Türk Mimarisi`nde sadece Gaziantep`te bulunan   kastelleri gezme imkanı buldum. Şehir için büyük hazine olan bu tarihi eserleri herkesin gezip görmesi gerekir.
Gaziantep tarihi su sistemi, yerleşim bölgesinden uzak olan ana kaynaktan kente su getiren yer altı su kanalları ve bu kanallarla gelen suyun kullanıma açıldığı su yapılarından oluşmaktadır. Yeraltı su kanallarına yerel dilde livas adı verilmektedir. Gaziantep te livasla yerleşime taşınan suyun halkın kullanımına açıldığı kuyu, havuz, çeşme gibi su yapıları içinde en önemlisi ise yerel dilde kastel adı verilen yeraltı su yapılarıdır.

Gaziantep de hava çok sıcak olduğu için, suyun buharlaşma veya başka bir yolla kaybolmasını önlemek için yerin altından açtıkları Livas denilen kanallarla suları belli bir merkeze (Suburcu) toplamışlar ve bu merkezden de şehre dağıtmışlardır.
Yer altında yüzlerce yıl boyunca geliştirilen bu sistemin inşasında sürekli olarak aynı açıda eğimin korunması, inşa edilen her yeni yapıya su tedarik edebilmek için sistemin uzatılarak geliştirilmesi, tüm kastellere giren temiz su livaslarının çıkışta pis su olarak ayrı bir kanala alınması, halkın farklı su kullanım ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde tasarlanmış bir yer altı su yapısının oluşturulması, bir mühendislik harikasıdır.

Evler su ihtiyacını karşılayabilmek için livaslar üzerine yapılır ve bu evlerden livaslara kuyular açılırdı. Bu kuyular hem su ihtiyacını karşılamak hem de yazın sıcaktan bozulacak erzakların kuyulara sarkıtılarak bozulmaması için kullanılırdı.
Genel olarak cami altlarından geçen su kanallarının belli bir noktasına yüzeyden 30-40 merdivenle inilen kasteller, içinde tuvaleti, yıkanma, dinlenme ve abdest alma yerleri, çamaşır ve yün yıkama mekanlarının bulunduğu havuzlar olarak tanımlanıyor.

Kasteller sade ve gösterişsiz yapılarına rağmen ilk günden, evlerin modern manada şehir içme suyuna kavuştuğu ve çeşmelerin yapıldığı tarihe kadar önemini korumuştur. Ata yadigarı ve su mimarisinin eşsiz örneklerinden olan bu kastellerden 5-6 tanesi çeşitli sebeplerle yok olmuştur.
13 ve 16`ncı yüzyıllarda yapıldığı bilinen yaklaşık 20 kastelden bugün sadece İhsan Bey Mescidi ve Kasteli, Pişirici Mescidi ve Kasteli, İmam-ı Gazali Kasteli, Şeyh Fethullah Kasteli, Kozluca Kasteli ve Ahmet Çelebi Kasteli olmak üzere 6 kastel günümüze gelebilmiş.
2018 yılında Birleşmiş Milletler Eğitim, UNESCO geçici listesine alınan ve yapılan restorasyon çalışmaları sonucu gezme imkanı bulduğumuz bu yapıların daha çok tanıtıma ihtiyacı var. İnanıyorum ki, bu yapılar şehire   çok turist çeker.