Günlerden beri televizyon magazin programlarının başlıca gündemi olan Duygu Nebioğlunun iddaları kamuoyunu meşgul etmeye devam ediyor. 

Ünlü biyolojik baba kim?

Duygu Nebioğlu şu iddalarda bulunmuştu: "Beni defalarca yanına çağırıp senin neyin var neden böylesin derdi. O bizim kardeş olduğumuzu biliyormuş. Dilara'nın annesinin yakın arkadaşı İngilizce öğretmeniydi. Beni yetiştiren annem de öğretmendi. İki öğretmen bir araya geldiklerinde bu durumu çözmüşler. Ablamın numarasını bilinmeyen numaralardan buldum. Biyolojik dayımı da ailemin kütük bilgilerini alınca öğrendim. Bulduğum adresler hep boş çıkıyordu. En son orada çalışan bir memur bana bilgileri verdi. Daha sonra dayımı buldum. Dayım bana babamın Metin Akpınar olduğunu söyledi. Olayı öğrendikten sonra travma yaşadım." ifadelerini kullandı.

Oda Tv'de yer alan habere göre, Nebioğlu, programda annesi Suphiye Orancı'nın 6 çocuğunu olduğunu söyledi. Nebioğlu, "İkisi Almanya'daki evliliğinden. Dört kardeşim de benimle aynı kaderi yaşadı." dedi.

Canlı yayında başından geçenleri anlatan Nebioğlu, babasının annesi ile yaşadığı ilişki için 'bir günlük bir şeydi' demesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Nebioğlu, "Yıllarca Metin Akpınar'ın hayranıydım. Annemle yüz yüze hiç karşılamadım. 2010 yılında son kez annemle konuştum. 2005 yılında ilk ablamı buldum. Ablamı evlat edinen ailenin amcası lisede benim spor öğretmenimdi..."

CZN Burak Cannes Film Festivali'ne katıldı CZN Burak Cannes Film Festivali'ne katıldı

Gazeteci yayına bağlandı

Hatta bu durum o dönem Hürriyet Gazetesi Kemer muhabiri tarafından haberleştirilmiş. "4 çocuğunu yoksul bir aileye bırakıp kaçtı!" başlıklı haberde; Antalya Kemerin Tekirova köyünde yaşayan Şener ailesi Sofi adlı bir kadınla 4 çocuğuna bakması için ayda 4 bin liraya anlaşınca çok sevindi. Ancak ikişer aylık ikizler Tanya(Duygu)ve Fulden (Sevgi) iki yaşındaki Clara ve 4 yaşındaki Songül'ü bırakan Bayan Sofi sırra kadem bastı."

Haberi yapan gazeteci de yayına bağlandı. Gazeteci, "O dönem ben haber yaptım ancak haberim yayınlanmadı" dedi. Müge Anlı, "O dönem bu haberin yayınlanması engellenmişse, Metin Akpınar'ın o dönemlerde çocuklarından haberi olabilir mi?" diye sordu. Takvim gazetesi de Hürriyet'in o dönemde bu haberi sansürlediğini öne sürdü.

Bu haberin çıkmasının ardından Antalya Valisi ve eşi haberi yapan muhabiri arıyor. Valinin çocukları görmek istemesi üzerine birlikte söz konusu köye gidiyorlar.

Foto1

4 kız kardeş buradan alınıp, Zübeyde Hanım Çocuk Yuvası'na götürülüyorlar. Anne Suphiye Hanım'ın çocuklarının yanına gelememesinin nedeninin o dönem hapishanede yatmasından kaynaklı olduğu ortaya çıkıyor.

Göçmen olan ve Sofi olarak tanınan Suphiye Orancı, cezaevinde gazete haberini görmesi üzerine muhabire bir mektup yazıyor. Mektupta kendisinin çocukları geri almak istediğini ve babalarının Metin Akpınar olduğunu söylüyor.

"180 bin lira emekli maaşı ile zaten geçinemeyen kendi üç çocuğuna zor baktığını söyleyen Emin Şener, 'Nüfusumuz 9'a çıkınca açlığa teslim olmaya başladık. Bu çocuklara tam beş aydır ben bakıyorum. Vicdansız anneye sesleniyorum beş kuruş isteyemeyeceğim gelsin çocuklarını alsın" diye dert yandı." ifadeleri yer aldı.

Kaynak: HABER MERKEZİ