Anne ve baba hakkında ağır ceza istemi

Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, anne ve baba hakkında ‘ihmali davranışla kasten öldürme’ suçundan 20’şer yıldan 25’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede, baba Suat Talay’ın ifadesinde, “Bebeğin sertleştiğini fark edince suni teneffüs yapmaya çalıştım ama nefes almıyordu. Öldüğünü anlayınca battaniyeye sarıp iki gün evde beklettik. Kokunca da poşete koyduk. Kimseye söylemedik” dediği belirtildi.

Bebeğin dokusu yorgana yapışmış

İddianamede, Adana Adli Tıp Grup Başkanlığı’nın raporuna göre, 50,5 santimetre boyunda, 2 kilo 13 gram ağırlığındaki kız bebeğin, yorgana sarılı halde bulunduğu, yorgandan ayrılırken bebeğin dokusunun zarar gördüğü kaydedildi. Bebeğin ölüm nedeninin ise kesin olarak belirlenemediği ancak ‘sıcaklık etkisi, beslenme yetersizliği, enfeksiyon veya travma’ olabileceği ifade edildi.

Aile hekimi bebeği getirmelerini istemiş

İddianamede, tanık olarak dinlenen aile hekimi F.D.'nin, “Doğumdan sonra anneyle telefonda konuştum ve bebeği getirmelerini istedim. Bebekten topuk kanı aldım. Muayenede bebekte gelişim geriliği ve bakım yetersizliği olduğunu tespit ettim. Durumu İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne bildirdim. Müdürlük 2 hafta sonra bebeğin topuk kanının tekrar alınmasını istedi. Bunun üzerine Ayşegül Talay’ı çok kez aradım ancak telefonlara bakmadı ve bebeği getirmedi” dediği aktarıldı.

Anne ve babanın cezai ehliyeti tam

İddianamede, anne Ayşegül Talay’ın akıl sağlığıyla ilgili şüphe oluşması üzerine Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde gözlem altına alındığı, kurul tarafından hazırlanan raporda ‘sanığın suç tarihi itibarıyla akıl hastalığının bulunmadığı, cezai ehliyetinin tam olduğu’ bilgisine yer verildiği bildirildi.

Trabzon'da dev dalga genci az daha kapıyordu-İzle Trabzon'da dev dalga genci az daha kapıyordu-İzle

Baba: “Bebeği yıkadıktan sonra uyuyakaldım”

İddianamede, baba Suat Talay’ın ifadesinde, “Aile sağlığı merkezine gittiğimizde doktor, bebeğin çok zayıfladığını ve banyo yaptırılması gerektiğini söyledi. Eve döndüğümüzde altını kirletmesi üzerine eşimle birlikte, bebeğin vücudunu yıkadık. Sonrasında emzirmesi için bebeği eşime teslim ettim. Yorgun olduğum için yerde serili yorgan üzerinde uyuyakaldım. Sabah saat 06.00 sıralarında eşimin, ‘Çocuğa ne olmuş?’ demesi üzerine uyandım. Bebeğin yerde cenin pozisyonunda olduğunu gördüm. Elektrikli sobanın mesafesini tam olarak hatırlamıyorum. Kucağıma aldığımda bebeğin sertleşmiş olduğunu anladım. Daha sonra bebeğe suni teneffüs yapmaya çalıştım ancak nefes almıyordu. Öldüğünü anlayınca battaniyeyi üzerine örttüm. İki gün boyunca bebekle aynı evde kaldık. Bebek kokmaya başlayınca da siyah bir poşete koyduk. Olaydan kimseye bahsetmedik ve Ayşegül ile evden çıktık. Döndüğümüzde Ayşegül ile tartıştım ve evden kaçtım” dediği kaydedildi.

Kaynak: (DHA)