gönülden gönle aktarılmasına nazaran Amiral Zheng He ülkemizde neden tanınmıyor?

Türkiye’deki resmi tarih ve eğitim sistemi Batı hayranı bir nesil yetiştirmeyi öngörmektedir. Uzun yıllar, özellikle bu topraklarda kültür karakışının yaşandığı dönemlerde İslâm kahramanları ve Türk büyükleri daima küçümsenmiş,  Müslüman kimlikli ilim adamları görmezden gelinmiştir.

Bu çirkin tutum özellikle kimi üniversitelerimizde halen devam etmekte olup Zheng He gibi dünyanın gıpta ile baktığı meşhur insanların bilinmemesi şaşırtıcı olmamalıdır. 

Zheng He’nın denizler yoluyla İslâm’ı yayma çabalarını da konuşalım…

Zheng He, Cava başta olmak üzere Güney Doğu Asya adalarında İslâm’ın yayılması için çok gayret eden bir amiraldi. Bölgeyi korsanlardan temizlemekle kalmamış ardında yüzlerce cami ve okul bırakmıştı. 1411 yılında Andro, Cirebon, Tuban, Gresik, Ruoban ve Jakarta’da camiler yapılırken bölge insanları akın akın İslâmiyet’e koşuyordu.  Yardımcıları olan Ma Huan ve Fei Xin ile birlikte bu camileri ziyaret edip namaz kılıyordu. 

Zheng He, Cava, Eski Liman ve Batı Kalimantan bölgelerinde İslâm’ı Çince anlatıyordu. Malakka’da Jayavarman’ı Kral olarak atamış gümüş damga, taçve pelerin vermişti. Bu onurlandırma sayesinde Malay halkı tamamen Müslüman olmuş Malakka hem bir ticaret hem de İslâm’ın merkezi olmuştu. 

Bugün dünyanın en büyük Müslüman topluluğu Endonezya’da yaşıyor. Bu nedenle Zheng He’nın İslâm’ın yayılmasındaki gayreti emsalsizdir. Zhenge He Müslüman olduğu için gittiği yerlerde İslâm’ın tanınmasında da öncülük etmiş ve bölge sakinlerinin kalplerini fethetmiş bir amiraldir.

Zheng He, seyahatleri esnasında uygun Muson rüzgârlarını beklerken yardımcıları ile beraber ibadetlerini yapmaya çok özen gösterirdi. Müslüman denizcileri dua ve toplu ibadetlere teşvik etmekteydi. Kendisi de İslâm inancının gereklerine son derce titiz bir şekilde uyuyor; yardımcısı Müslüman amirallerin de uymasını sağlıyordu. 

Uzun deniz yolu seferlerinde mezkûr çabanın hangi örneklerine tevafuk ettiniz?

Hint Okyanusu sahilleri genellikle Müslüman halkların yoğun yaşadığı şehirlerle doludur. Kıyılardan içbölgelere gidildikçe Müslüman nüfusu azalır. Örneğin Hindistan’ın sahil kesimi çoğunlukla Müslüman halklardan meydana gelmektedir. Güney Doğu Hindistan’daki Tamil eyaletinde alfabe hâlâArap harfleri iledir. Arap harflerinin kullanılması bölgede Müslüman halkın en azından bir dönem çoğunlukta olduğunu göstermektedir. Amiral Zheng He’nın efsaneleşmiş seferlerinin halkın dini inançları üzerinde önemli bir etkisinin olduğunu düşünüyorum. 

Amiral Zheng He’nin; namıdiğer Muhammed Hasan Şemseddin’in tanınması, Çin’in Türkiye ve bir adım öte İslâm ülkeleriyle ilişkilerinin geliştirilmesine ne türden katkıları sebkat edecektir?

