Süleyman Doğan ülkemizin önde gelen akademisyenlerinden ilim, fikir ve dava adamlarından biri; Yıldız Teknik Ü niversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Doğan binlerce köşe yazısı, yüzlerce makalesi, 174 yayını ve 20`nin üzerinde kitabıyla bu toprakların fikrî zeminini teşkil eden önemli bir entelektüel şahsiyet.

Prof. Dr. Süleyman Doğan ile insana, aileye, topluma, eğitime, hayata, hakikate, akademiye, üniversiteye bakışı üzerine bir e-mülakat gerçekleştirdik.

`height=
Genel Yayın Yönetmenimiz İbrahim Ethem Gören, yazarımız Prof. Dr. Süleyman Doğan ile

İbrahim Ethem Gören: Süleyman Hocam profesörlük unvanı alınca İstanbul Düşünce Enstitüsü tarafından görkemli bir kahvaltı programı düzenlendi. Geçde olsa profesör oldunuz. Sanırım uzun bir mücadelenin ardın gerçekleşti değil mi?

Prof. Dr. Süleyman Doğan: Evet, öyle oldu. Beş yıl gecikmeli profesörlük unvanı dolayısıyla İstanbul`da neredeyse yüze yakın kişinin iştirak ettiği görkemli bir kahvaltı programı düzenlendi. Bununla ilgili haberi yayın yönetmenliğini yaptığınız ve bendenizin de köşe yazarı olduğum İttifak Gazetesi tam sayfa olarak çok güzel duyurdu: 'Doğan`ın Profesörlük Zaferi' olarak arka sayfada tam sayfa olarak verdi. 

`height=
Prof. Dr. Süleyman Doğan

Evet, matbu nüshamızın tasarımı da internet editörümüz Mustafa Şahin`in ellerinden neş`et etti. Ben de yazıyı takip ettim. Bu noktada et-tekrar-ü ve`l-ahsen' sözü Mustafa Şahin`e bırakalım: 

Mustafa Şahin: 'Programı düzenleyen İstanbul Düşünce Enstitüsü Başkanı Mustafa Şatıroğlu yaptığı konuşmada, 'Süleyman Doğan`ın beş yıl boyunca hakkı ve hukuku gasp edilerek profesörlük unvanına mani olunmuştur. Beş yıl aradan sonra Enstitümüz kurucularından, bilim insanı Süleyman Doğan profesör olmuştur. Bu bizi fevkalade sevindirmiştir. Bu vesileyle şahsım, Enstitü ve Şafak Okulları olarak bilime sevgimiz ve saygımızdan dolayı böylesine önemli bir programı ifa etmeyi görev bildik. Teşrif eden başta akademisyenler olmak üzere herkese teşekkür ederim' dedi. 

Sunuculuğunu Gönül Ak`ın yaptığı programda onur konuğu Ahmet Özhan, hem bir konuşma yaptı ve hem de konuşması esnasında bazı eserleri enstrümansız seslendirdi. Ahmet Özhan, Süleyman Doğan`ı uzun zamandan beri tanıdığını ve kıymet verdiği bir arkadaşı ve dostu olduğunu söyledi. 

`height=
Süleyman Doğan ın arkadaşları Prof. Kutlamasında kendisini yalnız bırakmadı

Profesörlüğü dolaysıyla gelen misafirlere renkli hayatından örnek vererek bir konuşma yapan Prof. Dr. Süleyman Doğan, başta böyle bir organizasyon için İstanbul Düşünce Enstitüsü Başkanı Sayın Mustafa Şatıroğlu`na ve bu mekânı açtıkları için Şafak Okullarına teşekkür etti. Doğan, 'Buraya gelen tüm misafirlere teşekkür ediyorum. Beş yıl kadrom gasp edildi. Zulmedildi. Zulmedenlerle hukuk mücadelem devam ediyor. Onlardan elbette bir gün hesap soracağım. Kul hakkını gözetmeyip, hak ve hukuk tanımayanlar elbette günü geldiğinde hesap vereceklerdir. 

Prof. Dr. Süleyman Doğan: Mücadelem tüm mazlumlara örnek olsun.

Bana her türlü desteği veren ailem ve çocuklarıma da teşekkür ediyorum. Bendenizin yayınlanmış uluslararası 25`den fazla olmak üzere 100`den fazla bilimsel makalem, 20 müstakil kitabım, 20 kitap bölüm yazarlığım ve binlerce yazım var. Benim mücadelem tüm mazlumlara örnek olsun' dedi. 

