Amerikanın bir ucundan öbür ucuna dükkanlar zinciri olan dost canlısı ve sevilen bir adam vardı. Bir gün hastalandı. Doktorlar kısa bir zamanın kaldığını söylediler. Ü çyetişkin oğlu vardı ve onlardan birisinin kurduğu şirketin başına geçmesini istiyordu. Adam içlerinden hanginiz bunu hak ettiğine karar vermek için her birine 1 er dolar verdi .Bu 1 dolarla aldığınız şeyle döndüğünüzde odamı tamamen doldurmuş olacaksınız. Ü ççocuk da akşam harcamalarını yapıp döndüler.1.çocuk: arkadaşımın çiftliğine gittim ve 1 dolarla 2 balya saman aldım dedi. Balyaları açıp ve savurmaya başladı. Oda bir anda samanla dolmuştu. Fakat biraz geçince hepsi yere inmişti. Babanın dediği gibi odayı doldurmamıştı.

Adam 2,çocuğa sordu. İkincisi ben de yorgancıya gittim iki yastık aldım. Yastıkları açtı ve odaya dağıttı. Oda tüylerle dolmuştu. Biraz geçince bütün tüyler yere düşmüştü. Böylece oda yine dolmamıştı.

3.Çocuğa gelince Dolarımı cebime koydum. Senin yıllar önceki dükkanına benzer bir dükkana gittim. Dükkan sabine verip bozmasını istedim. Doların 50 sentini İncilin yazdığı gibi çok değerli bir şeye verdim.2 sentini şehrimizdeki iki yardım kurumuna bağışladım.20 sentini kiliseye verdim. Kalan 10 sent ile 2 şey aldım.1 mum ve bir kibrit. Işığı kapatıp mumu yakınca mum yaydığı ışıkla odayı doldurmuştu.

Baba çok memnundu. İşin başına sen geçeceksin ve ışığını yaymayı biliyorsun dedi.

Kısaca değerli dostlar, biz de ışığımız yayılsın istiyorsak, insanların gönlüne girebilmenin yollarına bakalım. Günümüzde insanların gönlüne girebilmenin en önemli yolu, onların mevcut sıkıntılarına elimizden geldiğince yardımcı olabilmektir. Olmak diyemiyorum çünkü her zaman olamayız ama en azından yardımcı olmaya niyet ederiz. Veee ikinci en önemli söz, günümüzde en önemli ikinci bir konu ise ÖN YARGI; Bir insana yapabileceğimiz en büyük kötülük ön yargıda bulunmaktır. Allah korusun. Yunus Emre, ne güzel demiş, sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz;

Huzurla kalın inşallah