DOLAR
5,6570
% 1,39
EURO
6,2775
% 1,43
ALTIN
273,1444
% 0,61
BİST100
95.286
% -0,47

HUAWEİ, Ar-Ge için Türkiye'yi seçti

Bakan Varank ' TÜBİTAK Ar-Ge Destek Programı ve Huawei ' birlikte çalışacağını müjdeledi. Ve proje başında olunmasına rağmen şimdiden 30'u aşkın ülkeden teklif aldıklarını, Türkiye'yi sanayi ve teknoloji alanında lider bir üretim üssü haline getirmek istediklerini de dile getirerek güçlü bir AR-Ge ekosistemine ait olduğumuzu dile getirirken, 17 yıllık dilim içerinde ise ciddi bir gelişme gösterdiğimizi de söyledi.
29.03.2019 17.13.32

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, Huawei-Bilişim Vadisi Akıllı Şehirler Araştırma Laboratuvarı İş Birliği Protokolü İmza Töreni'nde konuştu. Dünyanın en iyi 100 üniversitesinden 200’den fazla araştırmacının araştırmalarını Türkiye’de sürdüreceğini dile getiren Varank, başvuru sayısında ABD'nin birinci sırada yer aldığını, ABD'yi İngiltere ve Almanya'nın takip ettiğini aktardı. Varank, "2007'de Hükümetler Arası İklim Değişikliği" panelinde yer alıp, ekipçe Nobel Barış Ödülü'nü almış bir profesörün de programa başvurduğunu kaydederek, "Bilimin öncüleri, Türkiye'de bilim yapmaya 'evet' dedi. 

Ar-Ge faaliyetlerini yürütmeleri için ülkemize getiriyoruz

Bakanlık olarak "Milli teknoloji, güçlü sanayi" vizyonu ile yola çıktıklarını anımsatan Varank, vizyonlarının temeline yüksek katma değerli üretimi yerleştirdiklerini söyledi. Varank, Türkiye'yi sanayi ve teknolojide lider bir üretim üssü haline getirmek istediklerine işaret ederek, şunları kaydetti: "Tabii bunu yaparken, günceli çok iyi takip etmemiz, kabiliyetlerimizi sürekli geliştirmemiz ve fırsatları en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. İşte bugün imzalayacağımız protokol, ülkemizi geleceğin teknoloji merkezlerinden biri yapmak adına oldukça önemli bir adım. Dünya devi Huawei ve Bilişim Vadisi, TÜBİTAK'ın öncül Ar-Ge Laboratuvarı Destek Programı çerçevesinde birlikte çalışacak. Biz bu programla, dünyanın önde gelen Ar-Ge firmalarını, Ar-Ge faaliyetlerini yürütmeleri için ülkemize getiriyoruz. Destekten faydalanan firmalar yenilikçi fikirlerini hayata geçirirken, teknik bilgi ve birikimlerini de ülkemize taşıyorlar. Bugün imzaladığımız iş birliğinin ana teması 'akıllı şehirler'. Nitekim seçim manifestomuzda da kentsel tasarıma ne denli önem verdiğimizi vurgulamıştık. Teknolojik imkanları en iyi şekilde kullanıp, akıllı şehirlerle yeni ufuklar açmak istiyoruz. Tabii bunları yaparken de 'milli teknolojileri', 'milli çözümleri' teşvik etmenin peşindeyiz."

Bu konuda somut bir adımı 2 hafta önce Esenler'de hayata geçirdiklerini anımsatan Varank, Esenler'de örnek bir akıllı şehri hayata geçirerek, sıfırdan yeni bir yaşam alanı oluşturacaklarını aktardı. Varank, Esenler'in ayrıca Türkiye'nin ilk Akıllı Şehir ve Mobilite Uygulama Test Merkezi'ne de ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, elektrikli ve otonom araçların en son uygulamalarının gerçek bir şehir ortamında denenebileceğini dile getirdi.

ilk etaptaki Kongre Merkezi, Ar-Ge ve Kuluçka Merkezleri'nin yüzde 95'i tamamlandı

Bugün imzalanan iş birliği kapsamında Huawei'nin Ar-Ge ekibini kurup, Bilişim Vadisi'yle ortak çözümler geliştireceğini belirten Varank, kurulacak merkezde yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti, blokzincir, akıllı mobilite gibi teknolojilerin geliştirileceğini anlattı. Bakan Varank, burada istihdam edilecek araştırmacı ve mühendislerin, yeni teknolojik atılımların öncüsü olacağını dile getirerek, "Yeri gelmişken Prof. Dr. Erdal Arıkan hocamızı da bu toplantı vesilesiyle anmak istiyorum. Erdal hocamızın daha sorunsuz, hızlı ve verimli iletişime imkan veren polar kod çalışmaları, 5G iletişim performansını önemli ölçüde geliştirmenin yanı sıra, iletişim endüstrisini de kökten değiştiren bir devrimde yapı taşı oldu" ifadelerini kullandı. Bilişim Vadisi'nin Türkiye'nin ilk ve en büyük tematik teknoparkı olduğuna dikkati çeken Varank, "Milli Teknoloji" hamlesinin, bilişim ayağında bu vadinin kaldıraç rolü üsteleneceğini söyledi. Varank, Bilişim Vadisi'ni sadece binalardan müteşekkil düşünmemek gerektiğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bilişim Vadisi, yenilikçi ve teknoloji tabanlı kalkınma felsefesinin ülkemizdeki en önemli temsilcisi olacak. Bakanlığımız bu yerleşkeye şimdiye kadar 2019 fiyatlarıyla 180 milyon lira tahsis etti. Vadi'nin ilk etabında halihazırda 50'den fazla teknoloji tabanlı firmamız faaliyet gösteriyor. Yine ilk etaptaki Kongre Merkezi, Ar-Ge ve Kuluçka Merkezleri'nin yüzde 95'i tamamlanmış durumda. Biz burada bilişim teknolojileri, elektronik, telekomünikasyon, yazılım ve robotik gibi sektörlerde Ar-Ge yapan tüm firmalara ev sahipliği yapmak istiyoruz."