Programda Hoca Ahmet Yesevi`nin 27.göbekten torunu, gazeteci-yazar İsmetullah Yesevi ve Yunus Emre`nin 22. Göbekten torunu, İstanbul Aydın Ü niversitesi Öğretim Ü yesi Prof. Dr. Ömer Adil Atasoy da birer konuşma yaptılar. Konuşmalarında burada olmaktan mutluluk duyduklarını ve Süleyman Doğan`ı tebrik ve takdir ettiklerini belirttiler. 

Programda Adıyaman Ü niversitesi`nin eski rektörü ve Yıldız Teknik Ü niversitesi Öğretim Ü yesi Prof. Dr. Talha Gönüllü de bir konuşma yaptı. 

Prof. Dr. Caner Taslaman, Prof. Dr. Celal Erbay, Dr. Asil Şengül, gazeteci-yazar Selahattin Eş, eğitimci Ali Gürbüz Akyüz de etkinlikte günün anlam ve önemine dair konuşmalar yaptılar. 

Av. Sevdenur Doğan Uyur: Babama zulmettiler.

Toplantıda Prof. Dr. Süleyman Doğan`ın kızı, avukat Sevdenur Doğan Uyur da duygusal bir konuşma yaptı ve 'babama zulmettiler' derken gözyaşlarını tutamadı. 

Prof. Dr. Doğan`ın kerimesi Ayşenur Doğan da yaptığı konuşması, babasının çok çalışkan biri olduğunu kendisini çok sevdiklerini söyledi.'

Süleyman Hocam tebrik ediyorum. Profesörlük unvanınızı 5 yıl gecikmeli olarak, tabir yerindeyse bileğinizin hakkı ile aldınız. Dilerseniz hasbihâlimize Aksaray Ortaköy`den Konya`ya, oradan İngiltere`ye uzanan eğitim hayatınızla başlayalım;

Öncelikle teşekkür ediyorum. Efendim bendeniz Aksaray`ın Ortaköy ilçesi Devedamı (eski kasaba) köyünde 29 Kasım 1965 yılında doğmuşum.  Nüfus cüzdanımda farklı olsa da; Güzel bir köy hayatı yaşadım. Benim çocukluğum sırasında köyümüzde bolluk ve bereket vardı. Her şeyi kendimiz yetiştirirdik. Babam rahmetli 'Almancı' olduğu içinde maddi sıkıntı çekmedik. 

`height=   
Doğan Ailesi

`height=
Durmuş Doğan

Et, süt, yumurta, tavuk, meyve, sebze, ekmek ve hâsılı dışarıdan çay ve şeker alınırdı. Gerisi köyün kendi mahsulüydü. Bakkala para değil, un, buğday, yumurta ve köyde yetiştirilen şeyleri verir karşılığında şeker, bisküvi ve benzeri yiyecekleri alırdık. 

`height=
Süleyman Doğan ilkokul son sınıfta...

İlkokul yıllarınızdan itibaren tahsil hayatınıza değinelim;

İbrahim Ethem Bey, ilkokulu köyümde okudum. Okumayı çok seviyordum. İlkokulu birincilikle bitirdim. İlk okuduğum iki renkli kitabının ismi, 'İnci ve Boncuk' hikâyesiydi. 

`height=
Süleyman Doğan ilkokul yıllarında arkadaşlarıyla

Ortaokulu Kırşehir Cacabey Ortaokulu`nda okudum. O yıllar yetmişli yılların son çeyreğiydi. Okullarda sağ-sol olaylarının yoğun yaşandığı yıllardı. Kırşehir`de sağ-sol sokak olayları yüzünden babam rahmetli okul kaydımı olayların az olduğu ilçemiz Ortaköy ortaokuluna aldırdı. Bu nedenle Ortaokul son sınıfı ilçemiz Ortaköy Ortaokulu`nda dereceyle bitirdim. Ardından, Ortaköy Lisesi`ni üçüncülükle bitirdim. 

`height=
Prof. Dr. Süleyman Doğan ortaokul öğretmeni Hülya Güneş ve lise öğretmeni Doğan Kaya ile

İlçemizde lise yıllarında 'Ortaköy Sesi' gazetesinde birkaçşiirimin yayınlandığını belirtmek isterim. Ancak bu yayınları maalesef arşivimde bulamıyorum. 

Eğitim Fakültesini hangi mülahazalarla tercih ettiniz?

