Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, muhalefeti eleştirdi. “CHP’de Atatürk’ten geriye hiçbir şey kalmamıştır.” diyen Devlet Bahçeli, “Bugünkü CHP, Atatürk’ün partisi değil, DEM’in oyun uşağı, Türkiye düşmanlarının altı oklu uydusudur.” ifadelerini kullandı.

Davamız halkın davasıdır

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) ortak toplantısında konuşuyor.

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları şöyle:

"Davamız halkın davası, haklının davası, hakikatin davası, elbet Allah davasıdır. Yolumuz uzun, yükümüz ağır ve lakin irade ve inancımız çelik gibidir. Sınırı ve sonu olmayan bir hayal gibi görünen ülkümüz, her dava arkadaşımın milletimize hizmet sürecinde takip edeceği yol haritasında bir kılavuz çizgidir. Her an yenilenerek ancak kontrolsüz değişim dalgalarına, çivisi çıkmış manzaraya tedbirli ve uyanık yaklaşarak, asıl gelişme dinamiklerinin milli ve manevi kaynağımızda olduğunu bilerek mücadelemizi sürdüreceğiz. Sevdamız millet, gücümüz devlettir. Allah’ın izniyle daha yapacağımız çok işler, ulaşacağımız çok hedefler vardır.

17 Mart 2024’te yapacağımız partimizin 14’üncü Olağan Büyük Kurultayımız öncesi son MYK ve MDK toplantımız vesilesiyle her dava arkadaşıma bugüne kadarki çalışmalarından dolayı tebriklerimi iletiyorum. 55 yıldır ülkeye sevdalandık, ülküye yemin ettik. İlk günkü azim ve kararlılıkla nice 55 yıllara, nice yüzyıllara, bizler göremesek bile Allah’ın hikmetle partimizin vasıl olacağından şüphe duymuyoruz.

Soykırımcı İsrail hesap vermeli

Diğer taraftan İsrail ile Filistin arasında derhal ateşkesle birlikte kalıcı çözüm ve barış beklentileri fiile geçmelidir. Akan kan durmalı, soykırımcı İsrail hesap vermelidir. Türkiye’nin Uluslararası Adalet Divanı’na sunduğu sözlü beyanı, mazlum Filistin halkına tercüman olmuş, İsrail’in maskesini bir kez daha indirmiştir.

Emeklilerimizin çağrısı haksız değil

Cumhuriyetin yeni yüzyılı, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın ilk perdesidir. Bu yüzyılda Türkiye yükselişini hızlandıracaktır. Sosyal ve ekonomik sorunların, terörün üstesinden gelinecektir. Hayat pahalılığı kaderimiz değildir, bitecektir. Emeklilerimizin çağrıları haksız değildir, gerekli iyileştirmeler cömertce yapılacaktır. Enflasyonla mücadele başarıya ulaşacak. Türkiye öngörülebilir bir ülkedir. Türkiye yatırımcılarına kucak açan, özel mülkiyete saygı duyan, hukukun üstünlüğüne bağlı ve demokratik güvenliği tartışmasız olan bir ülkedir. Türkiye geleceğin parlayan yıldızı ve süper gücüdür. Hiçkimse ülkemiz hakkında kuşku uyandıracak bir komploya tevessül etmemelidir.

Özgür Bey'in ruh sağlığı hepimizi kaygılandırmıştır

Özgür Bey’in halüsinasyon görerek grup toplantısında yaptığı konuşma ruh sağlığı konusunda hepimizi kaygılandırmıştır. “Atatürk sizden partisini iktidar yapmasını bekliyor” diyerek tuhaf bir açıklamada bulunmuştur. Bugünkü CHP, Atatürk’ün partisi değil, DEM’in oyun uşağı, Türkiye düşmanlarının altı oklu uydusudur. Neymiş Atatürk dile gelmiş… Böyle konuyşan Özgür Bey’in ne yeyip içtiğine dikkat etmesi samimi tavsiyemdir. CHP'de Atatürk'ten geriye hiçbir şey kalmamıştır."

Zalimlerin yerli figüranları

Dile ortak koşmaya izin verilirse, devlete de ortak koşmak durumunda kalınacaktır. Ana dilde eğitim, Türkiye üzerinde emelleri olan her mihrakın sıcak tuttuğugündem maddesidir. Meclis’te Türkçe dışında mahalli bir dille konuşmayı alışkanlık haline getirenler zalimlerin yerli figüranlarıdır. Masum bir kültürel hakkın tanınması gibi sunulmaya çalışılan bu konunun PKK için taşıdığı önem, Türk milletinden ayrı bir millet kimliğinin yaratılmasında dilin temel vasıta olmasından kaynaklanmaktadır. Milli dil ile milli varlık arasındaki bağın kesintiye uğraması, milletlerin geriye dönüşünü kaçınılmaz hale getirecek.

Erdoğan'dan kritik Irak ziyareti sonrası önemli mesajlar Erdoğan'dan kritik Irak ziyareti sonrası önemli mesajlar

Bizim için her dil saygıdeğerdir. İnsan olmanın en doğal hali ve sonucudur. Kim özel hayatında ana diliyle konuşmak istiyorsa konuşsun. Buna saygı duyarız. Şarkıların söylenmesinden, şiirlerin okunmasından tedirgin olmanın anlamı yoktur. Ancak özel hayattaki kullanım serbestliğin kamusal alana girmeye başlaması, milli dilin önüne dikilen bir bariyerdir."

Kaynak: HABER MERKEZİ