Adını ünlü doğa bilimci İngiliz David Attenborough’dan alan dikenli karıncayiyen, bugüne kadar Cyclops Dağları dışında hiçbir yerde görülmedi. Gezinin sonunda dağdan inen biyolog James Kempton, 80’den fazla uzaktan kumandalı kameradan alınan görüntüleri incelerken dikenli karıncayiyenin videosuna denk geldi.

Karinca Yiyen 01

Üniversitenin kenevirini “esrar” sanıp çalmışlar! Hırsızların çaldığı kenevirin uyuşturucuyla alakası var mı? Üniversitenin kenevirini “esrar” sanıp çalmışlar! Hırsızların çaldığı kenevirin uyuşturucuyla alakası var mı?

Kirpi gibi dikenli, upuzun burnu ve köstebeğinkine benzer ayakları.

Kempton, videoda dikenli karıncayiyene rastladığı için mutluluğunu şöyle ifade etti: “Alanda bu kadar uzun süre geçirip, son güne kadar hiçbir şey bulamadığım için çok üzgündüm. Videoyu görünce çok sevindim. Meslektaşlarıma, ‘Bulduk bulduk’ diye bağırdım. Masamdan oturma odasına koştum ve çocuklara sarıldım.”

Adını Yunan mitolojisinden alan ekidnalar (canavarın annesi), biyologlar tarafından geceleri yuvalarında yaşayan ve bulunmaları oldukça zor olan canlılar olarak tanımlanıyor. Uzun gagalı dikenli karıncayiyen daha önce sadece bir kez, 1961 yılında, Hollandalı bir botanikçi tarafından görülmüştü.

Üzün gagalı dikenli karıncayiyen, uzun gagalı karıncayiyen (Tamandua tetradactyla) olarak da bilinir. Bu Güney ve Orta Amerika’ya özgü bir memeli türüdür. İsminden de anlaşılacağı gibi, karıncaları ve diğer böcekleri avlamak için uzun ve yapışkan bir dil kullanır. Ayrıca bu türün dikenli tüyleri vardır, bu da onları avcıların saldırılarına karşı korur.

Üzün gagalı dikenli karıncayiyenler ağaçlarda ve yerde yaşayabilirler. Avlarını ağaçlarda da arayabilirler, çünkü tırmanma yetenekleri iyidir. Dil uzunluğu ve yapışkanlığı, karıncaların ve termitlerin kolayca yakalanmasına yardımcı olur. Bu hayvanlar genellikle gece etkinlik gösterirler ve yalnız yaşarlar.

Üzün gagalı dikenli karıncayiyenler, avlarını yakalamak ve yemek için gagalarını kullanırken aynı zamanda tırnaklarını da kullanabilirler. Bu tür, dişileri tek yavru doğurur ve yavrularını birkaç ay boyunca sırtlarında taşırlar. Ayrıca, doğal yaşam alanlarının kaybı ve avlarının azalması gibi tehditlerle karşı karşıyadırlar ve bu nedenle bazı bölgelerde tehlike altında olan bir tür olarak kabul edilirler.

Medyascope’ın haberine göre, bulunmaları oldukça zor olan dikenli karıncayiyenler, Uluslararası Doğal Hayatı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nin (IUCN) nesli tehdit altındaki türlerin kırmızı listesinde yer alıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