Lisede okurken idealist bir öğretmen olmak istiyordum. O nedenle eğitim fakültesini ön tercihlerim arasına aldım. Konya Selçuk Ü niversitesi Eğitim Fakültesi`nin fizik bölümünü kazandım. Fizik bölümüne severek girdim. Fizik bölümü yoğun bir çalışma gerektiriyordu. Ben kendimi sosyal alana ve kitap okumaya verince üniversitedeki dersleri ihmal ettim. Fizik bölümünü beş yılda bitirdim. Ancak o dönemde ortalama olarak bu bölümü bitirme beş-altı yıl arasındaydı. Ü niversite yıllarımda ilkokuldan başlayan kitap okuma aşkım artarak devam etti. Günde beş-altı saat kitap okuyordum. Ü niversitede okurken Konya`da mahallî gazetelerde deneme yazıları ve haberler yazmaya başladım. 

Hangi gazetelerde?

Türkiye`de Yarın (şimdi Merhaba) ve Konya Postası gazetesinde yazılarım yayınlandı. Arşivimde bunlar mevcuttur. 

Sonra;

1986 yılında çıkan Zaman gazetesinin ilk olarak Konya temsilciliğini yaptım. O zaman gazetenin sahibi İhsan Arslan`dı (Ak Parti eski milletvekili, şimdi oğlu Mücahit Arsan da milletvekili). 

1987 yılında Konya`da İttifak isimli bir gazete çıkarttık. 

Sürpriz oldu bu mevkutenin ismi; İstanbul`a gelişiniz;

Bendeniz İstanbul`a 'Çocuğa Selam' dergibi için taşınmıştım. Akabinde İttifak gazetesinin İstanbul temsilcisi de oldum. Gazete haftalıktı ve 14 hafta yayınlandı. Aylık periyotta okuyucularla buluşan 'Çocuğa Selam' dergisinde İbrahim Sadri ve Ahmet Mercan ile birlikte çalıştık. Ardından haftalık 'Vahdet' gazetesinde muhabirlik yaptım ve 1988-1990 yılları arasında Afganistan`a savaş muhabiri olarak gittim. 

`height=

Bununla ilgili 'Afganistan`da Kim Kazandı?' isimli kitabım vardır. Ardından Keşmir`e gittim. 'Keşmir`den Geliyorum' isimli bir kitap yazdım. 

Süleyman Doğan: Keşmir ve Burma muhacir kamplarına giren ilk Türk gazeteci

Hindistan işgalindeki Keşmir ve Burma muhacir kamplarına ilk giren Türk gazeteci oldum. 

Afganistan`dan Türkiye`ye dönüşünüzde birkaçyıl süren öğretmenlik hizmet yıllarınıza da değinelim;

İbrahim Ethem Bey, Türkiye`ye geldiğimde 1990 yılının 21 Şubat günü Giresun Piraziz Endüstri Meslek Lisesi`nde öğretmen olarak başladım. Akabinde 30 Mayıs 1990 yılında Bakırköy İmam Hatip Lisesi`nde öğretmenlik yaptım. 

Bilahare;

1993 yılında Ankara`da Devlet Lisan Okulu`nda bir yıl İngilizce öğrenim gördüm. Ardından Milli Eğitim Bakanlığı`nın açtığı sınavı kazanarak 1994 yılında Bakü Türk Anadolu Lisesi`ne öğretmen olarak gittim. Yine o yıllarda girdiğim İngiliz Kültür`ün (British Council) sınavını kazanarak 1995 yılında altı aylığına Birmingham Ü niversitesi`nin politika ve uluslararası ilişkiler bölümünde yüksek lisans programını tamamladım. Tez yazmak için Milli Eğitim Bakanlığı`ndan izin istedim. İzin çıkmayınca tez yazmadan master programını tamamlayabildim. İşte, ilkokuldan yüksek lisansa serüvenim böyle oldu. 

Aliy`yül-âlâ; Sizde tesiri olan, yetişmenizde pay sahibi hocalarınız, büyükleriniz kimler?

Yetişmemde pay sahibi olanlar arasında öncelikle annemi ve babamı zikretmeliyim. 

`height=
Süleyman Doğan ın valideleri Narin Doğan hayat arkadaşını ziyaret esnasında

Prof. Doğan: Babam bir nevi köyün ağasıydı.

Merhum babam köyün ağası gibi bir adamdı. Cömert ve hali-vakti iyi biriydi. Evimizden misafir eksik olmazdı. 

`height=
Süleyman ve Emin Doğan

Kaçkardeşsiniz?

Sekiz kardeşiz. Annem ümmi okuma yazması olmayan biridir. Allah başımızdan eksik etmesin, onun duası benim en büyük desteğimdir. 

 min; Sözün bu yerinde validenize de iyilik sağlık dileyelim;

Teşekkürler. Annem şu anda 88 yaşında olmasına rağmen zihni diri ve bir anda yüzlerce beyit, şiir, mani, tekerleme, ninni okuyabilir, hikâye ve masal anlatabilir. Yemesine çok dikkat eder. Günlük kültür-fizik sporu yapmakta olan gerçekten sıra dışı biridir. Hâlâ her konuşmasında 'yediğinize, içtiğinize dikkat edin ve gittiğiniz yerleri iyi bilin' şeklinde öğüt verir. Narin annem kafadan matematik hesabı yapan, oldukça zeki bir kadındır. 