Türkiye, güçlü bir Ar-Ge ekosistemine sahip

Bilişim Vadisi'nin coğrafi avantajları hakkında katılımcılara bilgi veren Bakan Varank, yatırım yapacak Ar-Ge firmalarının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağına zahmetsiz erişiminin mümkün olduğunu aktardı. Ulaşım kolaylığı ve çeşitliliği ile küresel oyuncular için eşsiz bir lokasyon olduğunu belirten Varank, şunları söyledi: "İşte, Huawei Bilişim Vadisi'nde yer alarak, bahsettiğim imkanlara çok rahat bir şekilde erişebilecek. Bu iş birliğinin oluşturacağı sinerji, yeni girişimlerin filizlenmesine ve yerlileşme sürecimizin de küresel markalarla hızlanmasına da imkan verecek. Aslında bugün verdiğimiz mesaj çok net. Türkiye güçlü bir Ar-Ge ekosistemine sahip. Sunduğumuz imkanlar hem yerli hem de yabancı yatırımcılar açısından oldukça cazip. Biz bu ekosistemi çok daha ileriye taşımanın derdindeyiz. Katma değerle ve teknolojiyle üretmek için tüm mesaimizi harcıyoruz. Sonuçta kazanan Türkiye olacak, Türkiye'nin genç beyinleri olacak."

"Sürdürülebilir büyümenin en önemli bileşeni insan faktörü"

Sürdürülebilir büyümenin en önemli bileşeninin insan faktörü olduğuna dikkati çeken Mustafa Varank, ekonomik hedeflere ulaşmadaki hızı, iş gücünün niteliği ve yetkinliğinin belirleyeceğini söyledi. Varank, bu kapsamda Bakanlık olarak yenilikçi projeleri teker teker hayata geçirdiklerine dikkati çekerek, geçtiğimiz Aralık ayında oldukça vizyoner bir hamle olan 'Lider Araştırmacılar Programı'nı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın duyurduğunu hatırlatarak, başvuru şartlarının da oldukça üst seviyede tutulduğunu anımsattı. Dünyada ilk 100'e girmiş üniversitelerde araştırma yapmak, kendi alanında en fazla referans gösterilen bilimsel çalışmalara imza atmak, ileri seviye bilimsel çalışmalarda bulunmak, yurt dışındaki prestijli araştırma merkezlerinde tecrübe sahibi olmak gibi nitelikler aradıklarını hatırlatan Varank, konuya ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Başvurular bu gece tamamlanıyor. Bugün itibarıyla gurur duyarak açıklıyoruz ki; 30'u aşkın ülkeden 200'ün üzerinde başvuru aldık. Başvuranlar arasında dünyanın önde gelen üniversitelerinden, Harvard, MIT, Stanford, Oxford, Cambridge, Imperial College, Yale’den araştırmacılarımız ve profesörlerimiz var. Hatta 2007'de 'Hükümetler arası iklim değişikliği' panelinde yer alıp, ekipçe Nobel Ödülü'nü almış bir profesör de başvuranlarımız arasında. Araştırmacılarımızın çalıştıkları yerlere baktığımızda da Intel, Amazon, Siemens gibi teknoloji şirketleri, CERN gibi araştırma merkezleri var.

Başvuru sayısında Amerika birinci sırada yer alıyor, İngiltere ve Almanya ABD'yi takip ediyor. Bilimin öncüleri, Türkiye'de bilim yapmaya 'Evet.' dedi. Dünyanın en iyi araştırmacıları ülkemize taşınmaya karar verdi. Bu kıymetli araştırmacılar, milli teknolojilerin gelişimi ve ekonomik değere dönüşümünde kritik bir rol oynayacak. Karşılaştığımız bu yoğun ilgi, ülkemizde bilim yapma atmosferine yönelik temelsiz eleştirilere de en güzel cevabı vermiş oluyor. Artık Türkiye istisnai araştırmacılar ve bilim insanları için bir cazibe merkezi haline geliyor. Milli teknoloji, güçlü sanayi hamlemiz bu sağlam temeller üzerinde inşa edilecek."

 


Yorum Ekle