Dünyaya ilim, ticaret ve güzel ahlak başta peygamberler ve Müslümanlar vasıtası ile yayılmıştır. Günümüzde ise materyalizm, para hırsı ve acımasızlık hüküm sürmektedir. Müslümanların kendi tarihlerini Batılılardan öğrenmesi gerçeklerden neredeyse taban tabana zıt bir tarih anlayışını beraberinde getirmektedir.

Zheng He hakkında seminer ve toplantılar düzenlenmesi Müslümanların kendi aralarındaki uhuvvet ve kardeşlik duygularının pekişmesine sebep olarak dayanışmasının da önünü açacaktır. 

`src=
Malaka'da bir Zheng He heykeli

Malaka Kralı Parameswara’nın Müslüman olmasının akabinde Zheng He ile birlikte Çin’e gittiği bilinmektedir. Yolculuk Çin kayıtlarında kaydedilmiş olmakla birlikte Kral’ın İslâm’a dönüşü konusunda hiçbir bilgi yoktur. Aslında, Çin kayıtlarında, Cava’da Çinli Müslümanlar hakkında bazı kayıtlar vardır, ancak bunlar başka kaynaklardan aktarılarak Çinli Müslüman topluluklarının yaşadığı yerlerden bahseden kayıtlardır. 

Çin kayıtlarında ve Güney Asya seferlerinde Zheng ile birlikte yer alan tercümanların ve seyahatlere katılan sair yetkililerin yazdıkları kitaplarda, Zheng He’den ve onun İslâm’ı yayma konusundaki faaliyetlerinden bahsedilmediği görülmektedir. Bunun dışında Lee Koon Choy, Zheng He ve elçilerinin Güneydoğu Asya’da İslâm’ı yaymak için değil, haraçsistemi kurmak ve Konfüçyüs düzeni yerleştirmek için gittileri tezini vurgulamaktan geri durmamıştır.

Muarız, her yerde ve şartta muarız!

Hatta Zheng He ve onun Müslüman yardımcıları ve tercümanlarının Güney doğu Asya’ya İslâm’ı yaymak için gitmesinin Çin kayıtlarında kaydedilmemesinin asıl nedeni, geleneksel hanedanlık öğretisi olan Konfüçyüs amaçlarına ve hedeflerine karşı olduğundan dolayı yazılmamış olması ihtimali çok daha mantıklı ve muhtemeldir. 

Zheng He’nın ölümünden sonra deniz seferlerine katılan Müslüman subaylar ve denizcilerin de birçoğu, Ming Hanedanlığının denizcilik politikasına son vermesi yüzünden Güney Asya’da İslâm’ın yayıldığı bölgelere göçederek orada barışçıl bir ortamda Çin İslâm kültürünü yaşamaya ve yaymaya devam etmişlerdir. 

Semarang ve Cerbon’un Malay yıllıklarından ve biraz önce paylaştığım malumattan elde edilen sonuç, Zheng He ve Çin Müslümanların 15. yüzyılın ilk çeyreğinde aktif oldukları ve İslâm’ı yayma konusunda bölgede önemli roller üstlendiği aşikârdır.

Çin tarih kayıtları ve kaynaklarında bu faaliyetler hakkında hiçbir kayıt yoktur. Semarang ve Cerbon’un Malay yıllıklarındaki iddialarını (argümanlarını) kabul edersek, İslâm’ın genel olarak Endonezya’ya ve özellikle de Cava’da yayılması yeniden yazılabilir. 

Doğudan Batıya Amiral Zeng He hakkında neler söyleniyor?

Endonezya’nın dini lideri ve İslâm Âlimi Hamka (1908–1981) şöyle demektedir: “Endonezya’da İslâm bugün bu kadar yayılmış ve tanınıyorsa Amiral Zheng He sayesinde olmuştur. Onun mürettebatının çoğu Müslümandı ve imar işlerinde Müslümanlar çok çalıştı. Camiler yaptılar, depolar yaptılar, ambarlar kurdular.” 