Doğan: Bizim evden iki profesör çıktı.

Bizim evden iki profesör çıktı. Erkek kardeşim şair ve yeni Türk Edebiyatı alanında profesörlük yapmakta olan Mehmet Can Doğan`dır. 

Validenize ve Mehmet Can beye selâm olsun... Babanızın Almanya`da çalıştığına değinmiştiniz.

Babam merhum Almanya`dan emekli olmuştur. Şu anda Almanya`da dört nesilden beri varız. Ağabeyimin Alman gelini var. Yani Almanlarla da akraba olduk.  

Ü zerimde tesiri olan büyüklerimi sual etmiştiniz.

Eyvallah;

Küçük yaşlarda yetişmeme katkı sağlayan halamın kocası, medrese mezunu merhum Hacı Ömer Faruk Er, daha ilkokul dördüncü sınıfa giderken bana Yâ-Sî n ve Mülk (Tebâreke) sürelerini ezberletmişti. O nedenle çocuk yaşta iyi ve doğru dini bir eğitim aldım. 

İlkokulda Alişan ve Narin öğretmeni, Ortaokul`da Hülya öğretmeni, lisede Doğan öğretmeni, üniversitede Mazlum hocamızı ve lisansüstü eğitimde merhum Prof. Dr. Şemistan Mikayilov ve Prof. Dr. Orhan Türkdoğan hocalarımı sayabilirim. 

Şemistan hocaya rahmet olsun;

 min; Yine 2004 yılında üniversiteye hoca olarak girmeme referans olarak vesile olan merhum Prof. Dr. Turan Yazgan hocamı da yâd etmek isterim. 

Eyvallah; Turan hocanın Türk-İslam irfanına hizmetleri büyüktür;

Hepsine minnettarım, sizin vasıtanızla teşekkür ediyorum. Bu arada beni kitap yazmaya teşvik eden ve notlarımı el yazısıyla tutan 2006 yılında kanserden vefât eden ilk eşim Emine hanımı da zikretmeliyim. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

 min. Makamı âlî , mekânı Firdevs olsun; Eğitim Fakültesi tahsilinizin ardından Politika ve Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisans yapmanızda hangi âmiller ve süreçler etkili oldu?

Az önce de belirttiğim gibi Eğitim Fakültesi Fizik bölümünden mezun oldum. Ancak öteden beri sosyal meseleler, kültür ve siyaset konuları hep ilgi alanım içindeydi. 

Bu alandaki çalışmalarınızı şerh edelim;

Politika alanında muhtelif gazete ve dergilerde yayınlanan yüzlerce makalelerim vardır. Özellikle ülkelerin stratejik yapıları, eğitim ve kültür alanındaki durumlarıyla ilgili makalelerim mevcuttur. Kitap olarak, -az önce değindiğim üzere- 'Afganistan`da Kim Kazandı?' ve 'Keşmir`den Geliyorum' kitapların 1993 ve 1995 yıllarında neşredildi. Dış politika ile ilgili çok sayıda yazılarım neşredildi. Bunlarla ilgili çalışmalarım için 'Süleyman Doğan Avesis' yazıp arama motorlarına bakılırsa karşılarına çok sayıda çalışmalarım çıkar.

Uzun yıllar gazetecilik yaptığım için siyasetle içli dışlı oldum. Lisansüstü politika ve uluslararası ilişkiler eğitimi aldım. Politikacılarla söyleşiler yaptım. 

Meselâ kimlerle?

Meselâ en çok söyleşi yaptığım kişi merhum Başbakan ve Cumhurbaşkanlarımızdan, adaşım Süleyman Demirel`dir. Kendileri beni ismimle çağırır, iyi tanırdı. Belki kendisiyle on defa söyleşi yapmışımdır. 

Başka;

Merhum Erbakan, Türkeş ve Ecevit ile de tanıştım. Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal`ı da tanıdım. 1989 yılında Ziya-ül Hak`ın cenaze namazı için Pakistan`a, Kenan Evren ile birlikte gelmişlerdi. Orada gazeteci olarak ikisiyle de tanışma imkânım oldu. 

-Birinci Bölümün Sonu-

Yarın: Prof. Dr. Süleyman Doğan ile sohbet-2: Turgut Özal: Süleyman, çok güzel haberler çıkartıyorsun.