13 Temmuz 2020, Pazartesi
Son Dakika

Toynbee ve annesi

02.04.2020

Avrupa’da Osmanlı büyük varlığı karşısında duyulan büyük ürküntünün farkında olmayan kalmış mıdır?

Bir yerde, Moğollar’dan kalan büyük korkudur bu. Moğollar sadece İslâm dünyasını yerle bir etmekte değillerdi; Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa’nın ortalarına kadar ilerlemişlerdi. Moğollardan yaklaşık 1000 yıl kadar önce Roma’yı Hun Kralı Attila titretmişti. Roma İmparatorluğu’nu ikiye yaran Attila büyük korkunun temellerini atmıştı. Önce Hunlar, daha sonra Cengiz ve oğulları kuşaktan kuşağa geçen büyük etkilere yol açıyorlar. Doğu korkusu, Avrupalı’nın genlerine işlemiş; başta İngiliz eğitim sistemi olmak üzere hayatı şekillendirmiştir. İslâm ülkelerinde Avrupa’ya bu türden bir bakış halk arasında elbette eksik olmamıştır ama resmî anlayış tarafından kendi insanının beynini yıkamaya dönüştürüldüğünü söylemek zordur.

Müslüman coğrafyada; tek bir “gâvur” sözcüğü etrafında kendi halkını suçlamak, Avrupa ve Amerikan eğitiminden geçirilmiş; kendi ülkesinde değiştirilmiş insanların pek kolayına gelir. İşkence duygusundan pek farkı olmayan bir haz da yatıyor olabilir.

Türk köylü ve kasabalısı bu sözcüğü kullandığı zaman Batılılar adına ahkâm kesmeyi pek sevenleri görülür. Halbuki bu sadece halk psikolojisidir. Nefreti değil ironiyi taşır.

Bacon, kürsüsünde Endülüs Araplarının kıyafetiyle ders verirdi. Müslüman oldu diye korkmuşlardı.

Avrupa’dan ve Amerika’dan gelen doğubilimciler kök salmış bir ön yargıyla gelmişlerdi. Şimdilerde de böyledir.

Arnold Toynbee’nin biyografisine bir göz atalım: (...) Akşamları yatmadan önce annesi ona sadece hikâye değil, İngiltere’nin tarihini de anlatıyordu. Toynbee, çocukluğu boyunca “Türklerin eşyalarıyla birlikte tüm Avrupa’dan atılması gerektiği”ni dinlemişti. Annesinden. Annesi ona “Türklerin Anadolu’yu da hak etmediklerini” söylerdi. Toynbee, üniversitede tarihçi olmaya yönelmiş olduğu için belli bir objektivite kazanmıştır. Bu objektivitede, Türkleri daha yakından tanımanın rolü vardır. Hatıralarında: “Neden bu kadar yaşadım ki” diye sorarken kendine, ölümden korkmadığını söyleyerek kendini kandırdığını ama esas korkusunun zihnî acizlik olduğunu ifade ediyor. (Arnold J. Toynbee Hatıralar: Tanıdıklarım, Klâsik Yayınlar)

Doğu’ya karşı önyargı Batı’da çözülmesi gereken bir düğümdür. Ukde, kompleks. Oysa Shakespeare, lirik bakıyor şiirinde: “Doğu’nun aydınlığı” diyor şiirinde. Onlar başka şey anladılar besbelli.


Yorum Ekle