Endonezyalı bilim adamı Slamet Muljana’da Zheng He’nin Endonezya kıyılarına çıkarak halka İslâm’ı anlattığını ve hizmetlerde bulunarak onların kalplerini kazandığını yazarak İslâm’ın yayılmasında büyük emeği geçtiğini vurgular. 

Çinli tarihçi Li Ton Cai, Endonezya–Efsaneler ve Gerçekler başlıklı kitabında Zheng He için şunları yazmıştır: “1430 yılında, Zheng He başarıyla Çin toplumu içinde İslâm’ın temellerini kurmuş. 1434 yılında ölümünden sonra, Hacı Yan Ying Yu, arkasındaki güçoldu. Çinli Müslüman topluluklar ve İslâm, onun katkıları ile büyümüştür.” 

Zheng He’nin denizlerde kurmuş olduğu barış ve güven ortamı, efsane amiralin vefatından yıllar sonra Batılı sömürgeciler, yani Portekizliler, İspanyollar ve Hollandalılar tarafından bozulmuştur. Bu yağmacı ve sömürgeci topluluklar Hint Okyanusu’na musallat olmuş ve İslâm’ın yayılmasına engel olmuşlardır. 

Zheng He tarafından yaptırılan pek çok cami zamanla ya yıkılmış ya da Budist tapınağına ve kiliselere çevrilmiştir. Bu nedenle Zheng He’nin yaptırdığı iddia edilen tapınak iddialarına çok fazla itibar etmemek gerekir.

Zheng He, yaptığı deniz seferlerini ve bu meyandaki tecrübelerini kaleme almış daha sonra bunlar kitaplaştırılmıştır. Yazdığı bazı eserler şimdi farklı ülkelerde müzelerde sergilenmektedir. 

Sumanto, “Al Qurtuby” kitabında Cava ve Cava’nın diğer bölgelerinin İslâmlaşmasında Zheng He’nin önemli rol oynadığının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

İslâm’ın Güney Asya’da barışçıl bir ortamda yükseliş dönemi tam da Zheng He’nın 15. yüzyıl başlarında bölgede Arap Fars kökenli tüccarların yanında Çinli Müslümanların Çin’in çeşitli bölgelerinden göçederek buralarda Müslüman Çinli koloniler hâlinde yaşamaya başladıkları bir döneme rastlaması tesadüfi değildir. Zheng He’nın bölgeye seferleri sırasında yapılan ve ismi hâlâSan Bao Long, Zheng He veya Cheng Ho olarak anılan camiler ve yerel halk tarafından onun anısını yaşatan ziyaret yerleri ile ilgili menkıbelerin bulunması, Zheng He olarak tanınan bu meşhur Çinli Müslüman amiralin o dönemde İslâm’ı yayma konusundaki çabalarını göstermektedir.

`src=
Bir Vehbi Kara klasiği

Son olarak okuyucularımıza nasıl bir mesaj iletmek istersiniz?

Kitapyurdu yayınlarında satılan Amiral Zheng He kitabının okunması ve tartışılmasının gerekliliğine inanıyorum. İnternetten bir pizza siparişi kadar kolay olan bu alışverişten herkes kârlı çıkacaktır. 

Okumak en hızlı bilgi edinme yöntemlerinden biridir. Kitap okumayı hayatımızın bir parçası haline getirmemiz gerekiyor. Özellikle mânevî yönlerimizi kuvvetlendirecek dini kitaplar ve Kur’ân-ı Kerîm tefsirlerine genç-yaşlı herkesin ihtiyacı vardır. Bunu ihmal etmeyelim…

Teşekkür ediyorum Vehbi Bey. Bu vesileyle Çin’in efsanevi amirali Seyyid Cheng He’nin ve cümle geçmişlerimizin ervâhına Fatihalar okuyalım. 

İbrahim Ethem Bey, ben de bu imkânı tanıdığınız için size ve gazete camianıza teşekkürü borçbilirim…

İbrahim Ethem Gören Yazı No: 492

-BİTTİ-